
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: onat kutlar
Onat Kutlar’ın iki şiir kitabı bir arada: Pera’lı Bir Aşk İçin Divan (1981), Unutulmuş Kent (1986). Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz ölü balıklar geçiyor kırışık bir deniz sofrasından ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım durmadan düşünüyorum ne kadar çok öldük yaşamak için.

Yazar: ırvin d. yalom
Bu kitapta, psikoterapist Irvin D. Yalom'un, yalnızlık, ölüm korkusu, yaşama amacını yitirme gibi, aslında hiçbirimizin tamamen kaçamayacağı temel insanlık kaygılarından rahatsız olan hastalarıyla yaptığı çalışmalardan seçtiği, on ilginç öykü bulacaksınız. Dr. Yalom bu öyküleri aktarırken, bir insan olarak psikiyatrın terapi sürecinde karşılaştığı güçlükleri de, duygusal ve sürükleyici bir d…

Yazar: agota kristof
Agota Kristoftan savaş, yıkım, göçmenlik, kimlik, insanlık ve yazmak üzerine tüyler ürpertici bir üçleme... Zamanın ve adın olmadığı bir coğrafyada, savaşın, felaketin, yoksulluğun ortasında anneannelerine emanet edilmiş küçük ikizler, bir yandan hayatı anlamaya çalışırken bir yandan da ne pahasına olursa olsun hayata sıkı sıkı tutunmaya çalışırlar. Gün gelir ikizlerin yolu ayrı düşer. Bir daha g…

Yazar: albert camus, arthur koestler
''Toplama kampının, hapishaneden farklı olması kadar, idam cezası da hayattan yoksun kılınmaktan farklıdır. Kuşkusuz o işlenen cinayeti aritmetik olarak ödeten başka bir cinayettir. Ama o ölüme, ölümden de beter manevi acılar doğuran bir örgüt, ve gelecek ölünün de bildiği kurallar ile önceden tasarlama eklemektedir. Demek ki, öldürme ile idam arasında tam bir eşdeğerlilik yoktur. Birço…

Yazar: marlo morgan
Bir Çift Yürek, Amerikalı bir kadının Avustralyada yaşadığı ruhsal yolculuğun öyküsüdür. Güçebe kültürden Aborijinler eşliğinde, kabilenin kendilerini adlandırdıkları şekliyle, "Gerçek İnsanlar"la birlikte dört ay süren ve çölü boydan boya katettikleri uzun bir yürüyüşe çıkar. Bu süre boyunca, çölün çorak coğrafyasındaki bitkiler ve hayvanlarla uyum içinde yaşamayı öğrenir. Olağandışı i…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: markus zusak
''Neden ben?'' diye sordum Tanrı'ya. Bir şey söylemedi. Güldüm ve yıldızları izledim. Yaşamak güzeldi... Hiç Kimse Sıradan Değildir Markus Zusak ''19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve…

Yazar: laura esquivel
Çok beğenseler de, yemek için can atsalar da genellikle insanlar çok açgözlü görünmemek ve son lokmayı diğerlerine bırakmış olmak düşüncesiyle tabaktaki son biberi almaya cesaret edemezlerdi. Böylece, içinde narın serinliğini, acitron'un tadını, biberin acısını, cevizin yararlarını, akla gelmeyecek pek çok lezzeti barındıran bu harika biber el sürülmeden servis tabağında kalırdı. Aşkın tüm s…

Yazar: michel tournier
Günümüz Fransız edebiyatının en büyük yaratıcılarından olan Michel Tournierin başyapıtını sunuyoruz bu kez. Tournier yaşadığımız hayata anlam verebilmek için hikâyelere ihtiyacımız olduğunu düşünen ve kolektiflik kazanmış hikâyeler denebilecek mitosları da ciddiye alan bir yazar. Temel kaygısı Batı kültürünün temel mitoslarını dönüştürecek bambaşka anlamlandırma ve yaşama imkânlarına işaret etmek…

Yazar: michel tournier
Daha önce Veda Yemeği, Cuma, Çalı Horozu ve Altın Damla adlı kitaplarını yayınladığımız, Fransız edebiyatının büyük yaratıcılarından Michel Tourniernin en önemli romanlarından biri olan Kızılağaçlar Kralını sunuyoruz bu kez.Kızılağaçlar Kralı, herkesin kendi halinde bir oto tamircisi sandığı, oysa masallardaki tenobür devleri çağrıştıran, kökeni yıldızlar ve gezegenler evreninde olan, zamanın ölç…

Yazar: markus zusak
''Neden ben?'' diye sordum Tanrı'ya. Bir şey söylemedi. Güldüm ve yıldızları izledim. Yaşamak güzeldi... Hiç Kimse Sıradan Değildir Markus Zusak ''19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve…

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: furuğ ferruhzad
Furuğ, modern İran şiirinin en parlak temsilcilerinden biri. 1934 yılında Tahranda doğdu. Sinema ve tiyatro yönetmenliği yaptı. Yaptığı filmlerle Avrupada ödüller kazandı. Başarılı bir sinemacı olduğu kadar daha da önemli bir şairdir. 1959 yılından sonra, ünlü İran şairi Nimanın etkisinde kalarak, kendisinin en büyük eseri olan Tavallud-i Diğarı (Yeniden Doğuş) yazdı. Son kitabı olan Soğuk Mevsim…

Yazar: jeanette winterson
Fransız Devriminin taze izleri üzerinden sürülen Avrupa: Bir oyuna dönüştürülmüş yaşamın, Oynarsın, kazanırsın, oynarsın, kaybedersin. Oynarsın. dedirten günlerin, karanlıkla ölümü ayıran akışı... Napolyonun taç giyme töreni, dondurucu bir kışta Rusya içlerine ilerlemeye çalışan Fransız ordusu, müzisyen olacağını ya da cephede savaşacağını düşünürken kendini ordunun mutfağında bulan Henri.... 179…

Yazar: jeanette winterson
İngiltere tarihinin en kanlı dönemlerinden biri: Sekiz yıl süren bir iç savaş, Cromwell öncülüğünde yobazların şiddet dolu ayaklanması, ayaklanmanın daha beter bir şiddetle bastırılması, ardından veba salgını, Londrayı yerle bir eden büyük yangın... Jeanette Winterson, bu ürkütücü süreci daha ürkünç kılarak ama mizahî bir anlatımın tonlarıyla da renklendirerek -inanması zor belki- bir sevgi öyküs…

Yazar: george sand
Ateşten hâlâ duman tütüyor, yaşlı bir kadın, Marienin oraya yığdığı kuru odun artıklarını topluyordu. Germain ona da sormak için durdu. Kadın zar zor işitiyordu. Sorularını yanlış anlayarak:- Evet oğlum, dedi burası Lanetli Göl. Uğursuz bir yerdir, suya sol elle üç tane taş atmadan yaklaşmamalı ve sağ elle de istavroz çıkarmalı. Bu, kötü ruhları kovar. Yoksa etrafında dalaşanların başına felaketl…

