Nesferatu
@Nesferatu

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Çukurlar
8/1027.12.2014

Baskı: Çukurlar

Baskı: Ateşi Yakalamak (Açlık Oyunları #2)

Suzanne Collins'in kitaplarını ve anlatım tarzını seviyorum,fakat bunda eksik birşeyler vardı.Dört gözle aksiyon sahnelerinin gelmesini bekledim,ya da ne bileyim Katniss Jennifer Lawrance gibi atar yapsın ben de mutlu olayım,ama kitabı okurken yer yer o kadar sıkıldım ki,biri kitabın kapağını bu yaptı da kendi birşeyler mi saçmaladı demekten kendimi alamadım.Katniss bir aşk üçgeninin içinde kalıyor,onu mu seçsem bunu mu yapıyor.Sonra ergence tasvirler yapılıyor ve işin içine bol bol drama katılıyor.Yazarın bayan olmasından dolayı dramın bol olmasını anlayabilirim peki,ama ilk seride o kadar güzel bir orijinal fikir vardı ki bu kitabı 'popüleriteden faydalanıp daha fazla gelir elde etme' tarzında bir kitap olarak kabul etmek istemedim.Ayrıyeten kitabın sözde aksiyon kısımları çeyrek asır oyunları da çokça vasattı.Kitabın sevdiğim bir yer varsa orası da sonuydu o kadar.Ben bu kitaba serinin devamı olmasaydı 7 vermezdim,onu da demiş olayım.

Böğürtlen Kışı
10/1027.12.2014

Baskı: Böğürtlen Kışı

Ben şahsen bir hikaye anlatılırken flashback yapılmasından ve bölüm bölüm böyle gitmesinden çok hoşlanıyorum.Nedir Flashback? Arrow izleyenleriniz varsa daha iyi anlayacaktır,hikaye işlenirken yer yer geçmişteki hikayeye yer verir,hikayeyi bir güncelden getirir bir de geçmişten getirir ve güzelce bağlayıp bizim beğenimize sunar.Sarah Jio gerçekten bunu güzelce başarmış.Kendi içerisinde kitabın gizemli yerleri vardı ve hepsi güzelce çözüldü hatta bazen o kadar gereksiz ayrıntılardan bile güzel sahneler canlandırdı,bu yüzden kitap her ne kadar pembe dizi havasında aşırı duygusal gitse de ve yer yer annelik duygularım olmadığı için empati yapamasam da çok beğendim,nadirdir gönül rahatlığıyla 10 verdim.Okumanızı öneriyorum.

S*ktir Et
4/1027.12.2014

Baskı: S*ktir Et

Başlangıç olarak kitabı çok sevmiştim.Stresli dönemimde bir hayli rahatlamama sebep oldu.'Ignorance is a bliss' diye bir söz var,umursamazlık büyük bir nimet;kitap temeli itibariyle bunu anlatmaya çalışıyor,ama dikkat edin çalışıyor dedim.Çünkü bunu yaparken şu konuda bu konuda şöyle böyle 'siktir et' deyin derken o kadar çok sıkıyor ki tamam anladık sadede gel artık,ve ya hep aynı şeyleri tekrar ediyorsun.Hindistana gidip nirvanaya varmış olabilirsin de kırk yıllık ellerini başının arkasında bağlayarak oturmaya yok şöyle duruş pozisyonu deyip bu bir rehabilitasyon tarzıdır,chi'yi şuralarda toplar böyle olur dersen kızarım ben sana.Kitap 190 sayfa olacağına 30 sayfa olsaymış ama öz olsaymış keşke,okumayın rica ediyorum.

Cesur Yeni Dünya
8/1027.12.2014

Baskı: Cesur Yeni Dünya

Postmodern bilim kurgu eserlerinden güzel bir yapıt.Distopya kavramını biliyorsanız eğer bu kitabı okumanızı önemle tavsiye ediyorum.İnsanların bir düzen tarafından sınıflandırılması ve onların isteğine göre yaşanılmasını istemesi ele alınmış ve tabiki sınıf farklılıkları arasındaki ilişkilerde var.Kitap daha çok gençlik romanı gibi farklı sınıflar arasında yaşanan bir aşk var ama derine yapılan göndermelerin hoşunuza gideceğine inanarak tavsiye ediyorum,zaman ayırıp okuyun lütfen.

