Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: david smith, phil evans
“Ne? Das Kapital’i okumak mı?” Bunu yapmak için Einstein’ın beynine ve peygamber sabrına sahip olman gerekir. Bu doğru değil. Bu komik, ele avuca sığmaz, çok yönlü ve zengin içerikli kitapta, David Smith ve Phil Evans, çok zengin resimlerle, yalın bir dil kullanarak, Kapital’in anlaşılması zor bir kitap olduğu efsanesini yerle bir ediyorlar. Elinizdeki kitap Marx’ın temel kavramlarını bayağılığa…

Yazar: john locke
Hoşgörü insan toplumlarının kalıcı barış ortamında yaşayabilmelerinin önşartıdır. Bu sadece bugün böyle değildir. Dün de böyleydi, yarın da böyle kalacaktır. Hoşgörünün iki temel alanı vardır. Birincisi toplumsal hoşgörüdür. Toplumsal hoşgörünün sosyolojik bir olgu olarak yerleşmesi zaman alır. Hoşgörünün ikinci boyutu siyasal alanla, daha doğrusu devletin toplumsal hayattaki yeriyle ilgilidir. T…

Yazar: erol bilbilik
Amerikan emperyalizminin çekirdek örgütleri olan; Dış İlişkiler Konseyi (Council On Foreign Relations), Üçlü Komisyon (Trilateral Commission) ve Bilderberg Grup (Bilderberg Group) gibi gizli örgütlerle ilgili herhangi bir kitap yayımlandığında, Amerikancılar dünyanın neresinde olursa olsun duraksamaksızın saldırıya geçerler ve araştırmacıları komplo teorisi üretmekle suçlarlar. Oysa, onlar da bil…

Yazar: mehmet ali sebük
Sebük, “Nâzım’ın Özgürlük Savaşı” adlı kitabında bu dava çerçevesinde Nâzım Hikmet’in Türkiye’deki son yıllarını belgelerle ortaya koyarken Türkiye’nin yakın geçmişinin bir fotografisini de yansıtmıştı. (Cem Yayınevi, 1990) Sebük, adı geçen kitabında Bursa cezaevinde yatarken sık sık görüştüğü Nâzım Hikmet’in “beslenmesi”ni şöyle anlatmakta: “Nâzım revirdeki yemekten yararlanabiliyordu. Buna gö…

Yazar: mehmet ali sebük
Sebük, “Nâzım’ın Özgürlük Savaşı” adlı kitabında bu dava çerçevesinde Nâzım Hikmet’in Türkiye’deki son yıllarını belgelerle ortaya koyarken Türkiye’nin yakın geçmişinin bir fotografisini de yansıtmıştı. (Cem Yayınevi, 1990) Sebük, adı geçen kitabında Bursa cezaevinde yatarken sık sık görüştüğü Nâzım Hikmet’in “beslenmesi”ni şöyle anlatmakta: “Nâzım revirdeki yemekten yararlanabiliyordu. Buna gö…

Yazar: antonio altarriba, kim
İki dünya savaşı arasında yaşanan bir felaket ve bilhassa II. Dünya Savaşı aktörlerinin oyuncaklarını test sahasıydı İspanya İç Savaşı. Cumhuriyetçilerin Kralı devirmesinden kısa bir süre sonra Franko ve askerleri, askerî müdâhalede bulunmuş ve bütün ülke yıllar sürecek bir çatışma alanına dönmüştü. Yıllardır herkesin gizlediği “vahşi” kimlik açığa çıkmış, komşular birbirini öldürmeye veya ihbar…

Yazar: antonio altarriba, kim
İki dünya savaşı arasında yaşanan bir felaket ve bilhassa II. Dünya Savaşı aktörlerinin oyuncaklarını test sahasıydı İspanya İç Savaşı. Cumhuriyetçilerin Kralı devirmesinden kısa bir süre sonra Franko ve askerleri, askerî müdâhalede bulunmuş ve bütün ülke yıllar sürecek bir çatışma alanına dönmüştü. Yıllardır herkesin gizlediği “vahşi” kimlik açığa çıkmış, komşular birbirini öldürmeye veya ihbar…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…
9/10
Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…







