serpil
@serpil

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

O Gecenin Ardından
10/1028.05.2012

Baskı: O Gecenin Ardından

Linda Howard__O Gecenin Ardından___ ♥♥♥♥ Bu kadın kitap işini çok iyi biliyor..Okurlara ne sunacağını,nelerden hoşlanacağını,kurgulardaki bağlantıları ve karakterlerdeki kusurları kusursuzluğa çevirmesini en iyi şekilde bize yansıtıyor.. Şu ana kadar okuduğum kitaplarından "daha iyi yazılabilirdi"dediğim ke-sin-lik-le" olmadı... Ve yine neden bu yazarın kalemine hayran kaldığımı kısa bir hatırlatma yaptı O GECENİN ARDINDAN.... Faith DEVLİN... Onun tek şansızlığı,sarhoş bir baba,Kasabada macera yaşadığı erkeğin kalmadı bir anne,annesinin izinde giden bir abla ve hırsız iki abi... Hiç bir aile üyesine benzemesede Devlin soyadını taşımak zorundadır.. Çocukluğundan beri sevdiği,Kasabanın en önde geleni olan Guy Rouillard'ın oğlu Gray, kirli hayatında en temiz olanıdır.. Ama annesinin Guy ile olan beraberliği ve kaçışı,Grayın onları bir gece yarısı arazilerinden hiç birşeyleri olmadan kovması o küçük bedenine çok fazla ızdırap vermiştir. "o gecenin ardından"herşey değişir... Gray Rouillard.... Babasının onları terk ettiğinde henüz çok genç bir iş adamıydı..Annesi ve kızkardeşi bu utanca dayanacak gücü kendilerinde bulamaz... Bütün hırsını Devlin ailesini kasabadan kovmakla çıkartacağını düşünür,o gece Faith'in gözlerinde gördüğü utancın ve nefretin yıllarca etkisinden kurtulamayacağını bilsede karar vermiştir bir kere... Aradan geçen zamandan sonra Kızıl saçlı Devlin üyesinin kasabaya tekrar geri dönmesi,korkularını gün yüzüne çıkartır..Ama korktuğu şeyin adını bir türlü koyamaz... Veee konu bu şekilde başlar.... Süprizler,inanılmazlıklar ve aşkın en masum halini okuyarak sonlandırdım kitabı... Çok beğendim,hayranlığım her defasında olduğu gibi yine yeniden LİNDA okumanın keyfini yaşattı bana... Mutlaka tavsiye ederim...LİNDA HOWARD okumak ayrıcalıktır benim için... ♥

Kördüğüm
8/1024.05.2012

Baskı: Kördüğüm

Çıkrık nerden bulabilirim acaba ? Yanlış anlaşılmasın ben evliyim zaten,bekar kızkardeşim ve kuzenler için gerekli :))) Çok iyiydi yaa <3 Dylan ve Ronnie

Baskı: Değerini Bil (Bride Quartet, #3)

Çok güzeldi yaaawww :))) Delenay sen nasıl bişeysin böyle ♥♥♥ Şimdi sırada Mal ve Parker var sabırla beklenen ;)

Yıllar Sonra
7/1018.05.2012

Baskı: Yıllar Sonra

Çok kısa gelmişti bana kitap :)))) ama yinede güzeldi ;)

Baskı: Yarınlar İçin (Texas! Tyler Family Saga, #1)

çok severek okuduğum Texas! Family üçlemesinin ilk kitabı.... Lucky & Devon

Baskı: Hep Aşk Vardı (Texas! Tyler Family Saga, #2)

