Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: honoré de balzac, doğan hızlan, aisopos
Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır. Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen çocukluk yılları... Belki de gerçekten bir ailesi olmasa, Felix yalnızlığa, sevgisizliğe, itilmişliğe daha kolay katlanabilirdi...Henriette... Kadınla…

Yazar: stieg larsson
41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larssonun zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kızı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi bundan daha iyisi yapı…

Yazar: murat menteş
“Öldürdüğüm insanlarla iyi arkadaş olacağımızı düşünmüşümdür hep.” Dublörün Dilemması’nın yazarından komik, hızlı, şoke edici bir roman daha. Gönül İşleri Bakanlığı’nda basın müşaviri dövüş ustası Fu. Başkalarının intikamını alarak hayatını kazanan Gıcırbey. Tarih öğretmeni dilber Şebnem Şibumi. Padişah yorganları satıcısı Enver Paşa. Dul gangster Hayati Tehlike. Mr.Spock, Abdülcabba…

Yazar: ıvan sergeyeviç turgenyev
Babalar ve Oğullar Turgenyevin en büyük romanı olduğu kadar, Batılılaşmanın çelişkilerini yaşayan, devrimin eşiğindeki Rusyanın ruhunu en derinden yakalayan romanlardan da biridir. Kitap 1862de yayımlandığında, bir anda pek çok siyasi, edebi ve felsefi tartışmanın odak noktası haline gelmişti; ama bugün hâlâ okunmasını, bu tartışmaları hem içerip hem de aşmasını sağlayan edebi derinliğine, Vladim…

Yazar: sinan akyüz
İnsan karşılıksız sevebilir mi? diye sordu. O anda ona gülümsedim. Sen beni seviyorsun ya, dedim. Sevdiği kadına kötülük yapmış biri nasıl olur da onun kendisini karşılıksız sevmesini bekler? Aşk sınır tanır mı? Peki ya acı? Acıya nereye kadar dayanılabilir? Karşılıksız sevgi var mıdır? İnsan bir başkasını koşulsuz sevebilir mi? Seven adam kıskanır mı gerçekten? Kıskançlık etrafındakilere zarar v…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat p…

Yazar: friedrich nietzsche
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak: Nefret ederim, avare okurlardan. Her kim ki okuru tanır daha fazlasını yapmaz onun için.Cümle âlem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi neredeyse avamlaşmak ü…

Yazar: maeve binchy
İrlandanın küçük bir kasabası olan Shancarrigde başlıyor öykümüz. Bahçesinde kocaman, kızıl bir kayın ağacı bulunan Shancarrig okulu öğrencilerinin okul döneminde ve sonrasında yaşadıkları, birbiriyle kesişen hayatları ve belki de gerçek sevgiyi arayışları Aşk Bir Kere... Duygusal, fakat aynı zamanda cesur bir öğrenci olan Maddy, yetişkin bir kadın olduğunda kasabanın kilise papazı Peder Berryye…

Yazar: jane austen
Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama ilk izlenimi tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan gurur ile Elizabethin ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği önyargı, Darcyy…

Yazar: zülfü livaneli
Kimi zaman bir savaş bir kentin, bir ülkenin kaderini değiştirir, kimi zaman bir tek kişi koca bir ailenin... Leyla: Yalılarda doğmuş büyümüş bir paşazade, bir Osmanlı soylusu... Ali Yekta: Uşaklık kaderini değiştirme ihtirasıyla yanıp tutuşan bir İstanbullu... Rukiye-Roxy: Almanyada doğmuş, seks modelliği yapmış bir hip-hopçı... Livaneli, birbirini hiç tanımayan bu üç ayrı kişiliğin yaşamını, bi…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: suna üçkarışoğlu
Eski hikâyeler güzeldir, çünkü bize nereden geldiğimizi ve ne olduğumuzu anlatır. Tutkularımız, aşklarımız ve hayallerimiz dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım hep aynıdır; bu yüzden birbirimizin hikâyesi aslında bir diğerlerimizin de hikâyesidir...Hikâyeleri dinledikçe kendi gerçeğinizi düşünmenizi isterim. Gerçeğiniz, karanlık gökyüzünü süsleyen yıldızların parlaklığı kadar güzel, güzel olduğu…

