
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nasuh mahruki
Yaşamımız her gün yaptığımız binlerce seçimden oluşuyor. Her seçim bir kapı açar ya da kapatır. Şimdi elinize bu kitabı aldınız ve alayım mı, almayayım mı diye düşünüyorsunuz. Karar verme durumundasınız. Sıkıcı bir kitap olabilir; boşuna para ve zaman harcamış olursunuz. Ama belki de yaşamınızı zenginleştiren önemli bir kaynağa sahip olursunuz. Bu kitabı okuyarak ruhunuza özen göstermiş olacağın…

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan ilk hikâye kitabı Son Istanbulu 1985 yılında yayımladı. 1999da yayımladığı Üç Aynalı Kırk Oda ile altıncı kitabına ulaşırken, hem usta bir anlatıcı, hem de geniş bir okur kitlesi tarafından çok sevilen bir yazar olduğunu kanıtladı. Kitap üç baskı halinde 80 000lik bir satışa ulaştı. Üç Aynalı Kırk Oda Munganın üç uzun hikâyesini bir araya getiriyor: Alice Harikalar Diyarında, Ayna…

Yazar: ahmet altan
Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığı için yalnızım ben. Deneyimlerimle, içine aşk karışmamış her ilişkinin iyi gittiğini, aşkın ise bütün ilişkiyi karmaşık hale getirdiğini anlamıştım; buna rağmen kendimi tutamayıp gene aşkın o çetrefil, hırpalayıcı, karışık, acılarla dolu, vahşi, bencil ve düşmanca yollarında gezinmeye dalıyordum; iyinin v…

Yazar: ahmet altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız.Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı.Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı almak isteriz.Bazen kendi duygularımızdan bile kuşkuya düşeriz.Bazen sevdiğimiz kuşkulandırır bizi.Sevgiyi, aşkı, mutluluğu saf ve lekesiz bir biçimde ele geçirmeyi başaramayız.Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benz…

Yazar: tahsin yücel
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1993 Orhan Kemal Roman Ödülü Peygamberin Son Beş Günü, sürekli bir bölünmenin öyküsü. Devrimci ozan Rahmi Sönmez, takma adıyla Peygamber, bir kış akşamı, İstanbulun Taksim alanında, arkasından kimsenin gelmediğini bile bile, en önden gidiyormuş gibi bir duygu içinde yürür. Bu yürüyüş bir bakıma onun bütün yaşamını özetler. Hep en önde olduğunu, hep ileriye doğru gittiğini sanırken…

Yazar: fazıl say
Dünyanın dört bir yanında yüzlerce konser veren, sayısız ödül kazanan, eğitmenlik yapan Fazıl Say, yaşayan en ünlü piyanistlerden biri. Mozart, Beethoven, Haydn, Bach, yorumladığı sıra dışı performansları bir yana, yaşadığı toprakların müziğinden ve kültüründen esinlendiği oratoryoları ve konçertolarıyla da dünya klasik müzik repertuarında yer edinmiş bir dünya sanatçısı Say.Ancak piyanistliği ve…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bütün diğer romanlardan sonra yazmak istediğim bir itiraf roman vardı...Bu romana bütün yüreğimi vereceğim, kanımı akıtacağım. Sürgün yıllarımda, yatağıma yatmış, iç çözümlemeler yaparken, hüznün altında ezildiğim anlarda bu kararı verdim...Bu roman benim için öyle değerli ki, benimle öyle bir bütünleşmiş ki... Onu başyapıtım yapmak istiyorum...(Fyodor Dostoyevskinin kardeşine yazdığı mektuplarda…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: ahmet ümit
Romanın, insan benliğine yapılan bir kazı olduğunu sıkça dile getiren Ahmet Ümit, aynı hareket noktasını Patasana'da da koruyor. Anadolu'nun güneydoğusunu da içine alan ve tarihte Mezopotamya olarak anılan bölge, yüzyıllar boyunca hem kanlı iktidar kavgalarının hüküm sürdüğü çeşitli uygarlıklara hem de coğrafî bir kesişme noktası olduğu için şiddetli savaşlara sahne oldu ve bu topraklar…

Yazar: ahmet ümit
Romanın, insan benliğine yapılan bir kazı olduğunu sıkça dile getiren Ahmet Ümit, aynı hareket noktasını Patasana'da da koruyor. Anadolu'nun güneydoğusunu da içine alan ve tarihte Mezopotamya olarak anılan bölge, yüzyıllar boyunca hem kanlı iktidar kavgalarının hüküm sürdüğü çeşitli uygarlıklara hem de coğrafî bir kesişme noktası olduğu için şiddetli savaşlara sahne oldu ve bu topraklar…

Yazar: derleme
Hepimizin durduğumuz yeri birkez daha gözden geçirmemize olanak veren; içeride de olsak, aslında ne kadar dışarıda kalmak (bırakılmak değil) istediğimizi, ya da nasıl da engellendiğimizi bu günlerde biraz daha derinden hissettik.Marjinallik ilişkisel bir kavram olduğundan marjinalin tanımı kaçınılmaz olarak bir merkez tanımınıda gerekli kılmaktadır. Bu merkez, üstü kapalı bir biçimde de olsa, onl…

Yazar: julia kristeva
Bu kara güneşin kaynağı nerededir? Görünmez ve ağır ışınları hangi yolunu yitirmiş galaksiden gelip beni yere, yatağa, dilsizliğe, vazgeçişe çiviler? (...) kara güneş metaforu kederli ruh halinin kör edici gücünü iyi özetler: Ağır ve berrak bir duygu, sevilenin ve kayıpla özdeşleşen öznenin kendisinin (şair yıldızdan dul kalmıştır) ölümü demek olan ölümün kaçınılmazlığını dayatır.