Texas! Family üçlemesinin ikinci kitabı olan SANDRA BROWN__HEP AŞK VARDI bir gecede okundu ve BİTTİ.... Çok uzun zaman önce ilk kitap YARINLAR İÇİN kitabını okuyarak tanışmıştım aile ile...İlk kitabı okuyanlar bilir,Teksas'ın şanslı çapkını Lucky ve Devon 'un hikayesi ve aşkları dillere destandı.. <3 En iyi koca,uslanan zamparadan olur savına ikinci kitapta şahit oldum :) Chase Tyler, en büyük abi,Lucky ile her kavgada boy göstermesine,Teksas'ın en uçarı çapkınları olmasına rağmen,ailenin ve Tyler sondaj şirketinin yöneticisiydi Chase...Ve Tanya ile mutlu bir evliliği vardı ilk kitapta,talihsiz bir kaza ile noktalanan kitap serüvene HEP AŞK VARDI ile devam ediyor... Chase Tanyanın ölmünden sonra eski tutkusu rodeoya ölümü göze aldığını düşünerek geri döner...Tam da bu yarışların olduğu birgün kaza geçirir ve şans eseri Tanyanın kaza geçirdiği arabayı kullanan,çocukluk arkadaşı Marcie onu görür ve hastaneye götürür.. Chase onu suçlamamaktadır ama Teksas'a da geri dönmek istememektedir..İkna edecek kişi Marcie olunca pek de bi şansı yoktu aslında :) Geriye döndüğünde Tyler Sondaj şirketinde işler hiçde iç açıcı değildir,iflasın eşiğine gelmişlerdir ve acilen paraya ihtiyaç vardır.. İşte tam burda ilginç bir teklifle devreye Marcie girer... Chase kabul edip etmemekte kararsız kalır... :) sonuçta teklif Kaz Kafalıdan gelmiştir :)))) Chase inkar etsede aralarındaki tutku,çekim ve kaybetme duygusu hem merakla okunan hemde şaşıracağınız süprizlerle doluydu... İyiki tanışmışım Tyler Ailesi ile <3<3 Konuya bu kadar değineceğim zira okunması ve okuyarak aile bireylerini sevmek,onlarla ağlayıp gülmek ciddi anlamda mükemmel bir duygu... İlk kitabı çok sevmiştim ve ikinci kitapta beni yanıltmadı...Aralarında geçen dialogların ve kardeşlerin sözlü saldırıya başvurmaları mükemmeldi..Chase'nin Lucky'nin kızı olduğunda verdiği tepkiyi asla ve asla unutamam <3 Eee nede olsa "Doğu Teksas'ın en hızlı fermuarının bir kızı oldu" :)) Martı Yayınları'na Sandra Brown ve seri ile buluşturdukları için kocaman teşekkürler ediyorum ayrıca... Üçleme olan serinin son kitabı Texas! Tyler Ailesi Saga 'nın kitabını sabırsızlıkla ve şiddetle beklemekteyim... Sevgilerle...

Baskı: Demir Gül (Pirate Wolf, #2)

Şuan için MÜKEMMEL ;)

Benim Ebedi Aşkım
9/1014.05.2012

Baskı: Benim Ebedi Aşkım

benim ebedi kitabım :)

Neredeyse Kusursuz
8/1014.05.2012

Baskı: Neredeyse Kusursuz

Julie Ortolon__Neredeyse Kusursuz Maddy ve Joe ♥ bir kaçgün önce okuyup bitirdiğim bir roman...fırsat bulup yorum yazamadım ama inanın içim içimi yedi :) Maddy ressamlık kariyeri için lise aşkı Joe'den ayrılır ve üniversite eğitimi için uzaklara,çok uzaklara gider... ve Joe acısını ve Maddy'i unutmak için Askeriyeye yazılır ve yolları 20 yıl sonrasına kadar ayrılır... ... Maddy hayalini kurduğu kariyerini kocasının hastalığı için bir kenara iter ve kocasının muhasebe işlerini devralır... bir anda hep eksikliğini hissettiği resamlığa bir adım yaklaşır..sadece bir sorun vardır... ve bu sorunu aşabilmek onun için çok zordur..çünkü kabul etmek üzere olduğu işin yöneticisi Joe'dir... teklifi kabul eder ve Santa Fe'ye gider... konu bu şekilde başlar...Joe ile ilk karşılaşmaları,Joe'nin onu 20 yıl aradan sonra görmesi,duyguları ile mücadele etmesi çok güzeldi..Ondan uzaklaşabilmek için her türlü yolu deneyip,yine yolun sonunda karşılaşmaları hem komik hem çok duygusal anlar yaşattı bana... çok fazla anlatmayacağım çünkü kitap ince bir kitap ve ben kendimi tutamayıp yazmaya başlayabilirim...ama en çok da neyi sevdim biliyormusunuz? bazı kitaplarda kızlarımız ağlamamak için kendini tutma mücadelesi verirken Maddy'nin hiç böyle bir derdi yoktu :) her defasında "dök içini de rahatla " dememe gerek kalmadı (: çok severek okuduğum,okurken eğlendiren,keyif veren bir hikayeydi... ve tam da böyle bir kitaba ihtiyaç duyanlara önerilir.... unutmadan Serap Arıcı 'ya kitabı okumam için ısrarlarından dolayı sonsuz teşekkürler ediyorum... ♥ SeRpiL.... —

