
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Yaş On Yedi
Öncelikle bu kitabı okumayı düşünürseniz sebep sonuç döngüsünü arayıp güzel bir kurgu aramaktan vazgeçmenizi tavsiye ederim, her bölüm baş karakterin hayatından kesitler şeklinde verilmiş.Böyle olunca kitaplarda biraz daha derinlik aramam beyhude oldu.Kitap eğlenceli güzel bir gençlik romanı ayrıca baya yüzeysel ve bayanlara hitap ediyor bence.Wattpad de yazılan gençlik hikayelerinin biraz daha eski moda versiyonu gibi işte.
Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)
Agatha cristie nin kitaplarını çok seviyorum ve bence kriminal tür, romana çok yakışıyor okuması zevkli ve sürükleyici oluyor.Bu kitabı nasıl övmeye başlasam şimdi bilemedim.Kaç kere ters köşe oldum mu desem, olayın boyutu kaç kez değişti mi desem, edebi göndermeler mi desem, boylu boyunca düşünülmüş kurgusu mu desem...pek çok yönden harikaydı.Sadece Agatha cristie ye alışınca bu ktiabın 570 sayfa olması sanki uzatılmış izlenimi veriyor ki bazı yerlerde ben de konuyla alakası olmayıp gidişatı etkilemeyen sahneler vardı desem de baş karakterin ruh halini tasvir etmek için gerekli olabilir deyip geçiştirdim.Eleştirdiğim diğer yanı ise araştırmanın kısa süre içerisinde yapılan araştırmalarla ip söküğü gibi çözülmeye başlaması idi ama kitabın sonuna doğru bu yargımdan vazgeçtim ve yazarı takdir ettim.Bence güzel kurgulanmış bir kitap herkese gönül rahatlığı ile tavsiye ederim.
Baskı: Başka
Daha önce Bukre'yi okudum, kısa hikayelerle oldukça yüzeyseldi, belki bu kitapta fark olur dedim ama destek yayınlarının kitapları gibi aşk, gitmek, bitmek, ayrılık kelimelerinin tekerrüründen oluşan edebi söz yığını resmen.Belki bu tarz kitapları çok okudum, belki de ayrılık acısı çekmedim o yüzden bana pek hitap etmiyor ama kitabı okurken çok boğulmuş gibi hissettim kendimi ve hatta prensibim olmasa da 30 sayfa kadar atladım ve sonlarına baktım biraz da.Belki 5 bile vermek fazladır, arada 3-5 güzel kelamın hatırı kalmasın işte.
Baskı: Her Sözcük Bir Tohumdur
Bu yazarın ilk defa bir kitabını okuyorum ve sadece buna bakarak yorum yapmam ne kadar doğru olur bilmiyorum.Bu kitap deneme yazıları derlemesinden oluşmuş bir düşünce yazısı.Böyle olunca tabi yazarın görüşleri çok ön plana çıkmış ve benim bahtsızlığıma kitabın adıyla bir hayli alakasız çıktı.Kitabın başından beri yazar evrime göndermeler yapıyor hatta anlatmak istediklerini ağırlıkları artıp ağaçlardan inip yerde yaşamaya adaptasyon sağlayan maymun ırkından evrimleşmiş insan ırkının değişimleri üzerinden benzetmeler yaparak belirtiyor.Bu kullanımı ara sıra ve yerinde yapsa yine hoşuma gidebilirdi ama ben okuma zevki olarak yazarın anlattıklarından pek haz edemedim.Yazarın üslubu hoş olmasa ve hoşuma giden yerler olmasa bir veya iki de verebilirdim.
Baskı: Kişisel Ataleti Yenmek
Kitap güzel, klasik kişisel gelişim işte size hayatta başarabileceklerinize dair güzel örnekler veriyor ama keşke farklı şeyleri anlatıyorum diye düşünüp aynı şeyleri tekrar ederek bu kadar kafa ütülemeseymiş.
