
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: maxime chattam
Ölmeyi çok istersen, ruhunu yakman gerekir! Maxime Chattam, polisiyeyi gerilimle birleştiren yeni romanında, okurları 20’nci yüzyılın başındaki Paris’e götürüyor... Uluslararası Paris Fuarı’nın açılışı yapılmak üzeredir. Yazar Guy de Timée, yeni arayışlar içindeyken rahat bir yaşamın yaratıcılığına köstek vurduğunu, daha gerçekçi yazabilmesi için lüks hayatını terk etmesi gerektiğini düşün…

Yazar: maxime chattam
Ölmeyi çok istersen, ruhunu yakman gerekir! Maxime Chattam, polisiyeyi gerilimle birleştiren yeni romanında, okurları 20’nci yüzyılın başındaki Paris’e götürüyor... Uluslararası Paris Fuarı’nın açılışı yapılmak üzeredir. Yazar Guy de Timée, yeni arayışlar içindeyken rahat bir yaşamın yaratıcılığına köstek vurduğunu, daha gerçekçi yazabilmesi için lüks hayatını terk etmesi gerektiğini düşün…

Yazar: maxime chattam
Ölmeyi çok istersen, ruhunu yakman gerekir! Maxime Chattam, polisiyeyi gerilimle birleştiren yeni romanında, okurları 20’nci yüzyılın başındaki Paris’e götürüyor... Uluslararası Paris Fuarı’nın açılışı yapılmak üzeredir. Yazar Guy de Timée, yeni arayışlar içindeyken rahat bir yaşamın yaratıcılığına köstek vurduğunu, daha gerçekçi yazabilmesi için lüks hayatını terk etmesi gerektiğini düşün…

Yazar: reha çamuroğlu
Sultan Selahaddin El Kürdi romanıyla büyük ilgi gören Reha Çamuroğlu’ndan ortaçağ engizisyonu cadılar ve kadınlar üzerinden günümüze göndermeler yapan ve tartışma çıkartacak gündemi belirleyecek bir roman… Elini göğsüne götürdü sonra. Daha önce nasıl olup da görmediğime şaşırdığım bir şey asılıydı boynunda. El şeklinde gümüşten bir kolyeydi bu. Bir çocuk eli kadar vardı. Tam ortasında canlı…
Yazar: sarah jio
Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı, tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz? "Canım Daniel'ım, Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum…" Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Dan…
Yazar: sarah jio
Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı, tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz? "Canım Daniel'ım, Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum…" Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Dan…

Yazar: olivier rolin
Günümüzün Fransız edebiyatının en seçkin yazarlarından Oliver Rolin, yeni romanı Sırça Otelde Bir Odada, ortadan kaybolan ünlü bir yazarın -belki de bir casus- Pariste bir tren istasyonunda bulunan bavulundan çıkan metinlerden oluşan çılgın bir labirent sunuyor okura. Buenos Airesten New Yorka, Tokyodan Helsinkiye, Port Saidden Vancouvera, yazarın kaldığı birbirinden farklı 43 otel odasında yaşan…

Yazar: olivier rolin
Günümüzün Fransız edebiyatının en seçkin yazarlarından Oliver Rolin, yeni romanı Sırça Otelde Bir Odada, ortadan kaybolan ünlü bir yazarın -belki de bir casus- Pariste bir tren istasyonunda bulunan bavulundan çıkan metinlerden oluşan çılgın bir labirent sunuyor okura. Buenos Airesten New Yorka, Tokyodan Helsinkiye, Port Saidden Vancouvera, yazarın kaldığı birbirinden farklı 43 otel odasında yaşan…

Yazar: cemalnur sargut
İlk emri ''Oku!'' olan Kur'an üzerinden yapılacak her anlama yolculuğu ''olmak'' ile ''ölmek'' arasında gidip gelen ve ucunda hayatlarımızın sallandığı bir sarkaçtır adeta… ''Oldum!'' derken ölmeye ve ''Öldüm!'' derken olmaya dönüverir maceramız. Derler ki: Aslolan ''ölmeden olmak�…