Baskı: Maskeli Balo (Warenne Dynasty, #5)

MASKELİ BALO___BRANDA JOYCE Okundu ve Bitti..... Bir çok kitaba "keşke bitmeseydi" dediğim anları çok iyi hatırlıyorum,ama bu başka,bambaşka... Elime aldığımda bitmesin diye yavaş yavaş,sindire sindire okuduğum,elimden bıraktığımda aklımın satırlarında kalmasına engel olamadığım MÜKEMMEL bir kitaptı. Daha ilk başlarında çekti beni içine,ilerledikçe daha çok heycanlandırdı...her sayfasında ayrı meraklar yaşadım..ve bazı anlarda şok üstüne şok yaşadım... yazarın anlatımına bayıldım,hiç bir satırında beni sıkmadan ilerletmesini,bir sonraki sayfayı çevirip bakma dürtüme engel olarak kitabı bitirdim... Nereden neyin çıkacağını tahmin edemeyeceğiniz br Historical keyfi yaşattım kendime... uzun bir aradan sonra muhteşem bir dönüş oldu Tarihi Aşk romanlarıma... Lizzzie üç genç kızın en gösterişsiz olanı ve en etine dolgun olanı,daha on yaşındayken nehire düştüğünde kendini kurtaran prensine aşık olmuştu.. "Sen prens misin" Hayır,prens değilim ufaklık" ^^ ♥ işte bu satırlarda bende Lizzie gibi aşık oldum Adere kontunun varisi Tyrell de Warenne'ye... Lizzie__onaltı yaşına geldiğinde hala Tyrell'a aşıkdır..ama hiç ümidinin olmadığını bilir... En iyi kısmetleri ve her zaman peşinden koşulan ablası Anna olmuştur... Maskeli baloya katılacağı günü sabırsızlıkla beklemektedir,çünkü tek Aşkı Tyrell'i görecektir...sadece görmek bile onun için yeterliydi şayet çamurun tam ortasındaTyrell onu tekrar ölümden kurtarmış olmasaydı :) üstü başı çamur içinde karşılaştıklarından sonra artık hiç şansının kalmadığını anlamıştır. annesinin zoru ile MASKELİ BALO'ya gitmek için hazırlanır !!!!!!! Tyrell__Adere kontluğunu varisidir ve nişanlanmak üzeredir...herkesden beklendiği gibi karlı bir evlilik hazırlığındadır...dürüstlüğü,centilmenliği,başarılı olması her leydi annesinin bir numaralı kısmet kapısıdır...Benim için ise sadece ve sadece AŞK adamıdır.... ♥ kitabı okumamış olsaydım size konusunu daha ayrıntılı yazabilir yada arka kapak yazısını kopyala yapıştır yapabilirdim... ama ne ben yorumlaya bilirim nede kısaca konusuna değine bilirim... beklenenden fazlası,hemde çok fazlası var kitapta....ben size sadece MASKELİ BALO'ya olan kısmı özet geçebilirim... Peki ya o kısımdan sonrası ?! inanın beklentilerimin çok,çok çok üstünde bir kitaptı... İlk kitap BİR AVUÇ AŞK'da tanıştığımız Devlin bile bu kitapta harikalar yarattı diyebilirim :) beni,okurken duygulandıran,güldüren,düşündüren bir kitaptı... Tyrell başka bir insan,kitabın sonrasına doğru beni kendine deli divane hayran bıraktı... ben mutlulukla okudum ve kesinlikle size tavsiyemdir.... Tyrell'in aşkına AŞIK olacaksınız... SeRpiL...

