Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: f. scott fitzgerald
Amerikan edebiyatının bol ödüllü yazarlarından Scott F. Fitzgerald çarpıcı bir öyküyle karşınızda. Benjamin Buttonın Tuhaf Hikâyesi zekice kurgulanmış, uzun süre hafızalardan çıkmayacak unutulmaz bir hikâye.Benjamin Button 1860 yılında dünyaya gelir. Ama herkes bebek olarak doğarken, o gizemli bir şekilde yaşlı olarak doğar ve gençleşmeye başlar. Yaşlılıktan gençliğe doğru ilerlerken hayatın cilv…

Yazar: gabriel garcia marquez
Albaya Mektup Yok, çağımızın en büyük yazarlarından Gabriel García Márquezin en güzel uzun öykülerinden biri. Ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye ayrılmış yaşlı bir askerin öyküsü. Bir türlü gelmeyen emekli aylığını her cuma günü karısı ve horozuyla birlikte bekleyen emekli bir albayın komik, ama komik olduğu kadar da trajik hikâyesi. Gabriel García…
8/10Gerçekten vurucu bir son olmuş :)

Yazar: cemil meriç
Meriçin aynı kaynaktan fışkırdılar dediği eserler dizisinin önemli bir halkası. Bir çağın, bir ülkenin vicdanı olmak isteği Meriçin bütün çabasına her zaman yön vermiştir: Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği. Bu Ülke, Meriçin sürekli etra…

Yazar: sait faik abasıyanık
Sait Faik Abasıyanıkın sağlığındayken yayımlanan son kitabı olma özelliğini taşıyan Alemdağda Var Bir Yılan, yazarın milyonlar içindeki yalnızlığını etkileyici bir dille anlatıyor. Bu kitapla hikâye anlayışına ve anlatımına yenilikler getiren yazar; topluma, doğaya, hayata yepyeni açılardan bakarak, birtakım duygularını apaçık ortaya koyması açısından önem taşıyor. Alemdağda Var Bir Yılan yeniden…

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanım…

Yazar: grigory petrov
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki yaşamı yenilemek için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-…

Yazar: gabriel garcia marquez
Albaya Mektup Yok, çağımızın en büyük yazarlarından Gabriel García Márquezin en güzel uzun öykülerinden biri. Ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye ayrılmış yaşlı bir askerin öyküsü. Bir türlü gelmeyen emekli aylığını her cuma günü karısı ve horozuyla birlikte bekleyen emekli bir albayın komik, ama komik olduğu kadar da trajik hikâyesi. Gabriel García…

Yazar: nicholas seare, trevanian (rodney william whitaker)
Çok gezmiş, çok görmüş sokak satıcısıyla onun aydın arkadaşının yolunun, soğuktan donmamak için gizlice girdikleri boş bir malikaneye düşmesiyle başlıyor masalımız. Tahmin edileceği üzere malikane boş değildir. Yalnızca sakinleri köşelerine çekilmiş Tanrıya dua etmektedirler. Niye mi? Çünkü bu gece dünyanın sonudur ve yarın olmayacaktır. Dolayısıyla cennet ile cehennem arasında bir tercih yapmak…
8/10
Yazar: nicholas seare, trevanian (rodney william whitaker)
Çok gezmiş, çok görmüş sokak satıcısıyla onun aydın arkadaşının yolunun, soğuktan donmamak için gizlice girdikleri boş bir malikaneye düşmesiyle başlıyor masalımız. Tahmin edileceği üzere malikane boş değildir. Yalnızca sakinleri köşelerine çekilmiş Tanrıya dua etmektedirler. Niye mi? Çünkü bu gece dünyanın sonudur ve yarın olmayacaktır. Dolayısıyla cennet ile cehennem arasında bir tercih yapmak…

Yazar: nicholas seare, trevanian (rodney william whitaker)
Çok gezmiş, çok görmüş sokak satıcısıyla onun aydın arkadaşının yolunun, soğuktan donmamak için gizlice girdikleri boş bir malikaneye düşmesiyle başlıyor masalımız. Tahmin edileceği üzere malikane boş değildir. Yalnızca sakinleri köşelerine çekilmiş Tanrıya dua etmektedirler. Niye mi? Çünkü bu gece dünyanın sonudur ve yarın olmayacaktır. Dolayısıyla cennet ile cehennem arasında bir tercih yapmak…

