
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: r. a. salvatore
Yeryüzünde yaşayanların asla bilemeyeceği kadar dehşet ve tehlikelerle dolu Karanlıkaltının labirent dehlizleri, orada yolculuk etme cesareti gösteren herkese meydan okuyor. Drizzt DoUrden özgürlüğe giden bu yolculukta, büyülü kedisi Guenhwyar ve diğer yol arkadaşları ile birlikte acımasız bir savaşa girişiyor. Bu bir yolculuk hikayesi...Unutulmuş Diyarlarda, geleceğe doğru bir yolculuğun, Drizzt…
10/10
Yazar: r. a. salvatore
Bildiğiniz yerlerden uzakta, farklı bir boyutta, tanımadığımız akıllı ırkların; Kara Elflerin yaşadığı karanlık bir yer; Menzoberranzan...Soylu evin prensi; Drizzt DoUrden. Kendi ırkında olmayan bir şeyler arıyor. Dürüstlük, bağlılık, paylaşmak gibi insana ait şeyler...Bu bir yolculuk hikayesi... Unutulmuş diyarlarda, anayurdunda bulamadığı, görmediği ama hissettiği şeylerin peşinde koşan Drizzt…
10/10
Yazar: samet ağaoğlu
Samet Ağaoğlu (1909-1982), düşünür ve siyaset adamı Ahmet Ağaoğlunun oğluydu. 1946da Demokrat Partiye katıldı. Manisa Milletvekili oldu. Demokrat Partinin 1960ta iktidardan düşürülmesiyle ömür boyu hapse mahkum edildi. 1964te tahliye oldu. Siyasetçi kimliğinin yanında belki de asıl edebiyatçı kimliğiyle tanınan Ağaoğlunun 1930-1992 arasında birçok eseri yayınlandı. Çocukluk ve gençlik anıları ise…
6/10
Yazar: shahzad bashir
14. yüzyılda yaşamış Müslüman dini önderlerden Fazlullah Esterabâdî kıyametin kopmak üzere olduğuna inanıyordu. Rüyalarında Allah'ın doğrudan ilhamına mazhar olduğunu iddia ediyor, bu yüzden Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed ile aynı mertebede olduğunu düşünüyordu. Ses ve harfin, âlemdeki tüm hakikati kapsadığını düşündükleri bir dili oluşturduğuna inanan takipçileri Hurufiler olarak anılıyo…
7/10
Yazar: andre miquel
Miladi 1000 yılındayız. Orta Asyadan İspanyaya uzanan geniş topraklarda, İslam uygarlığının en parlak dönemi hüküm sürüyor. Kervan yollarının bir sinir sistemi gibi yayıldığı bu topraklardaki kentler, dönemin Avrupa kentlerine parmak ısırtacak büyüklüğe ve ihtişama ulaşmıştır. Müslüman tüccarlar ve seyyahlar kuzey Akdeniz kentlerinden Hindistan ve Çine ulaşan kervan yollarında mekik dokuyor, bu b…
6/10
Yazar: seza sinanlar
Tarihi yarımadanın en görkemli yapılarının arasında sessiz bir koridor; çevresindeki anıtsal yapıları ziyarete gelenler için soluklanılacak bir mekân. Burası Sultanahmet Meydanı, ya da eski adıyla Atmeydanı. Bu meydan Bizanstan Osmanlıya ve Cumhuriyete uzanan tarihi geçmişiyle sayısız olaya tanıklık etti. Bugün ortasında Dikilitaş, Örme Sütun, Burmalı Sütun ve Alman Çeşmesiyle bakımlı bir park gö…


Yazar: mehmet h. doğan
Şiir ve edebiyat üzerine ufkumuzu genişleten yazılarıyla, kitaplarıyla, hazırladığı antolojilerle tanıdığımız Mehmet H. Doğanın v aktiyle bir asker pilot olduğunu pek az kişi bilir. Oysa uçma tutkusu onu Adana Lisesinden Harp Okuluna taşımış; böylece gökyüzünde dolaşmasını sağlayacak kanatlar edinmiştir.Alçak Uçuş uçmuş bir yazarın gökyüzü kadar engin anıları... TADIMLIKHer pilot gibi ben de…
8/10
Yazar: hüseyin mevsim
