Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: william gerald golding, aimee de jongh
Sineklerin Tanrısı başlangıçta, ıssız bir adaya düşen çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne'ın Mercan Adası'nın çağdaş bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine, Sineklerin Tanrısı'nın başlıca iki kişisine Mercan Adası'ndaki çocuklardan aldığı Ralph ve J…

Yazar: simone de beauvoir
Kahramanları arasında Arthur Koestleri, Jean-Paul Sartreı, Albert Camusyü ve yazann kendisini görür gibi olduğumuz Mandarinler, bir dönem Avrupa aydınlannm verdiği önderlik mücadelesine ışık tutan yönüyle eşsiz bir belgesel; duyguları, hayal kırıklıklarını ele ansıyla benzersiz bir aşk yapıtıdır. Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülüne layık görülen Mandarinlerin tartışmaya açtığı sorular güncellikle…



Yazar: william gerald golding, aimee de jongh
Sineklerin Tanrısı başlangıçta, ıssız bir adaya düşen çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne'ın Mercan Adası'nın çağdaş bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine, Sineklerin Tanrısı'nın başlıca iki kişisine Mercan Adası'ndaki çocuklardan aldığı Ralph ve J…

Yazar: ömer seyfettin
Eseoğlu adlı bir köy ağasına karşı artık bir şeylerin yapılması gerekiyordu. Bu ağa köydeki herkesin malına saldırıyor, güçsüz insanları topraklarından çıkararak kendi zenginliğini genişletiyordu. Yörük Hoca dışında kimse Eseoğluna karşı çıkmaya cesaret edemiyor; kendinde o gücü görüyordu. Fakat o da ihtiyar biriydi. Bir de kızı vardı. Bir zaman oldu... Köyde güçsüzleri koruyan, ansızın ağanın ka…

Yazar: eileen caddy
Findhornun kurucularından olan Eileen Caddynin ilk olarak içindeki o sakin, huzurlu iç sesten kişisel mesajlar almaya başlamasından bu yana kırk yıldan fazla bir zaman geçmiştir. Yılın 365 günü için hazırlanan bu günlük, Eileen Caddynin ilham veren kısa mesajlarından seçilerek oluşturulmuştur. Bu yalın öğreti, başkalarının da inanç, doyum ve iç huzuru bulmalarına yardımcı olma umudu ile sunulmuşt…
8/10
Yazar: metehan
“Anadolu'da ay yüzlü bir maşuktan, dirilmiş bir öyküdür bu... Ve O'nun muhabbetiyle tüm güzellere ithaf olundu. Aşıklar bilir mevzuyu da, tende kalanlar kahroldu.'' ''Ah aşk Neden bu kadar gizlisin? Oysa ki sen Yunus , Şems ve Mahmut değilsin Sen Yunus'u söyleten, Sen Şems'i sevdiren, Sen Mahmut'u yakansın... İlk görüşte seven değil, ilk görü…

Yazar: metehan
“Anadolu'da ay yüzlü bir maşuktan, dirilmiş bir öyküdür bu... Ve O'nun muhabbetiyle tüm güzellere ithaf olundu. Aşıklar bilir mevzuyu da, tende kalanlar kahroldu.'' ''Ah aşk Neden bu kadar gizlisin? Oysa ki sen Yunus , Şems ve Mahmut değilsin Sen Yunus'u söyleten, Sen Şems'i sevdiren, Sen Mahmut'u yakansın... İlk görüşte seven değil, ilk görü…

Çok okuyan biri olarak elime geçen bütün kitaplara şans vermeye çalışırım. Pek az son şaşırtır beni. Hüzün, tebessüm, maneviyat ve hiç ummadığım bir son. Bu roman kesinlikle şansı hak ediyor. 📚👍Tavsiyemdir. ; )

