
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nalan barbarosoğlu
Farklılıklarını sindirememiş bir kültürün insanları... Kendinden başkasını tanımak istemeyen, kaygılı, gergin, huzursuz... Her şeyi aynılaştırmaya çalışan, kendinden olmayanı, kendine benzemeyeni anlamaktansa dışlamayı yeğleyen bir yaşama biçiminin kuklaları... Bireysel yüzölçümünü genişletmek isteyen, hoşgörü ve anlayıştan uzak yaşama alışkanlıklarıyla pencerelerini sıkı sıkı kapatanlar... Arka…

Yazar: nalan barbarosoğlu
Nalan Barbarosoğlunun ilk öykü kitabı olan Ne Kadar da Güzeldir Gitmek için İnci Aral şöyle demişti: Bu ilk kitabındaki öykülerinin olgunlukları, taşıdıkları duygu yükü, yapısal sağlamlıkları ve imgelerle zenginleştirilmiş bir dili kullanmadaki üstün başarısı ile ustalık çizgisinde duruyor ve bize doğuştan öykücü olduğunu kanıtlıyor. Nalan Barbarosoğlu ikinci kitabı Her Ses Bir Ezgide de İnci Ara…

Yazar: charles baudelaire
Charles Baudelaire (1821-1867); 1857'de yayımlanan Kötülük Çiçekleri'nin yanısıra, Avrupa'ya tanıttığı Poe çevirileri ve eleştirel yazılarıyla da 19. yüzyılda edebiyatı yenileyen en önemli modern ustalardan biridir. Baudelaire'in 1862'de tamamladığı ancak ölümünden iki yıl sonra yayımlanan Paris Sıkıntısı ise, yaklaşık 150 yıldır, düzyazı şiirin dünya edebiyatındaki anıt…

Yazar: arthur rimbaud
Şiire on altı yaşında başlayıp yirmi yaşında son veren, edebiyat dünyasının dahi çocuğu Fransız şairi Arthur Rimbaud, dört yılda yarattığı bu ürünüyle bütün büyük şairleri ve bu arada modern Türk şiirini de geniş oranda etkiledi. Rimbaud, yalnız dizenin değil, düzyazının da büyük ustalarından kabul ediliyor. Çeviri: Erdoğan Alkan

Yazar: arthur rimbaud
Şiire on altı yaşında başlayıp yirmi yaşında son veren, edebiyat dünyasının dahi çocuğu Fransız şairi Arthur Rimbaud, dört yılda yarattığı bu ürünüyle bütün büyük şairleri ve bu arada modern Türk şiirini de geniş oranda etkiledi. Rimbaud, yalnız dizenin değil, düzyazının da büyük ustalarından kabul ediliyor. Çeviri: Erdoğan Alkan

Yazar: nalan barbarosoğlu
Nalan Barbarosoğlu, ilk öykü kitabı Ne Kadar da Güzeldir Gitmekte, herhangi bir zamanda, bir yerinden yaralanmış yaşamların kırılma noktasına eğiliyor. Küçük kırgınlıkların, sevinçlerin, yıkım ve düşlerin, yüzeyin altındaki, alt yaşantılardaki dönüşümlerini anlatıyor. Ayrıntıların, sözcüklerin ötesinde o yaşamlardan kalan tortuyu derinlemesine sezdiriyor okura ve kitap boyunca bir hüzün iklimi ya…

Yazar: marguerite duras
Hayatının sonuna yaklaşmış, dünyadan elini eteğini çekmiş olan Bay Andesmas'ın hayattaki tek amacı, biricik kızı Valerie'nin isteklerini yerine getirmektedir. Bu yüzden ormanlık bir yerde bir ev satın alır, kızının isteği üzerine de eve bir teras ekletmeye karar verir. Terası yapacak olan Michel Arc'ın gelmesini beklerken, köyden gelen müzik sesleri, ormanın uğultusu ve kendi içind…
9/10
Yazar: marguerite duras
Hayatının sonuna yaklaşmış, dünyadan elini eteğini çekmiş olan Bay Andesmas'ın hayattaki tek amacı, biricik kızı Valerie'nin isteklerini yerine getirmektedir. Bu yüzden ormanlık bir yerde bir ev satın alır, kızının isteği üzerine de eve bir teras ekletmeye karar verir. Terası yapacak olan Michel Arc'ın gelmesini beklerken, köyden gelen müzik sesleri, ormanın uğultusu ve kendi içind…

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Râsimin uzun öykülerinden biri olan Leyâl-i Iztırâb (Acı Dolu Geceler) adlı yapıtı, Coşumcu yazının da çok kullandığı aşk ve kuşku ikilemindeki aşk ilişkisini, Gerçekçi bir anlatımla ele alır. Evlilik kurumunun en büyük düşmanı kuşku, ömür boyu mutlu olabilecek iki yaşamı, daha başlangıcında büyük bir drama sürükler. Yazar bu yapıtında, ahlâkçı ama yansız kalmaya çalışan bir tavırla Osmanlı…

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Râsimin uzun öykülerinden biri olan Leyâl-i Iztırâb (Acı Dolu Geceler) adlı yapıtı, Coşumcu yazının da çok kullandığı aşk ve kuşku ikilemindeki aşk ilişkisini, Gerçekçi bir anlatımla ele alır. Evlilik kurumunun en büyük düşmanı kuşku, ömür boyu mutlu olabilecek iki yaşamı, daha başlangıcında büyük bir drama sürükler. Yazar bu yapıtında, ahlâkçı ama yansız kalmaya çalışan bir tavırla Osmanlı…

Yazar: ayşe kulin
Osmanlının gözdesi Bosna bir imza ile elden çıkarken,Kulin ailesi Bosnadan İstanbula göç ediyor, çöken imparatorluğun son maliye nazırı Ahmet Reşat sürgüne gidiyordu.Sabahat ile Aramın aşkı ise tehcir olaylarının acısına yenik düşmeyecekti. Yeni bir cumhuriyet, yeni bir şehir ve yeni bir yuva kurulurken hayat hep akan bir suydu Sitare, Muhittin ve herkes için...Savaşlar, yıkımlar, sürgünlerin ard…

Yazar: ayşe kulin
Osmanlının gözdesi Bosna bir imza ile elden çıkarken,Kulin ailesi Bosnadan İstanbula göç ediyor, çöken imparatorluğun son maliye nazırı Ahmet Reşat sürgüne gidiyordu.Sabahat ile Aramın aşkı ise tehcir olaylarının acısına yenik düşmeyecekti. Yeni bir cumhuriyet, yeni bir şehir ve yeni bir yuva kurulurken hayat hep akan bir suydu Sitare, Muhittin ve herkes için...Savaşlar, yıkımlar, sürgünlerin ard…

Yazar: ayşe kulin
Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul'da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez. Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor. Ayşe Kulin'in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici ü…

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: uygar şirin, semih kaplanoğlu
Beş yıla yayılan bir sürecin sonunda tamamladığı Yusuf Üçlemesi'nin ("Yumurta", "Süt", "Bal") ardından, Semih Kaplanoğlu sadece Türkiye sinemasında değil dünya sinemasında da güçlü bir yer edindi ve bu yeri "Bal"ın Berlin'de kazandığı Altın Ayı'yla tecsilledi. Kaplanoğlu, sinema yazarı Uygar Şirin'le yaptığı bu nehir söyleşide önce İzmir…




