
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: özdemir asaf
Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal.

Yazar: özdemir asaf
Uzun Bir Öykü Hiç kimsenin kafesine Koyamayacağı bir kuş... Kaçmasını öylesine Uçmasını böylesine Unutmuş. Bir insan sesine Gelip konmuş.

Yazar: simone de beauvoir
Ünlü Fransız eleştirmeni Maurice Nadeaunun Konuk Kız için dedikleri. Beauvoir, yazarlığa, 1943 yılında yayımlanan ve kendisine hemen büyük bir ün kazandıran Konuk Kızla başlamıştır. Yazar, burday, sonu gelmez ruhbilimsel çözümleme geleneğiyle bağlarını koparmakta, romanındaki değişik kahramanları belli durumlar içinde vermektedir. (Kadın-erkek) bütün romancıların kadın kahramanlarına yükledikleri…

Yazar: metin kaçan
Güneş buluttan sıyrılıkten Koleranın âlemci kadınları bir omuz darbesinde yıkılacakmış gibi duran evlerinin önünde oto tamircileriyle, marangozlarla, tornacılarla aslanlar gibi muhabbete koyuldular. Bir yandan da kaynak yaparken elleri titreyen ustalara esrarı daha kallavi içmeleri için zıvana hazırlamaya başladılar. Köylü kadınlar, kocalarının mahalle hakkında anlattıkları korku hikâyelerinden t…

Yazar: rainer maria rilke
Cem Yayınevi, Rilke´nin düzyazı eserlerini Kâmuran Şipal, bütün şiirlerini de Yüksel Pazarkaya´nın çevirileriyle Türkçeye kazandırıyor. Kâmuran Şipal, daha önce Rilke´nin öyküleri, mektupları ve denemelerini Türkçeye çevirmişti. Bu kez Rilke´nin özdeyişleri, gözlemleri ve seçme düşüncelerini bize sunuyor. Rilke´nin zengin iç dünyasını anlamak ve günümüz için sunduğu olanakları değerlendirmek için…

Yazar: ıvan sergeyeviç turgenyev
Babalar ve Oğullar Turgenyevin en büyük romanı olduğu kadar, Batılılaşmanın çelişkilerini yaşayan, devrimin eşiğindeki Rusyanın ruhunu en derinden yakalayan romanlardan da biridir. Kitap 1862de yayımlandığında, bir anda pek çok siyasi, edebi ve felsefi tartışmanın odak noktası haline gelmişti; ama bugün hâlâ okunmasını, bu tartışmaları hem içerip hem de aşmasını sağlayan edebi derinliğine, Vladim…

Yazar: sevim burak
Sahibinin Sesi, Sevim Burakın Yanık Sarayları yayımlamasından tam 17 yıl sonra yayımlanmıştı. Sevim Burak, Yanık Saraylarda Levanten kültürün ruhunu da yansıtarak yer yer Tevratın anlatımından yararlanarak yazdığı Ah Ya Rab Yehova öyküsünü Sahibinin Sesi kitabında oyunlaştırdı. Zembul ve Bilalin trajik aşk öyküsünü; çok kültürlülüğün, parçalanmanın, deliliğin izlerini sürerek yazdığı bu oyun 1985…

Yazar: tuğba doğan
Çünkü Musa başından beri ayrılmayı bilmiyordu. Yaşamak için ayrılmak gerektiğini bilmiyordu. Dünyaya geliş hikâyesinde bütün hayat hikâyesinin kalbi saklıdır, kaderinin şifresi bu ilk sahnede, gecikmeli gerçekleşen doğumunda gizlidir. Nasıl annesinin karnından vakti geldiğinde ayrılamadıysa daha sonra da hiçbir yerden hiçbir şeyden zamanında ayrılmasını bilmeyecekti. Sıcak su musluğunun, kış yağm…

Yazar: ilhan berk
Şiir duvarcının elinden düşürdüğü tuğlanın yere düşmesinde değildir havada asılı kalmasındadır. İyileşmez bir şiir ustasının, şiire bakış ve onu tanımlama denemeleri. TADIMLIKDilin tüketim aracı olması dışında, kendine gelme, kendi olma eğilimi de vardır. Lacan, dilin özneden bağımsız işleyen yapıları olduğunu buldu. Bilinçdışının işleyişi gibi bir işleyişi olduğunu da saptadı. Öte yandan, di…

Yazar: mina urgan, mîna urgan
İngilizce edebiyatı duayenimiz Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarında açıkyürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü... Oğuz Atayı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izle…

Yazar: mina urgan, mîna urgan
Mîna Urgan Bir Dinozorun Anılarını yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki... diyordu. Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok…

