Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ahmet kurucan
Ramazan Ufkunda, gecesi ve gündüzüyle bütünüyle mukaddes ve mübarek olan Ramazanı Şerif ayının içinde yerine getirilen ibadetlerin fıkhi, psikolojik ve sosyal boyutları ele alınmış, Ramazan ayının bir başka cephesini okuyoruz.

Yazar: mümtaz'er türköne
1968 yılının Mayıs ayının başında, Pariste Sorbonne Üniversitesinin işgaliyle başlayan gençlik olayları, tarihe 68 Baharı olarak geçti. Bu olaylar, içinde muhalif bütün meşreplerin bulunduğu heterojen bir başkaldırıydı. Uyuşturucunun ve cinsellikte sınırsızlığın ön plana çıktığı çiçek çocuklar, yani hippilerden, her türlü otoriteye başkaldıran anarşistlere, solun her türünü içeren geniş bir yelpa…

Yazar: ilkay sunar
Düşünce yaşamımıza yeni ve farklı sesler getiren bu kitabın temel özelliği insan, toplum ve doğa ilişkileri üzerine geliştirilen görüşleri derinlemesine irdelemesidir. ilkay Sunar, Platondan başlayarak, Thomas Hobbes, David Hume, John Locke, Kari Marx, Ludwig VVittgenstein, Kari Popper, György Lukacs, Louis Althusser ve Jlirgen Habermasa kadar uzanan bir düşün serüveni içinde natüralist ve sembol…
Yazar: ayşe buğra
İktisat kuramlarıyla gerçek hayat arasındaki kopukluk, gerçek hayatın bireylerini, “insanlar”ı nasıl etkiliyor? İktisatta yöntem ya da yöntemler ne olmalı ki, iktisat krizleriyle insanî krizlerin paralel seyri engellenebilsin? Ekonomik aklın çok şeye egemen olduğu, hayatın merkezine yerleştiği bir dönemde, iktisattaki yöntem tartışmalarına “insan”ı unutmadan gerçekleştirilen bir katılım, çok yönl…

Yazar: m.fethullah gülen
Birkaç asırdan beri tamamen üslûbunu yitirmiş şu dünyada herkes bir şeyin peşinde; biz de kendi ruhumuzu arıyoruz. Bu aramayı devam ettirebilirsek, kendimiz olarak dirileceğimiz günlerin çok yakın olduğunu söyleyebiliriz.. Bir dönemde, sımsıcak dünyasını terk ederek çok garip arayışlara giren son birkaç nesil, kâh gidip maddeye ve makinaya sığındı.. kâh değişik fantezilere tav oldu.. kâh kendini…

Yazar: ikbal gürpınar, cengiz hortoğlu
Elinizdeki bu kitap erkek ve kadın tarafından yaşanmış aynı olayların kendi pencerelerinden bakışını ortaya koyan bir anlatı kitabıdır. Her ikisi de yaşanmışlıklarının bedellerini nasıl ödediklerini açık, sade ve akıcı bir uslupla sizlere sunuyorlar. Sunuyorlar ki; yaşadıkları talihsizlikleri sizler daha başlamadan hayatınızdan çıkarın. Unutmayın yaşanan hayat kendimizin, yazılan hayat hepimizin…

Yazar: ikbal gürpınar
''Hayatınızdan neleri çıkarıp atmak isterdiniz? Elinizde bir silgi olsa, dilediğiniz şeyleri silme hakkınız olsa, hangi yaşanmışlıkları yok ederdiniz? Eskiden, çook eskiden hiç düşünmeden yapıverdiğiniz, üstelik kendinize mübah saydığınız neler beliriveriyor şimdi hafızanızda? Gözünüzün önüne kimler geliyor affedemediğiniz? Rüyalarınıza bile giren, geceleri kan ter içinde uyanman…

Yazar: ikbal gürpınar
14. BASKI (50.000 ADET)Nasılsınız bugün? Kokladınız mı bir çiçeği? Saksınızda hercaîmenekşe yoksa bile, küçük bir bebeği; salıncaktan düşen yaramaz bir oğlanı; beyaz saçları, kalın gözlükleriyle hayata sımsıkı sarılan bir nineyi kokladınız mı hiç? Dokundunuz mu, yardım ettiniz mi, Merhaba! dediniz mi? Aynaya bakıp kendinize gülümsediniz mi? En son ne zaman bir eli sıkı sıkı tuttunuz?Hatırlamıyors…

