Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sait faik abasıyanık
...Ben de dün akşamdan beri Hasana uyduracak hikâye düşünüyorum. Saatlerce düşündüm. Sabahleyin ilk vapurda yine düşündüm. Ne dersin?.. Bu sefer benim hikâyemi anlatırsın... Yağmurlu gecede bir adam geldi, dersin...diyen büyük yazarın; ilk kez 1940 yılında yayımlanan hikâye kitabı Şahmerdan yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKPaşazadeAyşelerin evi sur haricindedir. Bizimki,…

Yazar: sait faik abasıyanık
Şu karşıki sandalı görüyor musun? Bakın sahile yaklaşıyor. Onu yürüten şey nedir? Kürekleri değil mi? Ya şu uçan martılar! Kanatları ylunsa artık uçabilir mi? Düşünce de böyledir. Dört duvar arasına kapatılmak istenirse kanatsız kuş, küreksiz sandal oluverir ve bütün manasını kaybederdiyen büyük yazarın; ilk kez 1944 yılında yayımlanan romanı Birtakım İnsanlar yeniden gözden geçirilerek yayına ha…

Yazar: sait faik abasıyanık
Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlanan hikâye kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKBen Ne Yapayım?Dün akşam soframda yediğim yemeğin bana dört…

Yazar: sait faik abasıyanık
''Sevgilim! (...) Cıgara içmekten vazgeçilebilir mi? Hikâye yazmaktan da, köralası, vazgeçemiyoruz. İşte bir müddettir ben de, elimde cigara, adam arıyor giibiyim. Ne kadar üstü başı düzgünler, suratı ciddiler, hali azametliler içinde kalmışım ki bir türlü hikayeme yanaşamıyorum.'' Sait Faik Abasıyanık'ın ''Dört Zait'' adlı hikayesinden. ''…

Yazar: sait faik abasıyanık
...Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir.diyen büyük yazarın; ilk kez 1936 yılında yayımlanan hikâye kitabı Semaver yeniden gözden geçirilerek hazırlandı. TADIMLIKSemaver-- Sabah ezanı okundu. Kalk yavrum, işe geç kalacaksın.Ali nihayet iş…

Yazar: chuck palahniuk
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, yanılsamanın hüküm sürdüğü şu dünyada bize iyi ve doğru olarak dayatılanı değil de, kötü olduğu söylenerek bizden uzak tutulanı tercih etmek ne derece mümkündür? Chuck Palahniuk, bize yine roman olarak ulaşan bu üçüncü kimlik krizinde, aile ve toplumda var olan genel geçer davranış kalıplarının altında yatan gerçekliği evirip çeviriyor.Genç ve güzel manken Sh…

Yazar: orhan kemal
934 yılı ağustos ayının sonlarıydı. Sabahın saat 10u.Çırçır katibi Topal Nuri, Çırçır Dairesinin basıldıkça gıcırdıyan, tahtaları çürük merdivenini ağır ağır indi, merdivenin sağındaki odasına girecekken durdu, avluyu gözden geçirdi. Çukurova güneşinin korkunç sarı sıcağı her yanı kavramış, ortalık alabildiğine yanıyor, karşı koza mağazasının duvar kovuklarına ince belli, sarılı siyahlı it arılar…

Yazar: orhan kemal
Kırpık bıyığı, kocaman gövdesi, memnun yüzü, sivri çenesiyle, karnı tok bir tilkiyi hatırlatan nargilesini tokurdatıyor, kahvenin hafifçe buğulu camları ötesinde telâşla kaçışan insanların bu havada sokağa çıkmalarından dolayı, akıllarına turp sıkıyordu içinden. Ne akılsız insanlar vardı şu dünyada! Müthiş yağmur, çamur, ayaz, kar, tipi, fırtına... Hele kadınlar! Ayaklarını kırıp evlerinde otursa…

Yazar: orhan kemal
ilk bakışta okura Gogolun müfettişini hatırlatır. Ortak benzerlik; yanlışlığın getirdiği çelişme ve ondan doğan güldürünün değişik açıdan kullanılmasıdır. O.Kemal en az Gogol kadar kendi toplumsal düzeninin eleştirmesini yapmakta, gününün kişilerine, siyasal hayatına ve toplumuna ayna tutmaktadır.

Yazar: orhan kemal
Suçlu, insanların bozduğu dünyayı gene insanların düzene koyacağına inanan bir yazarın romanıdır her şeyden önce. Suçluda insanların insanlara yardımı vardır, arkadaşlık vardır. Aydınlık bir gerçekçiliktir o. Basit bir gözlemcilik değil. Gerçekten aldığı malzemeyle Olması gerekenği verir.

Yazar: orhan kemal
1950li ve 6Olı yıllarda göçler ve inşaatlarla çehresi hızla değişmekte olan İstanbul Gurbet Kuşlarının acımasız toprağıdır. Ekmek kavgası uğruna İstanbula göçmüş Anadolulular, bu değişimin rüzgârından nasiplenmeye çalışan açıkgözler ve kendini bu insanların sırtına basarak dönüştüren sistem, İstanbul kadar yaşamın da rengini değiştirmektedir. Tam bu değişimin ortasındaki insanlar Orhan Kemalin us…

Yazar: orhan kemal
Bu kitap, kendi bilgi ve görgülerim dışında, bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir. Yayımlanmadan önce, çeşitli ırgat, usta, usta yardımcısını toplayarak bir gece sabaha kadar okudum onlara. Dinlediler. Pardon, dediler, bu bu kadar olur. Bütün anlattıkların doğru. Eksik bile. Çukurovanın bereketli topraklarında öyle…