Yazar: metehan
“Anadolu'da ay yüzlü bir maşuktan, dirilmiş bir öyküdür bu... Ve O'nun muhabbetiyle tüm güzellere ithaf olundu. Aşıklar bilir mevzuyu da, tende kalanlar kahroldu.'' ''Ah aşk Neden bu kadar gizlisin? Oysa ki sen Yunus , Şems ve Mahmut değilsin Sen Yunus'u söyleten, Sen Şems'i sevdiren, Sen Mahmut'u yakansın... İlk görüşte seven değil, ilk görü…

Yazar: metehan
“Anadolu'da ay yüzlü bir maşuktan, dirilmiş bir öyküdür bu... Ve O'nun muhabbetiyle tüm güzellere ithaf olundu. Aşıklar bilir mevzuyu da, tende kalanlar kahroldu.'' ''Ah aşk Neden bu kadar gizlisin? Oysa ki sen Yunus , Şems ve Mahmut değilsin Sen Yunus'u söyleten, Sen Şems'i sevdiren, Sen Mahmut'u yakansın... İlk görüşte seven değil, ilk görü…

Yazar: metehan
“Anadolu'da ay yüzlü bir maşuktan, dirilmiş bir öyküdür bu... Ve O'nun muhabbetiyle tüm güzellere ithaf olundu. Aşıklar bilir mevzuyu da, tende kalanlar kahroldu.'' ''Ah aşk Neden bu kadar gizlisin? Oysa ki sen Yunus , Şems ve Mahmut değilsin Sen Yunus'u söyleten, Sen Şems'i sevdiren, Sen Mahmut'u yakansın... İlk görüşte seven değil, ilk görü…

Yazar: mehmet eroğlu
Mehmet Eroğlu, onuncu romanı Belleğin Kış Uykusunda, insanı en çok kendisi kılan adını bile hatırlamayan bir adamın, Bay Mnin, yitirdiği belleğinin peşine düşerek, geçmişe ve geleceğe doğru aynı anda yaptığı fantastik bir yolculuğu anlatır. Mnin bindiği tren zamansız bir gecenin içinde yol alırken, M bir yandan gençleşir, bir yandan da karşısına çıkan yolculardan geri aldığı anılarla hayallerini,…
9/10
Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bütün diğer romanlardan sonra yazmak istediğim bir itiraf roman vardı...Bu romana bütün yüreğimi vereceğim, kanımı akıtacağım. Sürgün yıllarımda, yatağıma yatmış, iç çözümlemeler yaparken, hüznün altında ezildiğim anlarda bu kararı verdim...Bu roman benim için öyle değerli ki, benimle öyle bir bütünleşmiş ki... Onu başyapıtım yapmak istiyorum...(Fyodor Dostoyevskinin kardeşine yazdığı mektuplarda…

Yazar: mehmet eroğlu
Mehmet Eroğlu, onuncu romanı Belleğin Kış Uykusunda, insanı en çok kendisi kılan adını bile hatırlamayan bir adamın, Bay Mnin, yitirdiği belleğinin peşine düşerek, geçmişe ve geleceğe doğru aynı anda yaptığı fantastik bir yolculuğu anlatır. Mnin bindiği tren zamansız bir gecenin içinde yol alırken, M bir yandan gençleşir, bir yandan da karşısına çıkan yolculardan geri aldığı anılarla hayallerini,…

Yazar: nazan bekiroğlu
Zamanın daha ağır aktığı, hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler. Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler. Arka planda Türkiye, pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ. Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen... Neyi beklediğini bilmede…

Yazar: tezer özlü
Doğumum bile bir kökünden kopma idi. On yaşıma kadar, çevremi, özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım... Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım... Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım. Dünyayı kavradığını sandım... Kırk yaşındayım. Bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum…



Yazar: tezer özlü
Doğumum bile bir kökünden kopma idi. On yaşıma kadar, çevremi, özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım... Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım... Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım. Dünyayı kavradığını sandım... Kırk yaşındayım. Bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum…





