
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jaume cabre
Adria'nın derin bir suçluluk duygusuyla yaşadığı ömrü zihninin parça parça ölümüyle son bulurken, uzun zaman önce yitirdiği sevgilisine yazmaya başladığı mektup, bir günah çıkarmaya dönüşür ve bu kişisel itirafı Avrupa uygarlığının bir itirafına doğru yol alır. Roman boyu karşımıza çıkan nesneler, eserler, Avrupa'da yaratılmış bütün güzellikler ile bütün bu güzelliklerin üzerine düşen k…

Yazar: jaume cabre
Adria'nın derin bir suçluluk duygusuyla yaşadığı ömrü zihninin parça parça ölümüyle son bulurken, uzun zaman önce yitirdiği sevgilisine yazmaya başladığı mektup, bir günah çıkarmaya dönüşür ve bu kişisel itirafı Avrupa uygarlığının bir itirafına doğru yol alır. Roman boyu karşımıza çıkan nesneler, eserler, Avrupa'da yaratılmış bütün güzellikler ile bütün bu güzelliklerin üzerine düşen k…

Yazar: aslı tohumcu
İstanbul’da ya da Erzurum’da, Hatay’da ya da Muğla’da, belediye otobüslerinde balık istifi yolculuk eden insanlar. Otobüsün arkasında, en beyefendi haliyle dikilen orta yaşlı bir adam. Sıradan bir emekli. İşine giden bir kadın. Dudakları sürekli kıpırdayan bir altıncı sınıf öğrencisi. Bir şemsiye satıcısı. Eli kolu sürekli oynayan, yakası paçası dağılmış bir adam. İçlerinden biri çocuğunu öldürmü…


Yazar: eduardo galeano
Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz gereken bir gerçek var: bu kitap alıştığınız kitaplara hiç benzemez. İster öykü, ister deneme, ister anlatı, türü ne olursa olsun, Galeano anlattıkları kadar anlatma biçimini de önemseyen, muhalif bir edebiyatçı. "İnsanların, özellikle de Latin Amerika halkının mustarip olduğu unutkanlıkla savaşmak için" yazdı…

Yazar: aslı tohumcu
İstanbul’da ya da Erzurum’da, Hatay’da ya da Muğla’da, belediye otobüslerinde balık istifi yolculuk eden insanlar. Otobüsün arkasında, en beyefendi haliyle dikilen orta yaşlı bir adam. Sıradan bir emekli. İşine giden bir kadın. Dudakları sürekli kıpırdayan bir altıncı sınıf öğrencisi. Bir şemsiye satıcısı. Eli kolu sürekli oynayan, yakası paçası dağılmış bir adam. İçlerinden biri çocuğunu öldürmü…

Yazar: aslı tohumcu
İstanbul’da ya da Erzurum’da, Hatay’da ya da Muğla’da, belediye otobüslerinde balık istifi yolculuk eden insanlar. Otobüsün arkasında, en beyefendi haliyle dikilen orta yaşlı bir adam. Sıradan bir emekli. İşine giden bir kadın. Dudakları sürekli kıpırdayan bir altıncı sınıf öğrencisi. Bir şemsiye satıcısı. Eli kolu sürekli oynayan, yakası paçası dağılmış bir adam. İçlerinden biri çocuğunu öldürmü…

Yazar: aslı tohumcu
İstanbul’da ya da Erzurum’da, Hatay’da ya da Muğla’da, belediye otobüslerinde balık istifi yolculuk eden insanlar. Otobüsün arkasında, en beyefendi haliyle dikilen orta yaşlı bir adam. Sıradan bir emekli. İşine giden bir kadın. Dudakları sürekli kıpırdayan bir altıncı sınıf öğrencisi. Bir şemsiye satıcısı. Eli kolu sürekli oynayan, yakası paçası dağılmış bir adam. İçlerinden biri çocuğunu öldürmü…

Yazar: eduardo galeano
Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz gereken bir gerçek var: bu kitap alıştığınız kitaplara hiç benzemez. İster öykü, ister deneme, ister anlatı, türü ne olursa olsun, Galeano anlattıkları kadar anlatma biçimini de önemseyen, muhalif bir edebiyatçı. "İnsanların, özellikle de Latin Amerika halkının mustarip olduğu unutkanlıkla savaşmak için" yazdı…

Yazar: eduardo galeano
Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz gereken bir gerçek var: bu kitap alıştığınız kitaplara hiç benzemez. İster öykü, ister deneme, ister anlatı, türü ne olursa olsun, Galeano anlattıkları kadar anlatma biçimini de önemseyen, muhalif bir edebiyatçı. "İnsanların, özellikle de Latin Amerika halkının mustarip olduğu unutkanlıkla savaşmak için" yazdı…

Yazar: eduardo galeano
Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz gereken bir gerçek var: bu kitap alıştığınız kitaplara hiç benzemez. İster öykü, ister deneme, ister anlatı, türü ne olursa olsun, Galeano anlattıkları kadar anlatma biçimini de önemseyen, muhalif bir edebiyatçı. "İnsanların, özellikle de Latin Amerika halkının mustarip olduğu unutkanlıkla savaşmak için" yazdı…

Yazar: eduardo galeano
Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz gereken bir gerçek var: bu kitap alıştığınız kitaplara hiç benzemez. İster öykü, ister deneme, ister anlatı, türü ne olursa olsun, Galeano anlattıkları kadar anlatma biçimini de önemseyen, muhalif bir edebiyatçı. "İnsanların, özellikle de Latin Amerika halkının mustarip olduğu unutkanlıkla savaşmak için" yazdı…

Yazar: didem madak
Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metiste. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madakın Grapon Kâğıtları ve Ahlar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...
10/10
Yazar: didem madak
Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metiste. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madakın Grapon Kâğıtları ve Ahlar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...

Yazar: didem madak
Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metiste. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madakın Grapon Kâğıtları ve Ahlar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...

Yazar: eduardo galeano
Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz gereken bir gerçek var: bu kitap alıştığınız kitaplara hiç benzemez. İster öykü, ister deneme, ister anlatı, türü ne olursa olsun, Galeano anlattıkları kadar anlatma biçimini de önemseyen, muhalif bir edebiyatçı. "İnsanların, özellikle de Latin Amerika halkının mustarip olduğu unutkanlıkla savaşmak için" yazdı…

Yazar: didem madak
Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metiste. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madakın Grapon Kâğıtları ve Ahlar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...

Yazar: didem madak
Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metiste. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madakın Grapon Kâğıtları ve Ahlar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...

Yazar: didem madak
Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metiste. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madakın Grapon Kâğıtları ve Ahlar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...

Yazar: ursula k. le guin
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı. Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı v…
10/10Kitap aslında ideal bir toplum yapısını anlatmıyor fikrimce. İnsan denen varlığın bulunduğu her toplumsal düzende "ideal" diye bir şeyin olamayacağını distopya kurgusu biçiminde ortaya koyuyor. İnsanın "ego"sunun belki akla en yatkın gelen bir toplumsal işleyişte de kendini yücelttiğini, üstün görd

Yazar: ursula k. le guin
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı. Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı v…

Yazar: ursula k. le guin
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı. Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı v…

Yazar: ursula k. le guin
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı. Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı v…