Yazar: orhan kemal
Orhan Kemalin 1969 yılında hem Türk Dil Kurumu hem de Sait Faik Hikâye Ödüllerini kazanan kitabı Önce Ekmek , bu büyük romancının öykücülükte de ne kadar büyük bir kalem olduğunu gösteriyor. Büyükşehir insanının yaşama ve şehre tutunma uğraşısını, kavgasını anlatan bu öyküler, tüm Orhan Kemal yapıtlarında olduğu gibi, okurun insana dair inancını besliyor, güçlendiriyor ve direnme gücünü artırıyor…

Yazar: orhan kemal
Orhan Kemal her zaman, geçimini en zor koşullarda kazanmak zorunda olan, ekmeği için hep bir kavganın içinde yer alan insanların yazarı olmuştur. Bu insanların yaşadıklarını hayran olunası bir yetkinlikle dile getirirken, aydınlığı ve umudu da göz ardı etmez. Bize sürekli, tüm bu yaşananlara rağmen, insanın içindeki aydınlığın ve umudun daha iyiye, daha güzele layık olduğunu hatırlatır. Bunun içi…

Yazar: orhan kemal
Hayatını edebiyata adamış ve Türk edebiyatına eşsiz metinler kazandırmış olan Orhan Kemalin Önemli Not!unda hem düzyazılarını hem de yarım kalmış iki eserini bulacaksınız. Böylece bir yazarın dünyasına açılan en dolaysız iki kapıdan geçecek, hiç yayınlanmamış iki metnin süprizini yaşayacak ve insanın en gerçekçi seslerini dile getiren Orhan Kemalin edebiyat, siyaset ve yaşam üzerine görüşlerine t…

Yazar: chuck palahniuk
Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir binyılın başındaki modern dünyanın ürkütücü çılgınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri dilli bir aşağılama... Tender Branson, Creedish mezhebinin d…

Yazar: tûba çandar
Türkiyeliyim... Ermeni’yim... İliklerime kadar da Anadoluluyum. Bir gün dahi olsa, ülkemi terk edip geleceğimi Batı denilen o hazır özgürlükler cennetinde kurmayı, başkalarının bedeller ödeyerek yarattıkları demokrasilere, sülük misali yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o türden özgürlükler cennetine dönüştürmek ise temel kaygım oldu. Şu anda yaşayabildiğim ya da yaşayamadığım haklara da be…

Yazar: lorenzo carcaterra
Bu hikaye benim ve yaşamımda gerçekten önemli yerleri olan en yakın üç arkadaşımın hikayesidir. Bunlardan ikisi katildi; otuz beş yaşına gelmeden bu dünyadan göçüp gittiler. Diğeri ise artık mesleğini icra etmeyen bir avukat. İçinde canlı tutmayı seçtiği o korkunç gelişimle birlikte yaşıyor. Onlar ve çocukluğumuz adına tek konuşabilen kişi ise, benim. Lorenzo, Michael, John ve Tommy, New Yorkun B…

Yazar: grigory petrov
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki yaşamı yenilemek için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-…

Yazar: meltem vural
İran topraklarına geçince hızla değişen coğrafyada başka bir gezegene ışınlanmıştım. İranın başkenti Tahranda, Hazar kıyılarında ve Bender Abbasta, eşim ve ailesiyle yaşadığım dokuz yüz gün boyunca, siyasi özgürlük vaadiyle kandırılmış bir halkın pişmanlığını, mutluluk vaadiyle kandırılmış bir kadın olarak kendi pişmanlığımla harmanladım. Acı günleri ardımda bırakarak kavuştuğum özgür ülkemin yan…

Yazar: aytuğ akdoğan
Hayatıma bu şekilde girmene izin vermeme rağmen benden vazgeçmene bile kızmayacağım.Ya diyeceğim. Ya hiç girmeseydin hayatıma? O zaman ne yapardım ben?(Başımı Biraz Belaya Sokacağım Seninle) Ey çocuk! Sen müthiş bir orgazm sonucu, milyonlarca sperm içinden birinci gelerek cenin haline geldin fakat dünya ve İstanbul senin kadar kusursuz değil.Ve insanlar, senin bildiğin kadar onlar değiller. (…

Yazar: necati cumalı
...Urlada üç yıl yatağında sılasını yaşadı. Baktığı yerden gözlerini ayırmadan sık sık dalar giderdi.

Yazar: peride celal
Peride Celal, bir dostuna yazdığı mektupta, Güz Şarkısı adlı romanı için şunları söylüyor: Güz Şarkısı, benim, Kurtlardan sonra en sevdiğim romanlarımdan biridir. 1960lı yılları oldukça gerçekçi bir gözlemle bu romana aktardığımı sanıyorum. Bir uzun vapur yolculuğunda bir çifte rastlamıştım. Birbirlerine çok aşık oldukları belliydi. Ama nedense hep bir yerlere saklanıp kaybolmak ister gibiydiler.…

Yazar: mustafa mutlu
Bu kitapta anlatılanlar: Sıradan ama özel...Günlük ama ömürlük...Küçük ama büyük...Basit ama zor... Sığ gibi ama derin... Mustafa Mutlu, bir aile öyküsü etrafında aslında koskocaman bir hayatın içindeki acıları ve sevinçleri; fırtınalar arasındaki “küçük huzur” anlarını ve huzurlu görünen hayatlardaki “büyük fırtınalar”ı harmanlıyor