
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Ölmeye ve dirilmeye dair yüzlerce olay hatırladım. Gördüm ki ben yalnızca Tanrıya inandığımda yaşıyordum. Tanrıyı düşünmem yetiyordu, o zaman hemen diriliyordum. Onu unuttuğum, Ona inanmadığım zamanlarda ise, yaşam da yok oluyordu. Yaşamın bu diriliş ve ölümleri neydi? Tanrının varlığına inancı kaybettiğimde, sanki yaşamla ilgili bağlarım da kopuyordu. Tanrıyı bulmak konusunda az da olsa umudum o…

Yazar: guy de maupassant
Maupassant öykülerinde, çarpıcı dönüşümler ve küçük olay parçaları, lanet getiren göktaşları gibi hayatın içine düşer; bazen güldürür, bazen düşündürür, meraklandırır, ama çoğunlukla hüzünlü bir gözlemci konumuna iterler bizi. Maupassant, sağa sola dağılmış, sıradan, belki de hiç dikkati çekmeyecek hayatlar önünde durup hocası Flaubertin uyarısı doğrultusunda bakar onlara; bir hayatı, ötekilerden…

Yazar: emile zola
Önlerinde duran Mignon, parmağını dudaklarına götürerek susmaları için işaret ediyordu. Lucynin bir sorusu üzerine de mırıldanarak geçen bir delikanlıyı gösterdi. Nananın sevgilisi! Hepsi birden dönüp baktı. Delikanlı oldukça zarifti. Fauchery onu tanıdı: bu, kadınlarla üç yüz bin frankı har vurup harman savuran, şimdi de arasıra onlara çiçek almak ve yemeğe davet etmek için borsada ufak tefek…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Beyaz Geceler Dostoyevski’nin en hafif, en saf, en lirik kitabıdır. Saflık kelimesiyle karmaşık ve karışık olmayan bir şeyi kastediyorum. Kitap sözü de okuyucuyu yanıltmasın: Dostoyevski Beyaz Geceler’i bir gazetede yayımlanacak basit ve çoşkulu bir hikâye olarak tasarlamıştı. Hikâye saflık ve yalınlığını, kahramanlarının hep aynı kumaştan ve renkten yapılmasından alır. Onlara, dile getirdikleri…

Yazar: honoré de balzac
****** Fransız gerçekçiliğinin büyük ustası Balzac, Fransız Devriminin yarattığı büyük altüst oluşun yazarıdır. Burjuva sınıfının sermaye biriktirme süreçlerinde yıktığı değerlerin yarattığı boşlukta hemen bütün toplumsal katmanların dramını anlatır. Goriot Baba, mülk ve para edinme süreçleri içinde yalnızlığa giden yolun taşlarını döşer. Kızları ve onların kocaları arasında sıkışıp kalmış…

Yazar: johann wolfgang von goethe, çeviren: mahmure kahraman
Tanıtım Yazısı: Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyül…

Yazar: maksim gorki
İşçi mahallesinde sıradan bir gün daha başlıyordu. Fabrikanın düdüğü her sabah olduğu gibi yine mahallenin dumanlı havasını keskin bir çığlıkla yaladı. Kasları ritmini bulamamış, gözlerinden uyku akan yüzler, küçük karanlık evlerden sokağa yayılmaya başladılar...İşçi ve köylülerin Çarlık rejimine karşı yürüttükleri mücadelenin öyküsü.Maksim Gorkinin en önemli eseri olanAnada Çarlık Rusyasında uya…

Yazar: rhonda byrne
“Bu sırrın ne olduğunu söyleyemem.Tek söyleyebildiğim varolduğu.” (Alexander Graham Bell-Telefonun Mucidi) Çağlar boyu nesilden nesile geçerken, bir çok insan ona göz dikti, onu gizledi, kaybetti, çaldı, büyük paralar karşılığı satın alanlar oldu. Tarihteki en önemli insanların bazıları yüzyıllar kadar eski olan “Sır”ra vakıf olmuşlardı. Eflatun, Galileo, Beethoven, Edison, Carnegie, Einstein…

Yazar: pierre loti
Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, demir parmaklıklar arkasında bir insan başını ve bana yönelmiş iki büyük yeşil gözü farkedince irkildim.Kaşlar siyah, hafif bir şekilde çatık ve birbirine değecek derecede yakındı. Arzu ve masumiyet karışımı bir anlam içeren bu bakış; o derece gençlik ve saflık kokuyordu ki bir çocuk bakışı denilebilirdi.Genç kadın ayağa kalktı, Türk tarzı uzun ve dik kırm…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: jean paul sartre
Varoluşçuluk nedir?Bugüne değin çeşitli karşılıklar verilmiş bir sorudur bu. Sözgelişi, Weile göre varoluşçuluk bir bunalım, Mounierye göre umutsuzluk, Hameline göre bunaltı, Banfiye göre kötümserlik, Wahle göre başkaldırış, Marcele göre özgürlük, Lukacsa göre idealizm, Bendaya göre usdışılık, Foulquéye göre saçmalık felsefesidir.Bir dönem, slogancı gençliğin peygamberi ve varoluşçu papası sayıla…