Azizlerin yaşam öykülerinden kroniğe, öyküden romana, ama özellikle anı ve gezi notu türlerinde Edirne’yle ilgili Bulgar edebiyatında yüksek sayıda tanıklık çıkar karşımıza. Edirne’yle ilgili tanıklıkların, kentin 19. yüzyılın ortalarına doğru Bulgarlar açısından önemli bir ticaret, eğitim ve kültür merkezi olarak gelişmeye başlamasıyla arttığını görürüz. Tanıklıklarda artık kentin konumu, tarihs…
6/10
Yazar: hüseyin mevsim
Ülkemizde Osmanlı üzerine yapılan araştırmaların bir sorunu da Bulgar, Sırp, Hırvat veya Slovenlerin yazınsal mirası hakkındaki Türkçe kaynaklarımızın sınırlılığıdır. Hüseyin Mevsim Bulgar Kaynaklarında Rumeli ve Anadolu Tanıklıkları başlıklı kapsamlı araştırma tasarısıyla bu eksikliğin giderilmesi yönünde çaba harcıyor. Bu tasarının ilk adımı niteliğindeki Bulgar Gözüyle Bursa konulu çalışmada,…
6/10
Yazar: pierre loti
-....Boğazın sularında kaymaya başlıyoruz, ardımızda ipekten kırılmalar bırakarak- diyordu Pierre Loti. İstanbul`a yaptığı son iki yolculukta bir günlük tutmuştu. 1910`daki ziyaretinde İstanbul`un artık eskisi gibi olmadığını gözlemleyerek hayıflanıyordu. Günlüğün bu kısmında, Loti`nin bir tekkede izlediği sema töreni hakkında yazdıkları belki de bu konuda yazılmış en etkileyici satırları oluştur…


Yazar: safvetî ziya
Safveti Ziyanın ilk romanı olan Salon Köşelerinde 1898de Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş, sansürün hışmına uğramıştır. Yazar, II. Meşrutiyetin ilanından sonra sansürün çıkardığı bölümleri ekleyerek, romanını asıl biçimiyle 1912de kitap olarak yayımlamıştır. Edebiyat tarihçilerince farklı biçimlerde değerlendirilen Salon Köşelerinde, yüzyıl başında gündelik yaşamdaki Batılılaşmayı yansıt…
5/10
Yazar: şemsa yeğin
İkinci Dünya Savaşı’nın yokluk yılları içinde, Bakırköy’e bağlı Osmaniye köyünde bir kız bebek dünyaya gelir. Sakinlerinin bir kısmı ekip biçip hayvan besleyerek, bir kısmı da yakındaki Sümerbank fabrikasında çalışarak geçinen küçük, kendi halinde bir köydür burası. Şemsa ilkokulda özellikle Türkçe ve matematikteki başarılarıyla parlar. Aralıksız okur. Eve kadar gelen öğretmeninin ricasıyla “İ…
6/10
Yazar: bahtiyar istekli
1920 yılının Mayıs ayında Tıbbiye öğrencisi İhsan, ortak bir tanıdıkları aracılığıyla Fatma Cevdet'e bir zarf yollar. Bu zarf iki gencin arasında üç yıl sürecek bir mektuplaşmayı başlatır. Fatma Cevdet ve İhsan dönemin koşulları gereği kısıtlı şartlar altında görüşür, sevgilerini büyük ölçüde bu mektuplar aracılığıyla ifade eder ve yaşarlar. Tiyatrolar, konserler ve sinemalarda görüşme imkân…
6/10
Yazar: hüseyin cahit yalçın
Hüseyin Cahit Yalçın'ın Siyasal Anılar'ı 1908-1918 yılları arasını, yani Meşrutiyet döneminin ilginç olaylarını açıklıyor. Bilindiği gibi, Meşrutiyet dönemi, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma çağının son aşamasıdır. Bu nedenle söz konusu dönemin olayları imparatorluğun kurtuluşu için yapılmış son ve umutsuz çırpınışlardır. Yazar, gazeteci ve politikacı Hüseyin Cahit Yalçın'ın…
6/10
Yazar: hüseyin cahit yalçın
Hüseyin Cahit Yalçın, Türkçenin güzel ve sağlıklı kalemlerinden biridir. Edebiyata erken başlamış erken bırakmıştır, ancak yazdığı pek çok deneme, sohbet ve elinizde tuttuğunuz anıları edebiyatımızın en güzel eserleri arasındadır. Hüseyin Cahitin anılarını okurken Abdülhamit devrinin baskılarını, o zamanlar edebiyat dünyasının içinde bulunduğu durumu, en önemlisi de Tevfik Fikret, Mehmet Rauf gib…
