Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: buket uzuner
21.yüzyılın kültür ve sanat başkenti New York, modern dünyanın güzel çirkin bütün yüzlerini taşır. Amerikalıların bile kendilerini yabancı hissettiği New York Cumhuriyetinde bu nedenle hiç kimse yabancılık çekmez. 24 saat eksilmeyen umut mavisi ve zehir yeşili enerjisiyle İstanbula benzeyen şiddetli cazip New York, bir İstanbullunun gözleriyle seyredilince, ortaya bu seyir defteri çıktı.

Yazar: buket uzuner
21.yüzyılın kültür ve sanat başkenti New York, modern dünyanın güzel çirkin bütün yüzlerini taşır. Amerikalıların bile kendilerini yabancı hissettiği New York Cumhuriyetinde bu nedenle hiç kimse yabancılık çekmez. 24 saat eksilmeyen umut mavisi ve zehir yeşili enerjisiyle İstanbula benzeyen şiddetli cazip New York, bir İstanbullunun gözleriyle seyredilince, ortaya bu seyir defteri çıktı.

Yazar: buket uzuner
- Anne tarafından Afife Jale'ye akraba oluyorum. Babamın kökleri de Pirî Reis'in amcası Kemal Reis'e uzanır, dedim gururla .- Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak. - Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım. - Afife Pirî! dedi hayranlıkla. - Afife Pirî! diye yineledim. - Denizlerin serüvenci oğluyla, sahne ışıklarının cesur, asi kızının torunusun, müthiş..…

Yazar: buket uzuner
Çanakkale 2000Çanakkale Savaşlarında ölen büyük dedesinin mezarını aramak için Geliboluya gelen Zelandalı genç bir kadın ve Çanakkale Milli Parkında bastonuyla dolaşan Türk Ninenin akıllara durgunluk veren seksen beş yıllık sırrı...Çanakkale 1915Osmanlı teğmeni Ali Osman Bey ile Anzak Er Alistair John Taylorın birlikte insanlığa verdiği dehşetengiz ders...Tarih kitaplarında yer almasına henüz hiç…

Yazar: buket uzuner
-Bütün şaireleri çok güzel, şairleri çok yakışıklı sanmıyordum ama, cüce, kambur, dilsiz, felçli, kör, sakat, yaralı, yorgun insanları da şairler şehrinde görmek beni şaşırttı.-Sizi şaşırtana başaşağı bakmıyor musunuz sevgili Esin? Onlar böyle oldukları için şiir yazmıyorlar...Onlar, şair oldukları için bu hale geldiler!..-Yani... Yani şiir yazmak burada bile cezalandırılıyor mu?-Hayır, o gördükl…

Yazar: buket uzuner
Sırtına çantasını atıp, cebinde pasaportu, bir tren bileti (Interrail), öğrenci harçlığıyla yabancı ülkeleri tek başına gezmek hangi gencin hayallerini süslememiştir?Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları, Buket Uzunerin üç kıtanın kuzeyinde Norveç, İsveç, Finlandiya, A.B.D., Cezayir, Danimarka ve Rusyada sırt çantasıyla yaptığı uzun tren yolculukları sırasında dünyayı, kendini ve ötekini keşfedişi…

Yazar: buket uzuner
İnsanın yaşı yaptığı işle hesaplanırsa eğer, ilk hikâyesinin yayımlanması üzerinden çeyrek yüzyıl geçen Buket Uzuner yirmi beş yaşında. Edebiyatta gümüş yılını kutlayan yazar, okurlarına ve kendisine bir armağan vermek için GÜMÜŞ YAZı yazdı. YAZmakla geçen yirmi beş yıl onun yaşamının tam da YAZ mevsimine denk düştüğü için adını GÜMÜŞ YAZ koydu. GÜMÜŞ YAZ, bir edebî otoportre. GÜMÜŞ YAZ, bir Buke…

Yazar: buket uzuner
Bir Salı sabahı uyandım. Bütün gazeteler hayatta en çok sevdiğim kadının bir cinayet işlediğini yazıyordu. Bunu hiç beklemiyordum. Beynimden vurulmuşa döndüm. İç dengelerim şiddetle sarsıldı. Oysa gerçeği biliyordum ama bana kimse tek bir şey sormamıştı. Onu mahkûm etmişlerdi! Kapı çalındı. İki asker beni almaya gelmişti. İç savaş çıkmış, seferberlik ilan edilmişti. Bunu bekliyordum. Hiç şaşırmad…

