Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: yaşar kemal
Türkiye'nin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKY'de... Yaşar Kemal Anadolu'nun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABD'den İngiltere'ye, İtalya'dan Tunus'a, Norveç'ten Kanada'ya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları doğu ile batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötes…

Yazar: yaşar kemal
Yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenler’in romanı Binboğalar Efsanesi Hıdrellez şenliklerinde, göçerlerin kış için sığınacak topraklar bulma dilekleriyle başlar. Ancak, kış onlar için bir yok oluş öyküsüne dönüşecektir. Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıt. “Yaşar Kemal bir kültürün nasıl yittiğini Binboğalar Efsanesi ile sarsıcı bir biçimde betimledi.” Allan Sandstr…

Yazar: yaşar kemal
Türkiye'nin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKY'de... Yaşar Kemal Anadolu'nun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABD'den İngiltere'ye, İtalya'dan Tunus'a, Norveç'ten Kanada'ya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları doğu ile batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötes…

Yazar: yaşar kemal
Hasan aile onuru uğruna akrabaları ve köylülerin baskısıyla annesini öldürmek zorunda kalır. Dokuz yaşında işlediği bu cinayeti hiçbir zaman aklı almayacak, kabullenmeyecek ve anlamlandıramayacaktır. Toplumsal cinnetin bir çocuğu katil olmaya sürüklemesinin romanı Yılanı Öldürseler kurban kavramına odaklanır. "Zengin yaratısı, Yaşar Kemal'i herkese seslenen zaman ötesi büyük klasikl…

Yazar: yaşar kemal
Yaşar Kemal'in ünlü aşk romanı Ağrıdağı Efsanesi ilk olarak 1970 yılında yayımlandı. Bir efsane söyleyişiyle yazılan bu eşsiz romanı Ali Taygun tiyatroya uyarladı. Yaşar Kemal yüzyılımızın en büyük romancılarından biridir. (Europe, Fransa) Yaşar Kemal, Anadolu'nun halk edebiyatıyla alışveriş içindeyken başladı yazmaya. Gerçek bir yazar olduğu için de dilin duyarlığından, şiirsel…

Yazar: alev alatlı
Orda Kimse Var mı? dörtlüsü, azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplunun öyküsü.Alev Alatlı, Bu toplumda biliyor olmak, mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir diyor. Çünkü bilgi borçlandırır, anlamak zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa aydın, bilgilen…

Yazar: alev alatlı
Sanki biz uyursak insanlığın başına bir şeyler gelecek!Rusyada Türkiye tarihinin bir sonraki sahnesini izliyor gibiyim... artık Rusya için söylenen hemen her şey bizim için de geçerli. Meşrutiyetini ve güvenilir ulemasını kaybetmiş, aşırı derecede yıpranmış, sadece aydınlarının desteğinden değil, camilerini dolduracak güvenilir müminlerinden de yoksun bir toplum... Entelektüel bir boşluk içinde,…

Yazar: alev alatlı
Bir sabah uyanıyorsunuz ve yoksunuz. Aynaya bakıyorsunuz, yüzünüz aynı yüz, elleriniz aynı eller... Bedeninizi yokluyorsunuz, orada duruyor... Ama siz hükümsüzleştirilmişsiniz, yoksunuz... Tapındığınız Allahın kitabı da dahil olmak üzere her şey, herkes değişmiş, tanımıyorsunuz... Rusyaya ve bana böyle oldu.Gogolun İzinde dörtlüsünün Rus kahramanı, Prens Aleksi Kristovoviç Zelenskinin dediği gibi…

Yazar: alev alatlı
2020li yıllar... Postnişinde Yüce Pir in oturduğu Yeni Dünya Düzeni tarikatı iktidarını hızla güçlendirmektedir. Tarikatı oluşturan vasıl, salik, mürid ve talipler, dedikleri dünya görüşlerini gezegenin bütününe tebliğ etmekle yükümlüdürler. Dünya hakları ya ta eriyecekler ya da genleri yok edilmek suretiyle mutlak bir biyolojik ölümle karşı bırakılan Sömürülmezler in ve Lanetliler in kaderini pa…

