
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: osman s. arolat
Duayen gazeteci Osman Saffet Arolat’ın Babıâli Anılarım adlı bu kitabı son 50 yılın gazetecilik dünyasını gözler önüne sermekle kalmıyor, aynı zamanda kendisi de 68 Kuşağı’ndan olan yazarın gözünden siyaset ve ekonomi dünyamızın ve günlük yaşamımızın bir tarihçesi olma niteliği de taşıyor. Ülkemizde gazeteci olmanın doğal sonucu olarak birçok kez hapse girip çıkmış olan yazar, bir dönemin sol…
7/10
Yazar: mehmet demirtaş
Osmanlıda ekmekçi esnafı çok önemliydi. İstanbulda çeşitli fırınlar vardı. Saray fırınları padişaha ve saray görevlilerine ekmek imal eder, ordu fırınları asker ocaklarına ekmek (fodla) çıkarır; imaret fırınları talebeler, yolcular gibi çeşitli ihtiyaç sahipleri için çalışır; konsolosluk fırınları yabancı devlet temsilcilerinin ekmeğini üretirdi. 17. yüzyılda sayıları zaman zaman yüzlerle ifade…
8/10
Yazar: elmar schwertheim
Anadolu, Antik dünyanın politik ve kültürel bakımdan en önemli, en hareketli bölgelerinden biri. Ön Asya ve Uzakdoğunun yüksek kültürleriyle Batıdaki gelişen kültürler arasında tarih boyunca köprü olan bu bölgede, kültürel ve etnik etkileşimler hiçbir dönemde engellenmemiş. Ne Fırat nehri, ne Anadolunun yüksek ovaları ne de boğazlar Batı ile Doğu arasındaki etkileşime engel olabilmiş. Tam tersin…
6/10
Yazar: turgut akpınar
Bildiğimize göre Türkiyede yaşayan insanlardan bazı toplulukların, ayrıca gizli bir dilleri de olduğunu ilk defa Albert von Le Coq tespit etmiştir. Bu tanınmış bilgin İslahiye yakınında Zincirlide Luschanla birlikte arkeolojik kazılarla meşfilken yanlarında çalışan iki abdaldan bütün Zincirli abdallarının Türkçe ve Kürtçeden başka kendi aralarında hususi bir dil konuştuklarını meydana çıkarmış ve…
7/10
Yazar: ali bey
... Bir zaptiye buraya Sadu Mağazası derler. Lanetleme bir yerdir. Sadu muzur bir cindir ve bu mağarada yaşar, yolcular gerçekten silah atmayacak olurlarsa başlarına mutlaka bir felaket gelir dedi. Barutun icadından önce yolcular ne yapardı? Böyle müasebetsiz düşünceden vazgeçsin. Boş yere barut ve kurşun harcamayın. Özellikle kurşunun çölde birine rastlaması olasığı vardır diyerek bunların silah…
8/10
Yazar: mehmet cemal tollu
Türk resminin önemli ressamlarından ve D Grubu’nun kurucularından Cemal Tollu, gençlik yıllarında ailesinden habersiz şekilde Ankara’ya giderek Zabit Namzetleri Talimgâhı’na katılır ve 1921-1923 yılları arasında, İstiklal Savaşı’nın sonuna kadar 20. Süvari Alayı’na bağlı olarak görev yapar. Konya’dan başlayıp İzmir’de sonlanan bu iki yıl içerisinde tuttuğu notları, 1960 yılında gözden geçirerek b…
7/10
Yazar: nahid sırrı örik
Nahid Sırrı Örik, yaşananlara ve yaşayanların tanıklıklarına dayanan yazılarının toplandığı bu kitapta, Osmanlı saray hayatına ve saraylıların özel yaşamlarına dair gün ışığına çıkmamış son derece renkli olayları, kendine özgü anlatımıyla ortaya koyuyor. Neler yok ki bu yazılarda... Hanım sultanlar, padişah kadınları, cariyeler, gözdeler, damatlar, şehzadeler, padişahlar, evlenmeler, boşanmalar,…
6/10
Yazar: selim yalçın, nadire berker
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde doğup yetişen ve Cumhuriyet’in kurucu kuşağı arasında yer almış bilim insanlarından biri… 1912’de Balkan Savaşı başlarken girdiği Tıbbiye’de, Trablusgarp ve I. Dünya Savaşlarına da tanık olmuş, Kurtuluş Savaşı sürerken nöropsikiyatri ihtisası yapmış ve genç Cumhuriyet’in kısıtlı imkânlara aldırmadan 1925’te yurtdışına gönderdiği öğrenciler arasında yer a…
