
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: romain gary
Annemden gelen mektuplar giderek kısalıyordu. Kurşunkalemle yazılmış ve ayaküstü karalanmış şeylerdi bunlar. Çok da hüzünlüydüler. "Sevgili küçüğüm," diyordu son mektubunda, "yalvarırım beni düşünme, benim için üzülme. Korkusuz bir adam ol. Bana ihtiyacın olmadığını artık bilmelisin. Artık çocuk değilsin, bir erkeksin. Başkalarının yardımı olmadan da ayakta durabilirsin. Sevgili kü…
9/10
Yazar: romain gary
Annemden gelen mektuplar giderek kısalıyordu. Kurşunkalemle yazılmış ve ayaküstü karalanmış şeylerdi bunlar. Çok da hüzünlüydüler. "Sevgili küçüğüm," diyordu son mektubunda, "yalvarırım beni düşünme, benim için üzülme. Korkusuz bir adam ol. Bana ihtiyacın olmadığını artık bilmelisin. Artık çocuk değilsin, bir erkeksin. Başkalarının yardımı olmadan da ayakta durabilirsin. Sevgili kü…

Yazar: romain gary
Annemden gelen mektuplar giderek kısalıyordu. Kurşunkalemle yazılmış ve ayaküstü karalanmış şeylerdi bunlar. Çok da hüzünlüydüler. "Sevgili küçüğüm," diyordu son mektubunda, "yalvarırım beni düşünme, benim için üzülme. Korkusuz bir adam ol. Bana ihtiyacın olmadığını artık bilmelisin. Artık çocuk değilsin, bir erkeksin. Başkalarının yardımı olmadan da ayakta durabilirsin. Sevgili kü…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…
10/10
Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: michel tournier
Günümüz Fransız edebiyatının en büyük yaratıcılarından olan Michel Tournierin başyapıtını sunuyoruz bu kez. Tournier yaşadığımız hayata anlam verebilmek için hikâyelere ihtiyacımız olduğunu düşünen ve kolektiflik kazanmış hikâyeler denebilecek mitosları da ciddiye alan bir yazar. Temel kaygısı Batı kültürünün temel mitoslarını dönüştürecek bambaşka anlamlandırma ve yaşama imkânlarına işaret etmek…
8/10
Yazar: michel tournier
Günümüz Fransız edebiyatının en büyük yaratıcılarından olan Michel Tournierin başyapıtını sunuyoruz bu kez. Tournier yaşadığımız hayata anlam verebilmek için hikâyelere ihtiyacımız olduğunu düşünen ve kolektiflik kazanmış hikâyeler denebilecek mitosları da ciddiye alan bir yazar. Temel kaygısı Batı kültürünün temel mitoslarını dönüştürecek bambaşka anlamlandırma ve yaşama imkânlarına işaret etmek…

Yazar: lawrence durrell
Clea, ünlü İngiliz romancısı Lawrence Durrell'in dört kitaptan oluşan İskenderiye Dörtlüsü'nün dördüncü ve son romanı. Daha önce yayımladığımız Justine (1957), Balthazar (1958), Mountolive adlı ilk üç kitapta anlatılan olaylar ve yaratılan kişiler, ancak dördüncü roman Clea (1960) ile bir bütünlük kazanıyor. Diyelim ki Balthazar'da romanın kişilerinden biri olan Pursewarden intihar…



Yazar: lawrence durrell
Clea, ünlü İngiliz romancısı Lawrence Durrell'in dört kitaptan oluşan İskenderiye Dörtlüsü'nün dördüncü ve son romanı. Daha önce yayımladığımız Justine (1957), Balthazar (1958), Mountolive adlı ilk üç kitapta anlatılan olaylar ve yaratılan kişiler, ancak dördüncü roman Clea (1960) ile bir bütünlük kazanıyor. Diyelim ki Balthazar'da romanın kişilerinden biri olan Pursewarden intihar…

