Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: iskender pala
Dilenciden sultana, köleden efendiye Hânım hey! Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin. Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin, ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacını kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşk…

Yazar: ali duymaz
Tekerlemeler, Türk edebiyatının üzerinde az durulmuş, sınırları tam olarak çizilememiş türlerinden biridir. Yanıltmacalar haricinde tek başlarına bağımsız bir tür özelliği gösterememeleri; oyunların, masalların, hikâyelerin, bilmecelerin vs. içinde veya bağlamında yer almaları, oldukça eski devirlere ait unsurlar taşıyan bu türün üzerinde pek durulmaması sonucunu doğurmuştur. İrfanı Arzulayan Söz…

Yazar: haluk ipekten
Eski Türk Edebiyatının şiirdeki büyük isimlerinden birisi, hiç kuşkusuz Bâkîdir. Çalışma, bir Edebiyat bölümünde verilmiş Bâkîye ait ders notlarından ibaret gibi görünse de belli bir sistematiğe göre oluşturulmuş nitelikli bir kitaptır.Prof. Dr. Haluk İpekten tarafından kaleme alınan eser, hocanın üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölülerinde okutulan Eski Türk Edebiyatı dersleri notlarından…

Yazar: haluk ipekten
Bu çalışma, XVIII. yüzyıl Divan şairlerinin sonuncusu Şeyh Gâlibin hayatı, sanatı ve eserlerini konu almaktadır.Edebiyat öğretmenleri ile üniversitelerin Edebiyat Bölümü öğrencileri için hazırlanan bu kitap, Şeyh Gâlible ilgili geniş bir kaynakça da içermektedir.Ayrıca 14 gazeli, günümüz Türkçesine çevrilerek açıklanmakta ve tahlil edilmektedir.Tahlil edilen bu 14 gazelin Osmanlıca orijinal metin…

Yazar: haluk ipekten
Eser, Giriş kısmı ile birlikte iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Divan Edebiyatının ustalarından Divan şairi Nefînin yaşadığı XVII. Yüzyılın siyasi ve sosyal görünüşü hakkında genel bir değerlendirme yapılmış; o yüzyılın edebi görünüşü üzerinde durulmuş ve genel bilgiler verilmiştir.Birinci bölümde, Nefînin hayatı, edebi kişiliği ve eserleri konusunda bugüne kadar ortaya konan bilgiler v…

Yazar: haluk ipekten
17.yüzyıl Divan şiirinde önemli bir yeri olan Nâilî, ince ve zarif üslûbuyla, anlam derinliği ve hayal genişliğiyle çağının temsilcisi kabul edilir. Prof. Dr. Haluk İpekten, Fuzûlî ve Bâkî çalışmalarında olduğu gibi, biyografiyi aşan bir çalışma örneği sunuyor Nâilî adlı bu eseriyle.Bu kitapta, Nâilînin hayatı, edebi kişiliği ile birlikte Divanı da tanıtılmış, şiiirinin muhtevası, tasavvufu işley…

Yazar: haluk ipekten
Yalnız 16. yüzyıl Azerî Edebiyatının en büyük şairi değil, bütün Türk Edebiyatının en tanınmış birkaç şairinden birisi, kuşkusuz Fuzûlîdir. İpektenin bu çalışması, sözkonusu bu büyüklüğü ve tanınmayı gerçek nedenleriyle sunan nitelikli bir araştırmadır.

Yazar: oğuz atay
Ülkemizde pek benimsenmemiş bir dalda, biyografik roman türünde, Oğuz Atayın, kendine özgü üslubu ve kurgusuyla, kendi hocası da olan Mustafa İnanı anlatışı. Bir halk çocuğunun uluslararası ün sahibi bilim adamı oluşunun zorlu serüveni sergilenirken toplumsal eleştiri kalıplarının da zorlanışı. İnanın yaşamından kesitler veren fotoğraf albümüyle birlikte.

Yazar: oğuz atay
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve oyun oynuyormuş gibi ilgilenme yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.

Yazar: oğuz atay
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar'ı Berna Moran, hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı olarak niteler. Moran'a göre Oğuz Atay'ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona…

Yazar: iskender pala
Elinizdeki kitaptaki gazeller hem yüzyıllar ötesinden bize birtakım güzellikleri sunduğu, hem atalarımızın kadındaki güzellik anlayışlarının rafine zarafetini verdiği, hem de şairlerin peri kızlarına benzettikleri sevgililerini anlatmak bakımından perî-şan (peri gibi güzel olan, şanı pericesine yüksekte bulunan) sıfatını üzerinde taşıyordu. Bu yüzden adına Perî-şan Güzeller dedik. Sanki Divan şii…

Yazar: iskender pala
Şiir görülmez; ancak kalbe doğabilir. Kalpleri titreten de, çizik çizik eden veya süsleyen de bir hissin ilhamıdır genellikle; bir zamanın akışı, bir ruh sıkıntısı yahut bir hazzın çoşmasıdır. Heykel gibi, resim gibi bütüne dayalı bir sanata dönüşüveriyorsa söz, adı divan şiiridir onun. O şiir, soyut olanın peşinde koşarken somut olanı örnek gösterir; duygu için maddeyi, içsellik adına çevreyi ku…

