
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: c. c. humphreys
“Ben İmparator Konstantin! Sezarların oğluyum. Fırıncıyım, balıkçıyım, keşişim, tacirim. Ben bir askerim. Romalıyım. Yunanım. İki bin yaşındayım. Özgürlük içinde daha dün doğdum. Ey Türk, bu benim şehrim! Alabiliyorsan al!” “Ben Türküm. Bir köylünün çıplak ayaklarıyla, bir Anadolu insanının çarıklarıyla geliyorum. Ölüme meydan okuyan akıncıların çılgın naraları ve savaşmanın yüzlerce yolunu…

Yazar: giftos leo
"Artık nefesim durmuştu, tüm vücudum titriyordu, bu kocaman oda hatta sanki dünya küçülüyor ve kemiklerim birbirine girecek kadar beni sıkıp bırakıyordu. Şehzadem'in son cümlesi beynimde patlıyordu. Papa'yı Müslüman yapmak! Belki benden onu öldürmemi istese anında yapardım ama Müslüman yapmak..." Ansızın baktı yüzüme; "Ne gülüyorsun?" dedi; "Anlattığ…

Yazar: sam christer
Yaz gündönümünden sekiz gün önce genç bir adam, İngiltere'de bulunan Stonehenge'de tüyler ürperten bir ayinle kurban edilir. Saatler sonra dünyanın önde gelen hazine avcılarından Nathaniel Chase, genç bir arkeolog olan oğlu Gideon Chase'e şifreli bir mektup bırakarak intihar eder. Gideon, babasının intiharını ve ardında bıraktığı sırları çözerken kendini bir anda gizli kalmış…

Yazar: oktay sinanoğlu
ATİLLA İLHAN: ABD Bilim ve Sanat Akademisinin ilk ve tek Türk üyesi; iki kere Nobel adayı... Kim bu adam? Kim bu çetin Türkçe öğretim savaşçısı? Onu niye hepimiz yeterince tanımıyoruz? Sinanoğlu, ABD nam ülkede çok genç yaşında profesör olmuş bir harika çocuk; ülkesindeki Amerikan . Rüyasının yanlış yaygınlığından, Türkçenin itilip kakılarak, herhangi bir sömürgedeki yerli dili muamelesi görmesin…

Yazar: kate mosse
Yıl 1891. On yedi yaşındaki Léonie Vernier ile erkek kardeşi, Paris'i terk edip yengelerinin Carcassone'daki Domaine de la Cade adındaki ıssız şatosuna yerleşirler. Bir gün Léonie tesadüfen geçmişin izlerini taşıyan sırlarla dolu bir tapınak harabesi bulur... Yıl 2007. Bir biyografi araştırması yapan Meredith Martin, Domaine de la Cade'a gelir. Meredith aynı zamanda kendisini karma…

Yazar: harold lamb
"Nasıl Gök'te bir tek Tanrı varsa, yeryüzünde de tek bir Han olmalıdır!" Yedi yüz sene var ki bir adam, neredeyse bütün yeryüzünü zapt etti. Dünyanın yarısına hâkim oldu ve insanlığa, kendisinden sonra birçok nesiller boyunca devam edecek olan bir korku saldı. Hayatı boyunca birçok lakaplar aldı. Ona, "BüyükKatil" dediler, "Tanrının Bir Cezası" dediler, &q…

Yazar: emrah serbes
On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor. Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul'a uzanıyor. Çocuklu…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: wulf dorn
Kimseye inanma Kendine bile güvenme Gerçeği arama Gerçek seni bulacak ''O geldiğinde, beni koruyacağına söz ver!'' Şiddet mağduru bir kadın hasta, psikiyatrist Ellen Roth'un kâbusu haline gelir: Kara Adam tarafından izlendiğini iddia eden hasta, gizemli biçimde, iz bırakmadan ortadan kaybolur. Şimdi kendi hayatını da hastasınınkini de tehlikeye atan korkunç bir o…

Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…
8/10
Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…