Baskı: Sevda Sözleri
Balzamin , Gazel , Ülke , Göçebe , Dikkat okul var! , fotoğraf , çıkmaz sinir , biliyorum sana giden... bunları okuyun derim.
Baskı: Psikoloji : Zihin ve Davranışlarımızı Anlamak için Çizgibilim
Bilgilendirme açısından güzel bir kitap olmuş,ben biraz vaka bahisleri tarzı birşey istiyordum bu daha çok okulumzdaki psikoloji kitaplarının kapsamlı ve olabilecek en düzgün versiyonu gibi olmuş.Mizahi resimlerle desteklenmesi özellikle çok hoşuma gitti 170 sayfaya göre pahalı olması dışında beğendim tavsiye ederim.
Baskı: Zar Adam
Özetlemek gerekirse çok ilginç bir kitaptı. Kitaba başlamadan önce yazar kendinin egoist olduğunu ve başka insanlardan üstün gördüğünü söylüyordu önsözde,tabi doğal olarak böyle bir teoriyi bulduğu için böbürleniyor sandım ama olay daha farklı çıktı.Bu kitabı okurken yer yer niye okuyorum ki böyle bir şeyi deli zırvası bunlar, adam ne kadar erotik fantezisi varsa yazmış burada, toplum değeryargılarıyla da bu kadar oynanmaz ki ve ya bir insan nasıl bu kadar alçalmayı kendine uygun görebilir diyebilirsiniz.Kitabın sürükleyici olmasını diledim ama değildi ve konudan konuya atıyordu ara sıra, ama biraz da iyi yönlerden bahsedelim kitap bulabileceğiniz en ilginç kurgulardan, baskarakterin hayatın tekdüzeliginden bıkmasından farklı arayışlara girmesine ve bunun saçma gelse de mantık çerçevesine dayandırmasına, bunun da sonuç olarak başkaları tarafından kabul görüp topluma aykırı bir düzen ve ya birey topluluğu oluşmasını kapsayan pek caktırmasa da otobiyografik bir deneyim sizleri bekliyor. Kitaba ilginç deyip geçmek de baya ilginç bir tasvir kalıyor ya neyse, değişik bir şeyler arıyorsanız tebrikler buldunuz.
Baskı: Çiçek Senfonisi (Toplu Şiirler)
-Altro -Jüri -Mythe(ilk olanı) -Devlet ve Ben -Yön -Birikik insanın şarkısı -Bakı -Yanılgı -Nokta -Soru -Dokuza Kadar On *Çizgi -Yalan Yollar -Yalnızın Durumlar 2 En beğendiğim şiirler bunlardı bu kitapta ''Yalnızlık paylaşılmaz, Paylaşılsa adı yalnızlık olmaz.''
Baskı: Psikopat
Yabancıların bir deyimi var 'Don't judge a book by it's cover' ,kitabı kapağına bakarak yargılama,bizde daha çok kişiyi dış görünüşüne bakarak değerlendirmemek gerek diye kullanılır.Bu bir kenara dursun ben kitabı daha çok 'Olasılıksız' tarzında bir kitap olarak hayal ettiğim için almıştım.Bilirsiniz son zamanlarda Aklından Bir Sayı Tut gibi bir sürü beyaz kapaklı kitaplar çıkıyor ve ben daha çok methini duydum bunların,gelgelelim Psikopat bu klasmana girmeyi hak ediyor mu? Kesinlikle hayır. Ben kitabın arka kapağında yazanları okumadım kitaba başlarken,ama okusam şuanki hayal kırıklığımı sanırım bir 2-3 kat artırırdı.Kitaptaki başkarakterler 17 yaşında olabilir ama yazarı bu kadar ergence şeyler yazmaya iten neydi,bu kitabı yazarken nasıl bir ruh haliyle yazdı çok merak ediyorum.Saymadım ama zamanımı israf eden şu 390 sayfalık kitabın yaklaşık 200 sayfasından öpmek ve boyun kelimesi geçiyordur heralde.Bir genç kız her sevgilisini gördüğünde onun ne kadar baştan çıkarıcı