Baskı: Yatağımdaki Serseri (Hellions of Halstead Hall, #2)

Yatağımdaki Serseri__Sabrina Jeffries.... Çok tatlı bir şekilde okundu... ve her son gibi bitti... ilk kitap BOZULAN YEMİNLER'i okuyalı o kadar zaman oldu ki,ilk başlarda hatırlamkta zorluk çektim ve kısa bir anı tazelemisinden sonra YATAĞIMDAKİ SERSERİ'ye başladım.... Sharpe ailesi uzun zaman önce anne ve babalarının şüpheli ölümleri üzerine 5 kardeş Büyükannelerinin yanına verilir ve onun yanın...da büyümeye başlarlar... aradan geçen zaman zarfında evlenmeleri gerektiğine karar veren Büyükannelerinin ültimatonlarına boyun eğmek zorunda kalacaklardır..... Jarret Sharpe,Çocukluğundan beri Plumtree bira fabrikasını yönetmenin hayaline kurar ama daha 13 yaşındayken büyükannesi tarafından zorla Eton a okumaya gönderilir ve buda hayatının dönüm noktası olur... başarılı bir kumarbaza döner :) büyük annesi hastalanır yada öyle düşünülmesini ister ve Jarret a bira fabrikasının işletmesini teklif eder...ama Jerratın şartı vardır ! fabrikayı işletmesi için şartı evlilk ültimatonunu kaldırılmasıdır....!!! Annabel,Lake bira fabrikalarını yöneten abisinin zor zamanlarında çıkmaza girmiştir ve Plumtree bira yöneticisi Hester Plumtree ile anlaşma yapmak için fabrikanın yolunu tutar...ama onunda hesaplamadığı şey artık yöneticinin o olmadığıdır.... konuya fazla değinmeyeceğim,ama şunu belirteyim ki,aradaki sırlar,ihtiraslar,beklentiler ve aşk çok ama çok okunasıydı..satırların nasıl aktığını ve kitabın nasıl bittiğini anlamadım...ilk bahis oyunlarında arada geçen dialoglara bayıldım... küçük Geordie bayıldım,hele büyük annenin sinsi ama bir o kadar da komik planlarına hayran kaldım...Oliver ve Maria ile karşılaşmak her zamanki gibi mükemmeldi... Ama bu kitapta da Anne ve babalarının ölüm nedenlerini tam öğrenemedik :( ve sanırım serinin en son kitabında öğrenme lüksüne erişeceğiz.... ben okurken çok keyif aldım ve sizlerinde bu keyiften payınıza düşeni almasını isterim... ve küçük bir alıntı ile sonlanladırayım yorumumu... "Eğer onunla evlenmeyi düşünmyorsan"diye mırıldandı yanında küçük bir ses," ona o şekilde bakmamalısın". bu Geordie'ydi. "Ona nasıl bakıyorum ki?" diye sordu Annabel. "sanki o badem ezmesi gibiymiş de ondan bir lokma ısırmak istiyormuşsun gibi." :)

Baskı: İyi Günde Kötü Günde

MARY BALOGH__İYİ GÜNDE KÖTÜ GÜNDE okundu ve dün bitti... Kitabı beğendiğimi söyleyemeyeceğim ve hatta bitirebildiğime sevindim bile diyebilirim :) Huxtable ailesin hayatları boyuncca karşılaşamayacakları bir haber verir...Anne ve Babalarını kaybedenve aailenin reisi durumuna gelen Margaret,kız kardeşi Katherina, erkek kardeşi Stephen ile mutlu bir şekilde küçük taşra da yaşamlarını sürdürüyorlar...dı...en küçük kızkardeşleri Vanessa,kocasını yeni kaybetmiş taze dul olarak eşinin ailesinde yaşamını devam ediyordu... Sevgililer günü partisine davetsiz misafirleri vardı ! Lyngate vikontu Elliott Wallace dan başkası değildir bu .... getirdiği haber ise hepsinden daha süpriz oldu... Stephane 'nin büyük babası ölünce Merton kontluğu ve bir çok mülk -bunların içinde şato ve tarla bahçede mevcut- miras olarak kaldı... ve bunların yönetimini alabilmek için sıkı bir eğitimden geçmesi gerekiyordu... Vasi olarak da Elliott ona yardım edecekti...-apar topar Londraya gelmek zorunda kalsalarda-... Kızkardeşlerin sosyeteye takdim edilebilmesi için sözü geçen birine ihtyaç vardır... ve çözüm olarakda Elliott Margerat ile evlenmeye karar verir,ama Vanessa ablasının kendisini günah keşisi ilan etmesini istemez ve Elliotta kendisi evlnme teklifi eder... ve ablası yerine kendisi evlenir.... konu bu şekilde başlar ve sadece bunun çevresinde devam eder... bir iki etkileyici sahne haricinde beni çok etkilediğini söyleyemeyeceğim....özellikle yukarıda yazdığım,cümle aralarınada,konuyu açıklamak adına -kesme- işareti o kadar çok vardı ki,kendimi anlama konusunda garip hissettiğimi itiraf etmeliyim... Mary Balogh sevdiğim bir yazar,bu kitabın yazara karşı bakış açımı değiştirdiğini söylemeyeceğim,ve bu kitabı NAZAR BONCUĞU olarak adlandırım :))) çok keyif alarak okmadım ama en azından aklımda kalmayıp kendi gözümle gördüğüm için şanslıyım... :) sevgilerle.. SeRpiL...

