
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Pamuk Şeker
Sinem Akça__Pamuk Şeker şeker tadında lezetle okunarak BİTTİ... ♥ Çik-lit tarzında okurken büyük keyif alacağınız bir hikaye vardı satırlarda,çok uzun zamandır böylesine kahkahalarla bir kitap okumamıştım ♥ Yaseminin ve herbiri birbirinden şeker arkadaşlarının dialoglarını,satırların arkasından ne gelecek de beni güldürecek diye umarak okumanız kaçınılmaz :))) Yasemin....Yaşı otuza gelmiş ama hala evlenememiş,hayatının son on yılını,bir gün evleneceğini düşündüğü adama,Metine adamış gözü kara aşık bir kadın...ama birgün gerçeğin ta kendisiyle yüzyüze geldiğinde geriye dönme şansı yok !. birde İş yerinde çıkan Büyük patron krizi (ki benide krize soktu :/ ) ile yine yıllarını adadığı şirketten ayrılma kararı alır... bundan sonrası tasarruf dönemi :))) ve kendi ile girdiği mücadelelri okurken kopmamak elde değil...artık Cavalli elbiseler,Louise Vuitton çantalar yerlerine yenileri alınmadan idareli kullanılacak :)) tamda bu kısımlarda ki mücadelesine bayıldım Yaseminin ♥ Hayat tam da kendisi için zor yaşanır olmaya başladığında karşısına Erhan ♥ çıkar...Ve artık bir karar vermesi gerekecektir...!!!!! Konusundan bu kadarcık sizlere ;) gerisi alınıp okunacak bir kitap.. Çok severek okuduğum ve devamını kesinlikle ! sabırsızlıkla beklediğim bir hikaye oldu.. Ve hatta bu sayfalar bana yetmedi.... Yaren,Elif ve Didem'in de kitaplarını bekliyorummm ♥ Yazarımıza duyurulur ;) kısacık bir alıntı ile noktalamak istiyorum... Yaren. "Yasemin ?." "Efendim?" "Bu da mı evli yoksa?" "Yok tam değil.Birazcık evli." "Ha o zaman tamam,birazcık evliyse sorun yok.Allah korusun ya adamın tamamı evli olsaydı!"..... :))))
Baskı: Vazgeçmem Senden (The Hathaways, #2)
Merripen & Win
Baskı: Ya Hep Ya Hiç
Serpil kır Ya Hep Ya Hiç - Elizabeth Elliott OKUDUM ve BİTİRDİM...serpil... Açıkcası ilk başlarda büyük bir hayal kırıklığı yaşadım...Hiç umduğum gibi bulamadım.. belki öncesinde okuduğum aynı dönem yine bir savaşçı ve evlenmek zorunda kalınan durum olduğu için tekrar gibi oldu bana diye düşünmüştüm,ama hayır ! beni tatmin etmedi bu kitap.... Çevirideki hatalara değinmek dahi istemiyorum,bazı kelimeler vardı ki kendini tekrar etti durdu... Kitap yarısından çok sonra hareketlenmeye ve beni sürüklemeye başladı,sonrasında nasıl bittiğini anlamadım zaten :) Kısaca konusu...Kenric Galler Kasabı unvanını layığıyla almış bir savaşçı..gözünü kırpmadan adam öldürmesi ile tanınmakta...Piç olması Baron olma unvanını gölge düşürmesede bu unvan pek de umrunda değildir...İngiltere ve İskoçya kralının gizli anlaşması ile Remmington kalesinin tek varisi Tess ile evlenmesi emredilmiştir... Kralın emrine karşı gelmez ve ekabul eder..Peki ya Tess Galler canisi lakaplı bu savaşçı ile evlenmek istermi? Tess babası öldüğünde üvey babasının işkencelerine maruz kalır,tek varis olduğu için üvey kardeşi onunla zorla evlenmek durumundadır,onu kırbaçlayan adamla evlenmektense manastıra yemin etmeye karar verir ve zindan dan kaçar...amcası onu Kenric ile evlendirmeye ikna etmeye çalışır,çünkü başka kurtuluşu yoktur.. Herşey bu konu ile başlar ve birbirlerine,tabiri doğru olacaksa "bir öyle bir böyle" davranarak devam eder... Bazı sahneler varki hakkını yememem gerek,beni çok güldürdü..Dialoglarını yer yer kahkahalarla okudum..birde Tess'in yeteneğini keşfeden Kenric'in bir sahnesinde resmen koptum... Tavsiye kısmım BOŞ.. Historicalden sonra okunmamasını tavsiye edebilirim sadece... :)
Baskı: Aşka Şans Ver (Chesapeake Shores #1)
O'Brien kardeşler <3 çok güzledi <3 kardeşlerin bağlarına hayran kaldım...ikinci kitabı Bree'yi sabırsızlıkla beklemekteyim...
