
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: a.mete tuncoku
Nerede ve ne için savaşacaklarını bilmeden yola çıkan Anzaklar, Çanakkale’deki siperlerinden Mehmetçiği nasıl görüyorlardı acaba? Daha ilk izlenimlerin ardından Anzakların gözünde Mehmetçik genellikle "dürüst ve cesur bir savaşçı" olarak anıldı ve böyle hatırlandı. Bu anının izini süren Mete Tuncoku, önce üç yabancı ülkenin arşivlerinde, savaş zamanındaki yazışmalarla raporlar…


Yazar: mehmet sinan özgen
Arkadaşlar! Geceden beri fasılasız devam eden bombardımanları kulaklarınızla duydunuz ve bu bombardımanlara hedef olan kale ve istihkâmların halini gözlerinizle gördünüz. Şimdi, millet ve vatan, önüne durulmaz bir tehlike ve yine bu andan itibaren büyük bir imtihan karşısındayız. Milletimizin kara veya ak tarihini biz ve bizim toplarımız yazacaktır. Bize doğru yaklaşan bu tehlikede ben de içinizd…
7/10
Yazar: mehmet ali okar
Selanik’te doğup büyüyen, hemşerisi Mustafa Kemal’le aynı sıralarda Harbiye’de okuyan ve ilk görevlerine Balkanlar’da çıkan bir subay… Doğduğu topraklara 1902’de teğmen olarak dönen, Adriya kıyılarından Doğu Rumeli’ye, Sırp sınırından Yunan sınırına Balkanlar’ın her köşesinde çeteci takip eden idealist bir genç… Toplu dilekçe vermek suçlamasıyla Beyaz Kule’de hapis yatan ve sonra İttihad…
9/10
Yazar: gustav von hochwachter
Meşrutiyet’in coşkusuna düşen Trablusgarp Savaşı gölgesi, Balkanlar’da süren milliyetçi yayılma hareketlerinin iştahını kabartıyordu... Trakya’dan Adriya kıyılarına uzanan Osmanlı toprakları, Rusya’nın desteklediği Sırbistan ve Bulgaristan’ın gizli bir antlaşmasıyla paylaşılır. Sonradan Yunanistan’ın da katıldığı bu antlaşmanın hayata geçmesi için beklenen kıvılcım, Karadağ sınırında Ekim 1912’de…
7/10
Yazar: pierre de tchihatchef
1847-1858 yılları arasında Anadolu’yu baştan başa gezen Pierre de Tchihatchef 19. yüzyılın çığır açan jeologlarından biridir. Sekiz ciltlik Asie Mineure (Küçük Asya) adlı dev eseri bu gezinin ürünüdür. İstanbul’a ilk kez 1845 yılında Rus elçiliğinde ataşe olarak gelen Tchihatchef Boğaziçi’ne ayrı bir ilgi gösterir. Bölgeyi geniş bir çerçevede ele alarak Adalar’ı, Bitinya’yı, Trakya ve Kocaeli’yi…
8/10
Yazar: orlin sabev
-Müteferrika İstanbul´un hangi meşhur semtinde yaşıyordu?-İlk matbaanın yeri neresiydi?-Müteferrika´nın satamadığı kitaplara ne oldu?-Bu kitaplar İstanbul´un hangi semtindeki depoda kaldı?-Müteferrika´nın ilk defa gün yüzüne çıkan terekesinde neler var?-Söylenegeldiği gibi dini zümreler matbaanın gelişine karşı çıktılar mı?-Müteferrika´nın kitaplarını en çok kimler satın alıyordu?-Matbaada basıla…
5/10
Yazar: i. hakkı sunata
15 Mayıs günü Yunanlılar İzmir'e asker çıkarmış. Bu, o gün öğlenden sonra dedikodu kabilinden söylenmeye başladı. 16 Mayıs tarihli gazetelerde bunun doğruluğu ortaya çıktı.. Dedikodular sürüp gidiyor: Yunanlıların asker çıkarması üzerine İzmir'de büyük bir ihtilal çıktığı, bizen 600 kadar ölü olduğu ve bu harekete 300 kadar kadının da katıldığı söyleniyor.. İki günden beri Yunanlı…
8/10
Yazar: ismail hakkı sunata
Hukuk eğitiminin henüz ikinci yılında bir genç... Savaşmaktan, siperlerde gün geçirmekten, arkadaşlarının ölümünü seyretmekten çok farklı idealleri var... Önündeki yıllara umutla bakıyor... Ne var ki bir gün, savaş patlıyor, Osmanlı İmparatorluğu cehennemin göbeğinde buluveriyor kendini. Seferberlikle birlikte eli silah tutanların arasında Çanakkale Cephesine doğru yollanıyor genç İsmail Hakkı Su…