On Küçük Zenci
10/1027.12.2014

Baskı: On Küçük Zenci

Açıkçası yorumlara bakmadan önce bu kitabın filminin olduğunu bile bilmiyordum.Sonra biraz düşününce 'Testere' serisi ile biraz bağlantı kurdum,belki de serinin orijinal fikri bu kitaptan çıkmıştır,tarzları farklı olsa da konsept aynı diyebilirim. Kitap adada kalmış zencilerin katledilmesini anlatmıyor,öncelikle bunu belirteyim ama tabi çok güzel bir benzetme için kullanılmış.Yazarın diğer kitaplarında kendime en çok sorduğum soru 'kim acaba?' olurdu,kitapta bize verilen tüm sebepler ve olay örgüsü de bizi bu fail-i meçhul cinayetin failini bulmaya olurdu;ama bu kitabında yazar daha derin konulara el atmış kanımca.Failin kim olduğunu düşünürken bir yandan,bir yandan da nasıl yapıyor niçin yapıyor gibi soruları da merak ediyordum,değişmeyense cevabını son 10-15 bölümde bulacağımdı nitekim öyle de oldu.Adalet var mıdır,yoksa adaleti başkalarının kendi buyunduruğu ile sağlaması doğru bir yargı mıdır? Her suçun cezası olmalı mıdır;yoksa bir ömür boyu çekilen vicdan azabı verilebilecek en büyük vicdan azabı mıdır? Bunların hepsi düşündürücü sorular.Sonuç olarak demek isterim ki Agatha Christie'nin gerçek manada ustalık eserlerinden biri,tavsiye eden arkadaşıma kucak dolusu teşekkürler...

Beklenmeyen Misafir
10/1027.12.2014

Baskı: Beklenmeyen Misafir

Kitabı bitirmişken sıcağıyla yazmak istedim,kriminal tarz romanları seven birisi olarak çok hoşuma gitti.Agatha Christie tahmin etmesi pek de mümkün olmayan katilleriyle meşhur diyebilirim,bir yerden sonra yazarın tiplemelerine ve mantığına alıştığınızdan tahmin yapmak mümkün olabilir ama ne diyebilirim bu kitabı okuyunca tamamen nutkum tutuldu açıkçası diğer eserlerine kıyasla pek bir derinliği yok gibime geliyordu ta ki kriminal romanların klasik çözülme&sonuç evresi başlayana dek;öyle ki her an tahmininizi ondan ona,ondan ona yöneltiyorsunuz ama yazar en sonunda yine sizi şaşırtmayı başarabiliyor.Kitabın içeriğine değinmeyi pek sevmiyorum,sıkılmadan okuyabileceğiniz çerezlik gibi görünse de Agatha Christie'nin okunması gereken eserlerinden biriyle güzelce vakit geçirmeniz dileğiyle...

Acı Kahve
7/1027.12.2014

Baskı: Acı Kahve

Baskı: Kapalı Gişe Yalnızlık

Destek yayınlarının okuduğum diğer kitapları arasında 'Kapalı Gişe Yalnızlık' ın özel bir yeri var.Size şöyle güzeldi böyle güzelde demeyeceğim,kendine has yapısı var.Bir yerden sonra yazarın tarzına alıştığınız için bayağılaşıyor belki ama ben yazarın yaptığı kelime oyunlarını ve düşünce akışını bozmadan diyeceklerini sıralamasını gerçekten beğendim.Okumanızı da tavsiye ederim.

Bukre
5/1027.12.2014

Baskı: Bukre

Ben sevgiliyken bile birbirine Yavru kuşum diye hitap eden çiftlere pek rastlamadım yani günümüzün dalgaya vurma ortamında olabileceği de bana pek inandırıcı gelmiyor.Gelgelelim kitabımızdaki başkarakterler aşktan mustarip ve çocukluk arkadaşı olarak birbirlerine kenetlenmişler.Onların başına gelenler anlatılıyor.Öncelikle kitabın tamamen ana hikaye olarak kalmasını isterdim.Destek yayınlarının diğer kitaplarında olduğu gibi farklı farklı yapacaksan bu kadar uzun yapmamalısın,diye düşündüm.Baş karakterin hikayesini okurken nedense bir acelecilik sezdim hep,tamam durum tahlilleri güzel ama ben bir derinlik göremiyorum ve de üstte de yazdığım sebepten ötürü eser bana gerçekçi gelmedi,bir okur olarak kendimi hikayeye veremedim ve tamamiyle bitsin diye okudum.Tek bahsedeğer kısmı en sondaki gerçek yaşamdan alınmış hikayedir.Yine de akıcı bir kitaptı hakkını vermek lazım 5 puan bence bu seri için o kadar da kötü değildi.

Kitab-ı Aşk
5/1027.12.2014

Baskı: Kitab-ı Aşk

İskender Pala'nın aşk'la ilgili düşüncelerine her zaman hayran kalmışımdır.Bu kitapta da aşkın günümüz ile divan edebiyatı arasındaki farklılıkları dile getiriyor,günümüzde iletişimin çok hızlı ve kolay olmasının aşkın kutsallığını ve değerini bozduğu gibisinden pek çok yorumları var.Aşkın değerinin anlaşılması için ayrılık ve hasretle yoğrulması gerekir. İskender Pala'yı çok sevmeme rağmen kitaba düşük puan verme sebebimse kitabı anlamakta yetersiz kalmam ve genel itibariyle sıkılmamda yatıyor.Bu kitabı okumak isteyenler için diyorum,divan edebiyatına ilginiz yoksa ve ya belirli bir bilgi düzeyiniz yoksa siz de kitaptan gereken verimi alamayacaksınız.Kitabın anlatımı bölüm bölüm divan şairlerinden alıntılar yapılarak o parçalar üzerinde düşünmek ve yorum yapmak tarzındadır.

ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki