
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: burçak evren
Bugüne kadar Türk sinemasının doğum günü olarak 14 Kasım 1914 tarihi esas alınmıştır. Bu tarihte ilk Türk Sinemacısı Fuat Uzkınay, Ayastefanostaki Rus Abidesinin Yıkılışını filme alarak bir ilke imza atmıştır.1877 - 78 Osmanlı - Rus Savaşı sonrasında, Ruslar tarafından Ayastefanosta (bugünkü Yeşilköy) inşa edilen bu abide, Birinci Dünya Savaşının ilk yıllarında yıkılmıştır. Bu filmin çekilip çeki…

Yazar: ahmet inam, cengiz güleç
Cengiz Güleç ve Ahmet İnam için Kavuklu, Pişekar benzetmesi yapılıyor. Karagöz ile Hacivat dense de doğru olur bu benzetme. Çünkü onların sohbetleri, en karmaşık durumları bile bir iki cümleyi özetleyen halk bilgeliğini temsil ediyor. Onları tanıdıkça yalın olanın aynı zamanda derin olabileceğini, onları okudukça profesör olmanın bıyıklı cümleler kurmak demek olmadığını anlıyorsunuz. Sohbetlerin…

Yazar: josé ortega y gasset
1883 yılında İspanyanın Madrid kentinde dünyaya gelen Jose Ortega Y. Gasset, modern İspanyanın düşünsel önderlerinden biridir. 1904de Madridteki Merkez Üniversitesinde doktorasını tamamlayan Gasset, daha sonra Almanyaya giderek felsefe çalışmalarını Berlin, Leipzig ve Marburgda sürdürdü. İspanyaya dönmesiyle birlikte, felsefe, edebiyat ve sanat gibi çeşitli alanlarda bir çok eser verdi. Revista d…

Yazar: ahmet karcılılar
Gülden Kale Düştü, küçüldükçe daha da karmaşık hale gelen dünyaya bir Anadolu kentinden bakıyor. Roman, modern hayatın karmaşasından sıkılıp kendi kozasına çekilerek yalnızlığı tercih eden bir yazarın, kimi zaman yaşama bakışını, kimi zaman da anılarını anlattığı metinleriyle desteklenen polisiye bir kurgu içeriyor. Ayrıldığı eşinin intihar mı, cinayet mi olduğu belirsiz ölümüyle başlayan ve yaza…

Yazar: christian jacq
Son hesaplaşma saati gelip çatmıştır. Mısır Veziri Pazer ve karısı Krallık Başhekimi Neferet, Yüce Ramsesi devirmeye ve mutlak gücü ele geçirmeye çalışan Maliye Bakanı Bel-Tranla karşı karşıya gelirler. Bakan öyle sağlam bir istihbarat ağı örmüştür ki durum ümitsiz gibi görünmektedir. Bel-Tran, herşeyi altüst ederek ekonomiyi çıkar ilişkilerine dayandırmaya ve Mısır uygarlığının temeli olan değer…

Yazar: charles bukowski
Ben bir Charles Bukowski modası olduğunun farkında değilim. Yalnız yaşayan biriyim, kalabalıktan hoşlanmam; bu tür tuzaklara düşmeyecek kadar yaşlı, kuşkucu ve çakalım. Bu iki haftada yaptığım üçüncü söyleşi, ama ben buna modadan ziyade matematiksel bir tuhaflık olarak bakıyorum. Umarım hiçbir zaman moda olmam. Moda olmak lanetlenmek demektir. Bende ya da yaptığım işte bir tuhaflık var demektir.…

Yazar: charles bukowski
Charles Bukowskinin son romanı. Gerçek bir Pulp Fiction. Kendi halinde bir dedektifin Kırmızı Kırlangıçın peşine düşmesinin öyküsü. Dedektifimiz Kırmızı Kırklangıçın peşine düşmesinin öyküsü. Dedektifimiz Kırmızı Kırlangıçı ararken hayatla ve ölümle ilgili bir çok kavramı da sorguluyor, yani hayatın anlamını arıyor.

Yazar: matt haig
Bar sahibi babası trafik kazasında ölünce on bir yaşındaki Philip Noble'nin tüm dünyası altüst olur. Amcasının annesine göz koyması da ayrı bir sorundur. Sonunda bir gün, babasının hayaleti Philip'in karşısına çıkar ve kaza sonucu ölmediğini, cinayete kurban gittiğini söyler. Hayalet babanın, oğlundan istediği tek şey intikamını almasıdır. Katilin de, kardeşi Alan olduğunu açıklayınca b…

Yazar: doğan aksan
Türkçenin Gücü, Türk dilinin zenginliklerini gözler önüne seren önemli bir kaynaktır. Prof. Aksan da Bu ilk denemeyle, ilgi ve çalışma alanları dilcilik olmayan kimselerin Türkçenin gücünü tanımalarına, dilimizin zenginliğine inanmalarına yardımcı olmayı amaçladık, diyor. Yazar, Türkçenin Gücünü, güzelliklerini görmek isteyenlere yüzlerce örnek sunuyor.

Yazar: tim burton
Çöp Çocuk bayılıyordu Kibrit Kız'a hele çok ateşli duran sevimli hatlarına ama ne kadar sürebilirdi bir çöple kibritin aşkı? Çöp Çocuk'tan geriye sadece külleri kaldı.

