Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ahmet ümit
Üç arkadaşın hikâyesi bu. Biraz da Beyoğlu'nun hikâyesi. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikâyesi. Sokakların, binaların, bildiğimiz, bilmediğimiz köşelerin, ama en çok insanların hikâyesi. Çocukluktan başlayan, mekânı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor 'Beyoğlu Rapsodisi'nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birl…

Yazar: victor hugo
1. BölümDans Eden KızÇok üşüyorum, açlıktan da bayılacağım, diyerek kendi kendine söyleniyordu Pierre Gringoire. Üstelik bir şeyler alacak beş param bile yok cebimde. Hiç kimse ne şiirlerimi ne de yazdığım oyunları istiyor, gerçi beni de kimsenin istediği yok ya!1482 yılının Noelinden on iki gün sonra, Paris soğuk günlerinden birini yaşıyordu. Burada oturanların hemen hepsi şair Pierre Gringeoire…
9/10
Yazar: victor hugo
1. BölümDans Eden KızÇok üşüyorum, açlıktan da bayılacağım, diyerek kendi kendine söyleniyordu Pierre Gringoire. Üstelik bir şeyler alacak beş param bile yok cebimde. Hiç kimse ne şiirlerimi ne de yazdığım oyunları istiyor, gerçi beni de kimsenin istediği yok ya!1482 yılının Noelinden on iki gün sonra, Paris soğuk günlerinden birini yaşıyordu. Burada oturanların hemen hepsi şair Pierre Gringeoire…

Yazar: daniel defoe
Kitap, İngiltere'de yaşayan orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson Crusoe'nin dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları anlatır. Bu yolculuklar sırasında, seyahat ettiği gemi batınca ıssız bir adada 28 yıl tek başına yaşamak zorunda kalır. Sonradan eklenen ve Robinson Crusoe'nun Yeni Serüvenleri adı verilen ikinci kitapta, Robi…

Yazar: ahmet ümit
Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, gündelik hayatın hemen her alanında olup biten, hayatın hızlı temposu içinde baktığımız halde görmediğimiz, yaşanan ve yaşanması muhtemel cinayetleri öyküleştiriyor. Usta edebiyatçı Vedat Günyolun Türkçe tutkunu, Türkçe vurgunu olarak nitelediği Ahmet Ümitin duru bir dil ve akıcı üslupla kaleme aldığı bu bir solukta okunan öykülerde Başkomiser Nevzat ve yardımcısı Ali,…

Yazar: ahmet ümit
Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, gündelik hayatın hemen her alanında olup biten, hayatın hızlı temposu içinde baktığımız halde görmediğimiz, yaşanan ve yaşanması muhtemel cinayetleri öyküleştiriyor. Usta edebiyatçı Vedat Günyolun Türkçe tutkunu, Türkçe vurgunu olarak nitelediği Ahmet Ümitin duru bir dil ve akıcı üslupla kaleme aldığı bu bir solukta okunan öykülerde Başkomiser Nevzat ve yardımcısı Ali,…

Yazar: daniel defoe
Kitap, İngiltere'de yaşayan orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson Crusoe'nin dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları anlatır. Bu yolculuklar sırasında, seyahat ettiği gemi batınca ıssız bir adada 28 yıl tek başına yaşamak zorunda kalır. Sonradan eklenen ve Robinson Crusoe'nun Yeni Serüvenleri adı verilen ikinci kitapta, Robi…

Yazar: haluk erdemol
Merhamet, utanma gibi birçok duygumuz doğal değil, kültürel kökenlidir. Peki ya öç alma hırsı? Hobbesun Leviathanı; yani modern devlet şiddet uygulama yetkisini tekeline alalı beri, insanoğlu kendisine yapılan haksızlığın hesabını sormaktan vaz mı geçti? Bu derleme, gerçeklikte ve fantezilerimizde öç alma konusunda ne kadar yaratıcı varlıklar olduğumuzun bir belgesi gibi... Ama öç bir bahane sank…

Yazar: canan tan
Canan Tan, bir ilk romanla okurlarının karşısına çıkıyor: Piraye.Genç ve güzel Piraye adını Nazım Hikmetin eşinden almıştır. Genç kızın babasıdır Piraye ismine tutkun olan; diğer kızı da babanın Nazım Hikmet hayranlığından payını alır: Hatice. Babanın açıklaması ilginçtir ki bu açıklama romanın temalarından birini de oluşturacaktır: Piraye, Nazım Hikmetin karısı. Tam adı Hatica Pirayedir. Nazım H…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…
9/10
Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: haluk erdemol
Merhamet, utanma gibi birçok duygumuz doğal değil, kültürel kökenlidir. Peki ya öç alma hırsı? Hobbesun Leviathanı; yani modern devlet şiddet uygulama yetkisini tekeline alalı beri, insanoğlu kendisine yapılan haksızlığın hesabını sormaktan vaz mı geçti? Bu derleme, gerçeklikte ve fantezilerimizde öç alma konusunda ne kadar yaratıcı varlıklar olduğumuzun bir belgesi gibi... Ama öç bir bahane sank…

Yazar: franz kafka
bu ceza sömürgesinde idama karşı bir ilgisizlik hakimdi… yasanın ne olduğunu asla öğrenemedim…

Yazar: elif şafak
Pinhan! dedi Dürri Baba. Sesi yaprak kımıldatmayan sabâ rüzgârı gibi doldu odanın içine. Pinhan! dedi çocuk üst üste üç kere. İlk kez bu ismi söylerken, farkında olmadan el çırptı; omuzları sevinçle oynadı; yüzünde gonca güller açtı. İkinci kez söylerken duruldu, az evvelki taşkınlığından utandı. Üçüncü kez söylerken, ateş bastı dilini, damağını; dudaklarında buruk bir tat kaldı. Beti benzi kül k…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: haluk erdemol
Merhamet, utanma gibi birçok duygumuz doğal değil, kültürel kökenlidir. Peki ya öç alma hırsı? Hobbesun Leviathanı; yani modern devlet şiddet uygulama yetkisini tekeline alalı beri, insanoğlu kendisine yapılan haksızlığın hesabını sormaktan vaz mı geçti? Bu derleme, gerçeklikte ve fantezilerimizde öç alma konusunda ne kadar yaratıcı varlıklar olduğumuzun bir belgesi gibi... Ama öç bir bahane sank…