9/10
Yazar: ayla hatırlı
Efendibey Ayla, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık’taki ilk kadın özel kalem müdürü ve eğitimci Ayla Hatırlı’nın yaşamının “upuzun ve kısacık bir hikâyesi”. On yedi yaşındayken, doğup büyüdüğü Kayseri’de öğretmenlik yapmaya başlayan Ayla Hatırlı’nın yaşamı, yıllar sonra ailesiyle birlikte Ankara’ya taşınmasıyla yön değiştirir. Başkente yerleşmelerinden kısa bir süre sonra Devlet Bakanı İsmail…
7/10
Yazar: ernst a. egli
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri, 1927 yılında önemli bir karar alır: Eğitim ve kamu binaları bundan böyle çağın en gelişkin örneklerine uygun biçimde tasarlanacak ve inşa edilecektir. Mevcut mimar kadrolarıyla en yeni teknikleri yakalamak ve uygulamak kolay olmadığından, bu iş için yabancı uzmanlar davet edilir. Viyanalı genç mimar Ernst Arnold Egli de gelenler arasındadır. Egli k…
7/10
Yazar: valentin berojkov
İkinci Dünya Savaşı’nda yükselen Hitler faşizmi, savaş başlarken farklı saflarda yer alan üç büyük devletin yöneticilerini bir araya gelmeye zorlar. SSCB, ABD ve Britanya’nın devlet başkanları Kasım 1943’te Tahran’da buluşur ve dört gün boyunca savaşın kaderini değiştirmek için görüşürler. Tahran Konferansı adıyla anılan, Stalin, Roosevelt ve Churchill’in efsanevi üçlü pozuyla belleklere ka…
10/10
Yazar: horst blanck
“Yazının o büyük cazibesine kapılan Attalos kralları herkesin kullanımına açık olan muhteşem Pergamon kütüphanesini kurdular.” –Vitrivius Tarih insanların kitaplarla kurduğu derin ilişkinin örnekleriyle doludur: Herakleitos Doğa Üstüne adlı eserini Ephesos’taki tapınakta Tanrıça Artemis’e sunmuştu. Büyük İskender’in yastığının altında hep iki şey dururdu: Bir hançer ve Homeros’un İlyada’sı.…
7/10
Yazar: özlem kumrular
Avrupa ülkeleri 14. yüzyılın sonlarından itibaren Türk sözcüğünü giderek daha çok duymaya başladılar. Ne var ki, o zaman Türk sözünün bugünkünden daha geniş bir anlamı vardı, dar anlamda yalnızca Osmanlı sultanının tebaasını değil, neredeyse bütün Müslümanları kapsıyordu. Osmanlıların Avrupa topraklarının içlerine giderek daha fazla nüfuz etmeleriyle yavaş yavaş Türk sözcüğüyle ifade edilen bir i…
5/10
Yazar: bozidar jezernik
Tarih yazımı milli ideolojinin esaretinden doğdu ve birçok yerde tarihçiler, milliyetçiliğin en seçkin başkarakterleri olarak statülerini korudular. Yazarlar ile şairler de ister hayali ister gerçek olsun, kahramanlık mücadelelerinin anılarını sunarlar. İşte bunun için edebiyat bir milletin tarihini kökten değiştirecek güce sahiptir. Bugün bile tarih yazımı ve daha da büyük ölçüde geçmişin diğer…
5/10
Yazar: giovanni ricci
Batı Avrupa kültürü içinde Türkler, birkaç yüzyıl boyunca toplumun bütün düzeylerinde başlıca tutku, yazı ve sohbet konularından biri oldu. Eskiden Türkler sözünün bugünkünden daha geniş bir anlamı vardı. Bu söz dar anlamda yalnızca sultanın tebaasını değil, neredeyse bütün Müslümanları kapsıyordu. O kadar ki, çeşitli Avrupa dillerinde Türkleşmek deyimi aslında Müslüman olmak, İslam dinine geçmek…
5/10
Yazar: hakan bulgurlu