Baskı: Arzunun Kıyısında (Notorious, #3)

ARZUNUN KIYISINDA_NİCOLE JORDAN Keyif alınarak okundu ve bitti... her ne kadar seriye sondan ikinci olarak başlamış olsamda beni fazlasıyla etkiledi diyebilirim... ve bir önceki kitapları okumak için büyük bir istek uyandırdı bende ♥ ve elbette bu isteği görmezden gelemem :) şimdiden kitapları temin etmek için uğraşlara başlamış bulunmaktayım :) Lucian..Dışişleri Bakanlığını için çalışan gizli servis ajanı ve aynı zamanda zenginliği ve çapkınlığı ile ünlü Wycliff kontu...Ah birde Hellfire cemiyetinin üyesi :) Cornwall kıyılarına yolu düştüğünde aklında evlenmek fikri vardı ama gelininin denizkızı güzelliğinde olacağına tahmin etmemişti....onun esas amacı kaçakçılık yapan Calibanı yakalamaktı... Brynn..Abisi ve küçük kardeşi ile birlikte yaşayarak geçimlerini kaçakçılıkla geçiren Cornwall sahillerine güzelliği ve laneti ile ün salmış kızımız :) Yıllar yıllar önce ailenin en güzel kızı,bir çingenenin sevdiğini ayartmış ve onun lanetine maruz kalmışlardır...ailede ki bayanların her biri,kabini bir erkeğe verecek olursa o kişinin sonu oluyordu bu lanet...ve Brynn bunu acı bir şekilde tecrübe etmiştir,ve aynı acıları tekrar yaşamaya niyeti yoktur...tabi dayanabilirse... """''Ailenizdeki kadınlar,sonsuza dek güzellikleriyle lanetlendi. Gönüllerini kaptırdıkları her erkek ölecek....'' -Çingene Laneti...1623""" ve bu lanet sonun başlangıcı oldu.... kitabın konusunu sadece bu kadar anlatabilirim ama elbette devamı var...kaçakçılarla mücadele ederken Lucianın karşılaştığı süprizler....Brynn'ın Lucian ile evlenmek zorunda kaldığı, kalbini Luciana kaptırmamak için verdiği mücadele,her gece lanete dair gördüğü rüyalar.... en çok da evliliklerinin ilk günlerinde yaşadıkları kavgalar ve sonrasında ki ateşkes !!! ♥ bütün hepsi çok ama çok güzeldi... ve bu kitapta Dale ile tanıştım,şimdi onun hikayesini sabırsızlıkla beklemekteyim... ben geç kaldım okumakta,en azından okumayanlar varsa siz geç kalmayın derim ve kesinlikle seriye baştan başlayın :) ayrıca bana tavsiye ettiği için Ebru Aydın kardeşim,biriciğime kocman TEŞEKKÜR EDİYORUM ♥

Baskı: Günahkar (MacKinnon’s Rangers #2)