8/10
Yazar: ismail hakkı sunata
İstibdat döneminde orta halli bir ailenin çocuğu olarak doğan İsmail, onu bekleyen karmaşık yılları bilirmişçesine, küçük yaşta günlük tutmaya başlamıştı... İstanbulda yangınlar, taşınmalar, mahalle mektebi, hafızlık dersleri arasında geçip giden çocukluğunu çalkantılı yıllar takip edecekti. Lise ve üniversite yıllarında İkinci Meşrutiyetten 31 Mart Vakasına, Trablusgarp Savaşından Balkan Savaşla…
7/10
Yazar: hüseyin fehmi genişol
Birinci Dünya Savaşı başlar başlamaz askere alınan ve tam sekiz yıl sekiz ay askerlik ve esaret hayatı yaşayan bir erin kaleminden tanıklıklar… Hüseyin Fehmi, Telgraf bölüğünde er olarak Çanakkale'den Irak'a kadar, Dünya Savaşı'nın yaşandığı farklı cephelerde bulunur. 1918'de Bağdat'ta İngilizlere esir düşer ve iki buçuk yılı Hindistan'daki Bellary ve Bilbeis esir ka…
7/10
Yazar: taşköprülü mehmet efendi
Taşköprülü Mehmed Efendi, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'na katılmasıyla askere alınan binlerce gençten biri… İstanbul'da talimgâhta başlayan, Irak Cephesi'nde topçu olarak devam eden askerliği Kûtülamare kuşatması sırasında esaretle sonuçlanır. 1914'te seferberliğin ilan edilmesinden 1916'da Burma'daki Rangoon esir kampına gönderilişine kadar ya…


Yazar: ali rıza eti
Harb-i Umûmide Hatırât-ı Askeriyem15 Kânunuevvel Pazartesi.Erkenden çadırın kapısındaki yalvarma ağlama sesleri arasında dışarı çıktım. On bir asker can çekişiyor. Ah bu soğuk, uğursuz soğuk. Elimizden bir şey gelmiyor. Hepsi de hemşeri.Doktor da çıktı, baktı baktı da başını yumruklamaya başladı. Ağlıyor, Ne yapayım oğlum ben de sizin gibiyim. Bu halleri düşünmeyip de bu işe teşebbüs edenler kahr…


Yazar: mustafa ertuğrul
O, dört küçük topu ve kocaman yüreği ile, İngilizler´in dev uçak gemisi Ben My Chree´yi Meis´te sulara gömdü. Bir diğerini savaş dışı bıraktı. İki yüze yakın irili ufaklı tekneyi ve Fransız topçu tabyalarını top ateşi ile yaktı. Akdeniz´de sahillerimize ölüm kusan Fransız savaş gemileri, Paris II ve Alexandra´yı Kemer´de batırdı.Çanakkale´den Kurtuluş Savaşı´na kadar her cephede savaştı.I. Dünya…
10/10
Yazar: charles darwin
Tazı Yolculuğu hiç şüphesiz Charles Darwin’in hayatındaki en şekillendirici ve en etkili olaydı. 1831’de başlayıp 1836’nın sonlarına doğru tamamlanan bu yolculuk onun yumuşak başlı ve amaçsız bir genç adam olmaktan çıkıp doğa tarihi ve jeoloji konusunda bilgi sahibi bir uzman haline gelmesini sağladı. Yolculuk Darwin için eşsiz bir fırsattı ve bilimsel gözlemler yapmasını, hayvan ve bitki türleri…
7/10
Yazar: shelley emling
Kadınların bilimden dışlandığı bir dönemde, genç bir kız evrim hakkındaki tartışmayı bugüne kadar beslemeye devam eden bir keşif yaptı. Mary Anning, 1811’de İngiltere’nin Lyme Regis uçurumlarında fosil avı yaparken Ichthyosaur’un ilk dinozor iskeletini keşfettiğinde sadece on iki yaşındaydı. Mary’nin inanılmaz keşfine kadar, hayvanların soyunun tükenmediğine inanılıyordu. Mary’nin kendine özgü bu…
7/10
Yazar: barış terkoğlu, barış pehlivan
“Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar?” Franz Kafka CHP’li Belediye Başkanları İmamoğlu ve Çerçioğlu için yapılan ahlaksız teklifin arkasında hangi AKP’li Bakan vardı? Pelikancılar AKP içinde hangi operasyonları yaptı ve kimleri fişledi? Yargının arka odalarında hangi ses kayıtları dolaşıyor? Holding patronu cinayetinin üstü hangi yollarl…