Yazar: attila ilhan
Yağmur Kaçağı Attila İlhanın inadına yazdığı şiirleri kapsıyor. Aşk şiirleri yazdığı için eleştirildiğinden inadına aşkı, yolculuk şiirleri sanatçının toplumsal uğraştan kaçması olarak yorumlandığından inadına uzun yolculukları, limanları, farklı kentleri, kent insanlarını, fahişeleri, bıçkın denizcileri yazmış şair. Onun yarattığı engin imge okyanusunun çalkantılı sularında yelken açacak; her mı…

Yazar: attila ilhan
Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi... Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, bize ait olanı duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o: Ben sana mecburum! Attila İlhan şiir…

Yazar: milan kundera
Ne yapacağını bilemeden bir avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk ederek gücü kendinde bulamamak; Büyük Yürüyüş´te kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak- bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... Romanlarımda…

Yazar: jorge luis borges
Düzyazı ve lirik ustası Borges, paradoksal bir biçimde, bilinçli olarak Sonsuzluğun Tarihi başlığını seçtiği yapıtında yer alan ve Batılı bir hümanizma anlayışından kaynaklanan bu felsefi gözlemlerini özellikle zaman ve sonsuzluk arasındaki ilşkiye dayandırıyor. Borges, bundan yola çıkarak, Dairesel zaman, Cehennemin Sürekliliği, Achilles ile Kurbağa arasındaki Sonsuz Yarış adlı bölümlerde bu kon…

Yazar: harper lee, ülker ince
Amerikada 1930ların Güney Eyaletlerinden birinde bir zenci, beyaz bir kızın ırzına geçmekle suçlanır. Önyargılar, şiddet ve riyakarlıkla beslenen Güneyli erişkinlerin ırk ve sınıf ayrımı konusundaki mantıksız yaklaşımlarını Scout ve Jem Finch adlarındaki iki çocuğun ağzından keyifli bir dille bize aktaran roman, aynı zamanda kent halkının vicdanına karşı tek başına karşı koyan bir erkeğin mücadel…

Yazar: ferit edgü
Filmi 1984 Berlin Film Festivalinde dört ödül birden alan Hakkâride Bir Mevsim, Çince ve Japonca dahil, çeşitli dünya dillerine çevrilmiştir.

Yazar: jostein gaarder
15. yaş gününü kutlamaya hazırlanan Sofie, posta kutusunda, Kimsin sen? yazılı bir kağıt bulur. Bu soruyu, diğer sorular ve günümüze kadar uzanan bir felsefe kursu takip eder. Kendine has kurgusu ve şaşırtmacalarıyla, Jostein Gaarder, 15 yaş ve üstü gençlere sadece kuru bir felsefe tarihi sunmak değil, aynı zamanda hayatı anlamaya yönelik sorular sormanın yollarını açar. Çağımız bölümünde şöy…

Yazar: cahit sıtkı tarancı
Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da doğdu. İlkokulu orada, ortaokulu İstanbul'da Saint Joseph'te, liseyi Galatasaray'da okudu. Şiire lisede başladı. 1931'de Mülkiye Mektebine yazıldı, bitirmeden ayrıldı. 1939'da Paris'e gitti, Science Politique'e girdi. İkinci Dünya savaşının çıkması üzerine yurda döndü. Askerliğini Edremit'te yaptı (…

Yazar: oruç aruoba
Hani, yana yana dibine varmış bir mumun içinde oluşan oyuğun çeperi bir noktasında çatlamış, eriyik madde dışarı akmış, fitili de açıkta kalıp tükenmişken, çatlağı akmış maddeyle doldurup tıkayarak bitkin fitili yeniden yakınca, ufacık, güçsüz, belli belirsiz; ama, pırıl pırıl, yoğun, direngen -altı canlı mavi; üstü parlak sarı- bir alev elde edersin ya - onun gibi işte... Oruç Arıobahani, Oruç…

Yazar: stefan zweig
Bir tanrıydım o akşam. Fakat yükseklere kurulu tahtımdan, yaptığım işlere kayıtsız kayıtsız bakmıyordum. Kullarımın arasında tatlı, iyicil tavırlarla duruyor ve muhayyilemin gümüşi bulutları arkasından onların yüzlerini görüyordum. Solumda bir ihtiyar oturmaktaydı. Benden fışkırmakta olan o parlak iyilik ışığı buruşuk alnındaki kırışıklıkları giderip cilalamış, gözlerinin altındaki çukurlukları y…

Yazar: stefan zweig
Bayan Irene, âşığının dairesinden çıkmış, apartmanın merdivenlerini iniyordu ki, birden yine o mânâsız korkuya kapıldı. Gözlerinin önünde kara bir topaç vınlıyarak dönmeye başlamış, dizleri donup kaskatı kesilmişti. Ansızın yere kapaklanmamak için hemen parmaklığa tutunmak zorunda kaldı. Bu tehlikeli ziyareti ilk defa yapmıyor; bu âni ürpertiye alışmış bulunuyor, ama içindeki olanca mukavemete ra…