Baskı: Bahçemde Yeşeren Umutlar (Blossom Street Serisi 3)
Kitap Rüyası Bahçemde Yeşeren Umutlar__Debbie Macomber Okuduğum,bitirdiğim ve yazarı daha ilk kitapta tanımış olmamın verdiği gururla bitirdim....SeRpiL.... Küçük Mucizeler Dükkanı ve Bir yumak Mutluluk ile başladığım serüven BAHÇEMDE YEŞEREN UMUTLAR ile,beni farklı bir mutluluğa ulaştırarak bitti... bir sonraki kitaba kadar kütüphanemdeki yerini sağlamlaştırdı diyebilirim... Dördüncü kitabı nasıl heycanla beklediğimi anlatamam ♥ Bu kitabı okuyanlar sanırım nedenini çok iyi bilir... :) Kalbimde yer alan Susannah ve Lydia ile sabırsızlıkla randevu günümüzü beklemekteyim... İlk iki kitap ile bağlantısı olmayan bir hikaye vardı satırlarda ve bu beni daha çok sarıp sarmaladı....Serilerin arasındaki farklılığın bir anda birleşeceğini okumak mükemmel olacak buna eminim... Susannah Nelson....Seattle da yaşamaya,yirmi beş yıl önce babasının baskın kurallarından kaçmak için karar verir ve Joe ile evlenir...Rüyalarında kendisini terkeden lise aşkı Jack'i görmeye başlasada mutlu bir kadındır...Onunla henüz kapanmamış hesapları vardır...Babasının ölmesi üzerine Colville kasabasına geri dönüp,annesini huzur evine yerleştirmek ve kalan eşyaları toparlamakla uğraşması gerekmektedir,annesinin ısrarla ölen babasını gördüğünü söylemesi durumu dahada zorlaştırır...Birde bunun üstüne Jack'i bulma ve onunla hesaplaşma çabaları,Kızı Chrissie'nin de yanına gelmesiyle herşey birbirine girer...Trajik bir kazada ölmüş olan abisi Doug'a karşı özlemi hiç bitmemiştir ve o evde anılarının canlandığını hisseder...Yıllardır görmediği arkadaşı Carolyn en yakını olmaya devam eder bu zor zamanlarında... (bende kendime en yakın arkadaş ilan ettim kendisini (: ) Toplanan eşyaların arasından çıkan sırlar,Jack'in terk edişinin yıktığı umutlar ve daha bir sürü şey sayabilirim size satırlarda gizli kalmış :) Dedim ya ! Kitap başlıbaşına süprizlerle doluydu...Hikayenin son sayfasını sabaha karşı 6'da kapattığımda yüzümde kocaman bir şaşkınlık ifadesi sabitti :)) Joe,Jack,Doug,Carolyn ve Dev ♥ hepsi mükemmeldi... Seriye başlayanlara şiddetle tavsiyemdir..Başlamayanlara ise başlamalarını,ve yahut bu kitabı mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum...kesinlikle pişman olmazsınız... Unutmadan :) Serinin devam kitabını Blossom sokağındaki maceraları okumak için bekletmemelerini diliyorum... Sevgilerle....