Yazar: stefan zweig
Bayan Irene, âşığının dairesinden çıkmış, apartmanın merdivenlerini iniyordu ki, birden yine o mânâsız korkuya kapıldı. Gözlerinin önünde kara bir topaç vınlıyarak dönmeye başlamış, dizleri donup kaskatı kesilmişti. Ansızın yere kapaklanmamak için hemen parmaklığa tutunmak zorunda kaldı. Bu tehlikeli ziyareti ilk defa yapmıyor; bu âni ürpertiye alışmış bulunuyor, ama içindeki olanca mukavemete ra…

Yazar: yuval noah harari
- Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü? - Para neden herkesin güvendiği tek şey? - Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen? - Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar? - Geleceğin dini bilim mi? - İnsanların miadı çoktan doldu mu? 100 bin yıl önce Yeryüzü'nde en az altı farkl…

Yazar: tezer özlü
Tezer Özlü, bir başka kutupta kendisiyle aynı yazgıyı paylaşan Oğuz Atay gibi, beklenmedik bir anda edebiyatımızdan demir aldı. Yazar ile sahici efsanesini birleştiren bu anlatı, hem yoğun bir vasiyetname niteliği taşıyor, hem de hayata ender görülen acılıkta bir perspektiften tanıklık ediyor. Yayınevinin notu: Bu kitap yazarın Almanca kaleme aldığı "Auf dem Spur eines Selbsmords" (Bir…

Yazar: tezer özlü
Tezer Özlü, bir başka kutupta kendisiyle aynı yazgıyı paylaşan Oğuz Atay gibi, beklenmedik bir anda edebiyatımızdan demir aldı. Yazar ile sahici efsanesini birleştiren bu anlatı, hem yoğun bir vasiyetname niteliği taşıyor, hem de hayata ender görülen acılıkta bir perspektiften tanıklık ediyor. Yayınevinin notu: Bu kitap yazarın Almanca kaleme aldığı "Auf dem Spur eines Selbsmords" (Bir…

Yazar: oğuz atay
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve oyun oynuyormuş gibi ilgilenme yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.

Yazar: elif şafak
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de… Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistandan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar. Elif Şafak'ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin d…

Yazar: zülfü livaneli
Zülfü Livaneli, zengin bir insan panoramasıyla İstanbul'un derinliklerine inerken şehrin büyülü, ama bir o kadar da acımasız atmosferiyle buluşturduğu okuru sıra dışı yolculuğa çıkarıyor. 2014 yılı Aralık ayının son günleri… Yedi yıldızlı Konstantiniyye Oteli'nin açılış günü ve erken bir yılbaşı kutlaması… İstanbul'un seçkin, kalburüstü simaları, Sultanahmet'teki eski Bizan…

Yazar: josé saramago
Adı belirsiz bir ülkenin başkentinde seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlayınca kimse oy atmaya gitmez. Öğleden sonra yağmur durunca, saat tam dörtte, seçmenler sanki emir almışçasına sandıkların başına koşarlar. Ama sandıklar açıldığında, kullanılan oyların yüzde 83'ünün boş olduğu ortaya çıkar. Bunun bozguncu bir grubun, dahası uluslararası bir anarşist örgütün işi olduğu…

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: henri charriere
1969 yılında hiç bilinmeyen, eski bir kürek mahkûmunun kitabı yayınlanıyordu: KELEBEK. Bir adamın kürek cehenneminden kurtulmak için verdiği mücadelenin olağanüstü öyküsüydü bu. Yayıncılık alanında elli yıldır patlayan en büyük bomba oldu KELEBEK. Yalnız Fransa'da satışı on milyonu geçti, yirmi üç dile çevrildi. Fransa'dan sonra KELEBEK'in yayınlandığı ikinci ülke Türkiye oldu. E Y…

Yazar: henri charriere
İşlemediği bir cinayetten, müebbet kürek cezasına çarptırıldığı sıra, Henri Charrièrein özgürlük mücadelesinin bir ifadesi olarak doğdu Kelebek. Çok genç yaşında tutkunu olduğu idealleri ve gelecek arzusu onu insanca bir felsefe ve üstün bir uygarlıkla tanıştırdı: Modern sistemin kokuşmuş yolları yerine Kızılderililerin, cüzzamlıların, okuma yazma bilmeyen yoksul balıkçıların gerçek uygarlığıyl…

Yazar: amin maalouf
Romanda geçen zaman, 1666'nın hemen öncesi... Gizemli bir kitabın peşinde kıtalar, kentler, denizler aşan yol... Tanrı'nın gizli (yüzüncü) adını ararken kendini ve aşkı bulan yolcu ise antika tüccarı Baldassare Embiaco.... Konya'da vebanın kıyımına, İzmir'de Sebetay Sevi'nin şaşırtıcı başkaldırısına, İngiltere'de büyük Londra yangınına tanık olan bir roman kahramanı.…
