Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Asırları şereflendiren bir tarihimiz var. Büyük cihan imparatorlukları kurmuş, dünyaya yüzyıllarca hükmetmiş bir milletin çocuklarıyız. Üstelik bu hükmediş, adalet, şefkat ve medeniyet esasları üzerine kurulmuş. Atalarımız gittikleri her yere inancın, medeniyetin ve insanlığın ışıklarını götürmüşler. İlahi ve yüce değerlerden ilham alarak dünyayı aydınlatmışlar. Osmanlı, sınırları bugünkü Anadolu…

Yazar: ibrahim tenekeci
Dağların durduğu böyle anlarda \ Yalar yarasını içte bir geyik \ Her yerden bir şeyken dünya \ Sağa çekip ağaçları seyrettik

Yazar: osman konuk
Profil Yayınları, İbrahim Tenekeci yönetimindeki edebiyat serisinde, günümüz Türk şiirinin önemli isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Serinin amacı, meziyet ve şahsiyet sahibi edebiyatçıları aynı çatı altında buluşturarak, son otuz yılın toplu fotoğrafını çekmek. Profil Yayınları Edebiyat Serisi'nden bugüne kadar Süleyman Çobanoğlu, Hüseyin Akın, Ahmet Murat, Mustafa Akar, Ahmet Edip B…

Yazar: süleyman çobanoğlu
Gelse de trenden ikimiz insek camları buğulu iki tas çorba bir kitap -- çantana korkup tutunmuş

Yazar: selahattin yusuf
James Joyceun sözü, aslında birçok yazarın edebiyat etkinliğini, o belli belirsiz türe dahil ediyor: Kingstown İskelesi, dedi Stephen, yalnızca hayal kırıklığına uğramış bir köprü... Bu kitap, hayal kırıklığına uğramış bu köprülerle epeyi içli dışlı olmuş bir yazarın çalışması. Sulara doğru uzanmış bir tahta iskeleyi, karşı kıyıya doğru uzanırken önü kesilmiş olarak hayal etmek, iskeleye bir haya…

Yazar: selahattin yusuf
Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız, ona yer açın. Gelip aranıza otursun. Gözlerini kaçırıyor. Biraz dalgın sanki. Öyle mi? Ve çabuk unutuyor. Fark ettiniz. Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde. Omuzları, görünmez ve ağır bir yükün altında. Peki. Bir yer açın yine de. Omuzlarıyla, biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyl…

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…

Yazar: tarık tufan
Gözlerini alabildiğine uzakları görebilmeli baktığında. Şehrin herbir köşesini ve her köşesinde başka bir hayata dönüşen gölgeleri farkedebilmeli. Sahici olan ne varsa ve içinde yaşamak adına bir giz taşıyan ne varsa farkedebilmelisin. Böylece zaman senin kollarında uzamalı. Bazen akrebi sımsıkı avuçlarında tutmalısın. Kimi zaman da bir yelkovanın sırtında savaşmalısın ara sokakların içinde.Gözle…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri. Şehrin ötekileri yani. Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs. Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, ço…

Yazar: johann wolfgang von goethe, çeviren: mahmure kahraman
Tanıtım Yazısı: Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyül…
Yazar: aliya izzetbegoviç
Otoriteye itaat etmiş ve fakat inanmadığı yasaları hiç bir zaman benimsememiş Alija İzzetbegoviç, yaklaşık yarım yüzyıl ateist ve materyalist bir politik hegomanyanın çoraklaştırdığı topraklarda Ölümünden sonra Allahın yeryüzünü diriltmesi düşünceleriyle çevresini diriltmiş, onu izleyen ve okuyan insanların acılı ruhlarına Mesihin kutlu nefesi gibi esmiştir.Bu yüzyılın başlarında Hind Yarımkıtası…

Yazar: kemal sayar
İçinde bulunduğumuz çağ, 'şimdi'yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için yapılıyor. Aynı anda o kadar çok şey yapıyoruz ki insani ilişkilerimiz gün içinde hallediliveren işlerden sadece biri haline geliyor. İşkoliklik, kendine sevdalanmanın değişik bir örneği olarak genç profesyoneller arasında yükseliyor. Hayatın ritimlerini pazarın ritimlerine ayarlayan, ancak paraya tahvil…

Yazar: metin karabaşoğlu
Küçük bir tohumun koca bir ağacın programını ve özetini taşıması gibi, Asrı Saadet de, bütün bir insanlık tarihinin özü ve özeti hükmündedir. Şu dünyada yalnızca altmışüç yıl yaşamış olan Resul-i Ekrem aleyhissalâtu vesselam bu altmışüç yıla sonraki bütün çağlara ve tüm insanlığa ‘en güzel örnek’ teşkil edecek bir hayatı sığdırdığı gibi; onun sahabileri de, sonraki zamanlarda yolumuzu çizmemize y…

Yazar: metin karabaşoğlu
Uzun bir yolculuğa çıkalım. Çölleri geçelim, okyanusları aşalım. Ve bunun adını "hayat yolculuğu" koyalım. Zamanın ve mekanın ötesine varalım. İç dünyamızda yol alalım ve orada huzuru bulalım. Ama yolculuklar yalnız çekilmez, bilirsin. İnsan bir arkadaş ister yanında... Sen de benim yol arkadaşım olur musun?

Yazar: metin karabaşoğlu
Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın altmışüç yıllık ömründe, hayatın gündelik akışının değiştiği özel günler ve bu özel günler adına seferde, yolda, hazırlık aşamasında, dönüş yolunda geçirilen günler sayıldığında, üçyüz gün gibi bir rakam çıkar karşımıza. Resûl-i Ekrem aleyhissalâtu vesselamın yaşadığı 63 yıl ve 22300 gün içinde, 300 gün… Diğer bir hesaplamayla, onun Resûlullah olarak yaşadığı 2…

Yazar: metin karabaşoğlu
Uzmanlıklar çağında yaşıyoruz. İvan İllich’in deyimiyle, ‘kabiliyetsizleştirici uzmanlıklar çağı’nda hem de… Her konuyu ‘uzman’lara bırakırken, fıtratın sesi de, vahyin sesi de duyulamıyor kulaklarımızda. Bunca gürültü arasında, kendi iç sesimizi dahi duyamaz haldeyiz. Oyuncak Tamirhanesi, bu duruma karşı, yürekli bir isyanın ifadesi. Özelde psikolojizmin insana dair tahakkümüne meydan okuyan ya…

Yazar: nevzat tarhan
Aile içinde yaşanan çatışmalarda hangi iletişim kanallarını kullanabiliriz? “Yemicem işte!” diye direten çocuklara ne demeli? Çocuğunuzun yemek seçmesinin nedeni siz olabilir misiniz? Özgüvenin azı karar, fazlası zarar mı? Çocuğumuzun strese girdiğini nasıl anlarız? Evdeki Facebook-Twitter krizlerini nasıl aşarız? Çocuğu benliğini zedelemeden eleştirmek mümkün mü? “Aman çocuğum üzülmesin”…

Yazar: dan brown
Bir Da Vinci Muamması: Şifre Dan Brown, bir gazetecinin Siz komplo teorisyeni misiniz? sorusuna Kesinlikle hayır. Aslında bunun tam aksiyim. Benim için daha çok kuşkucu tanımı uygun olur. diyerek cevap verir. Söz konusu konuşma yazarın son romanı The Da Vinci Code - Da Vinci Şifresi üzerine yapılmaktadır ve gazeteci sorusunda yerden göğe kadar kadar haklıdır. Da Vinci Şifresi The Da Vinci Code&…