Baskı: Gül ve Diken (Tuzak Üçlemesi, #2)
Jeannette sen beni öldüreceksinnnnnn !!!!!!!!!! :/ GÜL ve DİKEN__TRACY ANNE WARREN....serinin ikinci kitbıda,severek,beğenerek ve Jaennette'nin beni şaşırtması ile bitti...SeRpiL.... Jeannette,İlk kitapta Raeburn Dük'ü Adrian ile evlenmekten son anda vazgeçmiş,kendine tıpatıp benzeyen ikiz kardeşi Violet ile yer değişirmişti.Hiç bir sır gizli kalmadığı gibi bu sır da açığa çıkmış ve Jeannette'nin sürgüne İrlandaya gönderilmesine karar vermişti ailesi..Şahsen tanıdığım Jeannette için bundan daha iyi bir ceza düşünmemiştim..Ve nitekim dediğim gibi de oldu :) Jeannette....hayatının en büyük hatasını yapmış olmaktan pişmanlık duymaz,zira Adriana karşı birşey hissetmemişti.Ama bu cezayıda kendine uygun görmez. O daha çok balolarda,Ton da,çay sohbetleri ve suarelerde olmayı hak ettiğini düşünmüştür.cezasının biteceği zamanı iple çekmektedir.Ama şansa bakın ki daha yolculuğunun ilk gününde,barbar,alt tabaka,ve para kazanmak için mimarlık yapan Darragh O'Brien ile tanışır ve aralarında inanılmaz,okuması keyifli,bol kahkahalı çekişmeler başlar... Kendini Darragh'a karşı savunmasız hisseder ama O Jeannette'dir,Düklere,Kontlara,Vikontlara layıktır..ve asla alt tabakadan birisine aşık olamaz,onu sevemez yada onunla evlenemezdi. Ve belkide herşeyden önemlisi Londra dan ayrı,İrlanda dağlarında bir kulübede,kendi yemeğini yapamaz,çamaşırlarını yıkayamazdı..Çünkü O bir leydiydi. :) İşte Jeannette sadece bunları düşünüyorken daha ne olduğunu bilmeden bütün hepsini yaparken bulur kendini. Asıl gerçeği bilmeden..Darragh,Jeannette'ye kim olduğunu söylemeden önce tek istediği,sadece kendisini olduğu gibi sevmesiydi... Jeannette'nin ASLA yapamayacağı tek şey,İrlandalı mimara ! aşık olmak. :)))) Darragh'a bayıldım,taşıdığı İrlanda kanının her özelliğini taşıyordu ve en çok da Jeannette'ye tüm bu saydıklarımı yapmak zorunda bıraktığı için çok sevdim..Ve itiraf ediyorum ! kesinlikle ilk kitaptan çok,çok daha sevdim...hele serada ki olaydan sonra Darragh'ın ona olan tavrına,aşkını ispatlamaya,itiraf ettirmeye çalışmasına hayran kaldım..her ne kadar hiçbirşey umduğu gibi gitmesede Jeannette'yi kaybedemezdi... Kollarımdaki Yabancı--Gül ve Diken...kesinlikle tavsiye edeceğim,ve okurken büyük keyif alacağınız bir seri.... SeRpiL...
Baskı: Arzunun Efendisi (Brotherhood of the Sword/MacAllister #1)
Kinley MacGregor__Arzunun Efendisi...Son zamanlarda okuduğum en en en güzel kitaplardan bir tanesiydi...Ama her güzel şey gibi bu da bitti...SeRpiL... Yer yer kahkahalarla güldüğüm ( bu kısım daha ağır basıyor) ve yer yer de Draven'e deli gibi üzüldüğüm,karmakarışık duygular bırakan bir kitap oldu...her karakteri ayrı sevdim...Şaka gibi :)) kral Henry'i bile sevdim :)) ama en en en çok da Dravenin kardeşi Simonu sevdim... Ben şimdiden onun kitabının hayalini kurmaktayım...Elbette tek duam,her kardeşin başına gelen akıbetin olmaması.. Hani hep yazarlar,"ilk kitapta kardeş espirili,cana yakın,hayat dolu olur ama ne zaman şahsına kitap yazılır,işte o zamanda acıların çocuğu moduna sokarlar küçük kardeşleri! işte temennim Simonunda bundan nasibini almaması". Draven ve Hugh'u kralın karşısına getiren birbirlerinin topraklarına yaptıkları sözde saldırıdır..ve ceza olarak Kral Henry,Hugh dan en sevdiği kırılgan ! kızını bir yıl boyunca Draven'nin koruması altına vermesi ve Dravenden de söz alarak şeref yemini etmesidir... Draven...Hayatı babasının diktatörlüğünde geçmiş,acı hissetmeyen gülmeyen taş kalpli bir savaşçı şövalyedir..Ravenswood Kontu Draven Montague dendimi akar sular durur..savaş meydanlarında gözünü kırpmadan adam öldürmesi ile ünlenmiştir..Aşk yada evlilik onun için söz konusu bile değildir... Henry'e şeref sözü verdiğinde tutmak onun için çok kolaydır...tabi bu söz Emiliy görmeden ve Emiliy'nin üstün evlenme çabalarına tanıklık etmeden önceydi :) Emiliy...Babasının gözünün nuru...şatoya hapsolmuş,ve asla babasının onu evlendirmeyeceğinden korkmaktadır..Dravenin koruması altına girdiğinde tek hedefi onu evlenmeye ikna etmektir...Ahh söylemeden geçemeyeceğim Emiliy okuduğum en açık sözlü leydiydi :) Vee olaylar zinciri mükemmel bir komedi,aşk,arzu,ihtiras ve Emiliynin Draveni ikna etme mücadelesi ile başlar... sonlanma şekli ve sonlanırken başlarına gelenleri okurken müthiş keyif alacaksınız.. Çok severek okudum..ve tarihi aşk hikayeleri sevenlerin asla kaçırmaması gereken bir kitap... Kesinlikle tavsiyemdir...
