
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: leylâ erbil
Yazınımızın mihenk taşlarından biri sayılan Gecede, Marksist ve psikanalizci yöntemlerin olağanüstü bir kullanımıdır. Leyla Erbil, dedim - dedi, diye düşündü vb... klasik anlatı almaşıklarını silerek elde ettiği metinle karşı-dilin psikanalizini gerçekleştiriyor. YKY, otuz yıl önce ortodoks Marksizme karşı kaleme alınmış bu yol açıcı yapıtı okurlarıyla yeniden buluşturuyor. TADIMLIKVapur, ans…

Yazar: leylâ erbil
[K]arıncalar mutfağında, yerde, şekerliğinde her yerde vardılar gerçekten. Ama ekmek, yemek kırıntılarına gelirdi onlar; temizlik yoktu ki bu evde! Belki de karıncalardan söz ederken başka şeylerdi konu ettiği. Şöyle bir şey söylemişti bir gün: Uyurken üzerimde dolaşmadıklarını nasıl bilebilirim! Bütün bu karmaşaya karşın ev tertemiz kokardı. Azıcık tarçınlı, zencefilli, bergamut karışımlı çok ho…

Yazar: leyla erbil
Cezaların en kötüsü, en zararlısı bağışlamaktır: yazılıydı, demir ve köpekli kapının tam üstüne konulmuş tabelada. O vakte değin bağışlamanın büyüklüğüne inandırmaya çalışmışlardı insanları oysa ki, kim bilir bu da yeni bir dindi, cezaevlerine özgü bir din. Ayda bir gün tel kafeslerin ardından görüşülebilirdi. Tel kafesler yırtıcı hayvanlar için kullanılanın iki katı kalınlığında, dörtköşe dokunm…

Yazar: molière
Cimri, temanın, karakterlerle ve yan öğelerle ustalıkla desteklendiği, oyuncuların sahnede yer değiştirmelerinden vücutlarının hareketine kadar her şeyin incelikle düşünüldüğü bir başyapıttır. Molière, Cimri'de trajik bir durumu komediyle anlatır. Aslında korkunç bir kişiliği olan Harpagon, gülünç bir adamdır, çünkü kendini çok ciddiye alır. Cimri'nin para tutkusu, oyunun bazı sahneleri…

Yazar: sema rifat
Türkçeden Batı kültürünün mihenk taşlarına köprüler kuran bir yazar, çevirmen ve düşünce adamı: Selahattin Hilav. Bu kitap, sadece onun hayatında önemli bir yer tutan Paris yıllarını onun mektupları üzerinden anlatmıyor. Düşünce dünyasından ve özel hayatından kesitlerle tüm yaşamına bir pencere açıyor; Hilavın ailesi, yakın arkadaşları, yaşam biçimi, dünya görüşü, dil duygusu ve çeviri anlayışına…

Yazar: oscar wilde
Oscar Wilde (1854 - 1900): Yapıtlarının çeşitliliği kadar, yaşantısıyla da 19. yüzyılın en iz bırakan yazarlarındandı. Şiirleri (Reading Zindanı Baladı), oyunları (İdeal Koca), deneme ve mektuplarının (De Profundis) yanısıra, bu ciltteki biraraya getirilmiş bütün öykü ve masallarıyla da Wilde, sanatta güzelin yılmaz bir savunucusu olmuştu. Bütün Masallar, Bütün Öykülerde ise, peri masalından poli…

Yazar: william gerald golding, aimee de jongh
Sineklerin Tanrısı başlangıçta, ıssız bir adaya düşen çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne'ın Mercan Adası'nın çağdaş bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine, Sineklerin Tanrısı'nın başlıca iki kişisine Mercan Adası'ndaki çocuklardan aldığı Ralph ve J…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bütün diğer romanlardan sonra yazmak istediğim bir itiraf roman vardı...Bu romana bütün yüreğimi vereceğim, kanımı akıtacağım. Sürgün yıllarımda, yatağıma yatmış, iç çözümlemeler yaparken, hüznün altında ezildiğim anlarda bu kararı verdim...Bu roman benim için öyle değerli ki, benimle öyle bir bütünleşmiş ki... Onu başyapıtım yapmak istiyorum...(Fyodor Dostoyevskinin kardeşine yazdığı mektuplarda…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı…

Yazar: john steinbeck, çeviren: leyla özcengiz
İnci, zenginliğin ve paranın getirdiği kötülük ve felaketler üzerine yazılmış bir öykü...Meksikalı inci avcısı Kino dünyanın en büyük incisini bulduğunda, yoksulluk içinde geçen hayatının artık değişeceğine inanır. Sonunda karısı Juana ile kilisede nikah töreni yapabilecek, oğulları Coyotitoyu okula yollayabilecektir. Bu hayalleri kuran Kino, incinin komşularında uyandırdığı kıskançlığı göremez..…

Yazar: slavoj zizek
Soyları tükenmekle karşı karşıya kalmış türleri kurtarmak, dünyayı küresel ısınmadan kurtarmak, Aids hastalarını kurtarmak, kaynak yetersizliğinden ölen hastaları kurtarmak, açlıktan ölen çocukları kurtarmak... Bütün bunlar biraz daha bekleyebilir, ama ''Bankaları kurtar!'' çağrısı hemen bir müdahale talep eden ve bunu sağlayan kayıtsız şartsız bir emirdir. Belki de, Brecht…

