
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: enis batur
Nedir Kravat?Maktûlu kaybolmuş, dolayısıyla faili meçhul bir cinayet anlatısı mı?Cumhuriyet tarihinin, kravat takmayı zorunlu kılanlarla kravat takmayı reddedenler arasındaki kıyasıya mücedeleden ibaret olduğunu savunan bir siyasal yorumu mu? Yoksa, ortalama yüzyirmi santimetre boyundaki bir kumaş kesintinin anatomisi mi?Enis Batur, Fugue Sanatı üzerinde bir roman denemesi altbaşlığını taşıyan Ac…

Yazar: jean baudrillard
Baudrillard, Kötülüğün Şeffaflığı adlı bu eserinde, Batıyı var eden temel kavramlardan olan gelişme, ilerleme ve kendini koruma ilkesinin, her yerde, yok oluşun ve ölme halinin sürekliliğine dönüştüğünü gösterir. 1960ların cinsel devrimi, cinsel özgürlüğe değil; travestiliğin hükümranlığına, kadın ve erkek kategorilerinin birbirine karışmasına yol açmıştır. Sanatta devrim ile iyi ve kötü gibi est…

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: carlos fuentes
Carlos Fuentes, dünyanın yaşayan en önemli yazarlarından biri. Hem edebiyatın hem de düşünce dünyasının önde gelen figürlerinden. Türkiyede de daha önce Can Yayınları tarafından okura sunulan eserleriyle tanınan Fuentes, politik romanlarıyla ülkesi Mek¬sikayı dünya gündemine taşımaya devam ediyor. Elinizdeki romanın konusu aslında çok tanıdık: politikada ayak oyunları, koltuk sevdası ve arka plan…

Yazar: münir h. göle
Yolculuklara yapayalnız çıkmayı sevmişimdir kendimi bildim bileli. Yalnızlık daha çekicidir. Kitaplara yapayalnız dalarız, onların dünyalarında yapayalnız geziniriz. Kitaplar kimselerle paylaşılmaz. Sevişmek de okumak gibidir gene. Her ne kadar esrimeye varıncaya kadar bir başkasına tutunursak da, o geri dönüşü olmayan dorukta yalnız kalırız, yapayalnız.Kaçamamak ile Münir Göle, Azor adalarına çı…

Yazar: david peace
İşgal Altındaki Şehir hastalık, kül, barut, yağmur ve ölüm kokuyor... Tekinsiz sokaklar mutsuz ve endişeli, korkmuş ve kabullenmiş, alışmış ve öfkeli insanlarla dolu. Şehir yaralarını sarmaya, hayata tutunmaya çalışıyor, çalıştıkça da yaralanıyor. David Peace İkinci Dünya Savaşı sonrasında toplumsal yozlaşma ve çürüme kadar hastalıklarla da boğuşan ülkenin kara hikayesini Tokyo Sene Sıfır'…

Yazar: fetna ayt sabbah
Nasıl olur da aynı halk, kadın konusunda birbirinden bu denli farklı imgeler üretebilir? Bir yanda, doyurulması olanaksız ve gemi azıya almış şehveti yaşayan bir kadın ve onun kurduğu yoğun aşk ilişkileri; öte yanda, peçenin ardına sığınmış, boyun eğmiş, sessizce kendi köşesine çekilmiş kadın ve kocasının iradesini beklerken gösterdiği sabır... İşte, İslamın Bilinçaltında Kadını okurken akla geli…

Yazar: zeynep sayın
İmgeler hangi koşullarda pornografikleşir, ne zaman teşhircileşirler? Teşhircilik geleneği diye bir şey var mıdır? Ya da teşhircilikten azade bir imge mümkün müdür? Farklı zamanlarda ve mekânlarda nasıl üretilmiştir, üretilebilmiş midir?İmgenin Pornografisi, Zeynep Sayının başlangıçta kendisine bir varoluş problemi olarak sorduğu bu sorular çerçevesinde gelişiyor. İmgelerin henüz bir sanat olmadı…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: william s. burroughs
Porsuk sadece sıçrayıp oynamak istemişti ve devlet malı bir 45likle vuruldu. Onun dokunun. Onunla bütünleşin. Onu hissedin. Ve kendinize sorun, kimin hayatı daha değerli? Porsuğunki mi, yoksa kahrolası beyaz bir bok parçasının mı? Büyülü ortamlar yerle bir oluyor... Melekler tüm kovukları terk ediyor, içinde tek boynuzlu atın, Kocaayağın, Yeşil Ren Geyiğinin bulunduğu ortam giderek azalıyor, tıpk…
Yazar: yves lacoste
(Arka Kapak) Hak ettiği ilgiyi ne Doğuda ne de Batıda gören, 14. yüzyılda yaşamış Arap düşünür I?bni Haldunun önemini A.Toynbee şu sözlerle dile getiriyor: "I?bni Haldun öyle bir tarih felsefesi tasarlamıs? ve ortaya koymus?tur ki, bugüne kadar hiçbir yetenek, hiçbir dönemde, hiçbir ülkede böylesine büyük bit yapıt yaratamamıs?tır." I?bni Haldunun, tarihin bilim olarak dog?us?unu s…

