
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: recaizade mahmut ekrem
Bihruz Bey, zengin bir devlet memurunun oğludur. Babasından yüklü miktarda bir miras kalmıştır. Annesiyle birlikte yaşayan Bihruz Bey, yetersiz bir eğitim görmüş, yarım yamalak Fransızca öğrenmiş züppe bir tiptir. O dönemin kibarlık gereğinden saydığı şık faytonuyla Çamlıcada gezerken gördüğü ve soylu bir aileye mensup olduğunu düşündüğü bir kadına âşık olur. Aslında soylu olmayan bu kadın, Bihru…

Yazar: elif ergu
Meme kanseri deneyimi yaşayan kadınların öykülerini okuduğunuzda göreceksiniz, bu kadınlar artık daha kadın, daha insan, yaşama daha bağlı. Biliyorum, birçoğunuz bu kitabı okumaya başladığınızda elini memesine götürecek. Eliniz her memenize gittiğinde erken tanıyı aklınıza getirin ve bugüne kadar memenizi bir doktora göstermediyseniz, kafanıza bir gün koyun ve doktora gidin. Bu kitabı başta annem…

Yazar: elif ergu
Meme kanseri deneyimi yaşayan kadınların öykülerini okuduğunuzda göreceksiniz, bu kadınlar artık daha kadın, daha insan, yaşama daha bağlı. Biliyorum, birçoğunuz bu kitabı okumaya başladığınızda elini memesine götürecek. Eliniz her memenize gittiğinde erken tanıyı aklınıza getirin ve bugüne kadar memenizi bir doktora göstermediyseniz, kafanıza bir gün koyun ve doktora gidin. Bu kitabı başta annem…

Yazar: lee martin
Adım Henry Dees, o sıralarda bir öğretmendim bir matematik öğretmeni ve desteğe muhtaç Katie gibi çocukların yaz aylarındaki özel eğitmeni.Artık ihtiyar bir adamım ve aradan otuz yıldan uzun bir zaman geçtiği halde hâlâ o yazı ve sırlarını, o günlerin sıcağını ve ışığın hiç kaybolmayacakmış gibi akşam saatlerinin içlerine kadar uzandığını anımsıyorum. Beni dinlemek isterseniz, sözlerime güvenmek…

Yazar: lee martin
Adım Henry Dees, o sıralarda bir öğretmendim bir matematik öğretmeni ve desteğe muhtaç Katie gibi çocukların yaz aylarındaki özel eğitmeni.Artık ihtiyar bir adamım ve aradan otuz yıldan uzun bir zaman geçtiği halde hâlâ o yazı ve sırlarını, o günlerin sıcağını ve ışığın hiç kaybolmayacakmış gibi akşam saatlerinin içlerine kadar uzandığını anımsıyorum. Beni dinlemek isterseniz, sözlerime güvenmek…

Yazar: lee martin
Adım Henry Dees, o sıralarda bir öğretmendim bir matematik öğretmeni ve desteğe muhtaç Katie gibi çocukların yaz aylarındaki özel eğitmeni.Artık ihtiyar bir adamım ve aradan otuz yıldan uzun bir zaman geçtiği halde hâlâ o yazı ve sırlarını, o günlerin sıcağını ve ışığın hiç kaybolmayacakmış gibi akşam saatlerinin içlerine kadar uzandığını anımsıyorum. Beni dinlemek isterseniz, sözlerime güvenmek…

Yazar: honoré de balzac, doğan hızlan, aisopos
Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır. Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen çocukluk yılları... Belki de gerçekten bir ailesi olmasa, Felix yalnızlığa, sevgisizliğe, itilmişliğe daha kolay katlanabilirdi...Henriette... Kadınla…

Yazar: kolektif
Neil Gaiman, Ursula K. Le Guin, Margaret Atwood, Douglas Coupland, Hari Kunzru, Jonathan Lethem, Jeanette Winterson ve Leonard Cohenin de aralarında bulunduğu çağımızın yeni ve sıradışı kalemleri, bu baştan çıkarıcı etkisi tartışılmaz koleksiyon için özel olarak yazdıkları aşk mektuplarıyla bir arada.Kırk seçkin yazarın mektuplarıyla; yer yer acı ve kalp kırıklığı ekseninde, bazen ironik ve komik…

Yazar: marian keyes
Burnu büyük, kaltaklar kraliçesi, Londralı moda editörü Lisa Edwards, şahane terfisinin A kalite partiler, sosyete sayfalarında fotoğraflar ve sonbahar kreasyonlarına jetle uçarak yetişme gibi eylemler içereceğinden emindi.Fakat bunun yerine, sürgün edildi, hem de tüm o Prada gardırobuyla birlikte! Ve nereye? Son derece şık-olmayan, Dublin moda dergisi Colleene baş editör olmaya. Editör asistanı…