5/10
Yazar: kemal seli
Konya'da bir tacir ailesinin tek oğlu olarak 1917'de dünyaya gelen Kemal, on yıl süren savaşların dul ve muhtaç bıraktığı kadınların yaşadığı yoksunluklara ilk kez sekiz yaşında tanık olur. Akranlarından çok daha rahat bir hayat süren bu küçük çocuk, tanık olduğu tabloyu hiç unutmaz. Almanya'da başladığı yüksek öğrenimini İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle ABD'd…


Yazar: pınar ülgen
Hem Orta Çağ hem Avrupa… Ne kadar da ilginç ve gizemli iki kavram değil mi? Tarih, daima bir mekanda gerçekleşir; medeniyet ise daima bir toprakta gelişir ve yayılır. Aslında Orta Çağ, bir geçiş evresi ve aynı zamanda bir tutulmadır. Dolayısıyla birbiriyle ilişkili bu iki kavram, bize kuzey ışıkları gibi rengarenk bir dünyanın kapısını aralıyor. Medeniyetlerin kırılma noktaları da bu zaman dilim…
7/10
Yazar: fatma fahrünnisa hanım
"XIX. Yüzyılda modernleşmek çabası içinde olan Osmanlının kültür portresi içinde kadınların da yer aldığını söylemek yanlış olmaz. Meşrutiyetin araladığı kapıdan sızan bu görünmeyen güç, bundan böyle toplumsal yaşantının her alanında var olmak gayretiyle hayata dört elle sarılacaktır. Bursa'nın yabancı olmadığı bir Osmanlı aydını olan Ahmet Vefik Paşa'nın torunu olan Fatma Fahrünni…
6/10
Yazar: nahid sırrı örik
Elinizdeki eser üç kitaptan oluşmaktadır. Birinci kitap Anadoluda - Yol Notları- adı altında 1939 yılında yayınlanmıştır. ikinci kitap ise 1941 yılında Bir Edirne Seyahatnamesi adı altında yayınlananmıştır. Son kitap ise 1955 yılında Kayseri, Kırşehir, Kastamonu adı altında yayınlanmıştır. Bu kitaplarda yer alan yazıların bir kısmı çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış, bir kısmı ise ilk kez…
6/10
Yazar: erkan serçe
Londranın her bir şeyi hoşuma gitmişse de, meyhane binalarından daha zarif bir binasını göremedim. İngilizlerin sohbet yerleri meyhaneler olduğundan kadın erkek girip çıkanın haddi hesabı olmaz. Tezgâhlarında kadınlar çalışmaktaysa da Rumların meyhaneleri gibi içkilerin tezgâh civarında muslukları vardır ve müşteriler hangisinden isterse o musluktan doldurup verilir. Bu İngilizlerin hiçbir şeyde…
7/10
Yazar: tunç lokum
"Heybeliada'ya Bir Bilet"; minicik bir toprak parçasında sere serpe ferahlıkla yaşayan insanları keşfetmeye, tanımaya giden yolda, tek yönlü bir gidiş bileti almaya benziyor. Kitabın yazarı Tunç Lokum, kendi yaşam tecrübeleriyle birlikte, Ada'da nesiller boyu devreden güzellikleri, dostluğu, sevgiyi, neşeyi, köklerinden koparılmayı, acıyı ve hüznü "unutulmamaları"…
10/10
Yazar: selim ileri
Artık kimsenin bilmediği, hatırlayanların -hatırlamak isteyenlerin, belki- bile kalmadığı bambaşka bir İstanbul... Oysa topu topu 50 yaşında bir yazarın anıları... Unutulmuş, 'bencil hesapların buzlu sularında' yok edilmiş bir İstanbul... Selim İleri yazdı.


Yazar: eser tutel
Çorlulu Ali Paşa Medresesi'nin arasında bir yerde babam, 'Gel evladım, şuradan birer kuşlokumu alalım' dedi. O zamana kadar kuşlokumunun ne adını duymuşluğum var, ne de kendini görmüşlüğüm... Olsa olsa kuş biçiminde bir tür lokum olmalı diye düşündüm. Ama önüne beyaz önlük bağlı adam tezgahtan 10-12 santim kadar çapında yuvarlak iki kurabiye alıp kağıda sarınca, bu kuşlokumu dene…