Yazar: iskender pala
Sevgili!Hani bir aşk idin, bir güzellik idin sen, güzellikle aşkın kesiştiği prizmada. Güzelliğin, cihanı gösteren bir ayna; aşkın, o aynanın cilâsı idi hani. Güzelliğin olmasa efendim, aşkı hiç bilmeyecekti cihan; aşkın olmasa güzelliği hiç anlamayacaktı. Aşk pazarında mezat hep güzelliğine; güzellik yurdunda yollar hep aşkına durmuştu efendim... Ve sen gitmiştin...Şiiri meslek edinip de şair ol…

Yazar: iskender pala
Hatırımıza düştün, hatırına düşür bizi. Sevdik seni, sevindir bizi. Uzaktayız, yakınına vardır bizi; yandık pınarına, kandır bizi. Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan. Gözyaşı değil, nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan!.. Geç kalmış aylara ve yıllara inat, kadeh…

Yazar: iskender pala
Yüksek medeniyetler, millete ait maddî ve manevi değerlerin tümünü, zaman içerisinde kendisine has duyuş, düşünüş ve ifade ediş tarzı ile kültürlerine sindirirler ve gelecek nesillerini onunla korumuş olurlar. Osmanlı medeniyetinin söze verdiği değer, nesirden ziyade şiirde kendini göstermiş ve en çarpıcı, en gizemli ifadeler daima şairlerce telâffuz edile gelmiştir. Divan şiiri, asırlardan süzül…

Yazar: iskender pala
Elinizdeki sözlükte divan şiiriyle ilgili tabiat, tabiat olayları, coğrafya, yerleşim bölgeleri, iklim kuşakları, insanlar ve özellikleri, kozmik âlem, felek, tıp, astronomi, yıldız ilmi, burçlar, müneccimlik, falcılık, remil, eski batıl ilimler, israiliyat, musiki deyim ve terimleri, makamlar, eski sanat dalları, hattatlık, müzehheplik, mücellitlik, eski hayat sistemi, günlük olaylar, âdetler, g…

Yazar: iskender pala
İnsaniyetin zaferi, nezaketle kazanılabilir. O halde nezaket yoksa görme yok, konuşma yok, nezaket yoksa işitme yok ve nezaket yoksa kımıldama yok. Nezaketsiz bakışlardan, nezaket yoksunu konuşmalardan, nezaketi bozan dinlemelerden, nezaket kurallarına uymayan davranışlardan bıktık. Artık televizyon ekranlarında nazik beyefendileri ve nazenin hanımefendileri görmek istiyoruz. Mecliste tartışanlar…

Yazar: iskender pala
Sen burada, bugün artık kaybettiğimiz değerlerimizle ilgili (nezaket, hayâ, tevekkül, merhamet, sabır, tefekkür, sadakat, dua, kanaat, gözyaşı vs.) kırk öğüt bulacak ve bunları şiirsel ilhamlarla okuyacaksın. Belki yazının içindeki öğüdü alacak, kıssadan hisse damıtacak, belki de unutuvereceksin. Ama ben sevgili okuyucu, bu yazıları, Efendim, Her kim benim hadislerimden kırk tanesini belleyip baş…

Yazar: iskender pala
Edebiyatsız millet, dilsiz insana benzer. Altı asırlık Osmanlı çınarının asude bir gölgesi olan divan edebiyatı da atalarımızı bize gösteren bir ayna, onları bizimle konuşturan bir ilham ve aradaki tanışıklık bağlarını sağlamlaştıran bir vasıtadır. Her şeyiyle bizim olan eski Türk şiirini tanımak için biz bir kapı aralamaya çalıştık. O kapıdan girenlerin eski güzellikleri yeniden keşfetme fırsatı…

Yazar: iskender pala
Bu kitap, bilimsel bir gayretin ürünü olmaktan çok, öz kültürümüze karşı hissedilen bir vefa burcunun yerine getirilmesi için düzenlenmiştir. Ve yazdığımız makaleler arasından seçilen 50 adet yazıyı içerir. Divan şiiriyle tarihî ve şimdiki hayatımızı buluşturma gayesiyle kaleme alınan bu yazılarda tuttuğumuz yol, yüründükçe uzayan ve her durağında bir başka hayranlıkla seyrettiğimiz, asude güzell…

Yazar: iskender pala
Anasır-ı Erbaa dört öğe, dört element demek. Biz ona Dört Güzeller dedik. Hani hepimizin bildiği toprak, su, hava ve ateş... (Terra, aqau, aer, ignis)... Yerkürenin galaksideki oluşumunu sağlayan dört unsur bunlar. Kimyada bir bütün veya bir yahni oluşturan şeylerden her biri. (...) Bilim ilerledikçe dört elementin sayısı her gün birkaç tane daha artıyor ve periyodik cetvelin listesi gittikçe uzu…

Yazar: iskender pala
Aşk, yerine göre yol olur yürünür, yerine göre iman olur uyulur. Bazen ateş olup yakar, bazen deniz olup boğar. Sultan olur ülke yönetir, şarap olur sarhoş eder. At olup koşar, kuş olup uçar. Hazine olur viran gönüllerde saklanır, kimya olur hakir topraklan altına dönüştürür. Sır olur saklanır, gonca olur açılır. Gül bahçesi olur kokusuyla âşıkları mest eder, güneş olur âşıklarının ümit meyveleri…

Yazar: iskender pala
Dilenciden sultana, köleden efendiye Hânım hey! Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin. Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin, ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacını kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşk…