Yazar: lawrence durrell
...Mountolive, 20. yüzyılın en büyük romancılarından biri olan Lawrence Durrell'in, dört romandan oluşan İskenderiye Dörtlüsünün üçüncü kitabı. (Ötekiler: Justine, Balthazar ve Clea) Bu dörtlü, roman zamanı bakımından süreç olarak birbirinin devamı değildirler. Aynı olay ve kişileri aynı zaman diliminde, dört ayrı bakış açısından anlatırlar. Böylece, yazar, bakış açıları değişince olayların…

Yazar: lawrence durrell
Balthazar, Lawrence Durrell'in İskenderiye Dörtlüsü'nün ikinci kitabı. Bilindiği gibi İskenderiye Dörtlüsü, 1960'lı yıllarda İngiliz romancılığında büyük yankılar uyandırmış, kısa sürede dünya dillerine çevrilmişti. Durrell'in bu dörtlüde anlattığı sevgi ilişkileri, yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak kalmaz. Durrell, her türlü cinsel ilişkiyi büyük bir soğukkanlılıkla ele alı…

Yazar: lawrence durrell
... Önce yadırganan, ama büyük bir ilgiyle karşılanan, dünyanın dört bir yanında okunup tartışılan bu ünlü dörtlünün amacını, Lawrence Durrell, çağdaş sevginin irdelenmesi olarak açıklar. Yazar, sevgi ilişkilerini yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak almaz. Dörtlünün ilki olan Justine'de, Sade'ın sevişmenin hiçbir türlüsünü suç saymayan görüşünü de benimser. Çağdaş İngiliz romanına yepye…

Yazar: dino buzzati
Tatar Çölü, 2. Dünya Savaşı sonrasında parlayan modern İtalyan edebiyatının ilk ve en usta ürünlerinden biri, çağdaş dünya edebiyatında da önemli yer edinmiş bir eser. Genç ve hevesli bir teğmenin, ilk görev yerini çevreleyen uçsuz bucaksız çölle savaşı. Çöl, hem teğmenin muhtaç olduğu düşmanı ondan esirger hem bizzat düşmanın yerini tutar, hem de gizemli, tarifsiz varlığıyla genç teğmeni cezbede…


Yazar: dino buzzati
Tatar Çölü, 2. Dünya Savaşı sonrasında parlayan modern İtalyan edebiyatının ilk ve en usta ürünlerinden biri, çağdaş dünya edebiyatında da önemli yer edinmiş bir eser. Genç ve hevesli bir teğmenin, ilk görev yerini çevreleyen uçsuz bucaksız çölle savaşı. Çöl, hem teğmenin muhtaç olduğu düşmanı ondan esirger hem bizzat düşmanın yerini tutar, hem de gizemli, tarifsiz varlığıyla genç teğmeni cezbede…

Yazar: murat uyurkulak
Yazarın ağzından; -''Tol'' ne demek? -Kürtçe intikam. İki nedeni var bu kelimeyi kullanmamın. Kelimeyi çok sevdim, çünkü intikam biraz daha alışılmış, biraz daha gevşek bir kelime gibi. Tol biraz çekiç gibi. Bir de Kürtçe olması. Bu ülkedeki en büyük “kenardakiler”in dili. Ülkenin yüzde 90’ı yoksul, onlar zaten kenarda, kadınlar, eşcinseller... Ben Kürt değilim ama bir m…
7/10
Yazar: murat uyurkulak
Yazarın ağzından; -''Tol'' ne demek? -Kürtçe intikam. İki nedeni var bu kelimeyi kullanmamın. Kelimeyi çok sevdim, çünkü intikam biraz daha alışılmış, biraz daha gevşek bir kelime gibi. Tol biraz çekiç gibi. Bir de Kürtçe olması. Bu ülkedeki en büyük “kenardakiler”in dili. Ülkenin yüzde 90’ı yoksul, onlar zaten kenarda, kadınlar, eşcinseller... Ben Kürt değilim ama bir m…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…
8/10
Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…



