Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: stuart sutherland
''İnanılmaz sürükleyici ve fevkalade iyi yazılmış'' Richard Dawkins - ''Ürkütücü, yer yer komik ama kesinlikle büyüleyici'' Oliver Sacks - ''Bu kitabı almalısınız, her evde bir tane bulunmalı. Dahası, uygarlığımızın gelişimi adına otel odalarının başucu çekmecelerine bu kitabı koymalılar.'' Nicholas Lezard, The Guardian - ''…ki…
8/10
Yazar: stuart sutherland
''İnanılmaz sürükleyici ve fevkalade iyi yazılmış'' Richard Dawkins - ''Ürkütücü, yer yer komik ama kesinlikle büyüleyici'' Oliver Sacks - ''Bu kitabı almalısınız, her evde bir tane bulunmalı. Dahası, uygarlığımızın gelişimi adına otel odalarının başucu çekmecelerine bu kitabı koymalılar.'' Nicholas Lezard, The Guardian - ''…ki…

Yazar: stuart sutherland
''İnanılmaz sürükleyici ve fevkalade iyi yazılmış'' Richard Dawkins - ''Ürkütücü, yer yer komik ama kesinlikle büyüleyici'' Oliver Sacks - ''Bu kitabı almalısınız, her evde bir tane bulunmalı. Dahası, uygarlığımızın gelişimi adına otel odalarının başucu çekmecelerine bu kitabı koymalılar.'' Nicholas Lezard, The Guardian - ''…ki…

Yazar: stuart sutherland
''İnanılmaz sürükleyici ve fevkalade iyi yazılmış'' Richard Dawkins - ''Ürkütücü, yer yer komik ama kesinlikle büyüleyici'' Oliver Sacks - ''Bu kitabı almalısınız, her evde bir tane bulunmalı. Dahası, uygarlığımızın gelişimi adına otel odalarının başucu çekmecelerine bu kitabı koymalılar.'' Nicholas Lezard, The Guardian - ''…ki…

Yazar: stuart sutherland
''İnanılmaz sürükleyici ve fevkalade iyi yazılmış'' Richard Dawkins - ''Ürkütücü, yer yer komik ama kesinlikle büyüleyici'' Oliver Sacks - ''Bu kitabı almalısınız, her evde bir tane bulunmalı. Dahası, uygarlığımızın gelişimi adına otel odalarının başucu çekmecelerine bu kitabı koymalılar.'' Nicholas Lezard, The Guardian - ''…ki…

Yazar: stuart sutherland
''İnanılmaz sürükleyici ve fevkalade iyi yazılmış'' Richard Dawkins - ''Ürkütücü, yer yer komik ama kesinlikle büyüleyici'' Oliver Sacks - ''Bu kitabı almalısınız, her evde bir tane bulunmalı. Dahası, uygarlığımızın gelişimi adına otel odalarının başucu çekmecelerine bu kitabı koymalılar.'' Nicholas Lezard, The Guardian - ''…ki…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…
3/10tam bir hayalkırıklığı oldu benim için. bu dan brown'un ilk kitabı olsaydı şu an eminim dan brown olamazdı. kitap gereksiz tasvirler ve tıp, sanat ve tarih gibi pek çok konuya dair gerçekten luzumsuz bilgilerle dolu. bu da en heyecanlı kısımların bile sıkıcı bir hal almasına neden olmuş. bana kalırs

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…
Gerek kurgusu gerek anlatımı muazzam. Fakat tasvirler gereksiz uzun hatta sıkıcı oluyor yer yer bence. Sanki Langdon onca aksiyonun onca paniğin arasında işi gücü bırakıp etrafı izliyormuş gibi hissettiriyor bazen :s

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: marc levy
İşten eve yorgun döndüğünüz bir gün, banyo dolabınızın içinde bir kadın bulsanız ne yapardınız? Hele bu kadını sizden başka kimse görüp sesini duyamıyorsa? Genç ve güzel bir doktor olan Lauren, bir trafik kazası sonucu bitkisel yaşama girer ve çalıştığı hastaneye getirilir. Laurenin bedeni hastanenin yoğun bakım odasında yatarken ruhu özgürce dolaşmaya başlar. Laurenin ruhunun en önce gittiği yer…

Yazar: nicholas evans
Nicholas Evans, ilk kitabı, olay yaratan roman 'Atlara Fısıldayan Adam'ı yazana kadar bir senaryo ve film yapılcısıydı. İlk kitabı 1995'ten bu yana bütün dünyada on iki milyon fazla sattı. Nicholas Evans Londra'da yaşamaktadır. Bir kurt sürüsü, hayvancılık yapanların yaşadığı sakin bir kasaba olan Hopa'a ani ve kanlı bir dönüş yapar. Yüz yıl önce burada binlerce kurt boğ…

Yazar: tuna kiremitçi
Yakup... Leyla... Halil... Aşkla, tarihle ve yara izleriyle birbirine bağlanan üç kişi, üç uzun yol... Biri yirmi beş yaşında, ömründe ilk kez ayak bastığı yabancı topraklarda hayatın ve dünyanın köşe bucağından haberdar oluyor tanıştıkları ve yaşadıklarıyla. Uzakta, şehrinde yaşayan bir kadına hayranlık duyuyor. O kadın kırkına merdiven dayamış. Bir oğlu, ayrı yaşadığı bir kocası, ona hayatı zin…

Yazar: tuna kiremitçi
Git Kendini Çok Sevdirmeden, edebiyata şiirle başlamış bir yazarın, Tuna Kiremitçinin ilk romanı. Bir kazada oğlunu yitirdikten sonra annesinin Eskişehirdeki evine sığınan Arda Akadın öyküsünü anlatıyor. Ardanın ana ocağında genç kızlık yıllarına geri dönüşü ve ilk aşk kahramanı olan erkeğin yirmi üç yıl sonra yeniden ortaya çıkışı... Sevmek ve gitmek üzerine ince düşünülmüş bir roman.

Yazar: henry miller
T am yazmak istediğim şeyi, yazmak istediğim şekilde yazıyorum... Olur olmaz her şeyi, ama her şeyi yazmam, belki de senin düşündüğün gibi, bütün değer yargılarını kaybetmiş olmamdandır... Sözcüklerle hayatımın benim için en çok önem taşıyan bölümünü -bunun her zerresini- yeniden yaratmaya çalışıyorum. Kendi egom çok matah bir şey olduğundan değil! Yalnızca egosu olmayan bir insanın kendi hakkınd…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…



