
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: robin sharma
Kalabalık mahkeme salonunun tam ortasında çökmüş haldeydi. O; büyük düşleri olan, zeki, yakışıklı, korkusuz ve ülkenin en seçkin dava avukatıydı. Onu 17 yıldır tanıyordum. Julian'ın şok edici mahkeme gösterileri sürekli gazetelerin ön sayfalarında yer alıyordu. Çoğu kimsenin sadece düşleyebileceği her şeyi elde etmişti: Yıldızlara varan mesleki şöhret, milyonlarca dolarlık banka hesapları, e…

Yazar: robin sharma
Kalabalık mahkeme salonunun tam ortasında çökmüş haldeydi. O; büyük düşleri olan, zeki, yakışıklı, korkusuz ve ülkenin en seçkin dava avukatıydı. Onu 17 yıldır tanıyordum. Julian'ın şok edici mahkeme gösterileri sürekli gazetelerin ön sayfalarında yer alıyordu. Çoğu kimsenin sadece düşleyebileceği her şeyi elde etmişti: Yıldızlara varan mesleki şöhret, milyonlarca dolarlık banka hesapları, e…

Yazar: pablo neruda
YAŞADIĞIMI İTİRAF EDİYORUM, bir haber verme, bir hesaplaşma... dostlara sesleniş, geçmişe ve yarınlara ant içme... Hayatın ve yaratma durumunun anlamlandırılması... hayatın savunması. Ve beş duyunun doğrularından oluşan NERUDAnun anılarındaki izleriyle ünlü şiirlerinin yaratılış sürecini, hayatının önemli dönemlerini, şair dostlarını (Lorca, Alberti, Hernandez, Eluard, Anagon...), Salvador Allen…

Yazar: pablo neruda
Dünyadaki bütün yoksulların ve bütün âşıkların büyük şairi Pablo Neruda, Türk okurların da dilinden düşmeyen şiirleriyle yaşıyor. Latin Amerika’nın Walt Whitman’ı kabul edilen Pablo Neruda, tıpkı “tahıl taneleri kadar sayılması olanaksız” dediği bu büyük şair gibi, yurdunun bütün içsel dünyasını ve dünyevi varlığını şiirleştirme yoluna gitmiştir. Kuşlar Sanatı çağımızın evrensel şairi N…

Yazar: jelena bacic alimpic
Onun hareketleri öylesine zarif, öylesine kibardı ki, çalan her notadan daha da inceydi. Aynı zamanda, vücudu ile yaptığı tutkulu tanıtım, sanatsal ifade ile eşdeğerdi. Şıklık, incelik, zarafet, lirik ifade, duygulu sunum gibi bütün muhteşem özellikler, tek bir isim altında toplanmıştı: Anna Balint... Baçka Düzlüklerinde yer alan, salaş köyün evlerinden birinde, tavan arasında dünyaya gelen, k…

Yazar: frank mccourt
Frank McCourtun çocukluğunu anlatan Angelanın Külleri dünyanın her yerinde büyük bir okuyucu kitlesi tarafından okundu ve çok sevildi. Büyük bir yoksulluğu anlattığı halde, McCourtun kalemindeki sevecenlik ve ince mizah, satırların arasından sızan umutla birleşince, ortaya bir kurtuluş, bir başarı öyküsü çıkmıştı. Kitap birçok ödül aldı (Pulitzer Ödülü - Ulusal Kitap Kriterleri Çevresi Ödülü - Lo…

Yazar: khaled hosseini
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkarının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşaml…

Yazar: elizabeth kostova
Gerçeğe hazırlıklı olun:Drakulanın kötülükleri hala sürüyor olabilir...Genç bir kadın, babasının kütüphanesini karıştırırken yaprakları sararmış mektuplar ile eski bir kitap bulur. Kitabın gizemi ve mektupların içerdiği bilgi genç kadını tarihin derinliklerinde, tasavvur bile edemeyeceği bir yolculuğa çıkarır: Babasının geçmişinde gömülü olan sırlara, annesinin gizemli kaderine ve onların tarihin…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: carolyn meyer
Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler. Fransada, insanlar açlıktan ölüyordu ve ekmek yoktu. Kraliçe Marie Antoinette ise pahalı ipekler ve mücevherler içinde, kule gibi yükselen saç modeliyle, taşlı yelpazesini şaklatarak o meşhur küçümseyici cümleyi sarf etti. Hikâye böyle. Aslında bunu hiç söylemedi. Hikâyenin kaynağıyla ilgili – bunu kimin söylediği, pastanın tanımı, kelimelerin dile getirildiği…