Baskı: Melekler Zamanı
"MELEKLER ZAMANI__FATMA ERDEK ♥ " okudum ve yeni karakterlerim ile tanışarak,onları çok severek bitirdim.... Evet Melekler Zamanı'da bitti..Başından sonuna kadar--tam tamına 725 sayfa ve ben,bir 725 sayfa daha olsa seve seve okurdum-- İster yazarın anlatım dili olsun,isterse karakterin yüreğinizin en uç noktasına dokunuşu olsun elinizden bırakamayacağınız,kütüphanenizin en güzel köşesini hak edecek bir kitap... Çok ağladım,çok duygulandım ve hüznün karmaşasında herşeyi bana yaşatan ve beni kendine aşık eden bir konu ile vedalaştım saatler önce... Yusuf ve Yesra..iki kardeş birbirinden ayrılırken sadece bir tanesi biliyordu bir daha görüşemeyeceklerini...Yusuf'un kalbinde tüten Yesra ablasının sevdası ve ona hasret geçen,işkencenin,gecenin ve nefretin karmaşasında uzun yıllar...Anne ve Babasının bir hiç uğruna iki evladını yok sayması...ve Yusufun tarikatın kucağından kaçarak ablasına,Yesrasına dönme çabası ve döndüğünde yüzüne kapanan kapılar... İşte herşey,hayatının gerisinde yaşadıkları,vazgeçmişliğe doğru attığı adımlar ve yeni bir insan olarak içindeki çocuk Yusuf Kırımlı yı öldürüp Barlas'ın doğuşuna sebep oluşu.. Değişen hiç birşey yoktu adından başka hayatında..Siyah karası gece gözlerinde,yine ölüme gidiş vardı... Taa ki,Çam gölgesi vurmuş deniz gözlüsü ile karşılaşana kadar... Nesil Olcay...İş başvurusu için gittiği Otele doğru yol alırken hayatının değişime uğrayacağını sezmemişti henüz...ama bu hiç sezmeyeceği anlamınada gelmiyordu :))) daha otele varmadan görmüştü Siyah arabanın içinde Karalar içindeki,gece bakışlı adamı..onu elde etme planları,onu tanıma,onunla olma planları.... İlk karşılaştıkları gece,ve ne olduğunu anlamadan sokulu vermişti gecenin bir yarısı Barlasın yanına,halbuki Barlas ona git demişti ve ben bu kısımları okurken itirafımdır;ilk bu satırlarda ağladım :(( çünkü nedenini bir ben biliyorum,daha doğrusu bildiğimi sanıyordum..her an bir yerlerden çıkacak bir acısı vardı Barlasın..ve Barlas bile olmak değiştirmemişti içindeki Yesra'nın özlemini.. Nesil'in ilk aşkı olması ve ona tam üç kez gitmesi ♥ ve en son gidişinde artık hayatının değişeceğini düşünmesi çok gelmişti Barlasa..Ama Nesil yalnız değildi bu gidişinde..^^ Ve daha bir sürü konu sayabilirim size,Ölüme adanmışlığın bir hayatın yok olmaya giderken nasıl bir anda değiştiğini ve değiştirirken verilen mücadeleyi..Nesil olmasaydı Ekin olmasaydı olabilirmiydi? işte bu kısmını da sizler okuyun.. Kitabın içindeki her karakterin bir hikayesi vardı..Vural kaptan,Esengül,Nevris hanım,Yesra,Lal..ve hepsi birbirinden okunası,ince ince elenmiş,yaşanmış hikayeler... "Şafağı olmayan bir gece" gibi bakan gözlerin,"Çam yeşilinin gölgesini vurduğu deniz" gözlünün hayatı bir gecede birbirlerini bulması ile başlayan hikaye yetmedi bana ve yetmeyecek... Barlas Kırımlı ve Nesil Olcay ♥ iyiki tanımışım sizleri.. Okunması ve herkesin kitaplığında bulunması gereken bir hikaye "MELEKLER ZAMANI" inanın pişman olmazsınız...
