Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jorge luis borges
Jorge Luis Borges'in Yedi Gece'si, korsanların ve gazetecilerin elinden kurtarılmış bir kitap. Borges'in 1977'de Buenos Aires'te yaptığı bu konuşmalar gizlice banda alınmış, sonra da korsan plaklar sürülmüş piyasaya. Çok geçmeden bir gazetenin edebiyat ekinde acımasızca makaslanarak yayımlanmış konuşmalar. Borges de çareyi konuşmaları kitaplaştırmakta bulmuş. Borges, bu a…

Yazar: françois rabelais
16. yüzyılın önde gelen hümanistlerinden olan François Rabelais'nin felsefesini en iyi yansıtan örnek, Gargantua'nın sonunda anlatılan Thélème Manastırıdır. Manastırın girişinde yer alan Fay ce que voudras (Gönlünün dilediğini yap) yazısı dönemin keşişlik kurumunun karşıtı olan bir yapılanmanın dayandığı temel ilkeyi vurgular. Yapıta ütopyacı öğeleri kazandıran bu bölümde kadın ve erkek…

Yazar: honoré de balzac
Fransanın 19. yüzyıldaki sosyal yapısının tarihsel bir tablosunu çıkardığı eski ve yeni romanlarını 1830dan sonra Insanlık Komedyası başlığı altında topladı. Tılsımlı Deri bu anıtsal eserde Felsefi Incelemeler başlığı altında bir araya gelen romanların ilkidir. Balzacın roman kahramanları çıkar çatışmalarının ortasında, ait oldukları sınıfın tipik karakterleri olarak ele alınsa da, her birinin bi…

Yazar: selim ileri
Yaz sonu sıcağı Bodrumu yakıp kavururken, cinsel açlıktan, toplumsal uzaklıklardan, kişisel sıkıntılardan kavrulanlardır kahramanlarımız. Bastırılmış, sıkıştırılmış, ezilmiş ya da ezenlerdir. Eksiklikleri ortadadır gün gibi, ama vurdumduymaz Bodrum havası esmektedir hepsinin çevresinde. Denizin mavisi, gökyüzünün sıcağı taşıyan o puslu grisi, hepsi üstüne vurmaktadır kahramanlarımızın. Usanmışlık…
7/10
Yazar: selim ileri
Yaz sonu sıcağı Bodrumu yakıp kavururken, cinsel açlıktan, toplumsal uzaklıklardan, kişisel sıkıntılardan kavrulanlardır kahramanlarımız. Bastırılmış, sıkıştırılmış, ezilmiş ya da ezenlerdir. Eksiklikleri ortadadır gün gibi, ama vurdumduymaz Bodrum havası esmektedir hepsinin çevresinde. Denizin mavisi, gökyüzünün sıcağı taşıyan o puslu grisi, hepsi üstüne vurmaktadır kahramanlarımızın. Usanmışlık…

Yazar: selim ileri
Yaz sonu sıcağı Bodrumu yakıp kavururken, cinsel açlıktan, toplumsal uzaklıklardan, kişisel sıkıntılardan kavrulanlardır kahramanlarımız. Bastırılmış, sıkıştırılmış, ezilmiş ya da ezenlerdir. Eksiklikleri ortadadır gün gibi, ama vurdumduymaz Bodrum havası esmektedir hepsinin çevresinde. Denizin mavisi, gökyüzünün sıcağı taşıyan o puslu grisi, hepsi üstüne vurmaktadır kahramanlarımızın. Usanmışlık…

Yazar: selim ileri
Yaz sonu sıcağı Bodrumu yakıp kavururken, cinsel açlıktan, toplumsal uzaklıklardan, kişisel sıkıntılardan kavrulanlardır kahramanlarımız. Bastırılmış, sıkıştırılmış, ezilmiş ya da ezenlerdir. Eksiklikleri ortadadır gün gibi, ama vurdumduymaz Bodrum havası esmektedir hepsinin çevresinde. Denizin mavisi, gökyüzünün sıcağı taşıyan o puslu grisi, hepsi üstüne vurmaktadır kahramanlarımızın. Usanmışlık…

Yazar: gustav meyrink
Gustav Meyrink, fantastik olabilirliği bilimde arayan genç çağdaşı Wellsden farklı olarak, bu olabilirliği büyüde ve her tür mekanik ustalığı aşmakta aradı. Kardinal Napellusta Sihirli olmayan bir şey yapmamız mümkün değil der ve bu yargısıyla Novalisi onaylar. Bu görüşün başka bir sembolü, okuyucunun J.H. Obereitın Zaman Sülüklerini Ziyareti adlı öyküde bulacağı, gerçekdışı görünmesine karşın ya…


Yazar: gustav meyrink
Gustav Meyrink, fantastik olabilirliği bilimde arayan genç çağdaşı Wellsden farklı olarak, bu olabilirliği büyüde ve her tür mekanik ustalığı aşmakta aradı. Kardinal Napellusta Sihirli olmayan bir şey yapmamız mümkün değil der ve bu yargısıyla Novalisi onaylar. Bu görüşün başka bir sembolü, okuyucunun J.H. Obereitın Zaman Sülüklerini Ziyareti adlı öyküde bulacağı, gerçekdışı görünmesine karşın ya…

Yazar: gustav meyrink
Gustav Meyrink, fantastik olabilirliği bilimde arayan genç çağdaşı Wellsden farklı olarak, bu olabilirliği büyüde ve her tür mekanik ustalığı aşmakta aradı. Kardinal Napellusta Sihirli olmayan bir şey yapmamız mümkün değil der ve bu yargısıyla Novalisi onaylar. Bu görüşün başka bir sembolü, okuyucunun J.H. Obereitın Zaman Sülüklerini Ziyareti adlı öyküde bulacağı, gerçekdışı görünmesine karşın ya…

Yazar: michel pastoureau
Mavi rengin Avrupa toplumlarındaki tarihi tam bir yön değiştirmeden ibarettir: Bu renk, Eski Yunanlılar ve Romalılar için pek önem taşımaz, hatta onların gözlerine kötü görünür. Oysa mavi, yeşil ve kırmızıyla karşılaştırıldığında, bugün Avrupanın her yerinde açık ara farkla en sevilen renktir. Michel Pastoureaunun çalışması, antikçağ ve ortaçağ toplumlarından modern çağa kadar, söz dağarcıkları,…

Yazar: michel pastoureau
Mavi rengin Avrupa toplumlarındaki tarihi tam bir yön değiştirmeden ibarettir: Bu renk, Eski Yunanlılar ve Romalılar için pek önem taşımaz, hatta onların gözlerine kötü görünür. Oysa mavi, yeşil ve kırmızıyla karşılaştırıldığında, bugün Avrupanın her yerinde açık ara farkla en sevilen renktir. Michel Pastoureaunun çalışması, antikçağ ve ortaçağ toplumlarından modern çağa kadar, söz dağarcıkları,…

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…
7/10
Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…
9/10
Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: george orwell
İngiliz yazar George Orwell (1903-1950), ülkemizde daha çok Bindokuzyüzseksendört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği onun çağdaş klasikler arasına girmiş ikinci ünlü yapıtıdır. 1940'lardaki reel sosyalizmin eleştirisi olan roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biridir. Hayvan Çiftliğinin kişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insan…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: honoré de balzac, doğan hızlan, aisopos
Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır. Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen çocukluk yılları... Belki de gerçekten bir ailesi olmasa, Felix yalnızlığa, sevgisizliğe, itilmişliğe daha kolay katlanabilirdi...Henriette... Kadınla…