Yazar: carolyn meyer
Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler. Fransada, insanlar açlıktan ölüyordu ve ekmek yoktu. Kraliçe Marie Antoinette ise pahalı ipekler ve mücevherler içinde, kule gibi yükselen saç modeliyle, taşlı yelpazesini şaklatarak o meşhur küçümseyici cümleyi sarf etti. Hikâye böyle. Aslında bunu hiç söylemedi. Hikâyenin kaynağıyla ilgili – bunu kimin söylediği, pastanın tanımı, kelimelerin dile getirildiği…

Yazar: solmaz kâmuran
Kiraze, 1492 yılında İspanyadan kovulan binlerce Seferad yahudisinin çileli yaşam mücadelesinden yüzyıllık bir kesit sunuyor. Bu insanların kimi Hollandaya, kimi Kuzey Afrikaya, kimi de II. Beyazidin daveti üzerine Osmanlı toprakalrına ulaşabilmenin peşindeydiler. Çoğu, daha yola çıkmadan Engizisyonun acımasız elleriyle ya da yollarda sefalet içinde yok olup gitti. Esther Kira da, ağır zulümlerde…

Yazar: ferhan şensoy
Bir ırmak kıyısında doğdum ben bir ırmak romandır bu hem el yazması elle tutulan elde var birinci cilt. ... Ayşeni seviyorum. Sanki bir kaynak makinasıyla beynime adını yazdılar. Fersiz bir ampul sarkar tavandan, öylesine büyür ki başımın gölgesi ak kağıt karanlık olur, ne cezve görünür ne çaydanlık, ben çizerim, Tepebaşı gazinosundan türk sanat musikisi yayılırken Haliç üstüne. Artık tüm incelik…

Yazar: maeve binchy
Akşam sınıfı, Dublinin yüzlerce okulunda olduğu gibi, Mountainview Kolejinde akşam programı yürüten bir sınıftır. Okulda yeni bir İtalyanca sınıfı açılır. Haftada iki gün, herkes kendi düşleriyle gelir bu sınıfa. Karısının kendisini aldatmayacağından emin, kendisi de aldatmayı aklından bile geçirmeyen, kırk sekizinci yaşını yeni bitirmiş, çoluk çocuğa karışmış Adrian, bütün beklentilerinin aksine…

Yazar: halide edib adıvar
Ben artık zelil ve sefil bir günahkâr oldum. Ben artık tarihin en melun çehresi Yehudaya bir nazire oldum. Yehuda nasıl dünyanın pek muazzez bir simasını, efendisini birkaç dinar için sattı ise ben de dünyanın beni en çok sevmiş bir ruhunu, o ruhun hududu olmayan emniyetini, muhitini sattım, dünyada en çok sevdiği bir şeyin kalbini ondan çaldım.Halide Edib Adıvar, kendisine asıl ününü kazandıran…

Yazar: waris dirie
Waris Dirie, çölde göçebe bir yaşam süren ve kızların sünnet edilmesi gibi gelenekleri hala uygulamakta olan Somalili bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. On iki yaşına geldiğinde, yaşlı bir adamla evlendirileceğini öğrenince, çöldeki ailesini terk ederek kaçar ve onu önce Afrika'daki akrabalarına, oradan Londra'ya ve sonra da ünlü bir model olacağı Amerika'ya götüren ilginç yaşa…

Yazar: irfan orga
Osmanlı İmparatorluğunun çalkantılı son dönemlerinden, Birinci Dünya Savaşının yıkıcılığına uzanan bir öykü. Varlıklı bir ailenin adım adım yoksulluğa ilerleyişinin, bir arada kalma mücadelesinin, mantığın ve deliliğin çarpıcı anlatımı.Bir Türk Ailesinin Öyküsü, İrfan Organın samimiyetle, romansı bir üslupla kaleme aldığı anıları...Hayatım boyunca okuduğum en bize ait öykülerden birini içtenlikle…

Yazar: khaled hosseini
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o, içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi... Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı.Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostluklar…

Yazar: frank mccourt
''Geriye bakıp çocukluğumu anımsadığımda, nasıl hayatta kalabildiğime hala şaşarım. Kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer yanı yoktur zaten. Sadece mutsuz bir çocukluk geçirmiş olmak da, mutsuz bir İrlandalı çocuk olmak kadar kötü değildir. Bundan da kötüsü, mutsuz bir İrlandalı Katolik çocuk olmaktır.'' Ekonomik kriz sırasında, Amerika'ya yeni gelmiş…