Yazar: mine söğüt
Pürtelaş Sokağı'nda kediler bir gün canhıraş feryatlarla ortalığı inlettiler. Pürtelaş Sokağı'ndaki Beş Sevim Apartmanı'nda tuhaf şeyler oluyordu. Beş pencereli, beş odalı, beş acayip insanın oturduğu Beş Sevim Apartmanı'nda perdelerin arkasında tuhaf şeyler olup bitiyordu. Cinler âleminden gelenler, periler aleminden gelenler, cinperi âleminden gelenler, orada beş garip hikây…
7/10
Yazar: mine söğüt
Pürtelaş Sokağı'nda kediler bir gün canhıraş feryatlarla ortalığı inlettiler. Pürtelaş Sokağı'ndaki Beş Sevim Apartmanı'nda tuhaf şeyler oluyordu. Beş pencereli, beş odalı, beş acayip insanın oturduğu Beş Sevim Apartmanı'nda perdelerin arkasında tuhaf şeyler olup bitiyordu. Cinler âleminden gelenler, periler aleminden gelenler, cinperi âleminden gelenler, orada beş garip hikây…

Yazar: ayşe sarısayın
Parke taşlarla döşeli yokuş, hiç sonu gelmeyecekmiş gibi uzayıp gidiyor önünde. Az önce çiseleyen yağmurun kayganlaştırdığı zeminde güçlükle yürüyorsun. Çok hızlı hareket etmen gerek oysa, gökyüzünü kaplayan simsiyah bulutlar birazdan bastıracak yağmurun habercisi.Son dönem öykücülüğümüzün usta kalemlerinden Ayşe Sarısayın, Yunus Nadi Öykü Ödülünü alan Denizler Dört Duvar ve Sait Faik Hikâye Arma…


Yazar: ayşe sarısayın
Parke taşlarla döşeli yokuş, hiç sonu gelmeyecekmiş gibi uzayıp gidiyor önünde. Az önce çiseleyen yağmurun kayganlaştırdığı zeminde güçlükle yürüyorsun. Çok hızlı hareket etmen gerek oysa, gökyüzünü kaplayan simsiyah bulutlar birazdan bastıracak yağmurun habercisi.Son dönem öykücülüğümüzün usta kalemlerinden Ayşe Sarısayın, Yunus Nadi Öykü Ödülünü alan Denizler Dört Duvar ve Sait Faik Hikâye Arma…

Yazar: ayşe sarısayın
Parke taşlarla döşeli yokuş, hiç sonu gelmeyecekmiş gibi uzayıp gidiyor önünde. Az önce çiseleyen yağmurun kayganlaştırdığı zeminde güçlükle yürüyorsun. Çok hızlı hareket etmen gerek oysa, gökyüzünü kaplayan simsiyah bulutlar birazdan bastıracak yağmurun habercisi.Son dönem öykücülüğümüzün usta kalemlerinden Ayşe Sarısayın, Yunus Nadi Öykü Ödülünü alan Denizler Dört Duvar ve Sait Faik Hikâye Arma…

Yazar: mine söğüt
Pürtelaş Sokağı'nda kediler bir gün canhıraş feryatlarla ortalığı inlettiler. Pürtelaş Sokağı'ndaki Beş Sevim Apartmanı'nda tuhaf şeyler oluyordu. Beş pencereli, beş odalı, beş acayip insanın oturduğu Beş Sevim Apartmanı'nda perdelerin arkasında tuhaf şeyler olup bitiyordu. Cinler âleminden gelenler, periler aleminden gelenler, cinperi âleminden gelenler, orada beş garip hikây…

Yazar: aykut oğut
Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?Benim oldu.Peki ya sonra o yabancı ülken…