Yazar: ırvin d. yalom
Nietzsche Ağladığında ve Aşkın Celladı gibi tanınmış kitapların yazarı Irvin Yalom, bu kitapta psikoterapi ve hayatın anlamını arama çabasında kendisinin ve hastalarının yaşadığı deneyimleri konu ediyor. Ölümünden birkaç yıl sonra düşlerine giren kendi annesi; ölümcül bir kansere yakalanmasına rağmen hayatın anlamını yitirmeyen Paula; çok sevdiği ağabeyini ilkgençlik yıllarındaki bir araba kazası…

Yazar: uğur mumcu
Ekonomimiz alaturka, liberalizmimiz arabesk, sermayemiz nazlı, iş adamımız narindir. Ekonomide serbest, siyasette greko-romen güreşiriz. Ama hep tuş oluruz. Uçan kuşa borcumuz var, uçmayana hıncımız... Devrim yasak, evrim sakıncalı, döneklik yararlıdır azgelişmiş demokrasimizde.Güleriz ağlanacak halimize derler ya; ağlanacak halimize biraz da gülmek istedim. Ne yapayım! Şimdiye dek, kızarak yazdı…

Yazar: cezmi ersöz
Müslüm Gürses konserlerinin Gülhanesinden garip bir savaşın Beyoğlusuna; akşamüstleri isteksizce kapılarının arkasına geçilen evlerden unutmak faşizmine, hayat kadar geniş bir alanda ve Onun bir yolda ansızın karşısına çıkacağını bekleyerek, sözünü söylüyor Cezmi Ersöz. İçimdeki bu esrik güzelliği, çocukluk umudunu benimle beraber yaşayan aşkım ayakta tutuyor, biliyorum. ************ K…

Yazar: vedat türkali
Türkiye ekonomisi ve siyasetinde ABD ağırlığının iyiden iyiye hissedildiği, burjuvazinin giderek egemenliğini pekiştirdiği ve hatta uluslararası bağlantıları zorladığı, işçi ve köylülerin üzerindeki yükün iyice arttığı ve bazı aydınların ise gerçeklere nüfuz etmeyen söylemlerinin içerisinde boğuldukları bir dönem... Bu dönemin bütün tipik özelliklerini bir apartman toplantısında veriyor Türkali.…

Yazar: grigory petrov
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki yaşamı yenilemek için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-…

Yazar: saul bellow
Uygar olduğunu düşünen herkesin okuması gereken bir kitap1976 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen Saul Bellowun YirminciYüzyıl klasikleri arasına girmiş romanı Boşlukta Sallanan Adam, yirmi yılsonra yeniden Türkçede. İkinci Dünya Savaşı sırasında askere çağırılmayıbekleyen bir gazetecinin Chicago sokaklarında boş boş gezerken geçmişi vebugünüyle yaptığı hesaplaşmalarını, savaşın kokusu h…

Yazar: nikolay ostrovski
Nikolay Ostrovski bir yazıncı değil, hiç eksiksiz bir devrimcidir. Katılıp kendi çapında güç verdiği devrim yaratmıştır onu. O da, devrime ve halka karşı duyumsadığı borçluluğu, kızıl orduda yaşadıklarını, deneyim ve algılama birikimlerini romanlaştırarak ödemeye çalışmıştır. Yani onu devrim bir yazıncı yapmıştır. Kitabı yayınlanır yayınlanmaz ülkesinin sınırlarını aşmış, hemen Avrupa dillerine ç…

Yazar: bekir yıldız
Sınırlarının mayınlarla, insanlarının ağa ve jandarma korkusuyla çevrili olduğu bir kentte doğdu Bekir Yıldız. Yalnız doğduğu kentin değil, aynı yazgıyı paylaşan tüm doğu insanının sorunlarını, yüzündeki şark çıbanı gibi yüreğinde taşıdı.Alman ekmeğinin acısını tadıp, emeğin yanında ve aydınlanma mücadelesinin içinde yer aldı. Tanıklıklarını ve yaşadıklarını, öykülerinin temel taşları olarak kull…

Yazar: par lagerkvist
1891-1974 yılları arasında yaşamış olan Par Lagerkvist, İsveç edebiyatının önde gelen yazarlarındandır. 1940'ta İsveç Akademisine seçilen yazar, 1951'de Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmıştır. Şiir, roman, oyun türlerindeki yapıtlarının temelinde genellikle dinsel düşünceler yer almış; günah ve korku duyguları işlenmiştir. Toplumsal olaylarla da ilgilenmiş olan Par Lagerkvist baskıcı düzen…

Yazar: aziz nesin
Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz. Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkarıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük&#…


