Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: charles bukowski
İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izi…



Yazar: sergei mihailoviç eisenstein
Sinemanın gelmiş geçmiş en büyük ustalarından Sergei Eisensteinmburada okura bir kitap şeklinde sunulan Kısa Film Senaryosumetninin kaynağı, 2. Dünya Savaşı başladığında lkısa filmlerhazırlamanm Sovyet sinemasının karşısına bir görev olarakdikilmesinin sonucudur. Kendi saptamasıyla Sovyet sinemasınınönüne daha önce gelmemiş bulunan bu kısa film repertuarı hazırlamagörevi karşısında Eisenstein, ge…

Yazar: ahmet ümit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi. "Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstan…

Yazar: ahmet ümit
Kabzasında bir haç olan bıçakla öldürülmüş bir adam... Üstelik yanı başında bir Kutsal Kitap açık bırakılmış, satırlardan birinin altı adamın kanıyla çizilmiş ve kitabın kenarına bir azizin adı düşülmüş...Kavimde olaylar böyle başlıyor işte. Komiser Nevzat, yardımcısı Ali ve Zeynep de olayı çözmek için hemen harekete geçiyorlar. Ahmet Ümitin beklenen yeni romanında gizemli olaylar çerçevesinde iş…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Brezilyalı Jose Mauro de Vasconcelos'un, kendi yaşam kesitlerinden yola çıkarak yazdığı Şeker Portakalı'nı Türkiye'de yediden yetmişe herkes severek okuyor. Romanın kahramanı küçük Zeze, çocukların en yakın dostu; büyüklerin de yüreklerine yerleşmiş bir sevgili çocuk. Şeker Portakalı'nın devamı ve ikinci bölümü olan Güneşi Uyandıralım'daki Zeze biraz daha büyümüş, artık o…

Yazar: friedrich nietzsche
Sofu olmanın ne zararı var, / Güzel görünsün bedenciğin de. / Biliriz Tanrı kadını sever, / En azından, kadıncık şirinse. / Kuşkusuz Tanrı hemen affeder, / Dokunmaz garip keşişciğime. / Benimle olmaya hep can atar, /Diğer birçok keşiş gibi hem de.Friedrich Nietzsche

Yazar: friedrich nietzsche
Akıl insanıyla sezgi insanının yan yana bulunduğu çağlar vardır; biri sezgiden ürker, öteki soyutlamalarla alay eder; ikincisinin akılsız olduğu ölçüde birincisi sanatsızdır. Her ikisinin de arzusu hayata hâkim olmaktır. Biri, belli başlı dertlere ihtimam, akıllılık ve düzenlilikle çare olmayı bilirken öteki pek şen kahraman olarak, o dertleri görmeyerek ve yalnızca görünüşe ve güzelliğe yönlendi…

Yazar: friedrich nietzsche
Pek çok ülkeyi ve ulusu/ ve birkaç kıtayı görmüş olan/ bir gezgine,/ tüm insanlığın ortak özellikleri olarak/ ne tür nitelikleri keşfettiği/ sorulduğunda şöyle cevap vermişti: tembelliğe meyillidirler. Friedrich Nietzsche

Yazar: friedrich nietzsche
Düşünür olmak. Her günün en az üçte birini tutkular, insanlar ve kitaplar olmadan geçirmiyorsa, insan nasıl düşünür olabilir? Friedrich Nietzsche

Yazar: friedrich nietzsche
Başka yolu yok:Kendini verme,en yakın için özveride bulunmaduyguları, tüm kendini yadsıma ahlakı,acımasızca sorguya çekilip yargı önüneçıkarılmalı: Bugün, sanatın erkekliğininyok edilmesi için yeterince ayartıcı olantemiz bir vicdan oluşturmaya yönelikestetiği ondan aşağı kalmaz. Şu,kendim için değil, bir başkası içinduygularında çok fazla büyü ve şekervar; bu noktada çifte kuruntulu olupsormaya…

Yazar: friedrich nietzsche
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak: Nefret ederim, avare okurlardan. Her kim ki okuru tanır daha fazlasını yapmaz onun için.Cümle âlem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi neredeyse avamlaşmak ü…

Yazar: edward dmytryk
Sinemada Yönetmenlik ve Sinemada Kurgu adlı kitaplarıyla daha önce tanıştığımız ünlü yönetmen Edward Dmytryk, Sinemacılık Üzerine adlı eserinin üçüncü bölümü olan Sinemada Oyunculukta bu kez de oyunculuk konusuna eğiliyor. Bir yönetmenin oyuncudan neler beklediğini bir bir anlatırken sinama oyuncusu eşi Jean Porter Dmytryk söze karışıp pratik öneriler getiriyor, oyuncuya hazırlanmasını koaylaştır…

Yazar: danusia stok
Unutulmaz Üç Renk üçlemesi dahilinde çektiği Beyaz, Kırmızı ve Mavi filmleriyle, keza Aşk Üzerine Kısa Bir Film ve Öldürme Üzerine Bir Film gibi büyük yankı yapmış çalışmalarıyla sinemaseverlerin gönlünde taht kurmuş olan Kieslowski, Danusia Stokla yaptığı uzun söyleşiler sonucu hazırlanan bu kitapta, çocukluğundan son günlerine kadar Polonyadaki hayatını, halk demokrasisi döneminde ülkesindeki s…

Yazar: danusia stok
Unutulmaz Üç Renk üçlemesi dahilinde çektiği Beyaz, Kırmızı ve Mavi filmleriyle, keza Aşk Üzerine Kısa Bir Film ve Öldürme Üzerine Bir Film gibi büyük yankı yapmış çalışmalarıyla sinemaseverlerin gönlünde taht kurmuş olan Kieslowski, Danusia Stokla yaptığı uzun söyleşiler sonucu hazırlanan bu kitapta, çocukluğundan son günlerine kadar Polonyadaki hayatını, halk demokrasisi döneminde ülkesindeki s…

Yazar: hakan günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip…

Yazar: j. r. r. tolkien, alan lee
Bir İngiliz Edebiyatı Profesörü olan J.R.R. Tolkien bundan yaklaşık yetmiş yıl kadar önce dünyaya bir kitap hediye etti. Bu kitapla birlikte insanlar ilk defa hobbit denen ahaliyle karşılaşıyordu. Cücelerden bile kısa boylu, yemeye, içmeye ve eğlenmeye düşkün, iyi yürekli, mutlu ve kendi küçük köylerinde her tür maceradan uzak yaşayan bir ahaliydi hobbitler. Ta ki büyücü Gandalf onları ziyaret ed…

Yazar: giovanni scognamillo
1895te doğuşundan bu yana sinema, dünyanın her yerinde insanaları büyüleyen, mesaj veren, ağlatan bir sanat, tiyatronun yanında insanlığa ikinci bir ayna oldu. İşte Scognamillo da, sinemanın Türkiyedeki tarihine eğilerek, korunmamış, sahip çıkılmamış, kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarih okurun / seyircinin gözleri önüne seriyor. 1896daki ilk sinema gösterilerinden başlayarak, 1990l…

Yazar: alaeddin şenel
Yazar bu yapıtında, Leslie A. White'ın ''sosyal bilimcinin başını ağrıtan şey, laboratuvarlarının olmaması değil, elinin altındaki tarih ve etnoğrafya laboratuvarlarını nasıl kullanacağını bilmemesidir.'' uyarısını gözönüne alarak, söz konusu laboratuvarın nasıl kullanılacağını öğrenmeye çalışmaktadır.Böyle bir yaklaşımla, ilkel topluluktan uygar topluma geçiş evresinde e…


