
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: derleme
Son yıllarda pek çoğu Türkçeye de kazandırılan milliyetçilik konulu temel kitaplar, toplumsal cinsiyet körlüğü ile malûller. Milliyetçiliği anlayabilmek için toplumsal cinsiyet ilişkilerine bakmak şart. Aynı şekilde kadınlık ve erkeklikleri anlayabilmek için milliyetçiliği incelemek gerekli. Türk modernleşmesi içerisinde kadınlara biçilen rollerden, vatanın ana, devletin baba olmasına, milita…

Yazar: mario levi
Mario Levinin 1990 yılı Haldun Taner Öykü Ödülünü kazanan Bir Şehre Gidememek adlı öyküsünü içeren ve aynı adı taşıyan kitabı yeniden kitapçı raflarında yerini alıyor. Kitapta üç öykü ve onları birleştiren dördüncü öykü olarak nitelendirilebilecek anlatıcı ağzından bir metin yer alıyor. Levinin geçmişe yakın durduğu öyküler anlatıcının belleğinde ve kalbinde yer eden insanları anlatıyor: Gracinda…

Yazar: mario levi
Mario Levinin 1990 yılı Haldun Taner Öykü Ödülünü kazanan Bir Şehre Gidememek adlı öyküsünü içeren ve aynı adı taşıyan kitabı yeniden kitapçı raflarında yerini alıyor. Kitapta üç öykü ve onları birleştiren dördüncü öykü olarak nitelendirilebilecek anlatıcı ağzından bir metin yer alıyor. Levinin geçmişe yakın durduğu öyküler anlatıcının belleğinde ve kalbinde yer eden insanları anlatıyor: Gracinda…

Yazar: simone de beauvoir
Dişilik görevi kadını tanımlamaya yetmiyorsa, onu şu beylik ölümsüz kadınsı yanla açıklamak istemiyorsak; bununla birlikte, geçici de olsa, yeryüzünde kadınların bulunduğunu kabul ediyorsak, kendimize şu soruyu sormak zorundayız demektir: kadın nedir? Sorunun dile getirilmesi bile, bana, bulunacak ilk karşılık konusunda birtakım ipuçları veriyor. Böyle bir soru sormam yeterince anlamlı. Erkekleri…

Yazar: simone de beauvoir
Dişilik görevi kadını tanımlamaya yetmiyorsa, onu şu beylik ölümsüz kadınsı yanla açıklamak istemiyorsak; bununla birlikte, geçici de olsa, yeryüzünde kadınların bulunduğunu kabul ediyorsak, kendimize şu soruyu sormak zorundayız demektir: kadın nedir? Sorunun dile getirilmesi bile, bana, bulunacak ilk karşılık konusunda birtakım ipuçları veriyor. Böyle bir soru sormam yeterince anlamlı. Erkekleri…

Yazar: pelin özer, serpil sancar
Türkiye'de 1980'lerin başından bu yana kadın çalışmalarının akademik alanda görünür hale gelmesinin üstünden otuz yıl geçti. Bu sürenin, yeterince uzun ya da yerleşik bir akademik gelenek oluşturmak için çok kısa olduğu söylenebilir. Yine de bugünden geçmişe baktığımızda akademik alanda gelişen kadın çalışmalarının kaç arpa boyu yol aldığını düşünmek, yapılanları veya yapılamayanları so…


Yazar: pelin özer, serpil sancar
Türkiye'de 1980'lerin başından bu yana kadın çalışmalarının akademik alanda görünür hale gelmesinin üstünden otuz yıl geçti. Bu sürenin, yeterince uzun ya da yerleşik bir akademik gelenek oluşturmak için çok kısa olduğu söylenebilir. Yine de bugünden geçmişe baktığımızda akademik alanda gelişen kadın çalışmalarının kaç arpa boyu yol aldığını düşünmek, yapılanları veya yapılamayanları so…

Yazar: sema kaygusuz
Gözüm! Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni, halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle. Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni? Kendinden verdiği bu göz, bakışın, algının, ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer, ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın-uzak ayarı yapsan, bil ki bir…

Yazar: emily dickinson
Yüreğim! Unutacağız onu! Sen ve ben bu gece! Sen verdiği sıcaklığı unut Işığı unutacağım ben de! Başarınca söyle n'olur Söyle ki hemen başlayayım! Çabuk! Yoksa sen oyalanırken Ben onu hatırlayacağım! ------ 'İngiliz dilinde yazan kadın şairlerin en büyüğü Dickinson'un bizi götürdüğü dünya parmak uçlarımızda yürümeği gerektirir. ...heyecanlanarak ve ürkerek, önümüzde bel…
7/10Kadınların yazması kayıt tutması kendini tarihin bir öznesi haline getirmesi konusunda bilinçli bir taraflılığa sahip olduğumu belirtmem gerekir. en kötüsü bile olsa bir kadının özellikle böyle bir eril dünyada kadının yazması, sesini duyurması, duygularını ifade etmesi gerektiğini, var olduğunu gös

Yazar: sema kaygusuz
Gözüm! Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni, halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle. Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni? Kendinden verdiği bu göz, bakışın, algının, ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer, ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın-uzak ayarı yapsan, bil ki bir…

Yazar: emily dickinson
Yüreğim! Unutacağız onu! Sen ve ben bu gece! Sen verdiği sıcaklığı unut Işığı unutacağım ben de! Başarınca söyle n'olur Söyle ki hemen başlayayım! Çabuk! Yoksa sen oyalanırken Ben onu hatırlayacağım! ------ 'İngiliz dilinde yazan kadın şairlerin en büyüğü Dickinson'un bizi götürdüğü dünya parmak uçlarımızda yürümeği gerektirir. ...heyecanlanarak ve ürkerek, önümüzde bel…