Yazar: leopold von sacher-masoch
Şimdi kalk! Ayağa kalkmayı denedim. Öyle değil! dedi, Diz çok! İtaat ettim ve o beni kırbaçlamaya başladı. Kırbaç vuruşları hızla ve sertçe sırtıma, kollarıma inmeye başladı, her biri etimi kesiyordu ve yanmaya başladı, ama acılardan zevk alıyordum, çünkü taptığım, her an canımı onun için verebileceğim kadından geliyorlardı.Durdu. Yavaş yavaş hoşuma gitmeye başlıyor dedi, Bugün için yeterli, ama…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: friedrich nietzsche
Kişi susamayacağı yerde konuşmalı sadece; ve sadece aştığı şeyler hakkında konuşmalı - başka her şey gevezeliktir, edebiyattır, terbiye noksanlığıdır. Benim yazılarım yalnızca benim aşmalarımdan söz eder: ben varım içlerinde, bana düşman olmuş her şeyle birlikte, ego ipsissimus, hatta gururlu bir anlatıma izin verilirse ego ipsissi mum. Anlaşılır ki: şimdiden çok şey var - altımda. Ama bende yaşa…

Yazar: albert camus
Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.20. yüzyılın en saygın düşünür ve yazarlarından Albert Camusnün, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayınladığı Sisifos Söyleninde, dünyanın saçmalığı ve yaşamın anlamsızlığı gibi intihara varan yaşantılar, tarih ve edebiyatın belirli…

Yazar: murat gülsoy
Yüzü olmayan adam rollerine çıkıyorum artık. Bu saatten sonra, karanlıkta her şey, her şeye dönüşebilir. Ay ışığı vurduğunda bir garip Âdem. Karanlıkta yüzü olmayan adam. Daktilonun gırtlağını sıkıyorum. Babamdan kalma. Baba, oğul ve kutsal roman adına, diye haykırarak saldırıyorum yazmaya. Yaşlı metal bacaklar titriyor. Üst üste basıyor a ve e harflerini. Âdæm çıkıyor siyah maddeden pırıl pırıl.…

Yazar: liz behmoaras
Bu adam tam Mazhar Osmanlık., Gidip bir Mazhar Osmana görünsene!, En iyisi bunu Mazhar Osmana yatırmalı! gibi sözler, yirmi, hatta on yıl öncesine kadar sık sık duyulurdu. Oysa Mazhar Osmanın vefat tarihi 1951dir. Mazhar Osman ismi, nasıl ve niçin hikayelere konu olmuş, deyimlere, fıkralara, hatta hakaretlere girmiştir? Halkın dilinde adeta Marko Paşa ya da Nasrettin Hoca gibi efsaneleşen doktor…

Yazar: korhan kaya
Masalların yeryüzünde iki kaynağı vardır. Birincisi, her ulusun kendi bağrı, ikincisi de Hindistan. Hint masalları Batıya doğru yayılarak Anadolu ve Avrupa masallarını ve masalcılığını etkilemiştir. Türkiyede fazla benzeri olmayan bu çalışma, somut kanıtlarıyla, söz konusu etkileşimin izini sürüyor ve bu tezi ispatlıyor. Masallardaki sembol dili bize, insan toplulularının karakterleri hakkında ip…

Yazar: umut sarıkaya
Bir ömür ailemle yaşamak... Düşüncesi bile çok korkunç geliyordu. Her gün bu evde bi ızdırap gibiyken, bir ömür geçirmek, yavaş yavaş onlara benzemek. Ben akşam "televizyon karşısında uyuyacak adam değilim" diyordum kendi kendime. Kimse inanmazsa inanmasın ben şehir dışındaki bi üniversiteyi kazanacak, bu evden de bu mahalleden de bu şehirden de kurtulacaktım. Her gece yatarken hayaller…

Yazar: umut sarıkaya
Umut Sarıkaya, çizerliğiyle olduğu kadar yazarlığıyla da anlatıyor kendini. Öykü ya da anı, ne derseniz deyin, bu kitaptaki metinler genç ve sıcak. Benim de Söyleyeceklerim Var! yazarın dergideki ve evdeki hayatından ya da çizer arkadaşları Ersin Karabulut, Metin Üstündağ, Bahadır Baruter arasında geçen olaylardan kesitler sunuyor okuyucuya. Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.…

Yazar: orhan şaik gökyay
Bu yazıların amacı, hiç kimsenin, bir bölüğü pek aşırı olan yanlışlarını sergilemek değildir, kesin olarak. Ancak bunca yüzyıllara serpilmiş olan ve türlü açılardan değer taşıyan kültür ürünlerimizin, gelişi güzel, çoğu kez çetin olan bir emeği göze almadan, bugünün diline getirilemeyeceği yolunda, okuyuculardan bu alana girecek olanlara bir uyarıda bulunmak istenmiştir. Bir kitabı, yalnızca, o d…

Yazar: kenan akyüz
Türk edebiyatının islam medeniyeti kadrosu içinde doğmuş olan Divan Edebiyatından sıyrılarak avrupai bir karaktere bürünmeye başlaması XIX. asrın ikinci yarısına rastlar. İslami edebiyatın bütün özelliklerine sahip olabilmek için XI. asırdan XV. asıra kadar uzun bir intibak devresi geçirdikten sonra XIX. asrın ortalarına kadar gelişip kökleşerek Türk aydınlarının gözündeki değerini koruyan Divan…