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: ayfer tunç
70ler tutumluluk çağıydı. Yoksunluğun hüküm sürdüğü bu yıllarda çocukluğunu ve gençliğini yaşayanlar, anılarında çok şey biriktirdiler. Ayfer Tunç bu kitabında 70li yıllarda gündelik hayatı anlatıyor. Çocuk oyunları, okullar, bayramlar, düğünler, sobalar, divanlar, faytonlar, anket defterleri, kırkbeşlik plaklar, santrifüjlü çamaşır makineleri, ilk siyah beyaz televizyonlar ve daha benzeri yüzler…

Yazar: oliver sacks
Somut zamanda ''kayıp'' olan bir insanın varlığını oturtabileceği, kendini var kılabileceği bir yer var mıdır? Varlığının farkında bile olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde neler olabilir? Profesör Sacks'tan romantik tavırlı, geniş ve açık uçlu yaklaşımlarla örülmüş ''ciddi'' bir kitap. Sıradan her insan için '…

Yazar: özdemir asaf
Bu kitapta Özdemir Asafın 1961de Yuvarlağın Köşeleri adıyla yayımladığı etika türü özdeyişleri ile ölümünden sonra derlenen 1961-1981 yılları arasında yazdığı özdeyişler yer alıyor.Doğdu, sevinçten ağladılar. Öldü acıdan ağladılar... O, bu arada yaşadı, hiç düşünmediler.Bütün bildiklerini yapan ile bütün yaptıklarını bilen... Yarışa giriştiler: birincisi kazandı. Savaştılar: ikincisi yendi.Zamanı…

Yazar: yılmaz odabaşı
Herkesin bir Feridesi vardır ben bilmez miyim, herkesin bir ayakkabısı gibi bir de şarkısı herkesin bir kimsesi vardır ben bilmez miyim, bir de kimsesizliği.

Yazar: bilge karasu
"Ona bakıyorum. Susuyor. Önüne bakıyor. Çocukluğundan beri bu oyunu oynar: Gözetlenme oyununu. Önceleri belki bir suçluluk duygusuydu bu: Kendisine dikilen göz Tanrı'nın, anasının, büyüklerden birinin, sevmediği birinin gözü olur, kınardı o anda yaptığını. Adı konmadan yaşanırdı bu suçluluk. Şimdi ise gerçekten bir oyun: kimi dakikayı, 'bakan, gören varmış gibi yaşamak'.. Kara…

Yazar: bilge karasu
Bilge Karasunun edebiyatına ilk kez başlayacak olanlara Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ile Göçmüş Kediler Bahçesini öneriyoruz. Kitap, yayın tarihi olarak yazarın üçüncü kitabıdır, 1980 öncesi dönemi temsil eder. Buraya kitabın doruk bölümlerinden birini koyduk okumanız için...Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustam karşımda duruyordu. Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satr…

Yazar: bilge karasu
İlk kez 1985 yılında yayımlanan Gece 1991 yılında Pegasus Edebiyat Ödülünü aldı. Çeşitli dillere çevrilen ve yayımlanan Gece için Akşit Göktürkün Sunuşunu okuyabilirsiniz.Gecede anlatılan tek tek, bölük pörçük durumların, konumların, gerçek yaşamla somut ilişkisi, sürekli seziliyor satır aralarında. Okurun yakın geçmişte tanığı olduğu birçok toplumsal, tarihsel, kültürel deneyden yankılar var met…

Yazar: tuncer erdem
Anlattıklarımız, yazdıklarımız, çizdiklerimiz, bu kısa hayattan izlenimlerdir. Bunlar bazen bir sinema perdesinde titreşir, bazen bir kitabın yapraklarında hışırdar, bazen de bir aile yemeğindeki sohbetlere karışır. Bu sancılı ve sarsıcı hayatın geride bıraktığımız perdelerini bir şekilde başkalarına açma arzusunu bastıramayız. Geçip gitmekte olan uçucu bir şeyi böylece kavramaya çalışırız sanki.…

Yazar: levent cantek
İsli sabahçı kahveleri, ekmekle soğan, nam için yaşayan hikâyelerin mahallesi. Kaledibi, Altındağ, Eskitepe. Kabadayı yevmiyesi. Azap ceketi, hayal hançerleri, yıkıldı yıkılacak ahşap evler, teneke çatılar, güvercin taklaları, afyonun ve tütünün saati. Şıngır mıngır sofralar, Allah’ın inayetine şükran. Yerdeki kel halılar, ahbapsız apartmanlar, siyahî gündüzler, şehirdeki tezek kokusu, eskiyip cı…




