Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ilhami algör
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi. "Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı." "Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi. "Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti. Hikâyeye göre adam, kadını çok seviyor,…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: mümin sekman
OLDUĞUN YERDE DURARAK OLMAK İSTEDİĞİN YERE VARAMAZSIN! Hayatta başarılı bir insan olmak istiyorsunuz. Başarılı olmak için neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bunları niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. İsterseniz nasıl yapabileceğinizi de biliyorsunuz. Yapmakla neler kaybettiğinizi ve yaparsanız neler kazanacağınızı biliyorsunuz.Ama yine de bir şey yapmıyorsanız, sizi durduran ned…

Yazar: mümin sekman
OLDUĞUN YERDE DURARAK OLMAK İSTEDİĞİN YERE VARAMAZSIN! Hayatta başarılı bir insan olmak istiyorsunuz. Başarılı olmak için neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bunları niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. İsterseniz nasıl yapabileceğinizi de biliyorsunuz. Yapmakla neler kaybettiğinizi ve yaparsanız neler kazanacağınızı biliyorsunuz.Ama yine de bir şey yapmıyorsanız, sizi durduran ned…

Yazar: mümin sekman
OLDUĞUN YERDE DURARAK OLMAK İSTEDİĞİN YERE VARAMAZSIN! Hayatta başarılı bir insan olmak istiyorsunuz. Başarılı olmak için neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bunları niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. İsterseniz nasıl yapabileceğinizi de biliyorsunuz. Yapmakla neler kaybettiğinizi ve yaparsanız neler kazanacağınızı biliyorsunuz.Ama yine de bir şey yapmıyorsanız, sizi durduran ned…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: jodi lynn anderson
Murphy şehrin en hınzır, en ele avuca sığmaz kızı. Yeşil gözleri ve başını soktuğu her türlü beladan sıyrılmasıyla meşhur. Ama şimdi dikkatsizliğinin cezasını Darlingtonların meyve bahçesinde bütün yaz şeftali toplayarak ödemek zorunda... Leeda hayatta en çok pürüzsüz tenini ve baş döndürücü, bembeyaz dişlerini seviyor. Bir de yakışıklı erkek arkadaşını tabii. Ailenin gurur kaynağı, o gıcık ablas…

Yazar: jodi lynn anderson
Murphy şehrin en hınzır, en ele avuca sığmaz kızı. Yeşil gözleri ve başını soktuğu her türlü beladan sıyrılmasıyla meşhur. Ama şimdi dikkatsizliğinin cezasını Darlingtonların meyve bahçesinde bütün yaz şeftali toplayarak ödemek zorunda... Leeda hayatta en çok pürüzsüz tenini ve baş döndürücü, bembeyaz dişlerini seviyor. Bir de yakışıklı erkek arkadaşını tabii. Ailenin gurur kaynağı, o gıcık ablas…

Yazar: jodi lynn anderson
Murphy şehrin en hınzır, en ele avuca sığmaz kızı. Yeşil gözleri ve başını soktuğu her türlü beladan sıyrılmasıyla meşhur. Ama şimdi dikkatsizliğinin cezasını Darlingtonların meyve bahçesinde bütün yaz şeftali toplayarak ödemek zorunda... Leeda hayatta en çok pürüzsüz tenini ve baş döndürücü, bembeyaz dişlerini seviyor. Bir de yakışıklı erkek arkadaşını tabii. Ailenin gurur kaynağı, o gıcık ablas…

Yazar: jodi lynn anderson
Murphy şehrin en hınzır, en ele avuca sığmaz kızı. Yeşil gözleri ve başını soktuğu her türlü beladan sıyrılmasıyla meşhur. Ama şimdi dikkatsizliğinin cezasını Darlingtonların meyve bahçesinde bütün yaz şeftali toplayarak ödemek zorunda... Leeda hayatta en çok pürüzsüz tenini ve baş döndürücü, bembeyaz dişlerini seviyor. Bir de yakışıklı erkek arkadaşını tabii. Ailenin gurur kaynağı, o gıcık ablas…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: mehmet doğan
-Bir kilo uyuşturucu... -Evinden kaçmış genç bir kadın... -Bir torba dolusu mücevher... -Kendine ait olanı geri almaya çalışan bir mafya babası... -"Hatır borcu" ödemesi gereken bir komiser... -Son işini yapmak üzere güne başlayan bir kurye... Ve tüm olan bitenden habersiz hayatlarını eğlence, şamata ve "karı kız" peşinde koşarak geçirirken, boylarını fersah fersah aşa…

Yazar: mehmet doğan
-Bir kilo uyuşturucu... -Evinden kaçmış genç bir kadın... -Bir torba dolusu mücevher... -Kendine ait olanı geri almaya çalışan bir mafya babası... -"Hatır borcu" ödemesi gereken bir komiser... -Son işini yapmak üzere güne başlayan bir kurye... Ve tüm olan bitenden habersiz hayatlarını eğlence, şamata ve "karı kız" peşinde koşarak geçirirken, boylarını fersah fersah aşa…

Yazar: mehmet doğan
-Bir kilo uyuşturucu... -Evinden kaçmış genç bir kadın... -Bir torba dolusu mücevher... -Kendine ait olanı geri almaya çalışan bir mafya babası... -"Hatır borcu" ödemesi gereken bir komiser... -Son işini yapmak üzere güne başlayan bir kurye... Ve tüm olan bitenden habersiz hayatlarını eğlence, şamata ve "karı kız" peşinde koşarak geçirirken, boylarını fersah fersah aşa…

