Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: iskender pala
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşkın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya…

Yazar: sibel eraslan
Peygamber Efendimizin eşi Hz Hatice hakkında yazılmış çok özel bir çalışma! HZ. Muhammedi (s.a.s.) peygamberliğinden evvel tanıyıp seven ve Ona ilk iman eden, müminlerin annesi Hz. Haticenin hayatına farklı bir bakış... Sadakatin, sevginin, güvenin zirvesi bir kadın...

Yazar: senai demirci
Kıl Beni Ey Namazla namazın bizi doğru, duru, diri ve insan kılmasının ruhunu hissedeceksiniz. Abdestle insanın zihnini ve gönlünü nasıl kötülüklerden arındırdığına şahitlik edeceksiniz. Ezanla namaza çağrının, anne çağırışı gibi sıcak olduğunu fark edeceksiniz. Namaz vakitlerinin hayatımızı düzene koyduğunu keşfedeceksiniz. Fatiha Suresinde nûnun gemisinde biz olma bilinciyle bütün kainatı kucak…

Yazar: senai demirci
"Adını 'ölü' koydular sessizce. Doktorların ağzından çiğnenmiş sakız gibi çıkıveren o hece yüzünde patladı: 'Ex!' Eksildi dünyadan. Başkasının üzerine kolayca yapışırdı 'ölü' etiketi. Hep başkalarının öldüğünü görmüştü ömür boyu. Başkaları, hep başkaları. Değişen bir şey yoktu aslında. Başkalarına göre ölen yine bir 'başkası'ydı. Kendisi." Kend…

Yazar: emrah serbes
Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin. Tamam Galip. Karanlıkta uyuyamadığım için gece lambasını açık bıraktığımı anlatma, beni ottan boktan korkan biri zannetmesin. Tamam Galip. İlk defa âşık olduğumu anlatma, beni bu konularda tecrübesiz biri zannetmesin. Tamam Galip. Geçen sene el frenini çekmeyi unutup Kartal`ı boklu dereye…

Yazar: süleyman çobanoğlu
Gelse de trenden ikimiz insek camları buğulu iki tas çorba bir kitap -- çantana korkup tutunmuş

Yazar: ah muhsin ünlü
Ah Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiirinin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor. Bu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin yeni basımını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz!

Yazar: murat menteş
... Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir. İtiraf etmeliyim ki, aziz okur, benim ömrüm, her birini gebertmek istediğim insanlarla aramdaki buzdağlarını eritmeye çalışmakla geçiy…

Yazar: mustafa ulusoy
İnsanların yolu iki şeye, aşka ve ölüme mutlaka düşer. İnsanın Temel Acıları üçlemesinin ilk romanı Aynalar Koridorunda Aşkta yolu aşka düşenlerin ruhsal durumlarını irdeleyen Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, üçlemenin ikinci romanını da yolu ölüme düşen insanlar üzerine inşa ediyor. Aşkın güçsüzlüğüne karşın, ahlakın varlığa özen göstermek olduğunu temel alarak, özen gösterilen ilişkinin derin bir b…

Yazar: mustafa ulusoy
Aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi?Caddede bir terapist yürüyor; insanları gözlemleyen ve yaşadıkları mutsuzluğun nedenlerini anlamaya çalışan bir terapist. Dr. Mavi, Aynalar Koridorunda Aşkın kahramanı. Hepimizin yaşadığı duygusal karmaşaları tecrübe eden, varoluşun özünü anlamaya çalışan Beyaz, Kırmızı, Gri ve Sarı da. Ve vitrindeki aksini inceleyen yüksek ökçeli kırmızı ayakkabılı kadın,…

Yazar: selahattin yusuf
James Joyceun sözü, aslında birçok yazarın edebiyat etkinliğini, o belli belirsiz türe dahil ediyor: Kingstown İskelesi, dedi Stephen, yalnızca hayal kırıklığına uğramış bir köprü... Bu kitap, hayal kırıklığına uğramış bu köprülerle epeyi içli dışlı olmuş bir yazarın çalışması. Sulara doğru uzanmış bir tahta iskeleyi, karşı kıyıya doğru uzanırken önü kesilmiş olarak hayal etmek, iskeleye bir haya…

Yazar: nazan bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'dan ve Tebriz'den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Setta…

Yazar: münib engin noyan
Güçlü kurgusu, şaşırtıcı karakterleri ve Münib Engin Noyan'ın kendine has anlatım uslûbuyla tadlanmış düşsel bir roman... 1996 yılında New York'ta Müslüman bir zenci kadının dünyaya getirdiği beyaz bebek, annesi dahil bütün aileyi büyük bir şaşkınlık içinde bırakır. Bir kişi hariç: ''mucize'' bebeğin dedesi Prof. Dr. Abdulhakîm Osman. Olayın altında yatan hikây…

Yazar: ibrahim tenekeci
Acıyla gülümser İbrahimin şiiri. Ne gösteriş, ne riya. Onun şiiri, parıldayan bir diş, buluttan sıyrılan güneş, kabuğu kalkmış yara, bir günahtan arta kalan pişmanlık, dumanı üstünde bir bardak çay, ne varsa yani kendiliğinden ve açık, işte öyle. Onun şiirlerini okurken aniden sesler kesiliyor, ortalığı derin ve hüzünlü bir sükut kaplıyor.- Mustafa Kutlu, Yeni Şafak-İbrahim Tenekeci var, şair. Te…

Yazar: ibrahim tenekeci
Dağların durduğu böyle anlarda \ Yalar yarasını içte bir geyik \ Her yerden bir şeyken dünya \ Sağa çekip ağaçları seyrettik

Yazar: ibrahim tenekeci
Dağların durduğu böyle anlarda \ Yalar yarasını içte bir geyik \ Her yerden bir şeyken dünya \ Sağa çekip ağaçları seyrettik

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…