Yazar: heather mcelhatton
Bu kitabı okumaya normal bir kitap gibi birinci sayfadan başlayın. İlk bölümün sonunda, önünüze bir yol ayrımı çıkacak. Kararınızı verin ve ilgili bölüme gidin. Her bölümün sonunda seçimlerinizle kaderinizi kontrol etmeye devam edeceksiniz.Kitabı okurken bazen hiç beklemediğiniz bir yere ulaşacak, bazen de kendinizi daha önce olduğunuz yerde bulacaksınız. Hayatın size neler hazırladığını asla bil…

Yazar: yılmaz karakoyunlu
1990 Yunus Nadi Roman Ödülü İkinci Dünya Savaşının buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadolu'dan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri.. Bu çalkantılı süreçte Salkım Hanım'ın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri.. Varlık Vergisinin ağır yükünü sırtlayp Haydarpaşa Garından Aşkale'ye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler.. Sürgün dönüşünde, Haydarpaşa İs…

Yazar: burhan bozgeyik
Yakın tarihimizde ölen meşhurların son anlarını anlatıyor.

Yazar: gustave flaubert
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: akın alıcı
Müzik tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Beethovenın keman tutuşunu gören müzik öğretmeni onun için Müzisyen olamaz! demişti. Margaret Mitchellin Rüzgar Gibi Geçti adlı romanı tam 38 defa reddedildikten sonra basıldı. 75 yaşında öldüğünde geride 240 bin tablo, resim ve çizim bırakan Pablo Picasso dedi ki: Çalıştığımda rahatlıyor ve dinleniyorum. Beni asıl yoran şey hiçbir şey yapmamak ya d…

Yazar: haşmet babaoğlu
Aşk sevdiğini beklemektir. Oradayken, yanı başındayken bile sevdiğinin gelmesini beklemektir. Aşk özlemektir. Hep bir aradayken bile garip biçimde özlem duygusunun sürmesidir.Aşk kaybederek kazanmaktır ve bu yönüyle eşsizdir. Aşk zirveye tırmandığın anda ölmek, en derine daldığın anda boğulmak, mutlu olduğun anda ebedi huzura veda etmektir...Aşk güvenliği tehdit eden ve fakat silahsız biricik ces…

Yazar: honoré de balzac
Balzacın 1833te kaleme aldığı Eugenie Grandet, taşra yaşamının, özellikle acımasız bir toplumsal düzenin içten bir betimlemesidir. ****** Balzacın İnsanlık Komedisinin ilk ve en güzel romanlarından biri olan Eugenie Grandet, 1833de tamamlanmıştır. Klasik bir yalınlıkla anlatılan öyküde, bir taşra kenti olan Saumurda bir ev merkez alınarak, devrim sonrası Fransası büyük bir duyarlılıkla serg…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Ev Sahibesi, Dostoyevskinin dünyaca ünlü romanlarında yaptığı ruh tahlillerinin ipuçlarını veriyor. Başyapıtlara özgü güzel bir üslupla okurlarının karşısına çıkan Dostoyevski, bu romanında toplum dışında kalmış bir aydının yaşadıklarını ve katlanmak zorunda kaldığı acıları, derin tahlilleri ve ustalıklı tespitleriyle kaleme alıyor.Umutsuz düşler içinde bir genç, bir aşk, hastalık ve ölüm korkusu…

Yazar: paulo coelho
Kendimize karşı her zaman içten olma cesaretini nasıl ediniriz, kim olduğumuzdan emin olmasak da? Paulo Coelho, yeni romanı Potobello Cadısında bu sorunun yanıtını arıyor. Portobello Cadısı, Athena adlı gizemli bir kadının ruhsal ve duygusal yolculuğunun öyküsü. Onu yakından tanıyan, ama belki de hiç tanımayan dostlarının ağzından:İnsanlar bir gerçeklik yaratıyorlar, sonra da kendi yarattıkları g…

Yazar: sophie kinsella
Bir sabah uyansanız ve hayatınız kusursuz olsa...?Lexi, berbat bir trafik kazasının ardından hastanede gözlerini açıyor. Ona göre sene 2004. Kendisi yirmi beş yaşında ve çarpık dişli biri. Felaket bir aşk hayatına sahip. Ancak, her ne kadar inanamasa da, öğreniyor ki, sene aslında 2007 -Lexi artık yirmi sekiz yaşında, dişleri inci gibi ve çalıştığı departmanın da patronu olmuş; üstelik de evli! H…

Yazar: sophie kinsella
Samantha, Londrada çalışan bir üst düzey avukat. Günün her saati iş başında, ev hayatı yok, tek düşündüğü şirkete ortak olabilmek. Üzerindeki baskı ve adrenalin onu fena halde coşturuyor. Ta ki bir gün, ...bir hata yapana kadar. Öyle büyük bir hata ki bu, kariyeri mahvolabilir. Tamamen aklını kaçırıp Londradaki ofisinden çıkıyor, bir trene binip hiç bilmediği bir yere gidiyor. Yol sormak için büy…
