
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: amin maalouf
Ben kimim?.. Nereye aitim?.. Doğulu muyum yoksa Batılı mı? Nereye aitim?.. Kültürel özellikler beni ne kadar ben yapıyor?.. Toplumsal yapı beni ne kadar belirliyor? Toplumsal ve kültürel koşullanmalardan ne kadar bağımsız düşünebiliyorum ve ne kadar özgür hareket edebiliyorum? Baktığım aynalar sürekli çatlayıp kırılıyor... Gerçekten ben, düşündüğüm ben miyim yoksa bir yanılsamanın içinde debeleni…

Yazar: eleanor coerr
Sadako Sasaki... Hiroşimalı binlerce küçük kızdan biri. 1945te iki yaşındaymış. Yaralanmamış, hastalanmamış. Okuluna gidiyormuş güzel güzel. Yıllar geçmiş. Sadako, kentinin her gün biraz daha düzeldiğini, yeni yapılar yapıldığını görmüş. On iki yaşındayken birden hastalanmış. Radyasyonun vücutta yarattığı onulmaz bir hastalıkmış bu. Doktorlar, uzmanlar incelemişler, kurtuluş olmadığını anlamışlar…

Yazar: murat menteş
İstiklal Harbi’nin son gazisi, 100 yaşındaki millî kahraman RUHİ MÜCERRET; bir dünya starına nasıl dönüşüyor? Zaten ecelin menzilindeyken, esrarengiz psikopat MASUM CİCİ’yi haklayabilecek mi? Mabet filozofu AVNİ VAV'dan daha neler öğrenecek? NAZLI HİLAL’e, 70 yaş farka rağmen nasıl açılacak? Ve son nefesinde kelime-i şahadet getirebilecek mi? Bir gözü mavi, diğeri kahverengi avare Cİ…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: sigmund freud
Dizinin bu ilk kitabında Sigmund Freudun iki temel makalesini bir araya getirdik: Narsizm Üzerine Bir Giriş ve kendi yazdığı anılara dayanarak paranoyak bir kişiliği çözümlemeye giriştiği ünlü Schreber Vakası. Yapıtların içine doğdukları koşullar ve başka düşüncelerle girdikleri etkileşimler onları kavramakta bazen yapıtın kendisinden bile fazla ipucu verir. Bu nedenle kitaba Saffet Murat Turanın…

Yazar: ahmet inam, cengiz güleç
Cengiz Güleç ve Ahmet İnam için Kavuklu, Pişekar benzetmesi yapılıyor. Karagöz ile Hacivat dense de doğru olur bu benzetme. Çünkü onların sohbetleri, en karmaşık durumları bile bir iki cümleyi özetleyen halk bilgeliğini temsil ediyor. Onları tanıdıkça yalın olanın aynı zamanda derin olabileceğini, onları okudukça profesör olmanın bıyıklı cümleler kurmak demek olmadığını anlıyorsunuz. Sohbetlerin…

Yazar: william blake
Ve dünyada küçücük bir yere konduk biz,Sevgi ışınlarına dayanmayı öğrenelim diye,Ve bu kara vucutlar ve bu güneş yanığı yüz,Bir bulut ve gölgeli bir ormandır sadece.

Yazar: bülent yıldız
Sanki ölüler oratoryosunda koloratur sopranoyum da cümlem eksik, notalarım çaresiz, aryalarım öksüz kalmış. Piç bir ölüm sancısı yüreğimde yer etmiş de ben o sancıya silah doğrultmuş tetiğe basmışım. Namludan çıkan kurşunlar sancıyı ıskalamış, yüreğimi delip hislerimi katletmiş sanki. İnsan neden hislerinin katili olur Boyozcum? Hisler gidince geriye kalan nedir, ha nedir? Bugüne dek edebiyat…

Yazar: kaan çaydamlı, mete avunduk
Kaybedenler Kulübü'nden İnsanlık Tarihine Dev Hizmet! Kaybedenler Kulübü'nün iki ismi Kaan Çaydamlı ve Mete Avunduk bu sefer bir kitap kapağında buluştu. Yazarlar iddia ettiklerine göre kökleri 16.yy kadar uzanan gizemli bir öğretinin, menteşiliğin bu güne kadar gözlerden uzak kalmış metinlerini bir araya getirdiler. Biz de değerli yazarımız Murat Menteş'in bir sohbetinde, belki…

Yazar: jean christophe grangé
Türkçede iki kitabı (Kızıl Nehirler ve Taş Meclisi) yayımlanan ve Doğan Kitapın davetlisi olarak TÜYAP 2001de İstanbulu ziyaret eden Grangé, Leyleklerin Uçuşuyla, ustalığını bir kez daha kanıtlıyor.Leyleklerin Uçuşunda yazar, Avrupadan Orta Afrikaya kadar, her yıl düzenli olarak göç eden leyleklerin bu özelliğinden yararlanan uluslararası bir şebekenin faaliyetlerini anlatıyor. Grangénin korku la…