Yazar: amanda foreman
İKTİDAR, DEVRİM ve SOSYETENİNORTASINDA SANSASYONEL HAYATI, POLİTİK GÜCÜ, AŞKLARIİHTİŞAMI, VE GÜZELLİĞİYLE BÜYÜLEYİCİ BİR DÜŞESGaller Prensesi Leydi Diana ile aynı soydan olan DÜŞES 18. yüzyılda büyüleyici hayatıyla en az onun kadar ünlüydü.O, paradoksların kadınıydı. Hayatı boyunca kendini kuşatan problemlerle uğraştı. Elit bir sosyetenin kraliçesi ve zamanın en önemli politik grubunun kurucusuyd…

Yazar: harald braem
Kutsal Kitapların KaynağıGılgameş Destanının RomanıUruktan kuzeye doğru yayan üç saatlik mesafede soluk soluğa durdu. ...Sanki bir yarışmayı kazanmak ister gibi bütün yol boyunca durmaksızın koşmuştu. Belki de bir yarıştı bu, son derece yalnız bir yarış: Gılgameş tüm dünyaya karşı...... Yıldızlar görüyordu gökyüzünde Gılgameş, gece ve gündüz yıldızlar. Yoksa zamanların akışıarasında bir fark kalm…

Yazar: jean christophe grangé
Jean-Christophe Grangénin ikinci romanı olan Taş Meclisi, tesadüfî bir trafik kazasıyla birlikte gelişir. Hayvanların, özellikle de yırtıcı hayvanların doğal çevrelerindeki davranışlarını inceleyen ve şaolin boksu meraklısı olan Diana Thiberge, genç kızlık dönemini karartan korkunç bir dramı yaşadığından beri hiçbir erkeği öpmemiştir. Bu demir karakterli genç kadın, küçük Lu-Sianı evlat edindikte…

Yazar: jean christophe grangé
Grangé, farklı bir bakış açısıyla kaleme aldığı Kötülüğün Kaynağı üst başlıklı üçlemesinin ikinci kitabı şeytan Yemininde soluk soluğa okunan şeytani bir kara kitap yazdı.Polisiye gerilim gibi başlasa da insanın tüylerini ürperten metafizik unsurlar romanda öylesine güzel harmanlanmış ki tüm insanlığın ortak sorgulamaları olan iyilik, kötülük, şeytan, inanç, satanizm, din, arkadaşlık ve ölüm konu…

Yazar: jean christophe grangé
J. C. Grangé yine işbaşında. 2003 yılında çıkardığı romanı ''Kurtlar İmparatorluğu''yla hem dünyada hem de ülkemizde ününe ün katan Grange yeni kitabıyla Türkçe’de. Yine kanlı, yine delice, yine korkutucu bir roman var karşımızda: ''Siyah Kan''.Yazarın bir yıl gibi kısa bir sürede kaleme aldığı kitap serbest dalış şampiyonu bir katil ile eski paparazzi, köt…

Yazar: jean christophe grangé
Kızıl Nehirler, "Çocukluğumdan beri korkutucu hikâyeleri, korku filmlerini, bilinmeyenin verdiği endişeyi hep sevmişimdir" diyen Jean-Christophe Grangé'nin yazarlık yaşamındaki ikinci romanı. Mathieu Kassovitz tarafından filme çekilen ve başrollerinde Jean Reno ve Vincent Kessel'in oynadığı Kızıl Nehirler, birbirini tamamlayan, iki gözü pek polisin son derece karanlık ve karma…

Yazar: jean christophe grangé
Onlar çocuktular... En mükemmel elmasların saflığındaydılar... Ne ufak bir lekeleri... Ne de en ufak bir kusurları vardı... Ve ne de en ufak bir günahları... Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı... Pariste bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok... Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosunda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturu…

Yazar: jean christophe grangé
Kurtlar İmparatorluğunda Fransa ile Türkiye arasında gerilimli bir hat kuruluyor. Jean-Christophe Grangé, her zamanki gibi etkileyici bir atmosfer yaratıyor, kahramanlarına inandırıcı roller biçiyor ve okuyucuyu soluksuz bırakacak bir serüvene tanık ediyor. Seri cinayetler, uyuşturucu kaçakçılığı, Strasbourg-Saint-Denisdeki küçük Türkiye, Fransız polisindeki iç hesaplaşmalar, tıbbın karanlık amaç…

Yazar: jean christophe grangé
Türkçede iki kitabı (Kızıl Nehirler ve Taş Meclisi) yayımlanan ve Doğan Kitapın davetlisi olarak TÜYAP 2001de İstanbulu ziyaret eden Grangé, Leyleklerin Uçuşuyla, ustalığını bir kez daha kanıtlıyor.Leyleklerin Uçuşunda yazar, Avrupadan Orta Afrikaya kadar, her yıl düzenli olarak göç eden leyleklerin bu özelliğinden yararlanan uluslararası bir şebekenin faaliyetlerini anlatıyor. Grangénin korku la…