“23 Mayıs 2019 tarihinde, Everest’in zirvesine ulaşabilen birkaç bin şanslı insandan biri oldum. Dünyanın en yüksek dağının zirvesinde durmak, doğanın hayranlık uyandıran kuvvetine şahit olmak insana kibrini unutturan bir tecrübe. Everest’e tırmanmak istememin birkaç sebebi vardı: iklim değişikliğinin yıkıcı etkisini göstermek için çevresel konulara odaklanmak, insanlara örnek olmak ve karşıl…
8/10
Yazar: mustafa altıntaş
Elinizdeki kitabın konusunu 15. yüzyıldan 18. yüzyılın sonuna kadar İstanbul aşçı ve tatlıcı esnafının faaliyetleri oluşturuyor. Bunlardan 1501 tarihli İstanbul İhtisab Kanunnamesinde “aşçılar ve başçılar ve büryancılar ve börekçiler fi’l-cümle ta’am bişirüb satanlar” diye bahsedilir. Peki kimdir bu “ta’am bişirüb” satanlar? Kaç kişidirler, İstanbul’un neresinde, ne pişirirler, kaça satarlar? Bu…
5/10
Yazar: boria sax
Kargalar, köyde kentte, her yerde sürüsüne bereket dolaşırlar ama göz ucuyla bile olsa, bakışlarını bizlere nadiren çevirirler. İnsanlarla aralarında hürmetkâr ama mesafeli bir ilişki vardır. Güvercinler, serçeler şehrin sokaklarında, parklarında öylesine vakit geçiriyor gibidirler, aylak aylak yiyecek kırıntıları toplarlar. Buna karşın kargalar arasında sanki daima önemli bir şeyler olmaktadır,…
7/10
Yazar: peter burke
Mağara resmi, ikona, gravür, taş baskı, ahşap oyma, harita, minyatür, fresk, heykel, resim, fotoğraf, dokuma, karikatür, afiş... Hepsinin de tarih araştırmacılarına söyleyecek şeyleri var. Yanlız onlara mı ? Geçmişi anlamak isteyen herkese... Bir imge ile karşılaştığımızda tarih ile karşı karşıya geliriz. Farklı zamanlarda, dünyanın farklı köşelerinde ve kültürlerinde üretilen, çeşitli imgeler iç…

Yazar: ismail hakkı tonguç, engin tonguç
“Mektup şeklindeki yazılar, insanların fikirlerini birbirine bütün çıplaklıklarıyla duyurmalarına en elverişli yazılardır. Diğer yazı şekilleriyle bu amaca kolay kolay ulaşılmaz. Bunun en iyi ve en kuvvetli delili de sizin bana yazdığınız mektuplardaki ifadelerdir. Siz yazılarınızda ne kadar açık konuşuyorsanız ben de size duyurmak istediğim meselelere aynı açık yüreklilikle dokunacağım.” İlkö…
10/10
Yazar: hacı angı
Hayatları birbirinden farklı kılan anıların biricikliği, ortak bir kültüre dayansa bile yaşananların benzersizliğidir. Hele de kâğıda dökülürken kullanılan anlatım diliyle, duyguların düşüncelerin kişiye özel aktarımıyla bu durum daha da belirginleşir. Genç Türkiye Cumhuriyeti için ulusal bir kalkınma ve aydınlanma projesi olarak hayata geçirilen köy enstitüleri hem köy çocukları hem buralardan y…
9/10
Yazar: ibrahim şimşek
Ihlara Vadisi’ne adını veren köyde, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ailesinin dördüncü çocuğu olarak doğar İbrahim Şimşek. Köyünde okul ve öğretmen olmadığı için geç başladığı okulu çok sever. Babasının kararına belki ilk kez itiraz ederek, İvriz Köy Enstitüsü’ne gitmeyi başarır. Öğretim hayatının en büyük kazançlarından biri öğrenmeye ve öğrendiğini aktarmaya yönelik bitmek bilmez hevesini keşfet…
10/10
Yazar: hasan ali yücel
Bakanlığı sırasında dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi ve Köy Enstitülerinin kurulmasıyla anılan hümanist şair, eğitimci, aydın siyaset adamı Hasan Âli Yücel Geçtiğim Günlerden adlı anılarının girişinde “bu küçük kitapta size hayatımın politikaya girinceye kadarki parçasını anlatacağım” diyor. Dedesi Ertuğrul fırkateyninin süvarisi Yarbay Ali Bey; büyükbabası Posta ve Telgraf Nazırı Hasan Âl…
8/10