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: oruç aruoba
Oruç Aruoba 1990-92 yılları arasında Yürüme Üçlüsü dizisi içinde yer alan yürüme - de ki işte - tümceler adlı ciltleri yayımladı. Bu diziyi hani (1993), uzak (1995) ile yakın (1997) takip etti.uzak cildi içinde bir araya getirilen Tavşan Besleyene Kılavuz (1993-94) ile Özlem Çekene Kılavuz (1993-95), daha sonra yayımlanan yakın adlı ciltte bir araya getirilen Ateş Yakana Kılavuz ve Kut Arayana Kı…

Yazar: oruç aruoba
Oruç Aruoba 1990-92 yılları arasında Yürüme Üçlüsü dizisi içinde yer alan yürüme - de ki işte - tümceler adlı ciltleri yayımladı. Bu diziyi hani (1993), uzak (1995) ile yakın (1997) takip etti.uzak cildi içinde bir araya getirilen Tavşan Besleyene Kılavuz (1993-94) ile Özlem Çekene Kılavuz (1993-95), daha sonra yayımlanan yakın adlı ciltte bir araya getirilen Ateş Yakana Kılavuz ve Kut Arayana Kı…

Yazar: georges perec
Georges Perecten, acı, umut ve doğruluğa dair bir roman... İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar âleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o din…

Yazar: bilge karasu
Bilge Karasunun edebiyatına ilk kez başlayacak olanlara Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ile Göçmüş Kediler Bahçesini öneriyoruz. Kitap, yayın tarihi olarak yazarın üçüncü kitabıdır, 1980 öncesi dönemi temsil eder. Buraya kitabın doruk bölümlerinden birini koyduk okumanız için...Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustam karşımda duruyordu. Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satr…

Yazar: thorsten botz-bornstein
Arka Kapak Rüya kuramını film çalışmaları bağlamında ele almak, bu kuramın içinde geliştiği özgün, klinik bağlamdan çıkarak esasen estetik kaygıların şekillendirdiği bir ortama geçmeyi gerektiriyor. İşte Filmler ve Rüyalar'da Botz-Bornstein da tam bunu yapıyor: Rüyaları estetik ifadeler olarak değerlendirip bu özel ifadelerin ne şekillerde geliştirildiğine odaklanıyor. Rüyaları psikolojik…

Yazar: zeynep sayın
İmgeler hangi koşullarda pornografikleşir, ne zaman teşhircileşirler? Teşhircilik geleneği diye bir şey var mıdır? Ya da teşhircilikten azade bir imge mümkün müdür? Farklı zamanlarda ve mekânlarda nasıl üretilmiştir, üretilebilmiş midir?İmgenin Pornografisi, Zeynep Sayının başlangıçta kendisine bir varoluş problemi olarak sorduğu bu sorular çerçevesinde gelişiyor. İmgelerin henüz bir sanat olmadı…

Yazar: murathan mungan
Eskiden, çok eskiden, uzun kış gecelerinde, kısık lambaların puslu camlarda titrek ışıltılarla kıpraştığı köy kahvelerine gece masalcıları, dengbejler, âşıklar gelirlermiş... Dışarıda dondurucu bir fırtına ortalığı kasıp kavurur, şiddetli bir tipi dünyanın bütün kış kahvelerini tehdit ederken, onlar, üzerlerindeki karları silkeleyip, kalın abalarını ocağın kenarında kurutup, kendilerine sunulan k…

Yazar: ernesto che guevara
Bizim gibi kâşifler burjuvalara otel parası ödemektense ölmeyi tercih ederler.Bu kitap, Chenin 23 yaşında, yakın arkadaşı Alberto Granadoyla birlikte bir motosikletle çıktığı ilk Güney Amerika yolculuğunda tuttuğu günlüklerden oluşmaktadır. Chenin derdi Amerikayı keşfetmekti bir bakıma. Nitekim içindeki çağrıya uymamazlık edemeyip, üniversite eğitimini, ailesini, hatta ilk aşkı Chicniyayı geride…

Yazar: ümit yaşar oğuzcan
Gelme diyecektim, geldin. İyi ettin geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz. Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum, iyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye s…

Yazar: selim ileri
''Yalnızlığım için içiyordum. İnsansızlıktan donmamak, ölmemek için. Delirmeme ramak kalıyor, yine içiyordum. İkinci Sayru, ‘Evine dön! Evine dön!’ diyordu; dinlemiyordum onu.'' Fakat neden? ''Tam o senelerde, herkesin Rus salatası olarak bildiği, patatesli, kornişonlu, mayonezli salata birdenbire Amerikan salatası oldu.'' Hayat mı dekor mu? '…

Yazar: joyce carol oates
Eğlenceli ancak bir o kadar da trajik olan bu kitapta Joyce Carol Oates efsanevi Amerikan yazarlarının son günlerini hayal ediyor. Öyle ki Edgar Allan Poe, çalıştığı deniz fenerinde ortaya çıkan tuhaf yaratıkların karşısında deliriyor. Emily Dickinson, New Yorklu bir çift tarafından satın alınan bir robota dönüşüyor. Mark Twain, kendisine ölen kızını hatırlatan maymunbalıkları haricinde kimseden…
