
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sigmund freud
Sigmund Freudun 1905 yılında yayımlanan ve hala devrimci özelliğini koruyan Cinsellik Üzerine Üç Denemesi onun Düşlerin Yorumundan sonra ruhbilime yaptığı en önemli katkılarından biridir. Cinsellik Üzerine başlığıyla yayımladığımız bu kitabı Üç Denemenin dışında ayrıca normal ve anormal cinsellik üzerine Freudun kendi hastalarından sağlamış olduğu pek çok örnekle zenginleştirilmiş daha kısa makal…

Yazar: reşat nuri güntekin
HARABELERİN ÇİÇEĞİ, Reşat Nuri Güntekinin Cemil Nimet takma adıyla yazdığı, 1981de Zaman gazetesinde tefrika edilen ilk romanı. Yoksul insanların sımsıcak, içten gülümseyişlerinden ışıyan bir güzelliğin çerçevesi. Çelişkiler, düşler, özleyişler ve acımasız bir hayatın zorlukları. Acılar ve sevinç. Umut ve sevgi. İnsanca yaşamanın anlamını resmeden bir eser.

Yazar: adam fawer
Olasılıksız, Adam Fawer tarafından yazılmış ve 2005 yılında yayımlanmış bilim kurgu romanıdır. En iyi roman kategorisinin de aralarında olduğu çok sayıda ödül kazanmıştır. Kitap, David Caine'in bir takım deneysel tedaviler sonucunda kazandığı gelişmiş hesaplama yeteneği sayesinde, tahminlerinin geleceği görmek haline geldiğini anlamasıyla başından geçenleri konu almaktadır. Özet olarak ki…

Yazar: reşat nuri güntekin
HARABELERİN ÇİÇEĞİ, Reşat Nuri Güntekinin Cemil Nimet takma adıyla yazdığı, 1981de Zaman gazetesinde tefrika edilen ilk romanı. Yoksul insanların sımsıcak, içten gülümseyişlerinden ışıyan bir güzelliğin çerçevesi. Çelişkiler, düşler, özleyişler ve acımasız bir hayatın zorlukları. Acılar ve sevinç. Umut ve sevgi. İnsanca yaşamanın anlamını resmeden bir eser.

Yazar: ömer seyfettin
Duvarları ve tavanı uzun bir kışın isleriyle kararmış bu yer odasında mahpus gibi duran bodur ve çirkin ocak, içindeki odunları sanki öfkeyle yakıyor, bir an evvel yutmaya çalışıyordu. Hızla tutuşarak, uzanan ve sönen alevler mandolinle heyecanlı bir sosyalist marşını çalan genç Borisi, karşısında ezeli, nihayet bulmaz milli çorabını ören güzel karısı Mağdayı, akıcı bir kırmızıya boyuyor, bütün o…

Yazar: ömer seyfettin
Ömer Seyfettin, yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın gelişme aşamasında büyük dönüşümler yarattı. Tabii lisan, konuşulan lisandır. ilkesi üzerinde inatla durarak yalın bir anlatım kurdu. Öykünün akışında sağladığı hızlılık, olay - kişi - çevre bağlantılarındaki doğallık ve en önemlisi ustalıkla yarattığı yergi havasıyla bugün d…

Yazar: reşat nuri güntekin
Reşat Nuri Güntekin 1928 yılında yayınlanan bu eserinde; çalışkan başarılı fakat zaaf gösterenlere karşı acımasız olan Zehra Öğretmen ile babası Mürşit’in bakış açılarından dramatik yaşam öykülerini anlatıyor. Yazar, cumhuriyet öncesinde yeni mezun, idealist genç bir mülkiyelinin iş ve sosyal yaşamdaki çatışmalarını ve uyumsuz ilişkilerini anlatırken, dönemin memuriyet yaşamına, köhne yapısına…

Yazar: cemil meriç
Cemil Meriçin düşünce ve duygu dünyasının mahremi... Yazarın kendi hayatıyla ilgili buhranları, arayışları, sorgulamaları ile içiçe, Türk düşünce hayatıyla ilgili tespitleri, sıkıntıları, isyanları. Yalnızlığa (ve marjinalliğe) itilen, ama belki de seçen bu insanın toplumla hesaplaşması. O itiliş ile o seçiş arasındaki bağlar ve gidip gelmeler... Jurnal biyografik değeriyle kalmıyor; o, içeriğiyl…

Yazar: cemil meriç
Düşünür-yazarın 1960lardan 1980lere ruh ve düşünce dünyasındaki dalgalanmalar. Meriçin kitaplarına geçmemiş fikirleri, notları. Zaaflarını, tutkularını döktüğü mektuplar. Tekdim ve bütünümle seviyordun, sevmeğe mahkumdun diyecek kadar iddialı ve özgüvenli, ama bir yandan da anlaşılmamışlıkla, hayal kırıklıklarıyla yüklü. Cemil Meriçin duygusal izdüşümü.