Yazar: sema kaygusuz
Gözüm! Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni, halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle. Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni? Kendinden verdiği bu göz, bakışın, algının, ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer, ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın-uzak ayarı yapsan, bil ki bir…

Yazar: sema kaygusuz
Gözüm! Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni, halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle. Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni? Kendinden verdiği bu göz, bakışın, algının, ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer, ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın-uzak ayarı yapsan, bil ki bir…

Yazar: sema kaygusuz
Gözüm! Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni, halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle. Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni? Kendinden verdiği bu göz, bakışın, algının, ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer, ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın-uzak ayarı yapsan, bil ki bir…

Yazar: pelin özer, serpil sancar
Türkiye'de 1980'lerin başından bu yana kadın çalışmalarının akademik alanda görünür hale gelmesinin üstünden otuz yıl geçti. Bu sürenin, yeterince uzun ya da yerleşik bir akademik gelenek oluşturmak için çok kısa olduğu söylenebilir. Yine de bugünden geçmişe baktığımızda akademik alanda gelişen kadın çalışmalarının kaç arpa boyu yol aldığını düşünmek, yapılanları veya yapılamayanları so…

Yazar: emily dickinson
Yüreğim! Unutacağız onu! Sen ve ben bu gece! Sen verdiği sıcaklığı unut Işığı unutacağım ben de! Başarınca söyle n'olur Söyle ki hemen başlayayım! Çabuk! Yoksa sen oyalanırken Ben onu hatırlayacağım! ------ 'İngiliz dilinde yazan kadın şairlerin en büyüğü Dickinson'un bizi götürdüğü dünya parmak uçlarımızda yürümeği gerektirir. ...heyecanlanarak ve ürkerek, önümüzde bel…

Yazar: emily dickinson
Yüreğim! Unutacağız onu! Sen ve ben bu gece! Sen verdiği sıcaklığı unut Işığı unutacağım ben de! Başarınca söyle n'olur Söyle ki hemen başlayayım! Çabuk! Yoksa sen oyalanırken Ben onu hatırlayacağım! ------ 'İngiliz dilinde yazan kadın şairlerin en büyüğü Dickinson'un bizi götürdüğü dünya parmak uçlarımızda yürümeği gerektirir. ...heyecanlanarak ve ürkerek, önümüzde bel…

Yazar: emily dickinson
Yüreğim! Unutacağız onu! Sen ve ben bu gece! Sen verdiği sıcaklığı unut Işığı unutacağım ben de! Başarınca söyle n'olur Söyle ki hemen başlayayım! Çabuk! Yoksa sen oyalanırken Ben onu hatırlayacağım! ------ 'İngiliz dilinde yazan kadın şairlerin en büyüğü Dickinson'un bizi götürdüğü dünya parmak uçlarımızda yürümeği gerektirir. ...heyecanlanarak ve ürkerek, önümüzde bel…

Yazar: emily dickinson
Yüreğim! Unutacağız onu! Sen ve ben bu gece! Sen verdiği sıcaklığı unut Işığı unutacağım ben de! Başarınca söyle n'olur Söyle ki hemen başlayayım! Çabuk! Yoksa sen oyalanırken Ben onu hatırlayacağım! ------ 'İngiliz dilinde yazan kadın şairlerin en büyüğü Dickinson'un bizi götürdüğü dünya parmak uçlarımızda yürümeği gerektirir. ...heyecanlanarak ve ürkerek, önümüzde bel…

Yazar: fatmagül berktay
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması, her üç tektanrılı dinin ortak özelliği. Bu ortak özellik, tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile, ilginç olan, bugünkü ifadelerinde d…

Yazar: fatmagül berktay
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması, her üç tektanrılı dinin ortak özelliği. Bu ortak özellik, tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile, ilginç olan, bugünkü ifadelerinde d…
8/10Din toplulukların en hassas olduğu bir nokta. eleştirel bakamadıkları, çok yoğun bir inanç sistemi. bir düzen ve anlam yaratma sistemi.Fatmagül Berktay'da kadının konumunu ikincilleştiren Ataerkil sistemin kökenini ve çoktanrılı dinlerden tektanrılı dinlere geçiş sürecinde kadın ve erkek kimliklerin

Yazar: fatmagül berktay
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması, her üç tektanrılı dinin ortak özelliği. Bu ortak özellik, tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile, ilginç olan, bugünkü ifadelerinde d…

Yazar: patti smith
“Oğlan büyüdü, baba öldü, kız benden uzun, kötü bir rü-yadan dolayı ağlıyor. Lütfen sonsuza dek kalın, diyorum tanıdığım şeylere. Gitmeyin. Büyümeyin.” Çoluk Çocuk ile bizi fena halde hazırlıksız yakalayan Patti Smith, “hayatımın yol haritası” olarak tanımladığı M Treni’nde zihninin derinliklerine doğru bir tren yolculuğuna çıkıyor. Patti Smith anılarını, hayal dünyasını, bir bardak koyu ka…

Yazar: patti smith
“Oğlan büyüdü, baba öldü, kız benden uzun, kötü bir rü-yadan dolayı ağlıyor. Lütfen sonsuza dek kalın, diyorum tanıdığım şeylere. Gitmeyin. Büyümeyin.” Çoluk Çocuk ile bizi fena halde hazırlıksız yakalayan Patti Smith, “hayatımın yol haritası” olarak tanımladığı M Treni’nde zihninin derinliklerine doğru bir tren yolculuğuna çıkıyor. Patti Smith anılarını, hayal dünyasını, bir bardak koyu ka…
8/10