Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Yazar: ebubekir kurban
Mevzu ile alakası yok, yıllardır kafamı kurcalayan bir mesele vardı, onu da çözdüm sonunda. Aha burada da sizinle paylaşıyorum. Mesele basit ama benim için çok önemli. Yıllar önce İstanbulda yaptığım absürd esprilere, anlattığım fıkralara Ankaralıların bayıldığını fark ettim. Yahu diyorum kendi kendime, burada bir sorun var. Ankara, İstanbul un 10 yıl gerisinde mi acaba? Üstüne üstlük espri kalit…
Yazar: ebubekir kurban
Mevzu ile alakası yok, yıllardır kafamı kurcalayan bir mesele vardı, onu da çözdüm sonunda. Aha burada da sizinle paylaşıyorum. Mesele basit ama benim için çok önemli. Yıllar önce İstanbulda yaptığım absürd esprilere, anlattığım fıkralara Ankaralıların bayıldığını fark ettim. Yahu diyorum kendi kendime, burada bir sorun var. Ankara, İstanbul un 10 yıl gerisinde mi acaba? Üstüne üstlük espri kalit…

Yazar: orhan pamuk
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve…

Yazar: harriet beecher stowe
Dünya edebiyat klasiklerinden biri olarak kabul edilen Tom Amcanın Kulübesi, yarattığı duygusal ve politik etkilerle yalnız edebiyata değil, ABD tarihine de damgasını vuran bir roman. İlk kez yayınlandığı 1852 yılında devrimci ve yenilikçi niteliğiyle büyük tepki toplayan, beyazların egemenliğini sürdürdüğü on dokuzuncu yüzyıl Amerikasının utanç verici kölelik kurumu karşısındaki tutumunu acıması…

Yazar: jack london
Jack London (1876 - 1916), kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş Amerikalı yazarlardan biridir.ABDnin hemen her yerini gezdi. İktisadi bunalımın doğurduğu güç koşullarla karşı karşıya kaldı, bir süre hapis yattı ve 1894te militan bir sosyalist oldu. Martin Edende anlattığı gibi, yazar olabilmek için büyük bir iyimserlik ve enerjiyle çalıştı.Martin Eden, hayatı denizcilikle geçen, 19 - 20 yaş…
8/10
Yazar: mümin sekman
HER ŞEY SENİNLE BAŞLARIN YENİ BASKISI YAPILDI, KİTAP BU SON BASKIYLA, 2 YILDA 500.000 ADETE ULAŞMIŞ OLDU.Her şey seninle bir başlarsa, bir daha dur durak bilmezmiş!Son iki yılın en çok satan kitaplarından olan her şey seninle başların yeni baskısı (7. baskı) 100.000 adet yapıldı. Kitap bu rakamla 2 yılda 500.000 baskı adetine ulaşmış oldu. Hülya Avşardan Seda Sayana, Tamer Karadağlıdan Birol Güve…

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…
9/10Kundera muhteşem bir şekilde 18ci ve 20ci y.y.a ait olayları bir potada eritmiş. İhtiras üzerine bina olunan ilişkilerdeki aşağılayan ve aşağılanan, aşağılamaktan ve aşağılanmaktan zevk alan hedonizm taraftarlarının yaşamının perde arkasını aralamış resmen. Süper bir şey..

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…

Yazar: mustafa islamoğlu
İnsanlar ''kuru et yiyen bir kadının oğlu'' olan bir Peygamber yerine, elmas taçlı, sırma kaftanlı bir ''Peygamber'' tasavvur ediyorlardı. Yalnız tasavvur etmekle kalmıyorlar, ömrü boyunca bunlardan nefret eden ve uzak duran Nebi'den geriye kalan hatırayı bu tasavvura uygun aksesuarlarla süslüyorlardı. Yani insanlar ''bir kul gibi yiyip bir k…

Yazar: boris pasternak
Doktor Jivago, SSCB resmi görüşüne uygun yazılmadığı gerekçesiyle reddedildi. 1957'de ilk kez İtalya'da basılan roman, kısa sürede çeşitli dillere çevrilerek dünyaca ünlendi. Pasternak, 1958 Nobel Edebiyat Ödülüne değer görüldü. Ancak, yapılan baskılar sonucu ödülü geri çevirmek zorunda kaldı. SSCB'de uzun yıllar yasak olan roman, 1985'deki demokratikleşme hareketi döneminde y…
Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Beyaz Geceler Dostoyevski’nin en hafif, en saf, en lirik kitabıdır. Saflık kelimesiyle karmaşık ve karışık olmayan bir şeyi kastediyorum. Kitap sözü de okuyucuyu yanıltmasın: Dostoyevski Beyaz Geceler’i bir gazetede yayımlanacak basit ve çoşkulu bir hikâye olarak tasarlamıştı. Hikâye saflık ve yalınlığını, kahramanlarının hep aynı kumaştan ve renkten yapılmasından alır. Onlara, dile getirdikleri…

Yazar: kurban said
Kurban Saidin başyapıtı olan Ali ve Nino, ilk kez 1937de Viyanada yayınlandığında yüzyılın ölümsüz aşk romanlarından biri olarak değerlendirilmiş, Romeo ve Juliet, Rüzgâr Gibi Geçti, Dr. Jivago gibi unutulmaz aşk öyküleriyle kıyaslanmıştır. Egzotik çöl manzarasını fon alan bu büyüleyici roman, farklı dinlerine, kültürlerine ve savaşa rağmen birbirlerine tutkuyla bağlı kalan iki insanın öyküsünü a…

Yazar: kurban said
Kurban Saidin başyapıtı olan Ali ve Nino, ilk kez 1937de Viyanada yayınlandığında yüzyılın ölümsüz aşk romanlarından biri olarak değerlendirilmiş, Romeo ve Juliet, Rüzgâr Gibi Geçti, Dr. Jivago gibi unutulmaz aşk öyküleriyle kıyaslanmıştır. Egzotik çöl manzarasını fon alan bu büyüleyici roman, farklı dinlerine, kültürlerine ve savaşa rağmen birbirlerine tutkuyla bağlı kalan iki insanın öyküsünü a…

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…

Yazar: reşit haylamaz
Efendimiz anlattıklarını önce kendisi yaşamış, sonra etrafındakilerden talep etmiştir. O’nun her adımı, sözlerini tasdik eder mahiyettedir. Huzurunda müthiş bir insibağ, temsilinde engin bir derinlik vardır.
7/10
Yazar: reşit haylamaz
Efendimiz anlattıklarını önce kendisi yaşamış, sonra etrafındakilerden talep etmiştir. O’nun her adımı, sözlerini tasdik eder mahiyettedir. Huzurunda müthiş bir insibağ, temsilinde engin bir derinlik vardır.
