
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: barış bıçakçı
Asıl öykü ile ilgilenmeyen bir anlatıcı ve yetişkinliğe varmayan bir çocukluğun öyküleri... Aynı soyadının önünde toplanmış beş kişinin belirip kaybolan dünyası... Bu dünyada hiçbir şey göründüğü hatta yaşandığı gibi değil, her şey hatırlandığı gibi! Daha önce İletişim'den Herkes Herkesle Dostmuş Gibi (2000) ve Veciz Sözler (2002) adlı yapıtları yayımlanan Barış Bıçakçı, bu kitabında ço…

Yazar: oruç aruoba
Gürültünün arkasından yavaşça süzüldün Bazısı gürdü ışıklarının, bazısı süzgün Uzakta bekleyen karanlığa doğru yürüdün Gülümsemen üzgün gibiydi, biraz küskünBiliyorum, artık doğmayacak öyle bir gün Yapraklar dingin, dallarda sürgün Ben alacakaranlığa kalkarken üzüntülüydün O sabah en uzak yerindeydi günSonra solgun renkleriyle geldi hüzün Hızla geçip yanımdan yitiyordu yüzün. ****** Oruç Ar…


Yazar: oruç aruoba
Gürültünün arkasından yavaşça süzüldün Bazısı gürdü ışıklarının, bazısı süzgün Uzakta bekleyen karanlığa doğru yürüdün Gülümsemen üzgün gibiydi, biraz küskünBiliyorum, artık doğmayacak öyle bir gün Yapraklar dingin, dallarda sürgün Ben alacakaranlığa kalkarken üzüntülüydün O sabah en uzak yerindeydi günSonra solgun renkleriyle geldi hüzün Hızla geçip yanımdan yitiyordu yüzün. ****** Oruç Ar…

Yazar: oruç aruoba
Gürültünün arkasından yavaşça süzüldün Bazısı gürdü ışıklarının, bazısı süzgün Uzakta bekleyen karanlığa doğru yürüdün Gülümsemen üzgün gibiydi, biraz küskünBiliyorum, artık doğmayacak öyle bir gün Yapraklar dingin, dallarda sürgün Ben alacakaranlığa kalkarken üzüntülüydün O sabah en uzak yerindeydi günSonra solgun renkleriyle geldi hüzün Hızla geçip yanımdan yitiyordu yüzün. ****** Oruç Ar…

Yazar: oruç aruoba
Gürültünün arkasından yavaşça süzüldün Bazısı gürdü ışıklarının, bazısı süzgün Uzakta bekleyen karanlığa doğru yürüdün Gülümsemen üzgün gibiydi, biraz küskünBiliyorum, artık doğmayacak öyle bir gün Yapraklar dingin, dallarda sürgün Ben alacakaranlığa kalkarken üzüntülüydün O sabah en uzak yerindeydi günSonra solgun renkleriyle geldi hüzün Hızla geçip yanımdan yitiyordu yüzün. ****** Oruç Ar…

Yazar: sevgi soysal
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde...Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlat…

Yazar: oruç aruoba
İçimde bir yengeç var.İçimdeki en kuytu kovukta yaşıyor olmalı; oradan seyrediyor herhalde her yaşadığımı. Ancak arada bir hissediyorum varlığını ancak arada bir belli ediyor kendini. Ama biliyorum : hep orada...... bana direnir çoğunlukla dolambaçlı yollarla karışır yaptıklarıma, ket vurur. Bir yolunu bulup yaptıklarımı engeller; yapacaklarımı belirlemeğe çalışır.Bunun temelinde benim ile uy…

Yazar: oruç aruoba
İçimde bir yengeç var.İçimdeki en kuytu kovukta yaşıyor olmalı; oradan seyrediyor herhalde her yaşadığımı. Ancak arada bir hissediyorum varlığını ancak arada bir belli ediyor kendini. Ama biliyorum : hep orada...... bana direnir çoğunlukla dolambaçlı yollarla karışır yaptıklarıma, ket vurur. Bir yolunu bulup yaptıklarımı engeller; yapacaklarımı belirlemeğe çalışır.Bunun temelinde benim ile uy…

Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…
7/10
Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…

Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…

Yazar: charles baudelaire
Charles Baudelaire (1821-1867); 1857'de yayımlanan Kötülük Çiçekleri'nin yanısıra, Avrupa'ya tanıttığı Poe çevirileri ve eleştirel yazılarıyla da 19. yüzyılda edebiyatı yenileyen en önemli modern ustalardan biridir. Baudelaire'in 1862'de tamamladığı ancak ölümünden iki yıl sonra yayımlanan Paris Sıkıntısı ise, yaklaşık 150 yıldır, düzyazı şiirin dünya edebiyatındaki anıt…

Yazar: bilge karasu
Bilge Karasunun edebiyatına ilk kez başlayacak olanlara Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ile Göçmüş Kediler Bahçesini öneriyoruz. Kitap, yayın tarihi olarak yazarın üçüncü kitabıdır, 1980 öncesi dönemi temsil eder. Buraya kitabın doruk bölümlerinden birini koyduk okumanız için...Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustam karşımda duruyordu. Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satr…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Tanpınarın bu çok tanınmış romanı bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının huzursuzluklarını dile getirmektedir. Huzurun kahramanlarından Mümtaz roman boyunca kendisini huzura kavuşturacak bir iç nizamı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler içiçe verilir. Ancak bütün bunla…

Yazar: cesare pavese
Cesare Pavese İtalyan edebiyatında hem kişiliği, hem de yazdıklarıyla özgün bir yere sahip. Hayatı hep yalnız yaşayan Pavese, 1950 yılının sıcak bir ağustos günü Torino'da bir otel odasında intihar ettiği zaman dostları onun eski bir şiirinde düşlediği ölümü bulduğunu anlamışlardı: Yataktan kalkmak gerekmeyecek / Yalnız şafak girecek bomboş odaya. 1941 yılında basıldığı zaman günün edebi…

Yazar: nezihe meriç
Gülün İçinde Bülbül Sesi Var, 1950 kuşağının öykücüleri arasında kendine belli bir çizgi oluşturan Nezihe Meriçin Çisentiden (2005) sonra yazdığı öykülerini bir araya getiriyor. Nezihe Meriç yıllar içinde öykücülüğünde dönem dönem kadın erkek ilişkileri ağırlıklı, siyasal ağırlıklı ya da yazma sıkıntılarına eğilen öyküler yazsa da hepsinde ortak olan kadın bakış açısıdır.