Yazar: ikbal gürpınar
BİRİNCİ BASKI (100.000 ADET)İKİNCİ BASKI (100.000 ADET)Güzellik bakan gözdeymiş. Niyetmiş her şeyi güzelleştiren, olmazları olduran. Sevgi, açılmayacak sanılan, üzerine kilit vurulan tüm kapıların anahtarıymış. Tam da ümitsizliğe düşmeye ramak kala doğuruverirmiş güneşi üzerimize Yaradan; parlak ve sıcak... Tatlı dille, güler yüzle söylenen sözlere doyulmazmış... Bu kitap, güler yüzle, düşünerek…

Yazar: iskender pala
Bazı eşyalarımız vardır, önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için, paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz, güzel ve çirkin, neşeli ve üzgün... Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda…

Yazar: iskender pala
İskender Pala Od romanında Yunus Emre’yi anlatıyor...Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı ‘OD’ ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında,…

Yazar: iskender pala
Her romanıyla yüzbinlerce okurun kalbini fetheden İskender Pala, yeni romanı Efsane — Bir ”Barbaros” Romanı ile bir kez daha okurlarını selamlıyor!.. Efsaneler bazen denizden, Bazen aşktan ve ateşten gelirler. Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler, Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar. Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir. Bir çağı haritalarda bulamazsını…

Yazar: serdar özkan
65i aşkın ülkede 44 dilde okunan Türk romancı Serdar Özkanın yeni kitabı Kayıp Gül ''Ekim Yağmurları'' hayata, kendinize ve AŞKa bakışınızı değiştirecek. Kitapları, Penguin (ABD), Random House (İngiltere), Hachette, Bertelsmann, RCS Libri gibi, dünyanın en seçkin ve prestijli yayınevleri tarafından yayınlanan Serdar Özkanın yeni romanı yüreğinizi ısıtacak. ''Da…

Yazar: serdar özkan
50'yi aşkın ülkede 44 dilde okunan Türk romancı Serdar Özkan'ın kaleminden... Kalbinizin içinde mucizevî bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Kalbinizin içindeki odalarda Kayıp Gülünüzü, Ölümsüzleri, Ruhu ve Sevgi'yi aramaya? Hazırsanız, keyifli okumalar. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Çin'e dünyanın dört bir yanında okurların büyük beğenisini kazanan…

Yazar: serdar özkan
Genç Türk Romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya, dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı. Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupér…

Yazar: nazan bekiroğlu
Nasıl herkese duyuruyum da sesimi diyeyim: Bu anlattığınız ben değilim. ben bu anlattığınız değilim. Yusufu ben nasıl yerim? Ben Yusufu nasıl yerim? Sözünün bu kısmına gelince kurt. nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı. Gri tüylerle kaplı göğsü. ön ayakları ıslandı. Bir ah çekti derinden derine. Islak burnu daha ıslandı. Ve devam etti:Ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım. alnı…

Yazar: nazan bekiroğlu
Bir gün Sabâ Melikesi Belkıstan, Âdemle Havvanın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Âdemde gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti.Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım.Ne zaman ki, kalmak için değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attı…

Yazar: nazan bekiroğlu
Padişah: Bütün varlığı ismiyle kaimdi. Her yaptığı dünyaya bir isim bırakmak içindi. İsmi kaybolunca varlığı da kayboluyordu.Yeniçeri: İsimleri bağlılıklarıyla vardı. Aşk ile bağlıydılar padişahlarına. Ateşle yaşıyor. ateşle sınanıyorlardı.Aşk: Her şey gibi o da zamana yenik düşüyor. Teslimiyet ve bağlılık gerektirdiği gibi. aşıkın da teslimiyetve bağlılık duygusunu uyandırması gerekiyordu. Aşkla…

Yazar: nazan bekiroğlu
Masal gemisi, nihayet İstanbul Boğazı’ndan, son padişahla son şehzadesini alarak uzaklaştı. Hiçbir şey kalmadı geriye. Bir büyük boşluk kaldı geriye. Bir de bütün bunları, bulutların ufuk üzerinde koştuğu güz akşamları, kıyıya iyice yanaşan masal gemilerinin gölgelerine bakarak ve dahi o gölgeleri kendisi gibi görebilecek başkalarının varlığını da vehmederek dalgalara söyleyen öykücü.



