
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mehmed niyazi
Mehmed Niyazi edebiyat - roman Savaşla ilgili romanlar ya stratejik bir yerdeki direnişi, yahut da bir askerin yaşadıklarını anlatarak savaşın tamamı hakkında fikir verirler, daha çok da cephe gerisindeki acıları dile getirirler. Mehmed Niyazi; bir yerin veya bir kişinin değil, Çanakkale Savaşı nın romanını yazmıştır. Roman ilk atılan mermiyle başlıyor, bütün cephelerinde sonuna kadar devam ediyo…

Yazar: doğan cüceloğlu
Kimi kişi yaşamındaki her olumsuz olayda kendini suçlar, kimi başkalarını. Çevrenizdeki insanları gözleyin: kimi saldırgan, kimi pısırık, kimi yobazdır. Bazılarının sigara ve içki düşkünlüğü vardır, diğerlerinin kızgınlık, karamsarlık ya da kıskanma gibi olumsuz duygulara tutkusu. Sağlıklı dengeli ve mutlu kişi, evliliğinde, işinde, yaşamının her yönünde sağlıksız, dengesiz ve mutsuz kişiden fark…

Yazar: ismet özel
Amaçları bulanık olanlar kuşku yok ki araçların dolambaçlarında takılıp kalacaklardır. Balık için ördükleri ağa ayakları dolaşacak, tavşan için ördükleri tuzağa belki ellerini kaptıracaklardır.

Yazar: dücane cündioğlu
Bu eser de ilk kitap gibi yine Kuranı anlama sorununu merkeze almakta, bir metni anlamanın koşullarını, metnin yapısından hareketle tesbit edilebileceğini soruştur-maktadır.Kuranı anlama ve yorumlama çabalarında hâl-i hazırda bir başıboşluğun sürdüğü gerçeği birçok otorite tarafından kabul edilmesine rağmen bu kaostan nasıl çıkılabileceği konusunda -kısmî teşebbüsler dışında- henüz herhangi bir s…

Yazar: necip taylan
Düşünen insanlık için en büyük gayelerden biri, hakikate ulaşmaktır. Fakat bunun için insana rehber olabilecek bir alet, bir vasıta var mıdır?Bu vasıta mantık olabilir mi?İşte tarihi hüvviyete sahip münakaşa, bu soru ile başlamıştır. Eğer mantık insanı hatadan koruyan ve hakikate ulaşabilecek olan bir vasıta, bir alet ise bu, her şeyden önce öğrenilmesi gereken bir ilim olmalıdır. Tabiatta ort…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: süleyman çobanoğlu
Bir mumun aydınlattığı mutmain bir çehreyle usul usul yazmak demek olan bilgelik, felaket ertelerinde tabutlar geçip gittikten sonra höykürmemektir, saadetlerin aydınlattığı günler ve gecelerde vakarını kaybetmemektir. Bacaları tüter amma ocakta tutuşan gayrının hakkı değildir. Yetim toruna şefik, fesat nefse şedid olurlar. Atlar içinde üç sekili olanları, onlar içinde doruları, onlar içinde de a…

Yazar: nuri pakdil
Arıyorsunuz! Neyi? Kimliğinizi mi? Herkes mi yitirdi dediniz kimliğini? Bulacağım! Bulursunuz ya! Çok vahim mi durum? Demek, dünyada da! Nasıl? Eziyor karasiyasa. Sömürgeleşen yeryüzü mü, dediniz? Manevi içeriği alındığından böyle? Kuşkusuz, ortada o da; maddi sömürü; uluslararası örgüt! Sürekli mi? Sanatın, edebiyatın işlevi, tüm sömürülere karşı durmak. Savaşım için yoğun direnç gerekiyor mu, d…

Yazar: dücane cündioğlu
Hakikat ve Hurafe herkese hitab etmiyor; bilakis, herkesin dışında kalabilmeyi başarmış küçük ve seçkin bir azınlığı; yani hakikat ile hurafe arasındaki ve bağlacını kaldırabilme gözüpekliğini gösterebilenleri kendisine muhatab alıyor; zira ancak ehl-i kıllet, esas itibariyle her hakikatin bir hurafe, her hurafenin bir hakikat olabileceğini lâyıkı vechile takdir edebilir ve sadece onlar hurafele…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Tanpınarın bu çok tanınmış romanı bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının huzursuzluklarını dile getirmektedir. Huzurun kahramanlarından Mümtaz roman boyunca kendisini huzura kavuşturacak bir iç nizamı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler içiçe verilir. Ancak bütün bunla…

