
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Cinayet Alfabesi
Buradaki puanı haketmeyen, çok sağlam bir Agatha kitabı. Tavsiyedir.
Baskı: Doğu Ekspresinde Cinayet
On Küçük Zenci kesinlikle daha iyi ama bu kitap da sürükleyicilik açısından 10 numara. :)
Baskı: Kurtlar İmparatorluğu
Leyleklerin Uçuşu bi tık iyi bundan. Ama sürükleyicilik, gizem, kurgu kalitesi, hikaye açısından Grange cidden farkını gösteriyor.
Baskı: Elmayı Yılan Isırdı
On Küçük Zenci'den sonra hafif kaldı ama yine de zerre sıkmayan, tipik bir Agatha kitabı.
Baskı: Kundakçı
Aynı yazarın Küçük Arı romanından daha etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Bin Muhteşem Güneş ve Uçurtma Avıcısı tarzı durum dramalarını seviyorsanız bunu da seveceksiniz. Su gibi akıp geçiyor ancak bir sıkıntı var, o da çevirisi. Ah'lar, Oh'lar duruyor kitapta. SIrıtmış biraz.
Baskı: Kemik Bahçesi
Sıradan, klişesi bol, zerre geremeyen, nasıl bu kadar çok puan aldığını anlamakta güçlük çektiğim Tess kitabı. Kan Golü bundan kat kat iyiydi açıkçası.
Baskı: Sır Duvarları
Bir Aşk Masalı adlı romanını okuduktan sonra Osman Aysu'nun daha fazla eserini bulup okumalıyım demiştim. Çünkü Bir Aşk Masalı'nda yaratılan karakterler, yaratılan kurgu, ters köşe hikayesi ve hiç elinizden düşürmek istemeyişiniz kitabı inanılmaz çekici hale getiriyordu. Ki çok kısa bir zaman zarfında da yalayıp yutmuştum. Ardından Osman Aysu'nun en beğendiğiniz romanları diye bir soru sordum twitter'da, Bıçak Sırtı, Çöl Akrebi, Sorguç, Miras ve Sır Duvarları isimleri ön plana çıktı. Aralarından Sır Duvarları'nı bulduğumda hemen aldım ve başladığım gibi de bitirdim. (Çöl Akrebi ve Sorguç da kitaplıktaki yerlerini aldılar sonradan) Kitap, Türk-Alman firmasında çalışan ve önemli bir aşı bulmak üzere olan biyolog Selim'in bir gece evde duyduğu tıkırtıya uyanmasıyla başlıyor. İlk bakışta sıradan bir hırsızlık olayı gibi gözüken bu olay ilerleyen sayfalarda gitgide dallanıp budaklanıyor ve heyecan dozu yüksek bir hâl alıyor. Gizemini koruduğu sürece merak ettirse de olaylar ortaya dökülünce sıradan bir polisiyeye dönüyor hikaye. Yine de 200 ila 300. sayfalar arası yaşattığı heyecan için bile baştan okuyabilirim. Dediğim gibi hikaye Bir Aşk Masalı'ndaki gibi gizem ögeleriyle süslenmemiş ama tempo bir hayli yüksek. Finale kadar taşıyor sizi ve elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Tek gözüme çarpan negatif yanı anlatım dili. Karakterlerin hepsi 50'lerde yaşıyormuş gibi eski dili kullanıyor. Osman Aysu'nun kendine has uslübu bu herhalde çünkü Bir Aşk Masalı'nda da aynı durum vardı. 20-25 yaşındaki bir karakter bile günümzde yaşamasına rağmen eski dili sanki o dönemde yaşamış gibi kullanıyor. Sır Duvarları'nda da aynı durum söz konusu. Ama alıştıktan sonra garipsemiyor insan. Hele geçtiğimiz günlerde bitirdiğim Kuyucaklı Yusuf'u hesaba katarsak, çok sıradan geliyor Osman Aysu'nun kullandığı dil. Gizemi her an hissettirmese de tempo açısından görülmeye değer, gerilim olarak önemli bir yere sahip Sır Duvarları. Osman Aysu'nun tarzını, türünü, olayını sevenler kaçırmasın diyorum. 8/10 http://cineshoot.blogspot.com/2012/05/sr-duvarlar-osman-aysu.html
Baskı: Ah Biz Eşekler
Kısa kısa öykülerden oluşan mutlaka okunması gereken bir kitap. Direk bizi yazmış.
Baskı: Küçük Arı
İnanılmaz akıcı. Beklediğim düzeyde vurucu değil ama akıcılığıyla kendini sevdiriyor.
Baskı: Kan Gölü
Hoşuma gitti. Özellikle geceleri okumamın da katkısı vardır muhtemelen ama kesinlikle geriyor. Bir filmden daha fazla gerebiliyor hem de. Aman aman tavsiye etmesem de, gerilim romanı arayanlar varsa şans verebilirler. 7/10
Baskı: Uçurtma Avcısı
Tadını çoğu filmde bulamayacağınız sıradan ama sıradığı bir kitap. Hosseini altına imzanızı atacağınız bir kitap sunmuş. Fazla söze gerek yok, okunmalı!
