
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymaz ile Türkçenin merkezine yolculuk! Matrak lakin vefakar, hırpani ve fakat cefakar, en hararetli yerinden, helalinden öyküler, mektuplar! Derdi günü, işi gücü dil olan bir yazardan hallere, duygulara, insana, hayvanata dair bir edebiyat ziyafeti. Cayır cayır evler, köpür köpür Hülya'lar, sinmiş ufacık olmuş önlüklü bebeler, koca koca kararları eline yüzüne patlayan biçar…
8/10
Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymaz ile Türkçenin merkezine yolculuk! Matrak lakin vefakar, hırpani ve fakat cefakar, en hararetli yerinden, helalinden öyküler, mektuplar! Derdi günü, işi gücü dil olan bir yazardan hallere, duygulara, insana, hayvanata dair bir edebiyat ziyafeti. Cayır cayır evler, köpür köpür Hülya'lar, sinmiş ufacık olmuş önlüklü bebeler, koca koca kararları eline yüzüne patlayan biçar…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymaz ile Türkçenin merkezine yolculuk! Matrak lakin vefakar, hırpani ve fakat cefakar, en hararetli yerinden, helalinden öyküler, mektuplar! Derdi günü, işi gücü dil olan bir yazardan hallere, duygulara, insana, hayvanata dair bir edebiyat ziyafeti. Cayır cayır evler, köpür köpür Hülya'lar, sinmiş ufacık olmuş önlüklü bebeler, koca koca kararları eline yüzüne patlayan biçar…

Yazar: feride çiçekoğlu
1984 yılının bir Haziran öğlesonrası, demir kapı beni dışarı kapayıp Barışın çığlıkları içerde kaldığında, gün olup onun sesinin bunca çok insana ulaşacağı hiç aklıma gelmemişti. Barışla ilgili anıları kağıda dökmeyi düşünmediğimden değil, kağıda dökülü sözün okuma alışkanlığı olan sınırlı kişiye bile çoğu kez iletilemediğini sezmemden. Beyazperde Barışın mırıl mırıl sesini yükseltiverince Uçurtm…

Yazar: feride çiçekoğlu
1984 yılının bir Haziran öğlesonrası, demir kapı beni dışarı kapayıp Barışın çığlıkları içerde kaldığında, gün olup onun sesinin bunca çok insana ulaşacağı hiç aklıma gelmemişti. Barışla ilgili anıları kağıda dökmeyi düşünmediğimden değil, kağıda dökülü sözün okuma alışkanlığı olan sınırlı kişiye bile çoğu kez iletilemediğini sezmemden. Beyazperde Barışın mırıl mırıl sesini yükseltiverince Uçurtm…

Yazar: mine söğüt
“Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…” Mine Söğüt’ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri Beş Sevim Apartmanı – Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz’ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle kar…

Yazar: mine söğüt
“Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…” Mine Söğüt’ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri Beş Sevim Apartmanı – Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz’ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle kar…

Yazar: seray şahiner
" Hani kadınlar çocukları olsun diye gezmedik doktor, türbe bırakmıyorlar ya... Akılsızlar! Bırakın olmuyorsa olmuyor, ille doğurup ne diye sabinin de hayatını karartıyorsunuz? " Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine kitaplarının yazarı Seray Şahiner'in kaleminden yeni bir insanlık öyküsü... Antabus, yaşadığımız şiddet ortamının kaynaklarını, bu şiddetin yarattığı insanlık hallerin…
8/10
Yazar: seray şahiner
" Hani kadınlar çocukları olsun diye gezmedik doktor, türbe bırakmıyorlar ya... Akılsızlar! Bırakın olmuyorsa olmuyor, ille doğurup ne diye sabinin de hayatını karartıyorsunuz? " Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine kitaplarının yazarı Seray Şahiner'in kaleminden yeni bir insanlık öyküsü... Antabus, yaşadığımız şiddet ortamının kaynaklarını, bu şiddetin yarattığı insanlık hallerin…

Yazar: daniel glattauer
Emmi Rothner, Like dergisine aboneliğini iptal ettirmek istemektedir. Ancak derginin e-posta adresini yazarken ufak bir hata yapınca karşısına Leo Leike çıkar ve yazışmaya başlarlar. Bir yazım hatasıyla başlayan bu sanal ilişki, yabancılık ile yakınlığın tuhaf dengesi üzerinde gidip gelir. Gönderilen, alınan, saklanan, yazılıp silinen yüzlerce mektup bir buluşmaya götürecek midir onları? Ve eğer…

Yazar: daniel glattauer
Emmi Rothner, Like dergisine aboneliğini iptal ettirmek istemektedir. Ancak derginin e-posta adresini yazarken ufak bir hata yapınca karşısına Leo Leike çıkar ve yazışmaya başlarlar. Bir yazım hatasıyla başlayan bu sanal ilişki, yabancılık ile yakınlığın tuhaf dengesi üzerinde gidip gelir. Gönderilen, alınan, saklanan, yazılıp silinen yüzlerce mektup bir buluşmaya götürecek midir onları? Ve eğer…

Yazar: ıvan sergeyeviç turgenyev
Babalar ve Oğullar Turgenyevin en büyük romanı olduğu kadar, Batılılaşmanın çelişkilerini yaşayan, devrimin eşiğindeki Rusyanın ruhunu en derinden yakalayan romanlardan da biridir. Kitap 1862de yayımlandığında, bir anda pek çok siyasi, edebi ve felsefi tartışmanın odak noktası haline gelmişti; ama bugün hâlâ okunmasını, bu tartışmaları hem içerip hem de aşmasını sağlayan edebi derinliğine, Vladim…