Yazar: cemil meriç
İstikbal hakkında derin düşünceleri olan, cemiyeti inceleyen ve incelemelerine rüyalarını da katan insanlar: 19. yüzyılın ilk yarısının ütopik sosyalizmini savunanlar... Genç Cemil Meriçin sosyalist penceresinden Marxa ilham veren sosyolog Saint-Simon: Yalnızca sosyalizm çığrını açanlardan biri değil, aynı zamanda bilgi sosyolojisine aydınlık getiren adam...

Yazar: cemil meriç
Aydın mı dersiniz, entelektüel mi dersiniz? İki kavrama farklı anlamlar mı yüklersiniz? Aydınlardan/ entelektüellerden çok şeyler mi beklersiniz, hiçbir şey beklemez misiniz?.. Öyle ya da böyle, kültürle derinlemesine alışveriş kaygınız varsa, zaman eksenine düşünce mesaisi düşürebiliyorsanız, bu kavramlar üzerine kafa yorarsınız, bu sorulara cevap ararsınız, ufuk ararsınız. Cemil Meriçin hakikat…

Yazar: cemil meriç
Cemil Meriçin, 21. yüzyıla taşacağı anlaşılan batılılaşma-çağdaşlaşma-uygarlık tartışmalarına çok yıllar öncesinden katkı sağlayan, ufuk açan denemeleri, makaleleri... İki yol var insanlık için: Kendi kendini imha veya gerçekten insanlaşmak. İnsanlık tek merkeze yönelen bir tür; öteki türler gibi dağılıcı değil. Bu biricik düşünen türün sonu, çözülüş olamaz. Mekan ve zamanı aşacak insan.

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…
7/10
Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: cevdet kılıç
Her hikmetli söz, davranış veya kısa bir anekdot (hikaye, hatıra, darb-ı mesel, fıkra veya fabl türü anlatım) her ne kadar sahibine göre değerlendirilmesi gerekirse de, aslında asıl sahibine yani Hakka göre değerlendirilmelidir. Bazen bir hikmetli söz, bir anekdot insanın hayatını, düşünce ufkunu, zihniyetini ve her şeyini alt üst edecek güçte şok tesiri yapar. Bu yüzden bu tür hikmetli kıssalar…

Yazar: ali şeriati
Ey Rabbim! Alimlerimize sorumluluk, avamımıza ilim, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, anlamışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza şuur, erkeklerimize şeref, yaşlılarımıza bilgi, gençlerimize asalet, hocalarımıza ve öğrencilerimize inanç, uyumuşlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğcilerimize hakikat, dindarlarımıza din, şairlerimize şuur, araştırmacılarımı…

Yazar: pierre bourdieu
Benim tasarladığım biçimiyle toplumbilimin, toplumsal olarak zorlanan düşüncenin rutinlerinden, siyasal, dinsel, kültürel tüm hizaya getirme biçimlerinden kurtulmak isteyenler için büyük yardımı olabileceğini düşünüyorum. Hatta bana öyle geliyor ki, - ama tabi yanılıyor olabilirim - Türkiye gibi, coğrafya ve tarihiyle, iki uygarlık, iki kültürel ve dinsel geleneğin sınırında bulunduğundan dolayı…

Yazar: mustafa islamoğlu
Hayatı inşa etmek için var edilen insan, öz elleriyle hayatı imha etmektedir. En sonunda insan, değeri olan bir varlıkken fiyatı olan bir nesneye indirgenmiştir. O halde önce, hayatı inşa sorumluluğu üstlenecek insanın inşası şarttır. İşşe vahiy bu noktada devreye girmektedir. İlahi bir inşa projesi olan vahiy, insanın; 1) tasavvurunu, 2) aklını, 3) şahsiyetini inşa etmek için indirilmiştir. Vahi…

Yazar: seyyid kutub
Bu inancı benimseyenlerin sayısı üç kişiye ulaşınca, o inancın bizzat kendisi onlara şöyle der: Siz şimdi, bir cemaatsınız, bağımsız bir İslam cemaati. Bu inancı benimseyen ve bu inancın temel değerlerini üstün saymayan cahiliye toplumunda ayrılmış bir cemaat.