Yazar: selim erdoğan
Cepheden Coğrafyaya Adım Adım Sakarya… Milli Mücadele’nin düzenli ordu döneminin başındaki 1921 yılı muharebelerinin (1. ve 2. İnönü Muharebeleri, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ve Sakarya Meydan Muharebesi) tamamı dokuz ay gibi kısa bir sürede, henüz güç terazisi Yunanlar lehine iken gerçekleşmiştir. Aradaki kuvvet farkına rağmen Türk Ordusunun Yunanları durdurabilmesinin, hatta geri püskürt…
10/10
Yazar: françois georgeon
Bir ibadetin de ötesinde oruç “imanın, İslam topraklarında gözlemleyebileceğimiz en önemli kolektif tezahürüdür.” Ünlü Osmanlı tarihçisi François Georgeon bu kitabında 19. ve 20. yüzyıl İstanbul’undaki siyasal reformlar ve kentsel dönüşümler çerçevesinde Ramazan yaşantısındaki değişimi ele alıyor. İstanbul sanılanın aksine 1900’lere kadar Müslümanların çoğunluğu oluşturmadığı çok dinli bir toplu…
7/10
Yazar: bernard moitessier
Seyir defteri o gün, 4 Eylül 1952 tarihini taşıyordu. Demek ki Singapur’dan ayrıldığımızdan beri seksen beş gün geçmişti. “Biz” diye konuşuyorum çünkü iki kişiydik: “Marie–Thérѐse” ve ben. Gerçekte ise artık tek bir varlık sayılmalıydık, tıpkı beden ve o bedenin içinde barınan ruh gibi. Dünyanın gözü pek denizcilerinden biri olan Bernard Moitessier, insana ve doğaya düşman bir dünyanın ahla…
10/10
Yazar: sermet muhtar alus
Sermet Muhtar Alus, yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin, genellikle de 19. yüzyıl sonlarıyla 20. yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır; sık kullandığı tabirle "eski İstanbul"un yazarı. Önce Meşrutiyet, sonra da Cumhuriyet'i sadece birer rejim değişikliği gibi değil, toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okur…
10/10
Yazar: francis marion craford
ABD'li edebiyatçı Francis Marion-Crawford (1854-1909), köşesiyle bucağıyla, sokaktaki insanlarıyla bambaşka bir İstanbul anlatıyor. İnsanların ev ve sokak hayatlarından yeme içme alışkanlıklarına, Kapalıçarşı'daki alışveriş adetlerinden Atpazarı'ndaki hayal kırıklıklarına pek çok şey… Yaşadığı dönemde hak ettiği üne kavuşmuş bir edebiyatçı olan Crawford, göçüp giden kuşaklardan…
7/10
Yazar: curzio malaparte
Türk okuyucularına ilk defa tanıttığımız Curzio Malaparte, bugünkü İtalyan edebiyatının dünya ölçüsünde en çok tanınmış ve sevilmiş yazarlarından biridir. Malaparte bu eserinde insanı şaşırtacak kadar kudretli olan üslubuyla bu harbin sonundaki İtalya'nın hazin macerasını anlatıyor.
7/10
Yazar: marco polo
Tüm anlatı boyunca, gerçek, olağanüstü olanı didik didik ederek elde edilmiş değildir: Kendine bir içerik edinerek gerçeklik halini alan şey, olağanüstüdür. Bu gerçeklik, kaçınılmaz olarak belli bir olağanüstünün ölümü, ama aynı zamanda da bir diğerinin doğumudur. Marco Polodan iki yüzyıl sonra Kuru Ağaçtan, Rahip Jeandan ya da Gog ve Magogdan neredeyse hiç söz edilmeyecektir, ama onun kitabında…
6/10
Yazar: marco polo
Tüm anlatı boyunca, gerçek, olağanüstü olanı didik didik ederek elde edilmiş değildir: Kendine bir içerik edinerek gerçeklik halini alan şey, olağanüstüdür. Bu gerçeklik, kaçınılmaz olarak belli bir olağanüstünün ölümü, ama aynı zamanda da bir diğerinin doğumudur. Marco Polo'dan iki yüzyıl sonra Kuru Ağaç'tan, Rahip Jean'dan ya da Gog ve Magog'dan neredeyse hiç söz edilmeyecek…
6/10