olduğunu mu düşünür,bir erkek ne kadar romantik olsa bile badboy olarak gösterildikten sonra bu kadar sevgilisi için kendini yıpratabilir? Bir genç kız nasıl annesi banyoda saldırıya uğramışken aşağıya indikten sonra sevgilisi ile kırıştırabilir? Ah pardon tabi yarıyolda suçluluk duygusu hissedip bitirdi,sonra da çocuk olamaz nasıl yapabildim az daha sana tecavüz edecektim gibisinden tepki veriyor.Nasıl bir psikolojidir bu yahu biri bana açıklayabilir mi acaba ben çok yabancı kaldım. Kısacası kitap pembe diziye benzetilmeye çalışılmış ama o kadar romantik sever bayan okuyucuya götürüp okutun bunu onlar da çöp olduğunu size itiraf edecektir.Neden 1 vermedim,kitap en azından akıcıydı,nerede aksiyon olacak nerede aksyion olacak diye ısrarla okudum kitabın sonunda yarımyamalak bir aksiyon vardı,sonra da zaten kitap bitti öyle işte,okumayın arkadaşlar bu kitabı lütfen rica ediyorum,bu kadar okumayın dememe rağmen görüp de okuyanları da kınıyorum.
Baskı: Karalama Defteri - Ararken
Kitabı okurken yarıda bırakıp bırakmamak arasında çok kaldım,ama sonunda bitti.Kitapta dönemin edebiyat anlayışı üzerine Nurullah Ataç'ın eleştirileri bulunuyor daha çok ve bu da genellikle tariz olarak yansımış yazılarında.Yazar Ahmet Hamdi Tanpınar ,Baudelaire gibi meşhur yazarları yetersiz ve başkalarını kopyalamaktan öte geçemeyen kişiler olarak tanımlayabiliyor.Mesela bir yazısında da Abdülhak Hamit ünlü bir şair diyorsunuz madem meşhur şiirlerinden örnek verin diyor,hani bunları yaptığı eleştirilere örnek olsun diye verdim bunlar biraz uç örnekler.Divan edebiyatını çok seviyor ve bunu da zaten belli ediyor buna rağmen gelecek yazarlarımızın geçmişe bağlı kalmayıp ilerleyebilmesi için divan edebiyatı öğretiminin kısıtlanması hakkındaki düşüncesini sevdim.Güzel fikirleri var ama bir hayli sivri dilli gibi.Tabi bu kadar düşük puan vermem de dönemin yazarları ve edebiyatı hakkında o kadar bilgili olmamam da etkili,biraz da özeleştiri yapalım değil mi,ama bu okurken çok sıkıldığım gerçeğini değiştirmiyor...
Baskı: Simyacı
Güzel kitaptı,anlatımını konusunu işlenişi vs sevdim ama kitabın sonu ya ben bunu bir yerden hatırlıyorum hissi verdi;ki arkadaşımla kitap hakkında konuşunca ben de hak verdim benzer hikaye Mesnevi ve ya Binbir gece masallarında var ve de kendi menkıbemiz mevzu bizim kültürümüzde çok bilindik birşey.Ben kitabın bir hayli 'overrated' olduğunu düşünüyorum,ama ilginç etmenleri güzel sentezlediği için 8 verdim.
Baskı: Alaycı Kuş (Açlık Oyunları, #3)
Biraz daha farklı bir son olsun istedim ama tek kelimesiyle harikaydı,seri içinde en beğendiğim kitaptı.
Baskı: İnsanın Anlam Arayışı
Kitabın girişi olan yazarın hikayesi ve başından geçenlerin düşüncesine nasıl etkilediği ve bu değişime giriş mevzu çok uzatılmış.bunun yanında kendi felsefesini yansıtma kısmı çok yüzeysel ve ayrıca yetersiz kalmış hatta bazen daldan dala atlıyor gibi hissettim.Ama sonuç olarak kitabın bana birşeyler kattığını düşünüyorum bu yüzden de çok kırmadım puanı.