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…

Yazar: william s. burroughs
Junky, William S. Burroughs'un ilk eseri. Altıkırkbeş Yayın'ın Türkçe'ye kazandırdığı eserin çevirisinde kitaba önemli tarihsel bir giriş de yazan Oliver Harris'in edit ettiği 50. Yıl Özel Baskısı baz alındı. Ek olarak Burroughs'un kitabın orijinal halinde yer verdiği lakin bu baskıya dek kitaba eklenmeyen "çıkartılmış" bölümler ile birlikte; Burroughs'…

Yazar: tomasso campanella, tommaso campanella, tommasso campanella
Calabrianın Stilo kentinde doğar Campanella (1568-1639) ve çoğu yılları zindanlarda işkence çekerek geçen zorlu bir yaşam sürer. Aristoteles karşıtı doğa bilimci Bernardio Telesionun etkisiyle ilk önemli yapıtı Philosophia sensibus demonstratayı kaleme alır. Napolideyken tanıştığı Rönesansın ünlü âlimlerinden Giambattista della Portanın doğal büyüyle ilgili görüşlerinin etkisiyle kendi doğa felse…

Yazar: karel çapek
Zekice, dokunaklı, komik, akılcı, dalgacı, kutsal, şiirsel, dramatik, duygusal, doğal, sıcak, inançlı, mutlu, haikumsu, richard brautigan bunu yapabilirdimsi, evet bu kelimelerin hepsi Karel Çapek'in "Bahçıvanın Bir Yılı"nı anlatan kelimelerin sadece bir kaçı... Bahçıvanın Bir Yılı bir bahçecilik edebiyatı klasiğidir. 1929'da yayımlandığından bu yana hem bahçıvanlar hem de…

Yazar: tom baker
6.45 Yayın bir kült daha sunuyor okuyucuya! Grotesk kelimesinin en iyi şekilde anlam bulduğu nadir kitaplardan birisi Domuzları Tekmeleyen Çocuk. TV ve sinema sektöründen de çok iyi bildiğimiz bir karakter olan Doktor Who (yani Tom Baker) Edgar Allen Poedan Tim Burton a bir yelpaze çizdiğimizde: modern ile klasik arasında hak ettiği yere oturan; eğlenceli, şok edici, vahşi ve bir o kadar sevimli…

Yazar: chuck palahniuk
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke. İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı h…

Yazar: jon elster
Tilki uzanamadığı üzüme neden ekşi der? Peki o zaman yasak meyve neden tatlıdır? Tercihlerimizi ne gibi faktörler etkiliyor? Grubun tercihleri bireyin tercihlerini nasıl biçimlendiriyor? Neden sık sık düpedüz irrasyonel tercihler yapıyoruz? Bunların rasyonel değil de irrasyonel olduğunu nereden biliyoruz? Seçimler zevklere, zevklerse geçmişteki seçimlere bağlıysa, burada bir yumurta-tavuk durumu…

Yazar: şenol erdoğan
Çok çeşitli düşün alanlarında metin türetmiş biri olarak ş.e'nin genel aurası için eklektik demek şart, zamanı ve mekanı metnin uzamında eriten, iç içe geçiren ve kendi boyutunu yaratan, girdiği eklektizm içerisinde ise aynı cümle kurumlarını hiç bozmadan devam ettiren bir anlatı türü onunki. Beat Edebiyatından, Karşı kültürün derinliklerine sürüklenen, Türk ve dünya edebiyatının dipleri…

Yazar: etgar keret
“Etgar Keret bir dâhi… Kahkahalarla güldürüyor.” -The New York Times- “Kara mizahı seviyorsanız, bundan iyisini bulamazsınız.” -Baltimore Sun- Orta Doğu’nun en parlak yıldızı olarak nitelenen Etgar Keret’ten soluk soluğa okunacak bir kara mizah şaheseri: Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü! Prensip sahibi olduğundan otobüsünü asla bekletmeyen bir şoför, Interpol’ün peşine düştüğü küçük b…

Yazar: ismet kırpınar
Bir danışan terapi odasına girdiğinde psikiyatrist ona nasıl yaklaşır, nelere odaklanır? Süreç nasıl ilerler? Hasta ile doktor arasındaki etkileşimi neler yönlendirir? Diğer tıp dallarından farklı olarak psikiyatride teşhis ve tedavi işlemleri büyük ölçüde hasta ile yapılan görüşmelere ve bu görüşmeler sırasında elde edilen bilgilere dayanır. Elinizdeki kitap, işte bu ihtiyacı karşılamak niyet…