Yazar: samuel beckett
İrlandalı yazar Samuel Beckett, başarısızlık/yoksunluk sanatı olarak tanımladığı edebiyat anlayışını ilk şiirlerinden son düz yazılarına kadar inatla sürdürmüştür. Sanatçının nedenini bilmeden, hiçbir şeye sahip olmadan hiçi anlatmak zorunda kalışı biçiminde açabileceğimiz başarısızlık/yoksunluk kavramı dört uzun öyküsünde yoğun bir karamizahla yoğrulur.Bu öyküler Beckettın edebiyat serüveninde b…

Yazar: tezer özlü, ferid edgü
'Sevgili Ferit, Bu sabah mektubunu bulmak, okumak, bana hem yaşamı hem de sonundaki ölümü daha dayanılır kıldı. Birden yüksek dağlar, henüz boz rengi olan yamaçlar, tepelerdeki beyaz kar, sessiz, küçük İsviçre köyleri anlam kazandı ve buraya geldim geleli ilk kez ayağım yere değdi...' Muhteşem Bir Aklın Yansımaları Türk edebiyatının lirik prensesi olarak tanınan Tezer Özlü&#…

Yazar: jonathan safran foer
Çağdaş edebiyatın en etkileyici seslerinden Jonathan Safran Foerden zaman, mekân ve hafıza üçgeninde şaşırtıcı manevralar yapan, eğlenceli, dokunaklı, zekâ ve duygu dolu, çarpıcı bir roman: Her Şey Aydınlandı. Elinde solmuş bir fotoğraf ve kafasında soru işaretleriyle yola koyulan genç bir adamın Avrupanın kalbinden Amerikaya, dünyadan Aya, geçmişten günümüze, rüyalardan masallara, büyük aşklarda…

Yazar: leyla erbil
Cezaların en kötüsü, en zararlısı bağışlamaktır: yazılıydı, demir ve köpekli kapının tam üstüne konulmuş tabelada. O vakte değin bağışlamanın büyüklüğüne inandırmaya çalışmışlardı insanları oysa ki, kim bilir bu da yeni bir dindi, cezaevlerine özgü bir din. Ayda bir gün tel kafeslerin ardından görüşülebilirdi. Tel kafesler yırtıcı hayvanlar için kullanılanın iki katı kalınlığında, dörtköşe dokunm…

Yazar: cesare pavese
Güzel Yaz, çağdaş İtalyan Edebiyatının en önemli adlarından Cesare Pavesenin 42 yaşındayken 1950 yılında bir otel odasında intihar etmeden önce tek başlık altında topladığı üç romandan biri. Aynı kitapta yer alan Tepelerdeki Şeytan ve Yalnız Kadınlar Arasında ile birlikte ilk kez 1949 yılında topluca yayınlanan bu çalışması için Pavese, üçleme dememeyi yeğlemişti. Her biri kendi başına bir kitap…

Yazar: erdal öz
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Denizle anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki no…

Yazar: andré gide
Andre Gide’in “Günlük” adlı yapıtıyla kendini kabul ettirmesi uzun zaman aldı; ama Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra onu, kuşağının önderi olarak kitlelere benimsetti. “Başkalarının kuşkularından söz etmeleri beni hep rahatsız etti. Bu hemen ortadan kaybolabileceğini sanan korkak bir düşünceden doğar. Mizacımın iki bölümü arasında bir ayrılık yaratmak ve kendimi doğaya düşman saymak. Bu belki gu…

Yazar: bilge karasu
Bilge Karasunun edebiyatına ilk kez başlayacak olanlara Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ile Göçmüş Kediler Bahçesini öneriyoruz. Kitap, yayın tarihi olarak yazarın üçüncü kitabıdır, 1980 öncesi dönemi temsil eder. Buraya kitabın doruk bölümlerinden birini koyduk okumanız için...Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustam karşımda duruyordu. Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satr…

Yazar: guillaume apollineire
Çok küçük yaştan itibaren kadın kokusu ve bedenine olan tutkusunu dizginleyemeyen genç Roger, yıllar geçtikçe çevresindeki bütün kadınları gözlemleyerek aşama aşama kendi bedenini ve cinselliğini keşfeder. Sonunda çevresindeki kadınların bir numaralı küçük Rogersi, onları her daim hoşnut etmeyi beceren Don Juanı olur. Roger anatomi atlasından edindiği ve Papaza günah çıkaran kadınlardan sızdırdığ…

Yazar: leylâ erbil
Yazınımızın mihenk taşlarından biri sayılan Gecede, Marksist ve psikanalizci yöntemlerin olağanüstü bir kullanımıdır. Leyla Erbil, dedim - dedi, diye düşündü vb... klasik anlatı almaşıklarını silerek elde ettiği metinle karşı-dilin psikanalizini gerçekleştiriyor. YKY, otuz yıl önce ortodoks Marksizme karşı kaleme alınmış bu yol açıcı yapıtı okurlarıyla yeniden buluşturuyor. TADIMLIKVapur, ans…

Yazar: ımre kertész
Fiyasko, toplama kampından sağ çıkmayı başaran Imre Kertészin, Yahudi soykırımının kurbanlarıyla alay edildiği gerekçesiyle geri çevrilen ve yıllar sonra Nobel Edebiyat Ödülünü almasında büyük etkisi olan ilk romanı Kadersizlikin hikâyesi. Bir türlü yayınlatılamayan romanın sonunda en son biçimiyle yazıldığı Fiyaskoda, Kertész biyografisinin en belirleyici özellikleri gözler önüne seriliyor: Ausc…