Baskı: Ejderin Aşkı (Ejderha Serisi 1)
Benim gibi hayatında yeniliklere kapalı olan birisi için farklı bir tarz ve farklı bir nefes oldu Ejderhalar.... Benim fantastiklerim belli,vampirler,uzay savaşçıları,yunan tanrıları... Bana yettiklerini düşünmüşümdür hep,takiiii Ejderhalar ile tanışana kadar ♥ Kitap iki hikayeden oluşuyor.. İlk hikaye Fearghus ve Annwyl'in hikayesi..EJDERİN AŞKI.. İkinci hikaye Fearghusun annesi,Rhiannon ve babası Bercelak'ın hikayesi ATEŞLER VE ZİNCİRLER... Fearghus...Karanlık Vadilerin derinliklerinde mağarasında kendi sessiz ve yanlızlığı ile yaşamayı seven Kara Ejderha...Ailesinin krallığından bir kaç yüzyıl önce ayrılarak kendine yeni bir hayat kurar.. Güçlü ve kuvvetli,kötü adamları yok etmesi için bir nefeslik ateşine ihtiyacı yok,devasa görüntüsü,insanın kendisini bir yerlerden atması için yeterli bir sebep... Annwyl..Kara Ovaların Kanlı savaşçısı..Abisi krallığının başında,ve tek derdi krallığı yönetmekten ziyade Annwyl'nin kellesini almak..Hırs dan da öte nefret duygusu beslemekte Lorcan. Ve yine kanlı bir savaşın ortasında kalan Annwyl,aldığı darbe sonucu ölmek üzere olduğunu düşünür.Gözlerini kapamadan önce hatırladığı son şey,siyah,devasa ejderhanın nefesinden,abisinin adamlarının da nasibini aldığıydı..Sonrası uçsuz bucaksız karanlık..ve rüyasında gördüğü Yakışıklı şövalyenin "artık emniyettesin,iyileşeceksin" sözleri..Peki bu şövalye kim di ve neredeydi ? :) Acaba Annwyl,ejderhalarında insan bedenine dönüşebileceğinden ne zaman haberi olacaktı. :) Konusu kısaca bu şekilde,elbette süprizler ve maceralar gibi,aşkın,ihtirasın,nefretin devamı satırların arasında gizli..Gerisinide bir zahmet okuyup siz keşfedin ;) Rhiannon...Beyaz ejderha...kendisinden nefret eden kraliçenin kızı olmak,kibirli ve nefret dolu olmasına sebep tek neden..Öldüğünü görmek,annesini mutlu edecek olması yetmezmiş gibi bütün sihirli ejder güçleri annesi tarafından alınarak Bercelak'ın mağarasında bulur kendini..zorlu bir mücadele başlar aralarında ve galip gelmek umduğundan da zordur... Bercelak...Yüzyıllar önce kraliçeye hizmet etmek için krallığa bağlı savaşçı olur..ve kalbini daha o günlerde şımarık ve kibirli Prensese kaptırır..iyi bir unvan ile prensesin gözüne gireceğini düşünür ama bunu için onunda zorlu bir mücadeleden geçmesi gerekmektedir. Ve galip gelenin kim olduğunu sizler okuyunca bileceksiniz :) her iki hikayenin de konusunu çok beğendim,her karakter ayrı bir merak uyandırıcı..belkide en güzel şey,tek bir kitapta iki hikaye olması ve acaba "o nasıl bir aşk ile yandı"diye bekleme derdi yok :) ümit ediyorum ki,serinin diğer kitaplarında da iki hikayeyi aynı anda okuyabiliriz... Fantastik severlere tavsiye ediyorum,en çok da farklı bir tarz olduğu için..ama belirteyim ki +18'i fazlasıyla barındırıyor içinde..yetişkinler serisi dediklerinden olan bir seri :)))