SirEvo
@SirEvo

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Azil
8/1026.03.2013

Baskı: Azil

Hakan Günday'ın dilini çok çok sevdim. İlk gördüğüm sahafta diğer kitaplarına da derinlemesine bakacağım. Azil mutlaka okunması gereken kitaplardan.

Baskı: Son Sefarad: Sultan Bayezid'in Savaşı (İmparatorluk, 2)

http://cineshoot.net/son-sefarad-beyazit-akman.html İnsan Beyazıt Akman eserleriyle tanıştıktan sonra sadece iki kitap yazmış olmasına üzülüyor. Hayranlıkla, pür dikkat, soluk soluğa okuduğumuz Dünyanın İlk Günü‘nden sonra İmparatorluk üçlemesinin ikinci kitabı olan Son Sefarad‘ı elime almamla bitirmem de bir oldu bu yüzden. Aslında sindire sindire, ağır ağır, belki de aylara yayarak okumak gerek bu adamın yazdıklarını ama öyle güzel betimliyor, öyle güzel birleştiriyor ki harfleri okumadan duramıyor, hikayenin devamını dinlemeden edemiyorsunuz. Dünyanın gidişatını değiştiren İstanbul’un Fethi’ni anlatan ilk kitaptan sonra, İmparatorluk II’de, yani serinin ikinci kitabı olan Son Sefarad’da tarihi biraz daha ileri sararak Fatih’in oğlu II. Bayezid‘in emriyle yapılan, tarihin belki de en büyük kurtarma operasyonlarından birine yer veriyor Beyazıt Akman. Tabii bu hikayeyi de kuru kuru, sıradan bir olaymış gibi değil, nefes verdiği diğer detaylar ve aralara müthiş serpiştirdiği güzelliklerle yine uzun süreler tadı tamağınızda kalacak bir şekilde sunuyor size. Beyazıt Akman’la tanışana kadar tarih okumayı sevmeyen bendenize bile “delirdin mi sen” diye ihtar çeken genç yazar, çok iyi yaptığı şekilde, bir kez daha birkaç koldan anlatarak bir kitaptan çok film havasında bitirmenizi sağlıyor serinin ikinci kitabını. Her yeni sayfaya geçtiğinizde biraz daha okumak istiyor, her bölümü bitirdiğinizde “acaba diğer tarafta durumlar ne?” diye merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz. Dünyanın İlk Günü’nden sonra Son Sefarad’la da aynı tadı vermeyi başarması, aynı kaliteyi sektirmeden devam ettirebilmesi, okuyucu için kitabı vazgeçilmez hale getirmesi Beyazıt Akman’ın en sevdiğim yanlarından oldu. Tarihi bilgisi ve araştırmaya olan tutkusu zaten kitabın her sayfasında buram buram kokuyor ama bunu kaleme döküp bir de bu kadar etkileyici bir kitap yazmak, daha doğrusu iki kitap yazmak büyük başarı. Sırf bu yönüyle bile çoğu yazardan sıyrıldığını söyleyebilirim. O yüzden hala bu adamla tanışmadıysanız bana kalırsa bu çok büyük bir kayıp. İlk gördüğünüz yerde satın almanızı ve türüne bakmadan balıklama dalmanızı tavsiye ederim. Son dönemde okuduğum en iyi birkaç kitaptan biridir. 10/10

Baskı: Anne Frank Hatıra Defteri

Yarısını okudum, sonra baktım aynı modda devam ediyor, açtım sonunu okudum. Ki bugüne kadar hiçbir kitapta yapmamıştım bunu. Bomboş yahu. Hiçbir şey yok. Yazıp duruyor, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaptı bunu yaptı. Hiç hitap etmiyor bana, sevenleri kusura bakmasın. Bünyeye kattığı zerre bir şey yok. Puanı da ayıp olmasın diye verdim, yoksa puan verilecek durumda değil.

Baskı: Tanrıların Arabaları

Merak uyandırıyor ama o kadar. Zamanına göre güzel bir kitap olabilir, şu an için elle tutulur bir artısı yok. Şöyle olmuş, burada şu var diyip duruyor.

Semerkant
9/1001.03.2013

Baskı: Semerkant

Tek kelimeyle şahane. Amin Moulouf amca çok iyi yazmış. Ömer Hayyam'ın hayatından güzel bir kesit, üstüne İran'daki detaylar. Çok hoşuma gitti.

Hikayem Paramparça
9/1020.02.2013

Baskı: Hikayem Paramparça

Emrah Serbes'in tarzına 2 kitapla hasta oldum. Keşke daha fazla kitabı olsa da okusak. Bu kitap da parça parça hikaye ve anılardan güzel bir derleme olmuş. Kesinlikle okunmalı. Favorilerim arasına girdi.

Aylak Adam
7/1018.02.2013

Baskı: Aylak Adam

Sarmadı pek. Sabahattin Ali tarzı bekliyordum, bambaşka bir şey çıktı.

Tol
8/1025.01.2013

Baskı: Tol

Diliyle içine çeken farklı bir kitap. Ne anlatmak istediğini tam olarak kavrayamadım ama yine de hoşuma gitti.

Komünist İmam
6/1022.01.2013

Baskı: Komünist İmam

Gereksiz mesajlarıyla klişe bir holivud filmi izlemiş gibiyim. Pek sevmedim açıkçası.

Kızıl Nehirler
8/1015.01.2013

Baskı: Kızıl Nehirler

Grange tarzı güzel bir polisiye ama bir Leyleklerin Uçuşu değil.