Baskı: Sweeney
Hem sıradan hem sıradışı özellikleriyle kendi çapında bir ressam olan Sweeney, bir gün uyandığında stüdyosunda bir cinayetin resmedildiğini görür. Fırça darbeleri, çizimler hepsi ona aittir ama onun bu resimden zerre haberi yoktur. Linda Howard, Sweeney karakteriyle güzel bir işe imza atmış. Yer yer erotizmi tavan yapan, yer yer gerilimi hissettiren bu fantastik polisiyeyi okumaya başlayınca bırakmak istemiyor insan. Bu kadar kısa sürede bitirmemin sebebi de bu olsa gerek. Okumaya başlamanızla beraber hikaye sizi içine çekiyor. Bugüne kadar izlediğimiz çoğu filme konu olmuş bir hikaye barındırsa da, Howard ne yapıp etmiş ve kendine has bir uslüp geliştirip okuyucuyu kitapta tutmayı başarmış. Eğer romantizmi erotizmle bu kadar karıştırmayıp kendini biraz frenleseymiş çok daha tavsiye edilebilir bir kitap olabilirmiş elimizde. Yine de karakterleri ve hikayesiyle, sürüklemesiyle okunmayı hakediyor. Başladıktan sonra bırakmak epey zor zaten, bir bakmışsınız kitap bitmiş. 8/10 http://cineshoot.blogspot.com/2012/03/kitap-yorumu-sweeney-linda-howard.html
Baskı: 1903-1995 Kartal'ın Pençesi
Her Beşiktaşlı'nın okuması gereken, güzel detayların yer aldığı bir kitap.
Baskı: Şeytanın Labirenti
Klasik şeytan çıkarma hikayelerinden ama garip bir şekilde kendini okutturuyor.
Baskı: Sil Baştan
Hayatınızı tekrar tekrar yaşamak nasıl bir duygu olurdu diye düşünüyorsanız işte elinizin altında bulunması gereken kitap. Ken Grimwood, biraz da Bill Murray'in başrolünde olduğu Groundhog Day filminden esinlenmiş olsa da güzel bir hikaye yakalamış. Aynı günü değil de, aynı hayatı yaşıyor bu sefer karakterimiz. Türün meraklıları mutlaka okumalı.
Baskı: Olasılıksız
Olağanüstü, sürükleyici, sürüsüne bereket karakterine rağmen zerre karıştırmadığınız bir hikaye. Son yılların en çok konuşulan kitabı olmasını layığıyla hakediyor. Adam Fawer büyük bir işe imza atmış. Mutlaka okuyun.
Baskı: Kayboluş
Tek bir kişinin ağzından iki karakter arasındaki fantastik savaş. Birinin olan hiçbir şeyden haberi yokken, diğeri her şeyiyle onun içinde. Enteresan, orijinal, görülesi bir hikaye. Ken Grimwood, Sil Baştan'dan sonra yine güzel bir işe imza atıp sonuna kadar sürükleyen bir kitapla buluşturmuş hayranlarını. Okurken hiç sıkılmıyor, elinizden bırakmak istemiyorsunuz.
Baskı: Kan Dökülecek
There Will Be Blood adı altında sinemaya da uyarlanan ve 8 dalda Oscar'a aday gösterilen kitap ne yazık ki bekleneni karşılamıyor. Özellikle çevirisinden midir yoksa anlatım tarzı mı böyleydi orijinal halinde de bilemiyorum ama Türkçe'yle alakasız bir tadı var. Bize en azından bana göre değil. Çok uzun, sürüklemiyor, okuma isteği uyandırmıyor. 1-2 ayda zor bitirdim. :)
Baskı: İflas Etmenin Yolları
Erdal Demirkıran güzel bir ters psikolojiye imza atmış. Anlattıkları tamamen gerçek hayatla örtüşüyor. Türü açısından okunmayı hakediyor diyebilirim.
Baskı: En Uzun Gece
Sıkmayan, güzel mesajları ve dostlukları olan, yer yer hüzünlendiren yer yer de güldüren bir kitap. Ahmet Altan hastası değilimdir, kitap da o kadar üst düzey değil ama kafa dağıtmalık olarak görülebilir. İçindeki karakterlere ısınma ihtimaliniz de mevcut. Benim hoşuma gitti.
Baskı: Histeri
Cold Case dizisini izleyenler bilir, üzerinden yıllar geçmiş ama kapanmamış dosyaları karakterlerimiz alır ve inceler. Sonunda da dosyayı kapatmasını bilirler. Histeri de tıpkı bir Cold Case bölümü gibiydi. Biraz daha detaylandırılmaya çalışılınmış bir Cold Case bölümü ama. Fakat bu detaylandırma işini yazarımız layığıyla yerine getirememiş ve inanılmaz gereksiz işlere bulaşmış. Dahil olan karakterleri doğru düzgün tanıtıp okuyucuya yansıtamaması ve okuyucuyu sürekli kitapta tutamaması en büyük eksisi bana kalırsa. Sırf hikaye nasıl sona erecek, o iki kızın son buldukları nokta ne diye merakımdan okudum ama pek de umduğum gibi çıkmadı. Tabii ki sürpriz hazırlaması hoştu ama yine de istenen düzeyde değil. Sonuç olarak katil kim, çocuklara ne oldu gibilerinden soruların cevaplarını aramayı seviyorsanız bir nebze olsun tavsiye edebilirim. Ancak elinizdeki kitabın sizi finale kadar sürüklemediğini, eskiye döndüğü flashbacklerde çok sıkılma ihtimalinizin olduğunu hatırlatayım. Benim notum 6/10. Keyifli okumalar... Yazının daha detaylı orijinali için: http://cineshoot.blogspot.com/2012/03/kitap-yorumu-histeri-laura-lippman.html