Yazar: cezmi ersöz
Ersözün, 80ler/90lar dönümünde Türkiyenin toplumsal haritasının katlanma yerlerini yansıtan izlenimleri... Beş röportaj: Hapis sonrası hayatla başa çıkma uğraşındaki sosyalistler; Ateş Altındaki Ülkenin, oranın, ölümle içiçe insanları, sokaktaki Kürtler; üniversiteli yeni gençler; medya üzerine Ahmet Oktay; İslamcılar, piyasa ve modernizm. Kah konuştuğu insanların söylediklerini aktaran, kah o…

Yazar: cezmi ersöz
Cezmi Ersözün röportajlarında, yapmak isteyip de yapamadığımız eylemleri yapan, korumak isteyip de koruyamadığımız değerleri koruyan, gerçekleştirmek tutkusuyla yaşayıp da gerçekleştiremediğimiz düşleri gerçekleştiren insanlara ve bu insanların hayat tarzıyla karşı karşıya geliriz. Yalnızlık, meslek, tutku ve değerlere dayallı hayat tarzı gibi dilekleri derinlemesine içselleştiren hayat tarzlarıd…

Yazar: cezmi ersöz
Hayat kitaplarda yazılan gibi değilmiş. Kitaplarda her kelimenin altında başka bir kelime gizliymiş. Her yüzün altına başka bir yüz... Böyle gidiyormuş, bunun sonu yokmuş. Geç de olsa şimdi anlıyorum. Beni aşar bu kelimelerin altındaki kelimeler, bu yüzlerin altındaki yüzler... Ben içimdeki acıya bakarım. İçimdeki enayiliğe bakarım. Evet, kelimelerin altındaki kelimeyi, yüzlerin altındaki yüzü b…

Yazar: cezmi ersöz
Sanki bütün bunları kendine söylüyor, kendinle konuşuyor gibiydi. Doğruldu, semederini su bardağının içinden usulca alıp göğsüne yerleştirdi. Semenderin kulağına yavaşça, Sakin ol bebeğim, sakin ol, yok bir şey, dedikten sonra yaktı, sonra da bakışlarını gece lambasının gölgelere boğduğu odasının tavanında bir noktaya dikerek konuşmaya devam etti: Biliyormusun, fotokopiyle çoğaltılmış gibisiniz.…

Yazar: cezmi ersöz
Uzun ve yorucu yolculuklardan sonra denize varmayı çok severim.Hayatın tam içine girip, göze aldığım ne varsa dibine kadar yaşayıp sonra yine kendime dönmek bana hep iyi gelir.Neresi olursa olsun yola çıkmayı severim. Yola çıkmak aşka benzer çünkü. Sonunda er geç yol da aşk da hakkını ister.Ya bir ödül kazanırsın ya da büyük bir diyet ödersin. Ya emeklerin, inançların geri döner sana ya da terk…

Yazar: cezmi ersöz
Bir yanımı, burada, bu insanlara bıraktım. Korktum onların yanında kendimi ele ermekten. Yanlarında ruhumu, düşüncelerimi, duygularımı, taslaklarımı içine yerleştirdim. Çerçeveledim... Bir yanım çekip gitti, o ibret verici karanlık öykülere. Bu yüzden, bu ikiye bölünmüşlük ve hiçbir yere tam ait olmayış yüzünden, çok aşağılandım kendimi, çok kınadım...Ama farkındayım her şeyin. Ne kadar çelişkiye…

Yazar: cezmi ersöz
Biraz Sabahattin Alinin kürk Mantolu Madonnasıydın; biraz ahmet Hamdi Tanpınarın Huzurda anlattığı Nuran, ve en çok da Nilgün Marmaraydın. Ne yalan söylemeli; yine Tanpınarın Yaz Yağmuru hikayesindeki o büyülü, o uçarı kadında da senden çok izler vardı. Masum bir sevinç için ikbal yakan kadınlardan sen... Bir cinnetin, bir karabasanın yaşadığı bu hayatta artık yoksun. İyi ki de yoksun diyorum; ç…

Yazar: cezmi ersöz
Gözyaşlarım hırsa getirdi beni. Dolabı açtım. Bir gömleğini seçtim. Önce hasretle kokladım, ardından düğmelerini kopardım tek tek... Sonra aldım elime iğne ipliği, koparttığım düğmelerini yeniden diktim.