Yazar: alev alatlı
2020li yıllar... Postnişinde YÜCE PİRin oturduğu Yeni Dünya Düzeni tarikatı, iktidarını tüm hışmıyla güçlendirmeye devam etmektedir. Dünya Halkları veya KUTSAL KOALİSYONa biat edecekler ya da Sömürülmezlerin ve Lanetlilerin kaderlerini paylaşacak, yeryüzünden silineceklerdir.RÜYA, gezegenimizde hayatın KUTSAL KOALİSYONun dışında kalarak ta sürdürülebileceğine inanan bir avuç insanın, ONARIMCILARı…

Yazar: alev alatlı
Basılan ilk romanım Yaseminler Tüter mi, Hâlâ? Ocak, 1985de çıktı... Öte yandan, Yaseminler Tüter mi, Hâlâ, Eleni olarak doğan, Naciyeye dönüşen, Türk kocasına dört çocuk doğurduktan sonra eski Hisar göçmeni bir Anadolu Rumu ile evlenen bir kadının sahiciye yakın hikâyesidir. Ben yazdığımda Kıbrıs ve Kıbrısa benimki türden bir yaklaşım moda değildi - kitap yerini tam bulmadı. Türkler fazla Yunan…

Yazar: alev alatlı
Belki de bu yüzyılda insanın en çok kullanması gereken kelime ''Hayır!'' olmalı. Ne var ki, 'Evet'in ervaçta olduğu bir zamana tanıklık ediyoruz. Bu anlamda Alev alatlı'nın yazılarıyla zamanını yorumlayarak çizdiği haritada; işaretlenmiş ne çok ''Hayır!'' olduğunu göreceksiniz. Yazarın çağına tanıklığı vicdani bir sorumluluk iken, ülkemizdeki…

Yazar: alev alatlı
1968 Türkiyesinde Türkiye ilericiliğinin önderlenen, bilim adamı kimliği ile ünlü, etkin ve ürketken bir Türk aydını, Türk estetiği ve roman konularındaki düşüncelerini anlatmayı vaat ettiği bir çalışmasında, genç bir yazarın hemen her kitapçıda bulunabilecek bir yapıtınıi Latife Tekinin Gece Derslerini yetersiz ya da bağlam dışı aktarımlar ve yorumlarla, yapıtta var olanı yok, yok olanı var eder…

Yazar: latife tekin
80li yıllara damgasını vuran, 1983te yayımlandığında büyük ses getiren Latife Tekinin ilk kitabı Sevgili Arsız Ölüm YKY tarafından yayımlandı. Latife Tekin, 20li yaşlarının başında yazdığı, özyaşamından damıtılmış bilgiler içeren bu kitapta, sözlü kültürün uç verdiği büyülü atmosferi, anlatım dilinden kaynaklanan sesiyle harmanlıyor. TADIMLIKVapur gidiyor mu, gitmiyor mu?Gitmiyor.Gidiyor, kız…

Yazar: latife tekin
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: latife tekin
Yansımalar ortasında halkalanıp sözlerinin dibe çeken yüküyle ardından bakakaldık.Omuzlarının hareketi, astarı torbalanmış ceketinin savruluşuyla dengeleniyor. Yürüdükçe hava açılıyor önünde. Ardında rüzgârlı bir kapanış. Nezir...Korunağın içinde. Hiçbir ışın, hiçbir ses ona ulaşamaz. Yüzünde imaların kalkanı.Dört bir yana işaretler estiriyor.Ansız gölgelerin macerası!

Yazar: latife tekin
Gümüşlük Akademisi Atlantis Grubu, kış sonunda, Akademi merkezinde, Gelenekten Elektroniğe Anlam başlıklı bir sempozyum düzenlemişti. Sempozyuma, eletronik ve basılı ortamın önde gelenlerinin yanı sıra, bu ortamlarla ilişkisi çapraz olan, kamuoyunda tanınmayan kişiler de çağrılmıştı. Onlar arasında, üniversite ve ar-ge kurumlarıyla ilişkisini kesmiş genç anlam araştırmacısı Yasemin Buenanoche de…

Yazar: yusuf atılgan
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep karşı kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: yusuf atılgan
"Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli'yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat. Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın, otelde bir gece kalır ve Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp giden günlerinin i…

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?' diyorlar. 'Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir kaşık toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden…