Yazar: ferit edgü
Konuşan hayvanların, susan insanların, sesli ve sessiz çığlıkların öykülerini okuyacaksınız bu kitapta. Sonsuz sayıda gerçekçilik yönteminin olduğuna inanan yazar, bu öykülerinde, bunlardan birkaçını deniyor. Öykü sanatının öykünme olmadığına inanan bir kalemden çıkmış bu kitapta, insanlarla hayvanlar, dünle bugün, ayrılmaz bir bütün oluşturuyor... ve okuru yazmaya çağırıyor. TADIMLIKBabamın…

Yazar: orhan kemal
Bir aşk öyküsü olan Cemile, yoksul kesimlerin ayakta kalma çabasını, direnişlerini de dile getiriyor. Boşnak kızı işçi Cemile ile dar gelirli Kâtip Necati arasındaki saf aşkı anlatan Orhan Kemal, arka planda yaşanan yoksulluğa, düşmanlığa, ilkesizliğe karşın dayanışma ve dostluğun gücünü vurguluyor. Orhan Kemalin yalın anlatımıyla çarpıcı bir resim gibi çizdiği Cemile, onun unutulmayacak yapıtlar…

Yazar: necip fazıl kısakürek
Necip Fazıl Kısakürekin 1925 yılından başlayarak çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış ve bir bölümü 1933de Bir Kaç Hikâye Bir Kaç Tahlil, bir kısmı da 1965de Ruh Burkuntularından Hikâyeler ismi altında kitaplaşmış, bütün hikâyeleri... 1983de b.d. yayınları tarafından eksiksiz olarak bütünleştirilmiş ve son şeklini almıştır.

Yazar: sabahattin ali
Sabahattin Alinin Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna adlı eserleri,Yapı Kredi Yayınlarının bilgiyi tek kaynaktan sunmayı hedefleyen Delta dizisinden Bütün Romanları adıyla bir araya getirildi. Kitapta, Sabahattin Alinin romanları hakkında yazılan yazılara da yer verildi TADIMLIKSabahattin Alinin Bütün Romanlarının eleştirel basımı yapılırken, Kuyucaklı Yusufun 1937 (Ye…

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: adalet ağaoğlu
Bir yazar kendini ve yaşadıklarını yazdıklarına ne kadar koyar?.. Ya da bir okuyucu yazarı yazdıklarında ne kadar bulur? Bu soruların ötesinde, hayatın içinde yaşayan bir kişi olarak yazar, kendi romanını yazamaz mı? Göç Temizliğinde Adalet Ağaoğlu çok çağrışımlı göç kavramı çerçevesinde, günlük hayatın ilişkileri içinden yazıya taşıdığı hayatını anı-roman olarak yazıyor. Kimseyi rahatsız etmeyen…

Yazar: adalet ağaoğlu
Üç Beş Kişi (1984); Adalet Ağaoğlunun 1980 öncesi döneme odaklanan bu romanı, geleceğe yönelik çok ilginç ve pek çoğu artık doğrulanmış toplumsal öngörüler de içeriyor. O bunalımlı günlerde üç beş kişi arasında yaşanan ilişkilerin üzerine dönemin ağır ve boğucu etkisi çökerken, roman kahramanları çevrelerini saran karanlıkta el yordamıyla yollarını ve bunaltılarının nedenlerini arıyorlar. Bu aray…

Yazar: ismail kara
Bir dünya haritası. Ortasında Türkiye. Türkiye toprakları dünyanın diğer bölgelerinden bariz bir şekilde ayrılırcasına yemyeşil. Fakat etrafı, sınırları simsiyah, hayli kalın, lakin alçak duvarla çevrili. Peygamber efendimiz haritanın başında ve insanların gözü önünde dünyayı yeniden taksim ediyor; şurayı şuna, burayı buna verin diyor, etrafındakiler de gerekeni yapıyorlar... Sıra Türkiyenin kime…

Yazar: dücane cündioğlu
Var Eşrefoğlu Rumî bil hakikat Vücûdu fâni etmektir adı aşk Varlığa gelen her âdemin kendini varlığa getirene ihtiyacı iki cihettendir; ilki varlığa getirdiği için, ikincisi varlığını sürdürmesini sağladığı için. Evet varlığa gelmenin bir sebebi olduğu gibi, var kalmanın, varlıklı olmanın da bir sebebi vardır. İki farklı sebepten değil, bir sebebin iki cihetinden sözediyoruz aslında. Varolabilmem…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: yusuf atılgan
"Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli'yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat. Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın, otelde bir gece kalır ve Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp giden günlerinin i…
