
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: özlem akşit kuşcan
Kadın ve erkek dünyanın gece ve gündüz yüzü gibidirler. Kadın bilinmeyenlerle dolu anlaşılmaz karmaşık gece yüzü ile erkek için her zaman merak konusu olmuştur. İnsanı gecenin içinde gizlediği bilinmeyenler ne denli ürkütmüşse kadını keşfetmek, anlamak fikri de kimi erkeği öyle ürkütmüştür. Sanatta, edebiyatta, plastik cerrahide "Kadın" hep erkeğin düşüncelerini yoran başlıca mesele olm…

Yazar: özlem akşit kuşcan
Kadın ve erkek dünyanın gece ve gündüz yüzü gibidirler. Kadın bilinmeyenlerle dolu anlaşılmaz karmaşık gece yüzü ile erkek için her zaman merak konusu olmuştur. İnsanı gecenin içinde gizlediği bilinmeyenler ne denli ürkütmüşse kadını keşfetmek, anlamak fikri de kimi erkeği öyle ürkütmüştür. Sanatta, edebiyatta, plastik cerrahide "Kadın" hep erkeğin düşüncelerini yoran başlıca mesele olm…

Yazar: özlem akşit kuşcan
Kadın ve erkek dünyanın gece ve gündüz yüzü gibidirler. Kadın bilinmeyenlerle dolu anlaşılmaz karmaşık gece yüzü ile erkek için her zaman merak konusu olmuştur. İnsanı gecenin içinde gizlediği bilinmeyenler ne denli ürkütmüşse kadını keşfetmek, anlamak fikri de kimi erkeği öyle ürkütmüştür. Sanatta, edebiyatta, plastik cerrahide "Kadın" hep erkeğin düşüncelerini yoran başlıca mesele olm…

Yazar: özlem akşit kuşcan
Kadın ve erkek dünyanın gece ve gündüz yüzü gibidirler. Kadın bilinmeyenlerle dolu anlaşılmaz karmaşık gece yüzü ile erkek için her zaman merak konusu olmuştur. İnsanı gecenin içinde gizlediği bilinmeyenler ne denli ürkütmüşse kadını keşfetmek, anlamak fikri de kimi erkeği öyle ürkütmüştür. Sanatta, edebiyatta, plastik cerrahide "Kadın" hep erkeğin düşüncelerini yoran başlıca mesele olm…

Yazar: özlem akşit kuşcan
Kadın ve erkek dünyanın gece ve gündüz yüzü gibidirler. Kadın bilinmeyenlerle dolu anlaşılmaz karmaşık gece yüzü ile erkek için her zaman merak konusu olmuştur. İnsanı gecenin içinde gizlediği bilinmeyenler ne denli ürkütmüşse kadını keşfetmek, anlamak fikri de kimi erkeği öyle ürkütmüştür. Sanatta, edebiyatta, plastik cerrahide "Kadın" hep erkeğin düşüncelerini yoran başlıca mesele olm…

Yazar: özlem akşit kuşcan
Kadın ve erkek dünyanın gece ve gündüz yüzü gibidirler. Kadın bilinmeyenlerle dolu anlaşılmaz karmaşık gece yüzü ile erkek için her zaman merak konusu olmuştur. İnsanı gecenin içinde gizlediği bilinmeyenler ne denli ürkütmüşse kadını keşfetmek, anlamak fikri de kimi erkeği öyle ürkütmüştür. Sanatta, edebiyatta, plastik cerrahide "Kadın" hep erkeğin düşüncelerini yoran başlıca mesele olm…

Yazar: pierre bourdieu
Erkek veya kadın olarak, kavramaya çalıştığımız nesnenin içinde yer alarak, eril düzenin tarihsel yapılarını algılama ve değerlendirmenin bilinçsiz şemaları biçiminde bünyemize katmış durumdayız; bu nedenle de, eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz. Bu döngüden kurtulmayı umut edebilmemizin tek koşulu, bilimsel nesnelleştirme…
9/10Piere Bourdieu çok önemli bir düşünür sosyolog. bizim bölüm açısından çok önemli bir yere sahip. eril tahakküm de isminden anlaşılabileceği gibi erkek egemenliğe dayalı baskıyla ilgili düşüncelerini toparladığı bir kitap. herkese hitap edemeyecek kadar keskin ve ağdalı bir dili var. yeni başlamama r

Yazar: pierre bourdieu
Erkek veya kadın olarak, kavramaya çalıştığımız nesnenin içinde yer alarak, eril düzenin tarihsel yapılarını algılama ve değerlendirmenin bilinçsiz şemaları biçiminde bünyemize katmış durumdayız; bu nedenle de, eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz. Bu döngüden kurtulmayı umut edebilmemizin tek koşulu, bilimsel nesnelleştirme…

Yazar: pierre bourdieu
Erkek veya kadın olarak, kavramaya çalıştığımız nesnenin içinde yer alarak, eril düzenin tarihsel yapılarını algılama ve değerlendirmenin bilinçsiz şemaları biçiminde bünyemize katmış durumdayız; bu nedenle de, eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz. Bu döngüden kurtulmayı umut edebilmemizin tek koşulu, bilimsel nesnelleştirme…

Yazar: pierre bourdieu
Erkek veya kadın olarak, kavramaya çalıştığımız nesnenin içinde yer alarak, eril düzenin tarihsel yapılarını algılama ve değerlendirmenin bilinçsiz şemaları biçiminde bünyemize katmış durumdayız; bu nedenle de, eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz. Bu döngüden kurtulmayı umut edebilmemizin tek koşulu, bilimsel nesnelleştirme…

Yazar: pierre bourdieu
Erkek veya kadın olarak, kavramaya çalıştığımız nesnenin içinde yer alarak, eril düzenin tarihsel yapılarını algılama ve değerlendirmenin bilinçsiz şemaları biçiminde bünyemize katmış durumdayız; bu nedenle de, eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz. Bu döngüden kurtulmayı umut edebilmemizin tek koşulu, bilimsel nesnelleştirme…

Yazar: pierre bourdieu
Erkek veya kadın olarak, kavramaya çalıştığımız nesnenin içinde yer alarak, eril düzenin tarihsel yapılarını algılama ve değerlendirmenin bilinçsiz şemaları biçiminde bünyemize katmış durumdayız; bu nedenle de, eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz. Bu döngüden kurtulmayı umut edebilmemizin tek koşulu, bilimsel nesnelleştirme…

Yazar: pierre bourdieu
Erkek veya kadın olarak, kavramaya çalıştığımız nesnenin içinde yer alarak, eril düzenin tarihsel yapılarını algılama ve değerlendirmenin bilinçsiz şemaları biçiminde bünyemize katmış durumdayız; bu nedenle de, eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz. Bu döngüden kurtulmayı umut edebilmemizin tek koşulu, bilimsel nesnelleştirme…

Yazar: pierre bourdieu
Erkek veya kadın olarak, kavramaya çalıştığımız nesnenin içinde yer alarak, eril düzenin tarihsel yapılarını algılama ve değerlendirmenin bilinçsiz şemaları biçiminde bünyemize katmış durumdayız; bu nedenle de, eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz. Bu döngüden kurtulmayı umut edebilmemizin tek koşulu, bilimsel nesnelleştirme…

Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…

Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…
10/10
Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…

Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…

Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…

Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…

Yazar: jane austen
Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama ilk izlenimi tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan gurur ile Elizabethin ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği önyargı, Darcyy…