
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: jerome david salinger
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: ayfer tunç
“İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik ne işe yarar?” “Ama kaybeden sonunda siz olmuşsunuz.” “Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?” “Ama bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.” “İyi ya boş değildi kucağım.” “Ama yandınız, kül oldunuz.” “Ama vardım, kül bunun kanıtı.” 12 Eylül’ün gölgesinde boğulan bir aşk hikâyesi... Yaşamın kıyısında seyirci olmaktan öteye gidememiş bir…

Yazar: joann sfar
Küçük Prensi tanıyan-tanımayan, yeniden keşfetmek isteyen, ya da çizgi roman meraklısı olan her yaştaki çocuklar için, Joann Sfarın muhteşem çizgileriyle

Yazar: turgut özakman
1948 yılında on arkadaşıyla on gün boyunca, Polatlı'dan Dumlupınar'a kadar yayan yürüyen Turgut Özakman, Milli Mücadelenin romanını yazmaya o gün karar vermiş. Şu Çılgın Türkler 57 yıllık bir araştırmanın ürünüdür. Şu Çılgın Türkler, dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: gül sunal
Yetmişinci doğum gününde Kemal Sunal’ı bize sevgilisi, eşi, hayat arkadaşı, çocuklarının annesi Gül Sunal anlatıyor... Aslında ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayrılıkların son bulması dileğiydi. Vazgeçememek, kıyamamak, pişman olmak, KAVUŞMAK demekti. Evimizdeki sıcaklığı korumak demekti... Sonuçta BİZİ hep korudu bu sihirli…
7/10kitabın kendisi 7/10 fakat kemal sunal ölene dek 10/10. bizden biriymiş, hele o kitabın sonundaki fotoğraflarda o kadar iyi anladım ki neden 7'den 70'e herkesin sevgilisi olduğunu... çok erken kaybettik çok.

Yazar: gül sunal
Yetmişinci doğum gününde Kemal Sunal’ı bize sevgilisi, eşi, hayat arkadaşı, çocuklarının annesi Gül Sunal anlatıyor... Aslında ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayrılıkların son bulması dileğiydi. Vazgeçememek, kıyamamak, pişman olmak, KAVUŞMAK demekti. Evimizdeki sıcaklığı korumak demekti... Sonuçta BİZİ hep korudu bu sihirli…

Yazar: gül sunal
Yetmişinci doğum gününde Kemal Sunal’ı bize sevgilisi, eşi, hayat arkadaşı, çocuklarının annesi Gül Sunal anlatıyor... Aslında ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayrılıkların son bulması dileğiydi. Vazgeçememek, kıyamamak, pişman olmak, KAVUŞMAK demekti. Evimizdeki sıcaklığı korumak demekti... Sonuçta BİZİ hep korudu bu sihirli…

Yazar: j. g. ballard
Her yerden görülen devasa kubbesiyle bir alışveriş merkezi, tüketim ve şiddetin hüküm sürdüğü bir taşra kasabası ve beklenmedik bir ölüm... Yaşadığı kasabanın alışveriş merkezinde öldürülen babasına yalnızca veda etmek için Brooklands'e giden işsiz reklamcı Richard Pearson; labirenti çağrıştıran alışveriş merkezinin, durmaksızın hareket eden yürüyen merdivenlerin, yirmi dört saat çalışan…

Yazar: gül sunal
Yetmişinci doğum gününde Kemal Sunal’ı bize sevgilisi, eşi, hayat arkadaşı, çocuklarının annesi Gül Sunal anlatıyor... Aslında ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayrılıkların son bulması dileğiydi. Vazgeçememek, kıyamamak, pişman olmak, KAVUŞMAK demekti. Evimizdeki sıcaklığı korumak demekti... Sonuçta BİZİ hep korudu bu sihirli…