Yazar: karin karakaşlı
Ah be Sabiha… Böyle yazasım varmış sana. Mekânındayım, göğün ve yerin ortasında. Adınla bilinen şu havaalanında. (…) İşte karşımda duruyorsun. Siyah beyaz ölümsüzlüğünün içinde, en ışıltılı halinle duruyorsun hem de. Ölümlüler acıların çizgileriyle kaplanırken sen inadına parlıyorsun. Başında beyaz pilot kasketin, yüzünde o ışıklı gülümseyiş. Genç, güzel bir kadın olarak duruyorsun karşımda. Derk…

Yazar: stefan zweig
İntihar, Stefan Zweig'ın zihnini gençlik yıllarından beri meşgul eden bir kavramdı. Yaşamının bir anlamı kalmadığını anladığı anda yaşamına kendi eliyle son verebileceğini daha üniversite yıllarında söylemişti. İlk evliliği sırasında karısı Friederike'yi kendisiyle birlikte intihar etmesi için zorlayan, sonra bu düşüncesinden vazgeçen Stefan Zweig, yıllar sonra, İkinci Dünya Savaşı sıra…
8/10
Yazar: stefan zweig
İntihar, Stefan Zweig'ın zihnini gençlik yıllarından beri meşgul eden bir kavramdı. Yaşamının bir anlamı kalmadığını anladığı anda yaşamına kendi eliyle son verebileceğini daha üniversite yıllarında söylemişti. İlk evliliği sırasında karısı Friederike'yi kendisiyle birlikte intihar etmesi için zorlayan, sonra bu düşüncesinden vazgeçen Stefan Zweig, yıllar sonra, İkinci Dünya Savaşı sıra…

Yazar: aşkım kapışmak
Enes adında genç bir adam vardı, otizmliydi ve en büyük tutkusu üzümlü kek yapmaktı. Konuşamıyordu ama iyi bir gözlemciydi. Hayata dair bambaşka ritimler duyuyor ve her defasında şaşırıyordu. Ancak insanların mutsuz olduğu, durmaksızın birbirini çekiştirdiği; savaşların, ölümlerin yaşandığı bu dünyayı anlayamıyor, sorguluyordu. Bir kez olsun Enes’in gözlerinden bakmalısınız dünyaya… Mutluluğu,…

Yazar: aşkım kapışmak
Enes adında genç bir adam vardı, otizmliydi ve en büyük tutkusu üzümlü kek yapmaktı. Konuşamıyordu ama iyi bir gözlemciydi. Hayata dair bambaşka ritimler duyuyor ve her defasında şaşırıyordu. Ancak insanların mutsuz olduğu, durmaksızın birbirini çekiştirdiği; savaşların, ölümlerin yaşandığı bu dünyayı anlayamıyor, sorguluyordu. Bir kez olsun Enes’in gözlerinden bakmalısınız dünyaya… Mutluluğu,…

Yazar: sezgin kaymaz
Sahneler ve mekanlar, haller ve duygular, insanlar ve dil... Yumruk gibi hikayeler en korunaklı bölgelere iniyor, savunmasız karanlıklarda art arda şimşekler çakıyor. Sezgin Kaymaz gücünü nereden alıyorsa orayı güçlendiriyor okuyan 'İyi ki Türkçe biliyorum' diye şükrediyor. Ağrıları hortlatan aşk, tasma takıp ücralara kapatılan vicdan, neyin fısıldadığı sır, kum taşında gizli şanş... Ça…

Yazar: sezgin kaymaz
Sahneler ve mekanlar, haller ve duygular, insanlar ve dil... Yumruk gibi hikayeler en korunaklı bölgelere iniyor, savunmasız karanlıklarda art arda şimşekler çakıyor. Sezgin Kaymaz gücünü nereden alıyorsa orayı güçlendiriyor okuyan 'İyi ki Türkçe biliyorum' diye şükrediyor. Ağrıları hortlatan aşk, tasma takıp ücralara kapatılan vicdan, neyin fısıldadığı sır, kum taşında gizli şanş... Ça…

Yazar: jean-louis fournier
"Artık dulum. 12 Kasım günü Sylvie öldü. Çok üzücü. Bu sene indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz." Jean-Louis Fournier eşinden önce ölmek istiyordu. Ama eşi ondan önce davrandı. 40 yıllık evliliğin ardından dul kalan Fournier kendini teselli etmek, belki de intikam almak için karısından söz ediyor. Ama onu anlatırken aslında bize kendisini anlatıyor.

Yazar: hüsnü arkan
Tayin emrim üç ay sonra çıktı. Emri aldığım günün sabahında Hasan'ı astılar.İnfaz gecesi uyumamıştık. Babam, Nuri Amca, annem ve ben, salondaki masanın çevresinde oturuyorduk. Pencerenin önündeki çıplak akasyaya konmuş suskun, korunmasız kış serçeleri gibi... Radyoyu açmıştık; bir haber bekliyorduk... Annem sık sık mutfağa gidip ağlıyordu. Nuri Amca, kımıldamaksızın önüne bakıyordu. Elleri d…