Baskı: Puslu Kıtalar Atlası

Herkes her kitaba aşık olamıyor demek. Beni benden almadı, belki de beklentimi epey yüksek tuttum, bilemiyorum.

Dublörün Dilemması
8/1018.12.2012

Baskı: Dublörün Dilemması

Okuması keyifli, içinde her şeyden biraz olan, her tarafa hitap eden orijinal bir kitap.

Erken Kaybedenler
10/1012.12.2012

Baskı: Erken Kaybedenler

Bu sene okuduğum en keyifli kitap. Gönderen ve tavsiye edene kocaman teşekkür.

Uzun Hikâye
8/1007.12.2012

Baskı: Uzun Hikâye

Ele alıp tek seferde bitirmelik sıcacık bir hikaye. Filmini izlemeye gerek yok gibi geldi ama.

İçimizdeki Şeytan
9/1025.11.2012

Baskı: İçimizdeki Şeytan

Sabahattin Ali okumak ciddi manada çok keyifli, farklı bir tat. İnsan bitmesin istiyor hikaye, cümleler. Karakterleri, o zamanı yaşatıyor resmen. Her şeyiyle okunmayı hakeden bir kitap daha.

Patasana
8/1005.10.2012

Baskı: Patasana

Ahmet Ümit'ten yine tarihle günümüzü harmanlayan bir polisiye. Keyifli.

Yaban Muzu
7/1025.09.2012

Baskı: Yaban Muzu

Vasconcelos'un ilk kitabı olma özelliği dışında aman aman okunası bir tarafı yok. Rastgele alıp rastgele başladım.

Serenad
8/1019.09.2012

Baskı: Serenad

Tarihi macera. Alman bir profesörle tanışan memurun bir anda değişen hayatı. Daha iyi bir şeyler bekliyordum aslında.

Değişim
8/1014.09.2012

Baskı: Dönüşüm

Efsane değil.

Baskı: Dünyanın İlk Günü (İmparatorluk, #1)

Okulda gördüğünüz o sıkıcı tarihi unutun. Beyazıt Akman, dünyanın kaderini değiştiren, bir çağı kapatıp yeni bir çağ başlatan İstanbul'un Fethi üzerine öyle bir roman yazmış ki, kitabı elinize aldığınız andan itibaren büyüsüne kapılıyorsunuz ve bir an olsun yanınızdan ayırmak, elinizden düşürmek istemiyorsunuz. Beyazıt Akman, master ve doktora yaptığı Amerika'ya doğru yola çıktığında aklında böyle bir proje olduğunu ama imkanların el vermediğini söylüyor TRT'de katıldığı bir programda. Amerika'daki devasa kütüphanelerin büyük katkısı olduğunu da ekliyor. 5 yılını harcamış bu kitapı oluşturabilmek için. Yüzlerce kaynak, sürüyle eser eşlik etmiş ona bu süreçte. Dünyanın İlk Günü, inanılmaz bir roman. Hani tarih üzerine bir kitap okuyacaksın ve böyle seveceksin deseler dalga geçerdim herhalde. Ancak Beyazıt Akman öyle bir hale getirmiş ki o tarihi, öyle güzel anlatmış ki o zamanları, o saldırıyı, o gelişimi, elinizden bırakmakta güçlük çekiyorsunuz. Sürekli okumak istiyorsunuz. Eğer bir "mutlaka okunması gereken kitaplar" listesi varsa, kanımca bu kitap kendine en tepelerde yer alır. Türü sevin veya sevmeyin, tarihe ilgi duyun veya duymayın hiç farketmez. Yaşadığımız topraklarda inanılmaz emeği geçen, ama nasıl oluyorsa üzerine doğru düzgün bir film çekilemeyen (Sene 2012 oldu, ancak bir Fetih 1453 gördük işte o da idare eder kıvamdaydı) Fatih Sultan Mehmet'i bir de Akman'ın kaleminden dinleyin. İmparatorluk adını verdiği serinin ilk kitabı bu. Aynı zamanda Akman'ın da ilk ve tek kitabı. İmparatorluk II için çalışmalara başlamışlar, ama ne zaman gelir, gelirse böyle bir güzelliğe sahip olur mu bilemiyorum. Yine de dört gözle bekliyoruz tabii. Ne yapıp edin, Dünyanın İlk Günü'nü bir yerlerden bulun. Tabii hala tanışmadıysanız. Ama mümkünse ciltli, adına yakışır bir versiyonu olsun. Bu kitaba vereceğiniz her kuruş sonuna kadar değecektir emin olun. Benim yaptığımı yapıp cep boyunu alırsanız pişman olursunuz. http://cineshoot.net/dunyanin-ilk-gunu-beyazit-akman.html

Delifişek (Zeze, #3)
8/1011.09.2012

Baskı: Delifişek (Zeze, #3)

100 sayfa bile olmaması elinize aldığınız gibi bitirmenizi sağlıyor ama yetmiyor hani. Seriyi güzel bitirdik yine de.

Sisle Gelen Yolcu
7/1031.08.2012

Baskı: Sisle Gelen Yolcu

Olmamış.

Hac
8/1012.08.2012

Baskı: Hac

Bir Simyacı beklemek manasız tabii ama kesmedi beni. Aman aman mutlaka okunası bir yolculuk olmamış. Güzel mesajlar var tabii ama Simyacı'yı okuduğumuzdan farklı bir anlatısı yok gibi geldi bana. Kazanan Yalnızdır daha bir okunmalı.

ÖncekiSayfa 4 / 6Sonraki