PAMELA CLARE__GÜNAHKAR..... Okundu ve bitti...ama o nasıl bitmekti,o nasıl bir kitaptı ve o nasıl bir savaşçıydı... ve daha bir sürü sayabilirim sizlere... Ian MacKinnon kardeşler takımı savaşçı liderliğini kardeşi Morgan MacKinnon'a bıraktığında aynı savaşçı ruhuyla devam edeceğini biliyordu.... taa ki Fransızlara esir düşmesi ve ağır yaralanması hayatının sonunun geldiğini düşünmesine sebep ola...na kadar....ya idam edilecek yada Oganak oymağına teslim edilip canlı canlı yanacaktı...Ama bunu için önce iyileştirilmesi gerekiyordu.. bu görevde Amelia'ya verilmişti... Amelia hayatının en zor anlarını yaşamaktaydı.... babasını,iyileştirmeye çalıştığı kişi tarafından başlatılan çatışmada kaybetmişti... ya manastıra gidecek yada evlenecekti... Morgan MacKinnon'u gördüğünde hem korkularına hemde duygularına engel olmaya çalışsada onu iyileştirecek ve yoluna devam edecekti...peki ne için iyileştirecek? kuzenlerinin canlı canlı yakması yada idam edilmesi içinmi? peki,ona karşı olan duyguları yön değiştirirken bu mümkün olabilirmiydi?.... Herşey bu çelişkili hallerde başlar... Elizabeth Kalesi Morganın öldüğünü düşünüyor ve gaydaların hüzünlü seslerinde yas tutmaya başlar.Connor kardeşini esir olarak bıraktığı için kendini suçluyor ve Ian liderliği güzel Annie si ile mutlu olmak için seçtiğine pişmanlık duyuyor... ve bende onlarla beraber her hüznü her duyguyu ve her pişmanlığı yaşadım diyebilirim... aslında anlatacak o kadar çok gelişme ve onu var ki,ama ben anlatırsam kitabı okuma ve o duyguları yaşamaktan mahrum kalırsınız...bence bu kadarı yeterli ve gerisini sizler,İYİ KİTAP okumayı bilenlere bırakıyorum... Pamela Clare ile ilk kitap Ian MacKinnon'un hikayesini yazdığı TESLİMİYET'te tanıdım... ve benim gönlümde tahtına kurulmuştu bile...20011 yılının en çok beğenilen ve ençok okunan kitabı ünvanını biz okurların sayesinde aldı ve bence GÜNAHKAR'da bu ünvanı sonuna kadar hakediyor... kesinlikle muhteşem bir seri,ve okumayanlar! 'a şiddetle ve en acilinden tavsiye ediyorum... beni en çok etkileyen gayda eşliğinde Morgan MacKinnon'un yası için yazılan bir sözle noktalamak istiyorum... "Ticonderoga'ya daha çok var/Daha geçeceksiniz ormanları ve bataklıkları/ Ama orada bulacaksınız Morgan MacKinnon'u/ Bekleyin sonuna kadar......." SeRpiL....

Baskı: Tutku Mevsimi (Notorious, #2)

Nicole Jordon__Tutku Mevsimi Bitmesine engel olamadım ne yazıkki ve beni kendine hayran bırakarak bitiverdi :(( Nicholas Sabire.. Nam-ı değer uslanmaz çapkın.adı çıkmış zampara ve maceraperest [♥] aynı zamanda,bir çok gemi filosuna sahip başarılı bir amerikalı... ülkesinin İngiltere ile savaşta olduğunu bildiği halde,kızkardeşini görebilmek için zorlu bir sefere yelken açar ve bir anda kendini az...ılı bir korsan,cinayet suçlusu olarak idama mahkum olarak bulur... Rıhtımda ellerinde kelepçe ile savunmasız bir şekilde dayak yediğine şahit olan güzel leydi Aurora,bu duruma engel olmak istesde başaramaz... aklında o anın görüntüleri gitmek bilmez ve kuzeninin yardımıyla Nicolasın kapatıldığı hapishaneye ziyaretine gider.. İki gün sonra idam edilecek olan Nicholas'ın Aurora'ya yaptığı teklif ve anlaşma her ne kadar Auroranın aklını karıştırmış olsada teklifi kabul eder... Ve olaylar zinciri başlar... Dört kitaplık seriye her ne kadar ortasından başlamış olsamda bende bıraktığı tadın tarifi imkansız.. Nicholasın evliliıi için macera dolu hayatı ile arada kalması,Auroranın, Nicholas için her an ölüm ile burun buruna kalmasının verdiği korku ile yaşamaya dayanamayacı duygu.. Ve elbette her zamanki gibi çok seven ve aşkı için mücadele eden Nicholas... kararsızlığı,korkuları ve bir türlü yenemediği,aşkı kendine itiraf edemeyen Aaurora... kitabı çok ama çok severek okdum.. Bir önce okuduğum kitabın kahramanı Lucian ile karşılaşmamı,"AŞK" için ne kadar büyük laflar ettiğini okumak ise bambaşka bir duyguydu... Sırada Dare'miz var [♥] ve sabırsızlıkla beklemekteyim.. [♥] SeRpiL..

ÖncekiSayfa 5 / 6Sonraki