
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…



Yazar: vladimir nabokov
Soylu bir Rus ailesinin oğlu olan Nabokovun Lolitası için özetle cinsel tutkunun dünya çapında en önemli klasiklerinden biri denebilir. Okurların yabancısı olmadığı Nabokov yine dili ustalıkla kullandığı romanında, beyaz ırktan dul bir erkeğin küçük su periciklerine tutkusunu anlatıyor.

Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolf, 1931de yayımladığı Dalgaları yazarken, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir başka romana benzemeyeceğini biliyordu. (...) Çünkü Dalgalar, hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu.Mîna Urgan, Virginia WoolfVirginia Woolf, Dalga…

Yazar: james monaco
Sinema ve medya üzerine 1977den bu yana en temel kaynak: Bir Film Nasıl Okunur? Yazar James Monaco, bu dinamik sanat biçiminin bütün boyutlarını, başlangıcından günümüze kadar bu kitapta bir araya getiriyor.Sinemaya pek çok farklı noktadan yaklaşan Bir Film Nasıl Okunur?, bu sanat biçimini hem bir sanat, hem bir zanaat, hem de duygu ve bilim, gelenek ve teknoloji olarak inceliyor. Filmin roman, r…

Yazar: cemil kavukçu
Bir ben miyim perişan gecenin karanlığında Yosun tuttu gözlerim yalnızlar rıhtımında Perişanız Gecenin Karanlığında Cemil Kavukçunun bugüne dek yazdığı en güzel metinlerden. 1996da Sait Faik Hikâye Armağanına değer görülen Uzak Noktalara Doğru kitabında yer alan Perişanız Gecenin Karanlığında, neredeyse aynı kişiliklerin, aynı yerlerde yaşadığı dört öyküden oluşuyor.

Yazar: sophokles
İlkçağ Yunan dünyasında sanat, gerçekliği aynen taklit etmekti (mimesis); çünkü dünya, gerçeklik, ona dıştan bir şey katılması gerekmeyecek kadar kusursuzdu. Yunan tanrıları da kendi sorunlarıyla boğuşan, bir anlamda yetkileri sınırlı güçlerdi ve bu kusursuz dünyada yolunda gitmeyen çok şey vardı. İnsan, moira denen üç kız kardeşin ördüğü kaderin ağları ile baş başa bırakılmıştı ve tanrılar bile…

Yazar: alper canıgüz
'Bilirsiniz, insanlar doğar, ölür ve sonra büyür.' Dünyanın en küçük dedektifi geri döndü. Alper Kamu 9 yıl sonra, halâ 5 yaşında. Alper Canıgüz'ün eşsiz kahramanı Alper Kamu'yla birlikte her türlü şiddetin hüküm sürdüğü bir atmosferde, kırık hayatların, küllenmiş aşkların ve daha nice esrarın peşinde kara mizahla yüklü yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Kahramanımız, bu kez bir ço…

Yazar: feyyaz kayacan
İlk kez 1982de yayımlanan Çocuktaki Bahçe,Sait Faik sonrası öykücülüğümüzünönemli adlarından, İkinci Yeninin öyküdeki karşılığı Feyyaz Kayacanın (1919- 1993) tek romanı. Kayacanın öyküleri içinSelim İleri şunları söylemişti:İroninin yanı sıra şiir, şiirin yanı sıra handiyse tozlanmış bir maziperestlik ve o maziperestlikle için için fokurdayarakalay eden bir yenilikçilik:Feyyaz Kayacanın öykülerin…

Yazar: trevanian (rodney william whitaker)
Yarattığı kahramanlar kadar gizemli bir yazar. Kim olduğunu yalnızca yayıncısı, nerede olduğunu ise yalnızca kendisi biliyor. Şu anda hangi adreste oturduğu ise herkesten gizli... Herkesin kimliğini merak ettiği yazar bu kez de Bask bölgesini mekân seçmiş romanına. Genç bir doktor Birinci Dünya Savaşının eşiğinde hayatının ilk aşkını yaşıyor... Ve bu olağanüstü öyküyü İkinci Dünya Savaşı öncesind…

Yazar: didem madak
Güçlü bir el silkeledi beni sonraSanırım tanrının eliydi,Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan,Çok şey görmüşüm gibi,Ve çok şey geçmiş gibi başımdanAh dedim sonra,Ah!İç ses, diye söylendim.Gel!Ahlar ağacından sen de biraz meyve topla.







