
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: thomas bernhard
Bir insanı umutsuz bir durumda gözlemliyoruz, durumun umutsuz olduğunu biliyoruz ve umutsuz durum kavramını da biliyoruz, ama bu insanın umutsuz durumuna karşı hiçbir şey yapmıyoruz, çünkü bu insanın umutsuz durumuna karşı bir şey yapamayız, çünkü biz kelimenin tam anlamıyla böyle bir insanın umutsuz durumu karşında aciziz, oysa böyle bir insanın ve onun umutsuz durumu karşısında aciz olmamak zor…

Yazar: thomas bernhard
1983 yılında yayımlanan Bitik Adam, Bernhardın son dönem romanlarından. Yazarın bir dostluk üçgeni ekseninde koyu bir mutsuzluğun izini sürdüğü roman, sarmal anlatımıyla okuru sarsacak bir derinlik taşıyor. Bernhardın yekpare dökümünde gene zamanlararası gelgitlerle insanın varoluşuna dokunuluyor. Dâhi Glenn Gould, onun gölgesindeki Wertheimer ve anlatıcının Salzburg Mozarteum Akademisinde başlay…

Yazar: bilge karasu
Narla İncile Gazel, Bilge Karasu hayattayken yayımlanmış son kitabıdır. Toplam 11 kitaplık külliyatı içinde, denemeler kitabı Ne Kitapsız Ne Kedisizden sonra yayımlanmıştır.Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından h…

Yazar: bilge karasu
Narla İncile Gazel, Bilge Karasu hayattayken yayımlanmış son kitabıdır. Toplam 11 kitaplık külliyatı içinde, denemeler kitabı Ne Kitapsız Ne Kedisizden sonra yayımlanmıştır.Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından h…

Yazar: thomas bernhard
Geçmiş zaman kipinin yoğunluğuna karşın olayların şimdi yaşanıyormuş gibi algılandığı,kimi paragrafın kendisi kadar uzun cümlelerekarşın anlatılanların bir nefeste okunduğuuzun metrajlı kısa öykülerden oluşan Ses Taklitçisi, Thomas Bernhardın kendi akışları içinde çok da dikkatleri çekmeyen gazete haberlerini andıran sıradan görünüşlü yaşantıların,aslında ne kadar gerçek ve ne kadar yakın olabile…

Yazar: albert camus
Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.20. yüzyılın en saygın düşünür ve yazarlarından Albert Camusnün, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayınladığı Sisifos Söyleninde, dünyanın saçmalığı ve yaşamın anlamsızlığı gibi intihara varan yaşantılar, tarih ve edebiyatın belirli…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: füsun akatlı
Türk edebiyatında deneme ve eleştiri alanında, yargısına, bilgisine, birikimine güvenilecek çok az eleştirmen yetişiyor. Metni çok yönlü okuyabilecek, disiplinlerarası bağlantıyı kurabilecek, görülmeyeni görecek/ gösterecek en önemlisi donanım sahibi birileri ise yetişenler içinde parmakla sayılacak kadar azlar. ... Üstelik Füsun Akatlı gibi yazılarında felsefenin izdüşümüne de tanıklık edeceğ…

Yazar: bilge karasu
Altı Ay Bir Güz, 1995 yılında yitirdiğimiz yazar, çevirmen Bilge Karasunun, hasta olduğu aylarda tamamlayamayacağına karar vererek yayınevine teslim ettiği, ancak ölümünden sonra yayımlanmasını vasiyet ettiği son yapıtı.İstediğim, denizi yazmak. Zümrütlerin, gökyakutların sabrını; ağaçların tarihsizliğini... Bir tek kıyısını kavrayabildiğimiz, anlamını ancak bir tek kıyısıyla kurduğumuz denizin ö…

Yazar: bilge karasu
Altı Ay Bir Güz, 1995 yılında yitirdiğimiz yazar, çevirmen Bilge Karasunun, hasta olduğu aylarda tamamlayamayacağına karar vererek yayınevine teslim ettiği, ancak ölümünden sonra yayımlanmasını vasiyet ettiği son yapıtı.İstediğim, denizi yazmak. Zümrütlerin, gökyakutların sabrını; ağaçların tarihsizliğini... Bir tek kıyısını kavrayabildiğimiz, anlamını ancak bir tek kıyısıyla kurduğumuz denizin ö…

Yazar: bilge karasu
İlk kez 1963'te yayımlanan Troya'da Ölüm Vardı, yazarın ilk kitabı. Onu, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ve Göçmüş Kediler Bahçesi takip ediyor. Bu üçlünün Karasu'nun yapıtında bir dönemi çizdiğini, bu yüzden Karasu'nun edebiyatı için Troya'da Ölüm Vardının da iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz....Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk…

Yazar: bilge karasu
İlk kez 1963'te yayımlanan Troya'da Ölüm Vardı, yazarın ilk kitabı. Onu, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ve Göçmüş Kediler Bahçesi takip ediyor. Bu üçlünün Karasu'nun yapıtında bir dönemi çizdiğini, bu yüzden Karasu'nun edebiyatı için Troya'da Ölüm Vardının da iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz....Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk…

Yazar: milan kundera
Ne yapacağını bilemeden bir avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk ederek gücü kendinde bulamamak; Büyük Yürüyüş´te kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak- bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... Romanlarımda…

Yazar: milan kundera
Ne yapacağını bilemeden bir avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk ederek gücü kendinde bulamamak; Büyük Yürüyüş´te kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak- bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... Romanlarımda…