Yazar: cezmi ersöz
Ben hayal kırıklığının kıyılarında dolaşırken, bu arada içeri Kafka Marketin sahibi girdi. Kahvede okey oynuyormuş, kasiyer kızlardan biri koşarak gidip çağırmış. Herhalde Markete tuhaf biri geldi. Kafka diye bir romancıyı sorup duruyor, demiştir. Marketin sahibi yüzündeki teri silerken, Buyurun beyefendi, sorun nedir? diye sordu. Efendim, dedim. Marketimize ünlü romancı Kafkanın adını koymanız…

Yazar: cezmi ersöz
Bir şizofrendim artık... Yalanlar söylüyordum, hem sana hem de ona... Kendimi tanıyamaz olmuştum. Hangisi bendim? İçimdeki, o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış, karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım; yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum, ezilmiş, kapılarda bırakılmış, verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı? İkisi de olmak…

Yazar: kürşat başar
Eve dönüyorum, gece başlıyor, bir dostum arıyor, bir yerlere gitmeyi öneriyor, ona, içimdeki boşluktan sözetmiyorum. Yine de Senin neyin mutlu edeceğini biliyor musun? diye soruyor. Tabii bilmiyorum!Masanın üstünde bir dergi duruyor, bir sigara yakıyorum, kapağında büyük, renkli başlıklar var, Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları, bunları okuyarak öğrenebilir miydik? Şimdi birlikte geçirdiğimiz bir…

Yazar: kürşat başar
Var olan dünyanın dışında kalan insanlar... Kopuşu, yalnızlığı, adaletsizliği ve ölümü en derin anlamıyla kavramanın getirdiği acı... Çılgın, eğlenceli, oyunsu, ama korkularla dolu bir yasak aşk hikâyesi... O günlerde ve şimdi hiç peşimi bırakmayan o derin uğultu òçocukluk çağrışımları: İki çocuk bir direğe sarılmış dönüyorlar, uzakta beyaz saçlı bir kadın oturduğu yerden onlara bakıyor. Dün: o ç…

Yazar: kürşat başar
Edebiyatçı kimliğiyle tanınan Kürşat Başar, aynı zamanda 80li yılların başından bu yana gazetecilik yapıyor. İğreti Yaşamlar onun deneme tadındaki yazılarından seçmeleri bir araya getiriyor. İroniyle duygusallığın, hayalle gerçeğin, tarihle bugünün birbirine bağlandığı yazılar... Dünyaya tek bir noktadan değil, farklı durma noktalarından, bakış açılarından yaklaşıyor. Kimi zaman şaşırtan, kimi za…

Yazar: kürşat başar
Edebiyat, olağanı olağanüstüye dönüştürür. Bu kitabı okurken ilk aklıma gelen cümle bu oldu. Yaşamsal olanla zihinsel olanın birbirini beslediği bir yazma biçimi, çağrışımlarla anılarda kurulan, ritmi hiç düşmeyen bir edebiyat, anlatım temposu...Doğan HızlanÇok az romanda üslup, yazım tekniği ve tema birbirlerini bu denli çarpıcı biçimde tamamlamıştır. Üslup temayı, hiçbir romanda bu denli yenide…

Yazar: kürşat başar
Edebiyat, olağanı olağanüstüye dönüştürür. Bu kitabı okurken ilk aklıma gelen cümle bu oldu. Yaşamsal olanla zihinsel olanın birbirini beslediği bir yazma biçimi, çağrışımlarla anılarda kurulan, ritmi hiç düşmeyen bir edebiyat, anlatım temposu...Doğan HızlanÇok az romanda üslup, yazım tekniği ve tema birbirlerini bu denli çarpıcı biçimde tamamlamıştır. Üslup temayı, hiçbir romanda bu denli yenide…

Yazar: kürşat başar
Kış İkindisinin Evinde, Kürşat Başarın ilk kitabı. Yazar bu kitapla 1989 Haldun Taner Öykü Ödülünü almıştı. Gerek yazım tekniği, gerek öyküleri kurgulayışı, gerekse ele aldığı konulara bakış açısıyla genç ve farklı bir kitap olarak karşılanmıştı. Aslında bir ilke hiç benzemeyen bir ilk kitap bu. Bir düşünür, şair, öykücü üçgeninin birikiminden kaynaklanmış bir kitap etkisi uyandırıyor. Kürşat Baş…